Ara
  • Olga Ateş

2015 Yılı İçin Geçerli Olan Tutarlar Işığında Gümrük Beyanname Ve Belgelerinin Damga Vergisi Karşısı

Cevdet BOZKURT

Lebib Yalkın Dergisi

Özet

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli tabloların incelenmesinde başta gümrük beyannameleri olmak üzere gümrük işlemlerinde kullanılan birçok belgenin damga vergisinin konusuna girdiğini, aynı şekilde, yine Damga Vergisi Kanunu ve eki tabloların incelenmesinde de birçok belgenin bu vergiden istisna edildiğini görmekteyiz. Söz konusu belgelerden alınacak tutarlar ise her yıl yeniden değerleme oranı kadar güncellenmektedir. Bu paralelde, Maliye Bakanlığınca 2014 yılı için yeniden değerleme oranının % 10,11 (on virgül onbir) olarak tespit edilmesi ve söz konusu oranın 441 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilmesi üzerine, nispi oranda alınan damga vergilerinin bu oranda artırılması gerekliliği nedeniyle, bu hususta 30.12.2014 tarihli ve 28159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 58 Seri No'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği hazırlandığını ifade edebiliriz.

Anahtar Kelimeler: Damga vergisi, yeniden değerleme oranı, gümrük beyannamesi.

1. Giriş

01.07.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca söz konusu vergi, nispi veya maktu olarak alınabilmektedir.

Kanunda yer aldığı üzere; Nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre ilgili kağıtlardaki yazılı belli para esas alınırken, maktu vergide kağıtların mahiyetleri esas alınmaktadır.

Söz konusu Kanunun "konu" başlıklı 1'inci maddesinde damga vergisine tabi kâğıtlara (1 sayılı Tablo), 9'uncu maddesinde ise istisna edilen yazılı kağıtlara ilişkin bilgilere (2 sayılı Tablo) yer verildiğini görmekteyiz.

Bu bağlamda, bir kağıdın damga vergisi konusu olabilmesi için; 488 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı tabloda yer alması, mukavelename, taahhütname ve temlikname gibi nispi vergiye tabi kağıtların 1 sayılı tabloda yer almakla birlikte, ayrıca bir paraya ihtiva etmesi, kağıdın düzenlenip imzalanması veya imza yerine geçen bir işaret konulması ya da elektronik imza kullanmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde belge oluşturulmasının yanında, Türkiye'de düzenlenen kağıtların herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edebilecek belge niteliğinde olması gerektiğini ifade edebiliriz.

Damga Vergisi Kanununun 4'üncü maddesinde ise, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı, kağıtların mahiyetinin tayininde şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda ise, üzerindeki yazının içerdiği hüküm ve manaya bakılacağı belirtilmiştir. Aynı maddede, mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı da hükme bağlanmıştır.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298'inci maddesinin (B) fıkrasında "Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete ile ilan edilir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2014 yılı için % 10,11 (on virgül on bir) olarak tespit edilmiştir.

Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca 2014 yılı için yeniden değerleme oranının % 10,11 (on virgül onbir) olarak tespit edilmesi ve söz konusu oranın 441 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilmesi üzerine, nispi oranda alınan damga vergilerinin bu oranda artırılması gerekliliği nedeniyle bu hususta 30.12. 2014 tarihli ve 28159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 58 Seri No'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği hazırlanmıştır.

Mezkûr Tebliğde yer aldığı üzere; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun mükerrer 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında, "...Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu vergiler (Maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır. Bu suretle hesaplanan vergi tutarlarının 10 Yeni Kuruşa kadarki kesirleri dikkate alınmaz.", 14'üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, "Kağıtların Damga Vergisi bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır. Şu kadar ki her bir kağıt için hesaplanacak vergi tutarı (1) sayılı tabloda yer alan sınırlamalar saklı kalmak üzere 800 bin Yeni Türk lirasını aşamaz. Bir önceki yılda uygulanan bu azami tutar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır." hükmü amirdir.

