Ara
  • Olga Ateş

Danıştay’dan İnşaatçılara Net Alan ve KDV İade Müjdesi

Abdullah TOLU*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere, konutlarda 150 m2’lik net alan hesabı;

- Uygulanacak KDV oranının tespiti ve

- KDV iadesi talep edilip edilemeyeceği

yönünden büyük önem taşımaktadır. Çünkü, net alanı 150 m2’nin altında kalan konut teslimleri indirimli oranda (% 1, % 8) KDV’ye tabi olduğundan, bu konutların inşası nedeniyle yüklenilip indirilemeyen KDV’ler, KDV Kanunu’nun 29/2. maddesine göre müteahhitlere nakden veya mahsuben iade edilmektedir. Konutlardaki indirimli KDV oranı uygulaması alıcılara % 7 ila 17 arasında bir fiyat avantajı, müteahhitlere ise KDV iadesi ile indirimli orandan kaynaklanan fiyat avantajı nedeniyle daha fazla konut satma imkanı sağlamaktadır.

Konutlardaki indirimli KDV oranı uygulamasında öteden beri süre gelen en önemli problem, 150 m2’lik net alanın hesabına ilişkindir. Bunun nedeni ise, bu konuda yetkili iki merci olan Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 150 m2’lik net alan hesabının birbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Her iki Bakanlığın bu konuda iki farklı ve birbirine zıt “net alan” düzenlemesi bulunmaktadır. Maliye Bakanlığı’nın 30 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde(1) yer alan ve daha sonra tüm KDV Tebliğlerini yürürlükten kaldıran birleştirilmiş KDV Genel Uygulama Tebliği’ne(2) aynen aktarılan net alan hesabı, yaklaşık 47 yıl önce yayımlanan Halk Konutu Standartları(3) ile 3 Seri No.lu Konut İnşaatı ve Yatırımlarda Vergi, Resim, Harç Muafiyet ve İstisnası Genel Tebliği’ne dayanmaktadır. Her iki düzenleme de bugün güncel ve yürürlükte değildir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın net alan hesabı ise Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16/41. maddesinde yer almakta olup, uygulama bu bent hükmünde belirtilen açıklamalar çerçevesinde yürütülmektedir.

Ancak, Maliye Bakanlığı’nın Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ni değil de, güncelliğini ve geçerliliğini yitirmiş olan Halk Konutu Standartları’nı esas alan düzenlemesinde ısrar etmesi, uygulamada 150 m2’lik net alan hesabı konusunda yaşanan tereddütleri yinelemiş, müteahhitleri geçmişten bugüne yaşadıkları bir ikilemle yine baş başa bırakmıştır. Aslında birleştirilmiş KDV Genel Uygulama Tebliği’nin Gelir İdaresi Başkanlığı web sayfasında yayımlanan taslak halinde, net alan hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne göre yapılacağı hususunda açıklamalara yer verilmiş, fakat, anılan Tebliğin Resmi Gazete’de yayımlanmış son şeklinde bilinmeyen bir nedenle bu açıklamalar çıkarılmış, yerine önceki düzenleme aynen konulmuştur. Bu durum ise, net alan hesabı konusunda geçmişten bugüne yaşanan sorunun aynen devam etmesine neden olmuştur.

İnşaat sektörünün önde gelen şirketlerinin üye olduğu bir dernek tarafından Maliye Bakanlığı düzenlemesinin mevcut Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu gerekçesiyle, birleştirilmiş KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümlerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Danıştay nezdinde dava açılmıştır. Konuyu inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, net alan hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, Tebliğin ilgili bölümünün yürürlüğünü durdurmuştur(4).

Aşağıda, kısaca özetlenen bu konu ayrıntılı olarak incelenecek, Danıştay’ın kararı da dikkate alınarak kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

II- DANIŞTAY’DAN MÜTEAHHİTLERE NET ALAN VE KDV İADESİ MÜJDESİ VE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

A- MALİYE BAKANLIĞI’NIN NET ALAN DÜZENLEMESİ

Maliye Bakanlığı’nın 150 m2’lik net alan hesabı ile ilgili düzenlemesi, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “III.Matrah, Nispet ve Oran” başlıklı kısmının “B.Oran” bölümünün “2.İndirimli Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar” maddesinin “2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünde yer almaktadır. Söz konusu bölüm aynen aşağıdadır:

“2.1.3. Net Alan

Net alan deyimi “konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alan” olarak tanımlanan faydalı alanı ifade etmekte olup, plan ve proje gereği konut dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda indirimli oran sadece konut olarak kullanılacak bölümlere uygulanır.

