Ara
  • Olga Ateş

Gelir Vergisi Beyannamesinde Gelir Vergisinden Mahsup Edilecek Vergiler Ve Gelir Vergisi İadesinin E

Salim KARADENİZ

Lebib Yalkın Dergisi

Özet

Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenen vergi tevkifatı ve geçici vergi müesseseleri; esas itibariyle, mükelleflerin cari dönem gelir vergilerine mahsup edilmek üzere, vergi güvenlik tedbiri olarak, ilgili tutarların daha önceden vergi dairesine ödenmesi anlayışına dayanmaktadır. Bu kapsamda, önceden tahsil edilen tutarların asıl vergiden fazla olması halinde, mükellefe geri ödenmesi gerekecektir. Ancak söz konusu mahsup ve iade işlemleri bazı kural ve kısıtlamalara tabidir.

Anahtar Kelimeler: Gelir Vergisi Kanunu, vergi tevkifatı, geçici vergi, mahsup, iade.

1. Giriş

Bilindiği üzere; Gelir Vergisi Kanunu'nun vergi tevkifatı ile ilgili hükümleri uyarınca, bazı kazanç ve iratların alacaklılarına ödenmesi sırasında, anılan ödemeleri gerçekleştiren taraflarca, mevzuatta belirtilen oranlarda vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Bu şekilde kesilen vergiler ise, kesintinin yapıldığı ayı izleyen ayda, vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmektedir.

Aynı Kanunun geçici vergi ile ilgili hükümlerine göre ise; ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı, cari dönemin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre belli dönemler halinde geçici vergiyi beyan edip ödemek durumundadırlar.

Maliye Bakanlığınca yayımlanan 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümleri de dikkate alınarak, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesi ile geçici verginin mahsup ve iadesi işlemlerine ilişkin açıklamalar bu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.

2.Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Mahsup ve İadesi

2.1. Yasal Çerçeve

Gelir Vergisi Kanununun 121'inci maddesinde; beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edileceği, mahsubu yapılan miktarın gelir vergisinden fazla olması halinde aradaki farkın vergi dairesince mükellefe bildirileceği ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunacağı belirtilmiştir.

Madde hükmü uyarınca, iadesi gereken vergiler ile ilgili olarak; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlama ve iade için aranılacak belgeleri belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilecektir.

Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibariyle yapılacaktır. İkmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlarda ise mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih itibariyle yapılacaktır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmayacaktır.

2.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup

Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergiler mahsup edilecektir. Ancak, mahsup işleminin yapılabilmesi için, tevkif yoluyla kesilen vergi beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olmalıdır.

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin, yıllık gelir vergisinden mahsubu için mükelleflerin Tebliğ ekinde yer alan tabloyu yıllık beyannamelerine eklemeleri gereklidir. Bu tabloda; mükelleflerin kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adı-soyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numaraları yer almaktadır.

2.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup Yoluyla İade

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsubu için mükellefin talepte bulunması gerekir. Mahsup talebine ilişkin dilekçeye yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablonun eklenmesi gerekir. Söz konusu tablonun daha önce yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde, sadece mahsup dilekçesi yeterli olacaktır.

Mahsup dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edilmiş olması kaydıyla, mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir. Bu işlem için, mahsup edilen tutar ne olursa olsun inceleme raporu ve teminat aranmayacaktır.

Mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması halinde, iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel hale gelecek vergi borçlarına mahsubu mümkündür. Bu takdirde mahsup talebi sonraki dönemlerde doğacak verginin tahakkuku ile hüküm ifade eder.

Mükellefler dilerlerse ortağı bulundukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu taleplerin yerine getirilebilmesi için, iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması ve mahsup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin hangi dönem borçları için mahsup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir. Mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınır.

Maliye Bakanlığınca verilen bir özelgede ; serbest meslek kazancından tevkif edilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsubundan sonra kalan kısmının, motorlu taşıtlar vergisi, emlak vergisi ve diğer vergi borçlarına mahsup edilebileceği; ancak, üçüncü kişilerin motorlu taşıtlar vergisi, emlak vergisi ve diğer vergi borçlarına mahsubunun ise, alacağın nakden iade edilebilir aşamaya gelmesi ve 252 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen gerekli evrakların vergi dairesine ibraz edilmesi durumunda mümkün olacağı belirtilmiştir.

Diğer taraftan; 252 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının yalnızca diğer vergi borçlarına mahsubuna imkan tanındığından, mevcut vergi mevzuatımız gereği, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamındaki yıllara sari inşaat faaliyeti sebebiyle tevkif yoluyla kesilen vergiden doğan iade alacağının, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borçlarına mahsubuna imkan bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; Mahsup taleplerinin yerine getirilmesinde, Vergi Usul Kanununun 114 ve 126'ncı maddelerinde yer alan zamanaşımı hükümleri göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

2.4. Nakden İade Yapılması

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin ilgili mahsuplar sonunda kalan kısmının bu konudaki talebe bağlı olarak nakden iadesi de mümkündür. Ancak bu konuda nakden iade edilecek tutarın büyüklüğüne bağlı olarak yapılacak işlemler değişmektedir.

Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin 10.000 lirayı geçmeyen nakden iade talepleri inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir. Bu durumda; aşağıda yer alan belgelerin talep dilekçesine eklenmesi zorunludur.

- Yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo,

- Ticari kazançlar ve zirai kazançlara ilişkin olarak, tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin belge,

- Serbest meslek kazancına ilişkin olarak, vergilerin sorumlu adına tahakkuk ettiğini gösteren ilgili saymanlık yazısı,

- Ücretlere ilişkin olarak işveren tarafından verilen ve kesintinin yapıldığını gösteren yazı,

- Gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olarak kira kontratı,

- Menkul sermaye iradına ilişkin olarak; kesintiyi yapan bankalar, özel finans kurumları, aracı kurumlar ve diğer kurumlar tarafından düzenlenen ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren belge.