Buna göre, 488 sayılı Kanunun mükerrer 30'uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve 58 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen maktu vergiler (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2015 tarihinden itibaren uygulanacak miktarları Tebliğ ekindeki (1) sayılı tabloda gösterilmiştir. Ayrıca, bahse konu Tebliğ ile anılan Kanunun 14' üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2015 tarihinden itibaren 1.702.138,00 Türk Lirası olarak belirlenmiştir.

Bu çalışmamızda ise, gümrük beyanname ve belgelerinin damga vergisi karşısındaki durumu irdelendikten sonra 2015 yılı için geçerli olacak tutarlara (oranlara) ilgili başlık altında yer verilecektir.

2.Gümrük Beyanname ve Belgelerinin Damga Vergisi Karşısındaki Durumu

488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli tabloların incelenmesinde başta gümrük beyannameleri olmak üzere gümrük işlemlerinde kullanılan birçok belgenin damga vergisinin konusuna girdiğini, aynı şekilde, yine damga vergisi kanunu ve eki tabloların incelenmesinde de birçok belgenin bu vergiden istisna edildiğini görmekteyiz.

Söz konusu Kanun eki (1 sayılı) listenin "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlığının 2/c maddesinde, gümrük idarelerine verilen beyannamelerin damga vergisine tabi olduğunun belirtilmesinin yanında, yine, ekli 1 sayılı tablonun "III. Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar" başlığının 2. fıkrası (f) bendinde; gümrük idarelerine verilen özet beyan formları da damga vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmıştır. Bu itibarla, söz konusu belgeler başta olmak üzere, bu nitelikteki belgelerin durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

2.1. Gümrük Beyannameleri

Üst bölümde değindiğimiz üzere, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli 1 sayılı Tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlığının 2/c maddesinde, gümrük idarelerine verilen beyannamelerin damga vergisine tabi olduğu belirtilmekte olup, bu paralelde, 58 Seri No'lu Damga Vergisi Genel Tebliğinde yer aldığı üzere, 2015 yılı için gümrük beyannameleri için 60,50 TL damga vergisi alınması öngörülmektedir.

Buna karşın, 02.01.2004 tarihli, 25334 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5035 sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 28'inci maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa eklenen 2'nci madde ile döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Nitekim söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak hazırlanan Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç Uygulaması Hakkındaki Genel Tebliğ uyarınca, İhracat İşlemleri başlıklı bölümünde sayılan işlemler ve bu işlemler sebebiyle düzenlenen kağıtların (gümrük beyannameleri dahil) ihracata ilişkin olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, işlem yapan kuruluşlarca resen damga vergisi istisnası tatbik edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bu nedenle, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar ile gümrük idarelerine verilen beyannameler ile özet beyan formlarının ihracata ilişkin olduğunun tevsiki koşulu ile yukarda bahsi geçen tebliğ çerçevesinde damga vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak döviz kazandırıcı faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri alınmaktadır.

Bahse konu hususlarda damga vergisi istisnası uygulamak suretiyle işlem yapan kuruluşlar, istisnaya konu işlemin mahiyeti ile alınmayan vergi tutarını, işlemin yapıldığı tarihi takip eden otuz gün içinde ilgililerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur olup, döviz kazandırıcı faaliyetin gerçekleşmediğinin tespit edildiği tarihi takip eden otuz gün içinde, bu durumu vergi dairesine bildirmeyen kuruluşlar damga vergisi, ceza ve gecikme faizinin ödenmesinden ilgililerle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

2.2. Özet Beyan Formu

Çalışmamızın Giriş bölümünde yer verildiği üzere, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 4'üncü maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı hükmünün yer alması ve bu bağlamda, özet beyan formunun taşınan mala ilişkin bilgileri beyan etmek üzere gümrük idarelerine verilen bir belge niteliğinde olması nedeniyle söz konusu formun, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun III-2/f bendi çerçevesinde 58 Seri No'lu Damga Vergisi Genel Tebliğ uyarınca 2015 yılı için 7,00 TL maktu damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bahse konu (1 sayılı) tablonun "III-Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/c bendinde yer alan konşimentoların ise, yine 58 Seri No'lu Genel Tebliğ uyarınca, 2015 yılı için 9,30 TL maktu damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Daha önce ifade ettiğimize benzer şekilde, özet beyan formlarının ihracata ilişkin olduğunun tevsiki koşulu ile Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç Uygulaması Hakkında Tebliğ çerçevesinde damga vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.