Net alanın hesaplanması konusunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:

a) Balkon, kömürlük, garaj, asansör boşluğu ve benzeri yerler, konutlardan ayrı olarak kullanılmaları mümkün olmadığından prensip olarak net alan hesabına dahildir.

b) Faydalı alan genel olarak duvar yüzlerinde 2,5 cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı boyutlarının her birinden 5'er cm düşülmek suretiyle hesaplanır.

Ancak;

- Konutlarda kapı ve pencere şeritleri, duman ve çöp bacası çıkıntıları, ışıklıklar ve hava bacaları,

- Karkas binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri,

- Bir konuttaki balkonların veya arsa zemininden 0,75 m.den yüksek terasların toplamının 2 m2'si çok katlı binalarda yapılan çekme katların etrafında kalan ve ticaret bölgelerinde zemin katların komşu hududuna kadar uzaması ile meydana gelen teraslar,

- Çok katlı binalarda genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansörler,

- İki katlı tek ev olarak yapılan konutlarda iç merdivenlerin altında 1,75 m. yüksekliğinden az olan yerler,

- Bodrumlarda konut başına bir adet, konutun bulunduğu bina dışında konut başına 4 m2'den büyük olmamak üzere yapılan kömürlük veya depo,

- Kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı dairesi, müşterek hizmete ayrılan depo, çamaşırlık,

- Bina içindeki garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2'den büyük olmamak üzere yapılan garajlar,

faydalı alan dışındadır.

Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2'yi, garajların 18 m2'yi aşan kısmı, ait oldukları konutun faydalı alanına dahil edilirler.”

B- ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NIN PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’NDE YER ALAN NET ALAN HESABI

Bağımsız bölüm net alanına ilişkin düzenleme Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16. maddesine 01.06.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere eklenen 41 numaralı bent hükmü ile hayata geçirilmiş olup, 01.06.2013 tarihinden itibaren konutlarda 150 m2’lik net alan hesabı bu yeni düzenlemeye göre yapılmaktadır. Söz konusu bent hükmü aynen aşağıdadır:

“41. Bağımsız Bölüm Net Alanı: Bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır. Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’i geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi dahil edilmez. Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmez. Bağımsız bölümün içten bağlantılı olarak çatı araları dahil birden fazla katta yer alan mekanlardan oluşması halinde bu katlardaki bağımsız bölüme ait alanlar birlikte değerlendirilerek bağımsız bölüm net alanı bulunur.”

C- PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’NDEKİ DÜZENLEMENİN MALİYE BAKANLIĞI DÜZENLEMESİNDEN FARKI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 01.06.2013 tarihinden itibaren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16. maddesinde yaptığı yeni düzenlemeyle, konutlarda net alan hesabını tamamen değiştirmiş, KDV Tebliği uyarınca net alan hesabına dahil edilen bir çok alanı (Balkon, teras kat, otopark, kat ve çatı bahçesi, kömürlük, depo vb.), net alan hesabının dışına çıkarmıştır. Yeni hesaplama yöntemi, KDV Tebliği’ndeki hesaplama şekline göre net alanı 150 m2’nin üzerinde olan birçok konutun net alanının 150 m2’nin altında kalması sonucunu doğurmakta, konutlara uygulanacak KDV oranını da % 18’den % 1 veya 8’e indirmektedir.

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne göre;

- Bağımsız bölüm net alanı; bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır.

- Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’yi geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi dâhil edilmemektedir.

- Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekânlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekânlar (depo ve kömürlük gibi), otoparklar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmemektedir.

- Genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansör boşlukları net alan hesabına dahil edilmemektedir.

- Fransız balkonlar ve teraslar konut net alanının hesabında dikkate alınmamaktadır.

D- DANIŞTAY’IN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VE GEREKÇESİ

Yukarıda da belirtildiği üzere, uygulamada yaşanan sıkıntı, Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın birbirinden farklı ve birbirine zıt “net alan” düzenlemelerinden kaynaklanmaktadır.

