Ara
  • Olga Ateş

Envanter Defterinin Tutulması Ve Uygulamada Yapılan Hatalar

Hakan SÜTSATAN

Lebib Yalkın Dergisi

Özet

Makalemizde yasal dayanakları ile birlikte envanter defterinin tutulmasındaki amaç, tutma usulü, eksik ve yanlış tutulmasının vergi uygulamasındaki sonuçları üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Envanter defteri, envanter çıkarmak.

1. Giriş

Bilanço usulüne göre defter tutan işletmelerin tutmak zorunda oldukları tasdike tabi yasal defterlerden birisi de envanter defteridir. Envanter defteri işletmelerin dönem sonundaki mevcutlarını gösteren önemli bir defterdir. İşletmenin dönem sonundaki mevcutları, bir sonraki hesap döneminin de dönem başı mevcudu olacağından sonraki dönem verilerinin doğru olması için envanter defterinin daha dikkatli tutulması gerekmektedir.

Ancak uygulamada envanter defteri dönem içinde sık kullanılmadığından dönem sonunda kısa süre içinde doldurulması, bu defterin tutulma usulünde ve içeriğinde bir takım hatalar yapılmasına yol açmaktadır.

Bu nedenle makalemizde yasal dayanakları ile birlikte envanter defterinin tutulmasındaki amaç, tutulma usulü, eksik ve yanlış tutulmasının vergi uygulamasındaki sonuçları üzerinde durulmuştur.

2.Envanter Defteri Konusunda Yapılan Yasal Düzenlemeler

2.1. Vergi Usul Kanunu'ndaki Yasal Düzenlemeler

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 185. maddesinde; "Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe "Bilanço günü" denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Kanunda yapılan düzenleme ile envanter defterinin şekli ve içeriği konusunda mükellefler usul yönünden bilgilendirilmek istenmiştir.

Aynı kanunun 186. maddesinde ise; "Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit etmektir.

Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmıyan malların değerleri tahminen tesbit olunur.

Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder." şeklinde yapılan düzenleme ile envanter defterinin tutulma usulü de belirtilmiştir.

Vergi Usul Kanununda yapılan bu düzenlemeler ile envanter defterinin tutulması ve envanter çıkarma yöntemi konusunda mükelleflere uygulamada tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.

2.2. Türk Ticaret Kanunu'ndaki Yasal Düzenlemeler

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu envanter başlıklı 66'ncı maddesinde;

"(1) Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.

(2) Tacir açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenler. Faaliyet dönemi veya başka bir kanuni terimle hesap yılı oniki ayı geçemez. Envanter, düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde çıkarılır.

(3) Maddi duran malvarlığına dâhil varlıklarla, ham ve yardımcı maddeler ve işletme malzemeleri düzenli olarak ikame ediliyor ve toplam değerleri işletme için ikinci derecede önem taşıyorsa, değişmeyen miktar ve değerle envantere alınırlar; şu şartla ki, bunların mevcutları miktar, değer ve bileşim olarak sadece küçük değişikliklere uğramış olsunlar. Ancak, kural olarak üç yılda bir fiziksel sayım yapılması zorunludur.

(4) Aynı türdeki stok malvarlığı kalemleri, diğer aynı nitelikteki veya yaklaşık aynı değerdeki taşınabilir malvarlığı unsurları ve borçlar ayrı ayrı gruplar hâlinde toplanabilir ve ortalama ağırlıklı değer ile envantere konulabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Aynı Kanunun 67'nci maddesinde ise;

"(1) Envanter çıkarılırken, malvarlığı mevcudu, sondaj yöntemine göre ve genel kabul gören matematiksel-istatistiksel yöntemler yardımı ile çeşit, miktar ve değer olarak belirlenir. Kullanılan yöntem, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmalıdır. Bu şekilde düzenlenen envanterin vardığı sonuçlar, fiziksel sayım yapılmış olsaydı elde edilecek olan envanterin sonuçlarına eş düşmelidir.

(2) Bir faaliyet döneminin kapanış envanteri düzenlenmesinde Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun başka bir yöntemin uygulanması suretiyle, cins, miktar ve değer olarak malvarlığı mevcudunun güvenle tespiti sağlanabiliyorsa fizikî envanter gerekli değildir.

(3) Faaliyet döneminin kapanışında, fizikî sayım veya ikinci fıkraya göre izin verilen diğer bir usul kullanılarak malvarlığı kalemlerinin cins, miktar ve değerine göre faaliyet döneminin kapanışından önceki üç veya sonraki iki ay içinde bulunan bir gün itibarıyla düzenlenmiş özel bir envanterde gösterilmişse, ayrıca bu özel envantere dayalı olarak ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun bir şekilde ileriye dönük tahmin yöntemiyle, faaliyet döneminin sonunda mevcut varlıkların o faaliyet döneminin sonu itibarıyla değerlemesi doğru yapılıyorsa, varlıklara ilişkin envanterin yapılmasına gerek yoktur." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Türk Ticaret Kanunu envanter çıkarmak konusunda, Vergi Usul Kanunundaki düzenlemelere aykırı düşmeyecek şekilde daha geniş açıklama yapmıştır. Envanterin cins, miktar ve değer konusunda, fiili veya tahmini bir yöntemle tespit edilmesi ancak bu yöntemlerin hangisi seçilirse seçilsin doğru ve kesin sonuçlar içermesi gerektiği belirtilmiştir.