2.3. Beyanname ve Özet Beyan Yerine Geçen Belgeler

Gümrük işlemlerinde, yukarıda sayılan gümrük beyannamesi ve özet beyan haricinde, TIR Karnesi, ATA Karnesi, Kumanya Listesi, Özel Fatura, Déclaration en Douane, CPD Karnesi ve Sözlü Beyan Formu gibi belgeler de kullanılmakta olup, söz konusu belgelerin damga vergisi kanunu açısından durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun temel maddelerinden biri olan 4'üncü maddesine baktığımızda, bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı hususu hükme bağlanmış olmakla birlikte, mer'i Gümrük Yönetmeliğinin 131'inci maddesinin "Elçilik Mektubu, Kurye Mektubu, TIR Karnesi, ATA Karnesi, Kumanya Listesi, Özel Fatura, Déclaration en Douane, CPD Karnesi ve Sözlü Beyan Formu gibi belgeler gümrük beyannamesi yerine kullanılır, ancak bu belgeler gümrük idarelerine verilen beyannameler mahiyetinde değildir." şeklinde düzenlendiğini görmekteyiz.

Bu itibarla, Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle söz konusu belgeler, gümrük beyannamesi yerine kullanılacağı, ancak bu belgelerin gümrük idarelerine verilen beyannameler mahiyetinde olmadığı hükme bağlandığından, gümrük beyannamesi yerine kullanılan ancak gümrük idarelerine verilen beyannameler mahiyetinde olmadığı anlaşılan mezkur belgelerin damga vergisine tabi tutulmaması gerektiği açıktır.

Aynı konuda, önem arz eden bir husus da söz konusu belgelerin özet beyan olarak kullanılması halinde damga vergisinin yine alınıp alınmayacağı konusudur. Bu çerçevede, mer'i Gümrük Yönetmeliği hükümlerinin incelenmesinde, bahse konu belgelerin özet beyan olarak addedileceğine dair bir hükmü görmemekteyiz. Keza, önceki Gümrük Yönetmeliğinde yer alan ve söz konusu belgelerin özet beyan olarak kabul edileceği şeklindeki ifade, 18.06.2009 tarihli, 5911 sayılı Kanunla 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda yapılan değişiklikler paralelinde Gümrük Yönetmeliğinde kaldırılmıştır.

Ancak söz konusu belgelerin ibrazı halinde, ayrıca özet beyan aranmayacağına dair ifade şuan yürürlükte bulunan Gümrük Yönetmeliği maddeleri arasında yer almasına karşın, yukarıda ifade ettiğimiz üzere, Damga Vergisi Kanunu'nun 4'üncü maddesi çerçevesinde bu belgelerin özet beyan olarak kabul edilmesine yönelik aynı Yönetmelikte açık bir ibare bulunmamaktadır.

Nitekim Damga Vergisi Kanununun İstisnalara ilişkin açıklamalarının yer aldığı 2 sayılı Tablonun incelenmesinde, triptik, gümrüklerden geçiş karneleri gibi belgelerden damga vergisi alınmayacağına dair ifadenin varlığı, belli ölçülerde benzer nitelikleri bulunan yukarıdaki belgelerden de vergi alınmaması gerekliliğini kanımızca ortaya koymaktadır.