KDV Genel Uygulama Tebliği ile yapılan düzenlemenin mevcut Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu gerekçesiyle, Tebliğin ilgili bölümlerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptal edilmesi için açılan davayı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, net alanın hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, Tebliğ’in “III/B-2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünün yürürlüğünü durdurmuştur(5). Karar’da yürütmenin durdurulma gerekçesi özetle,

“KDV oranlarının belirlendiği Kararnamede, karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış ise de, davalı idarenin düzenleme yetkisinin yasada ve kararnamenin uygulanması ve açık yetki verilmesi durumunda usule ilişkin hususları belirlemeyle sınırlı olmalı, KDV oranı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 1’e indirilen mal ve hizmetlerin tanım ve kapsamı, genel hukuk kuralları içinde ve genel kabul gören uygulamalarda belirlendiği şekilde ele alınmalıdır. Net alanı 150 m2’ye kadar olan konutun tanımlanmasında, bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi ve yeterliliği bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin dikkate alınması gerekir. Bu hususta teknik bilgi ve uzmanlığı olmadığı görülen Maliye Bakanlığı’na KDV oranlarının belirlendiği Kararnameyle her ne kadar tanımlama yetkisi verilmişse de, bu yetki sınırsız olmayıp uzman kuruluşlardan görüş alınması veya bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi bulunan kurumların düzenlemelerinden yararlanılması “İdarelerin takdir yetkilerine giren işlemleri tesis ederken mutlak ve sınırsız hareket edemeyeceklerine ilişkin idare hukuku ilkesi”nin bir gereği olup, bu ilkeye aykırı düşen dava konusu düzenlemede hukuki uyarlık görülmemiştir.”

şeklinde ifade edilmiştir.

Öte yandan, anılan Karar ile aynı Tebliğ’in “III/B-3.1.3.1 Genel Olarak” bölümünde yer alan Örnek 2’de yapılan açıklamaların yürürlüğü de durdurulmuştur. Söz konusu Örnek 2’de yer alan açıklamalar aynen aşağıdadır:

“Örnek 2: 150 m²’nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve benzeri) ve ATİK’lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir.

150 m²’nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir.

Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.”

Karar’da yürütmenin durdurulma gerekçesi aşağıdaki gibi açıklanmıştır:

“KDV Kanunu’nun 29/2. maddesinde indirimli orana tabi teslimlerle ilgili iade edilecek KDV’nin söz konusu teslimle ilgili olması yeterli görülmüş, zorunlu olması şart koşulmamıştır. Kanunda açıkça ilgili olması ölçütüne yer verilmişken, Tebliğde zorunlu harcama ölçütüne göre verilen örnek şeklindeki düzenleme açıkça yasaya aykırıdır.”

E- PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?

Bu konularda Maliye Bakanlığı’nın öteden beri süregelen uygulaması, Danıştay’ın esastan vereceği kararı beklemek ve sonrasında düzenleme yapmak şeklindedir. Ancak, incelememize konu olayın yaratacağı etkiler ve hak düşürücü sonuçları dikkate alınarak bir an evvel çözümlenmesi gerekmektedir. Buradaki sorun, Maliye Bakanlığı’nın bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne uyup uymamasından ibarettir. Aslında Maliye Bakanlığı KDV Genel Uygulama Tebliği Taslağında, söz konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeye uygun açıklamalara yer vermiş, ancak Tebliğin yayınlanma aşamasında bilinmeyen bir nedenle söz konusu açıklamaları Tebliğ kapsamından çıkararak, öteden beri devam eden (eski) görüşünü aynen aktarmıştır.

Kişisel görüşümüze göre, Maliye Bakanlığı’nın Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ndeki düzenlemeye uyma konusunda daha önce oluşan olumlu iradesini dikkate alarak mevcut görüşünden vazgeçip, net alan hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne göre yapılması gerektiği konusunda bir düzenleme yapması uygun olacaktır. Net alan hesabı teknik bir konu olduğundan ve bu husustaki yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bulunduğundan, Maliye Bakanlığı’nın güncelliğini yitirmiş düzenlemesinde ısrar etmemesi gerektiği görüşündeyiz. Danıştay’ın bu kararı emsal niteliğinde bir karar olup, kamu kurum ve kuruluşlarının başka kurum ve kuruluşların görev alanına giren konularda bu kurum ve kuruluşların görüş ve düzenlemelerini dikkate almadan düzenleme yapamayacağı gerçeğini de ortaya koymuştur.

* YMM, TOLUEN YMM-DANIŞMANLIK

(1) 16.12.1998 tarih ve 20021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2) 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3) 15.11.1968 tarih ve 13052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(4) Dn. 4. D.’nin, 10.12.2014 tarih ve E. 2014/4835 sayılı Kararı (Kararın tam metnini Yaklaşım Dergisi'nin elinizde bulunan sayısının “Yargı Kararları” bölümünde bulabilirsiniz.)

(5) Dn. 4. D.’nin, 10.12.2014 tarih ve E.2014/4835 sayılı Kararı.

Yazarlar : 'ABDULLAH TOLU'

226 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81