3.Envanter Defterinin Tutulmasında Uygulamada Yapılan Hatalar

Makalemizin giriş kısmında da belirtildiği üzere envanter defteri, işletmede sık kullanılan bir defter olmasa bile işletmenin hesap dönemleri arasında bağlantı sağladığından önemli bir defterdir. Dolayısı ile bu defterin yanlış sonuçlar içermesi, bir sonraki dönem verilerinin de yanlış olması sonucunu doğuracaktır.

Vergi Usul Kanununun 185. maddesinde de belirtildiği üzere envanter çıkarmak, işletmede yer alan iktisadi kıymetleri; ölçmek, saymak ve tartmak suretiyle kesin ve müfredatlı bir şekilde çıkarılması demektir. Örneğin alüminyum hurda alım-satımı işi ile uğraşan bilançoya tabi bir işletme, dönem sonundaki hurda alüminyumu tartmalı, miktarını ve değerini envanter defterine yazmalıdır.

İktisadi kıymetin değerinin doğru tespit edilememesi durumunda ise Vergi Usul Kanunundaki değerleme kriterleri dikkate alınmalıdır. Ayrıca envanter defteri, sadece imalat yapan işletmeler için değil hizmet işletmeleri için de tutulması gereken zorunlu bir defterdir.

Uygulamada ise bazı işletmeler envanter defterini sadece tasdik ettirmekle yetinmekte bazıları ise envanter defterine sadece bilançolarını eklemektedirler. Ancak envanter defteri aynı zamanda bir işletmenin fiziki sayım sonuçlarını da gösteren bir defter olduğundan, bu şekilde yapılan uygulamalar bu defterin tutulma amacına aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca envanter defterinin sayfaları noter tarafından tasdik edildiğinden onaylı sayfaların elle, makine vb yazıcı aletleri ile doldurulması gerekmektedir. Dolayısı ile defterin üzerine sonradan onaysız bir sayfanın yapıştırılması da kanuna uygun değildir.

Envanter defterinin şekli konusunda diğer bir husus da envanter defterinin; VUK' nun 185'inci maddesindeki "Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur." düzenlemeye uygun olarak, envanter defterinin ciltsiz yapraklar şeklinde değil, ciltli bir defter olması gerektiği de hüküm altına alınmıştır.

4.Envanter Defterinin Yanlış Tutulmasının Vergi Uygulamasındaki Sonuçları

Envanter defterinin tutulması konusunda yapılan yanlış ve eksik uygulamalar vergi kanunları yönüyle de bir kısım sonuçlar doğurmaktadır.

- Envanter defterinin hiç tutulmamasının neticeleri;

Vergi Usul Kanununun 352/1-2 maddesi gereğince "Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması" I. Derece usulsüzlük cezasını gerektiren fiiller arasında yer almaktadır.

Envanter defterinin tasdik ettirilmemesi de yine kanunda I. Derece usulsüzlük cezaları arasında ayrı bir maddede belirtilmiştir. Bu nedenle defterin sadece tasdik ettirilmiş olması onun tutulduğu anlamına gelmemektedir. Çünkü kanun bu iki fiili ayrı birer suç olarak tanımlamıştır.

Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesine göre de "Bu kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerden hepsi veya bir kısmı tutulmamış olması" durumunda ortaya çıkan matrah farkının re'sen takdir edilmesini gerektiren haller arasında sayılmıştır.

Ayrıca yukarıda da bahsedildiği üzere, envanter defterinin nasıl tutulacağı ve neleri içermesi gerektiği kanunda belirtilmiştir. Bu nedenle inceleme elemanı bu bilgileri içermeyen bir envanter defterinin tutulmamış olduğu kanaatine de varabilmektedir.

- Envanter defterinin eksik tutulmasının neticeleri;

Vergi Usul Kanununun 352/1-2 maddesi gereğince "Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan usulsüz veya karışık olması" I. Derece usulsüzlük cezasını gerektiren fiiller arasında yer almaktadır.

Bu durumu da yine Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesine göre, "defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısı ile ihticaca salih bulunmazsa" ortaya çıkacak matrah farkının re'sen takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Envanter defterinin hiç tutulmaması veya eksik tutulması aynı zamanda Vergi Usul Kanunu 30. maddesine göre matrahın re'sen takdirini de gerektirmesi halinde, yine Vergi Usul Kanunu'nun 352'nci maddesinde yer alan, "usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat kesilir." hükmü gereği kesilecek usulsüzlük cezası da iki kat olacaktır.

Ayrıca gerek Vergi Usul Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunumuz envanter defterinin defterikebir ve yevmiye defterinde olduğu gibi belli bir süre muhafaza edilmesini de öngörmüştür. Bu süre; Vergi Usul Kanunu 253'üncü maddesi gereği 5 yıl, Türk Ticaret Kanununu 82'nci maddesi gereği 10 yıl olarak belirlenmiştir.

5.Sonuç

Bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olan tüm işletmelerin şekli Vergi Usul Kanununda yer alan ve dönem sonundaki işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin miktarını ve değerini gösteren envanter defteri, içerdiği bilgiler yönünden önemli bir defterdir. Bu nedenle bilanço esasına tabi işletmeler tarafından tutulan envanter defterinin, mükellef lehine bir delil olduğu düşünülerek, VUK ve TTK'nun öngördüğü bir biçimde ve içeriğinin de doğru ve kesin sonuçları verecek şekilde eksiksiz olarak doldurulması gerekmektedir.

Kaynakça

- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu

- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

3,258 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81