2.4. Diğer Kağıt ve Belgeler

31.12.2004 tarihli, 25687 (3.mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5281 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişik 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I- Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümün A/1 fıkrasında belli parayı ihtiva eden taahhütnamelerin binde 9,48 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmış olup, bu çerçevede belli parayı ihtiva etmeyen taahhütnamelerin (1) sayılı tabloda yer almaması nedeniyle damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir geceyi aşan konaklamaya ilişkin olsa dahi belli parayı ihtiva etmeyen Taşıt Giriş-Çıkış Formu ekindeki taahhütnamelerin bu çerçevede damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Kaldı ki Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "I- Resmi işlemlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün C/17 fıkrasında, bir gece konaklamayı kapsayan sürede giriş-çıkış yapan araçlarla ilgili olarak alınan Taşıt Giriş-Çıkış Formu ekindeki taahhütnamelerin de damga vergisinden istisna edildiğini görmekteyiz. Söz konusu yaklaşım Kanun hükümlerinin uygulanması açısından ışık tutmaktadır. Dolayısıyla, antrepo kapsamı eşyanın devri sürecinde düzenlenen sözleşmenin belli bir parayı ihtiva etmesi halinde bu işlem damga vergisinin konusuna girecektir. Aynı şekilde, "Konteyner Kayıt ve Takip Formu" ekinde yer alan taahhütnamelerin belli parayı ihtiva etmesi halinde binde 9,48 nispetinde damga vergisine tabi tutulması, belli parayı ihtiva etmemesi halinde ise yine damga vergisinin alınmaması gerekmektedir.

Ancak gümrük beyanname ve özet beyan formlarında olduğu gibi, ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyetlere ait işlemler ve bu işlemlerle ilgili olmak kaydıyla gümrük idarelerince düzenlenen Konteyner Kayıt ve Takip Formuna ait taahhütnamelerde de istisna nedeniyle damga vergisinin alınmaması gerektiğini ifade edebiliriz.

Diğer taraftan, mezkur 58 Seri No'lu Damga Vergisi Genel Tebliği uyarınca, gümrük işlemleri sürecinde kullanılan belgeler arasında yer alan Taşıma Senedi ve Ordinolar için 2015 yılı için geçerli olmak üzere 0,6 TL; buna karşın Menşe ve Mahreç Şahadetnameleri için 15,80 TL tutarında damga vergisinin alınması gerektiğini belirtebiliriz.

Gümrük işlemlerinde kullanılan beyanname ve belgelerin vergilendirilmesi sürecinde ise, bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshasının ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabi olduğunu, buna karşın, bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alındığını, bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga Vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alındığını, ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işleminin de ayrıca vergiye tabi olduğunu söyleyebiliriz.

3. Sonuç

Görüldüğü üzere, Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesi ile Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi tutulduğu, "İstisnalar" başlıklı 9'uncu maddesinde ise, anılan Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisinden müstesna olduğu belirtilmiştir. Kanunun 3'üncü maddesi ile de Damga Vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu hükme bağlanmıştır.

Gümrük işlemleri bağlamında Kanuna baktığımızda, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesinde Kanuna ekli (I) sayılı tabloda yazılı kâğıtların Damga Vergisine tabi olduğu hükmü çerçevesinde; 4'üncü maddesinde, bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kâğıt üzerinde başka bir kâğıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kâğıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı; Kanuna ekli (I) sayılı tablonun "III. Ticari işlemlerde kullanılan kâğıtlar" başlıklı bölümünün 2/c fıkrasında da gümrük idarelerine verilen beyannamelerin damga vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Yine Kanunla, bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshasının ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabi olduğu, vergiye tabi kağıtların Damga Vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, damga vergisi alacağı belgelerin düzenlenip imzalanması aşamasında doğduğundan, kağıdın iptal edilmesi halinde de yine damga vergisi tahsil edileceğinin bilinmesi gerekir.

Bu çerçevede, Damga Vergisi Kanunu ekinde yer alan 1 ve 2 sayılı tablolara baktığımızda; vergi alınmasını gerektiren kâğıtlara ilişkin 1 sayılı tabloda, gümrük beyannamesi ve özet beyan formunda söz konusu verginin alınacağı belirtilirken, 2 sayılı tabloda, triptik ile gümrüklerden geçiş karneleri ve taşıt giriş-çıkış formu eki taahhütnamelerde bu verginin alınmayacağı öngörülmüştür.

Yine, Kanuna ekli 1 sayılı tablonun "III. Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar" başlığının 2. fıkrası (f) bendinde; gümrük idarelerine verilen özet beyan formları da damga vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmıştır. Ancak damga vergisi açısından, özet beyanın damga vergisi, taşıyıcı veya acentesi tarafından ödeneceğinden ithalat aşamasında KDV matrahına (3065 sayılı KDV Kanununun 21.md) dahil edilmez. Bu bağlamda, taşıma senedinin arkasına taşıyıcının kaşe vurarak özet beyanın sayı ve tarihini yazarak taşıma senedini ithalatçıya vermesi ile birlikte, taşıyıcının sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.

Diğer taraftan, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen damga vergisi oranları (tutarları) ışığında, gümrük idarelerine verilen taahhütnameler ve temliknameler belli parayı ihtiva etmesi halinde damga vergisine (binde 9,30) tabi tutulurken, belli parayı ihtiva etmeyen taahhütnameler (1) sayılı Tabloda yer almadığından bunların damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Kanun eki (2 sayılı) listeye baktığımızda ise; "Türkiye'ye giren ve çıkan yolculardan Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanun gereğince gümrüklerce alınacak beyannameler, Gümrük kapılarından bir gece konaklamayı kapsayan sürede giriş-çıkış yapan taşıtlarla ilgili olarak alınan Taşıt Giriş-Çıkış Formu eki taahhütnameler, Yurt dışında hayatını kaybeden kişilerin cenazesinin Türkiye'ye girişi sırasında düzenlenerek gümrük idaresine verilen kâğıtlar, Gerek Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu ile Türk Hava Kurumu tarafından verilen gerek yabancı memleketlerin benzeri teşkilatı tarafından verilip Türkiye'de ibraz edilen veya hükmünden faydalanılan Triptik ve gümrük geçiş karneleri"nin damga vergisinden istisna edildiğini görmekteyiz.

Konu bağlamında önem arz eden bir husus ise, TIR Karnesi, ATA Karnesi, Kumanya Listesi, Özel Fatura, Déclaration en Douane, CPD Karnesi ve Sözlü Beyan Formu gibi belgeler gümrük beyannamesi ve özet beyan yerine kullanılmakla birlikte, bu belgelerin gümrük idarelerine verilen beyannameler mahiyetinde olmaması nedeniyle Damga Vergisine tabi tutulmaması gerektiğini Damga Vergisi Kanunu hükümleri ışığında söyleyebiliriz.

Bunlarla birlikte, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu (Ek 2. madde) hükmü gereğince, döviz kazandırıcı faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisinin mükellefinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri alınması gerekmektedir. Döviz kazandırıcı faaliyetlerin gerçekleşmemesi nedeniyle damga vergisi istisnası dışında kalan işlemlere dair veya iptal edilen ihracat beyannameleri ile bunlara bağlı özet beyan formlarından alınması gereken damga vergisi ile ceza ve gecikme faizinin tahsil edilmesi işlemleri gümrük idarelerince yapılmayıp, ilgili vergi dairelerine bildirimde bulunulması gerekmektedir.

Dolayısıyla, ihracat beyannameleri, dahilde işleme beyannameleri gibi maktu damga vergisine tabi kağıtlar ile nispi damga vergisine tabi sözleşme ve mukavelenamelerin döviz kazandırıcı faaliyetlerle ilgili olduğunun belgelendirilmesi halinde damga vergisinden istisna edilmesi, ancak döviz kazandırıcı işlemin gerçekleşmemesi halinde, tahsil edilemeyen damga vergisi ile varsa gümrük vergileri ve KDV'nin de tahsil edilmesi gerektiğini ayrıca ifade edebiliriz.

Kaynakça

- www.gib.gov.tr

- www.gtb.gov.tr

- www.mevzuat.gov.tr

199 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81