Nakden yapılacak iade taleplerinin 10.000 lirayı aşması halinde; 10.000 lirayı aşan kısım, Vergi Usul Kanununa göre vergi inceleme yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre iade edilir. 10.000 liraya kadar olan kısım ise, dilekçe ekinde yukarıda belirtilen belgelerin yer alması koşuluyla teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin iade edilir.

İade talebi, teminat gösterilmesi halinde inceleme sonucu beklenmeksizin yerine getirilir. Teminat olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir.

Nakden iade talebinin 100.000 liraya kadar olan kısmı mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilir. İade talebinin 100.000 lirayı aşan kısmının iadesi ise denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

Maliye Bakanlığınca verilen bir özelgede ; beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edildikten sonra nakden iadesi söz konusu olan ve 100.000 lirayı aşmayan iadenin vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir tam tasdik raporu uyarınca gerçekleştirilebileceği, yeminli mali müşavir tam tasdik raporu uyarınca gerçekleştirilecek iade için ise söz konusu tam tasdik sözleşmesinin süresinde (vergilendirme döneminin ilk ayı içerisinde) düzenlenmiş olması gerektiği ifade edilmiştir.

Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunan mükelleflerin, düzenlenen tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde mükellefin iadeye hak kazandığı tutarın, Tebliğde yer alan kanıtlayıcı belgeleri ve yasal dayanakları belirtilmek suretiyle açıklanması gerekir. Tevkif suretiyle alınan vergilere ilişkin olarak kanıtlayıcı belgelerin rapora ekleneceği tabiidir.

2.5. Vergi Sorumlusunca İlgili Tevkifatın Tahakkuk Ettirilmemesi veya Ödenmemesi

Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin, ilgili vergi dairesine ödenmiş olması gerekmektedir. Vergi sorumlusu beyanda bulunmamış veya ödeme yapmamışsa, durum mükellef tarafından bağlı olunan vergi dairesine bildirilir. Vergi dairesi, verginin tahakkuku veya tahsili için gerekli işlemlere ivedilikle başlanmak üzere, konuyu, vergi sorumlusunun bağlı olduğu vergi dairesine iletilir. Verginin tahakkuku veya tahsilinden sonra nakden iade işlemleri gerçekleştirilir.

Vergi kesintisi yapanlarca kesilen vergilerin tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların yeniden yapılandırılması nedenleriyle ödenmemesi durumunda; mükelleflerce, ilgili kurum veya kuruluşlarca istihkaklarından kesinti yapıldığına ilişkin belgeye, tecil veya taksitlendirme yapıldığına ilişkin ilgili kurumdan alınacak yazının eklenmesi yeterlidir.

3.Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi

3.1. Yasal Çerçeve

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde; üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici verginin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği, mahsup edilemeyen tutarın mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edileceği, bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının da o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edileceği belirtilmiştir.

3.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden ilgili hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde ödenen geçici vergi mahsup edilir.

Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibariyle tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir.

Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı bulunmayan geçici vergi tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade tarihinden terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.

3.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120'nci maddesi hükmü uyarınca; ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir.

İlgili mahsup işlemi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 47 nci maddesi hükmü de dikkate alınarak ilgili vergi dairesince re'sen yapılacağından, mahsup işleminin yapılması için yazılı başvuru şartı aranmaz.

Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilmektedir. Bu bakımdan, mahsubu yapılacak vergi borçları için vade tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı uygulanır.

Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve bu tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması mükellefçe yazılı olarak yapılmış iade talebi olarak kabul edilir.

Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme raporu aranmaz.

3.4. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu

Bilindiği üzere; dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olmaktadır.

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, söz konusu geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı mahsup edilir, kalan tutar ise yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde iade edilir.

4.İade Talep Dilekçelerinin Elektronik Ortamda Verilmesi

429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ; gelir vergisine ilişkin nakden veya mahsuben yapılacak iade taleplerinin, Gelir İdaresi Başkanlığı internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda, aşağıdaki standart dilekçeler kullanılmak suretiyle yapılacağı belirtilmiştir.

- Kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan gelir vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir Vergisi İade Talep Dilekçesi (1A),

- Geçici vergiden doğan gelir vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir Vergisi İade Talep Dilekçesi (1B).

İade talep dilekçeleri, internet vergi dairesi şifresi kullanılmak suretiyle mükellefler veya mükelleflerce yetkilendirilecek 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış bir meslek mensubu (serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir) vasıtası ile elektronik ortamda gönderilebilecektir.

Tebliğ uyarınca, mükellefler aynı standart dilekçe ile hem mahsuben hem de nakden iade talebinde bulunabilirler. Bu durumda; mahsuben iadesi talep edilen tutar için mahsuben iadenin şartları, nakden iadesi talep edilen tutar için nakden iadenin şartları aranır. Dilekçelere eklenmesi gereken belgeler elektronik olarak eklenir.

Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda alınması uygun görülen belgeler ayrıca kâğıt ortamında vergi dairesine verilmez. Elektronik olarak verilmesi mümkün olmayan belgeler ise vergi dairesine evrak kayıt numarası veya iade dosya numarası belirtilmek suretiyle teslim edilecektir.

5.Sonuç

Bilindiği üzere, esas olarak beyana dayanan vergi sistemimizde; mükellefler, vergi kanunlarınca vergiye tabi bulunan kazanç ve iratlarını, yine vergi kanunlarında gösterilen zamanlarda beyan etmekte, ilgili beyannameler üzerinden tarh edilen vergileri de mevzuatta belirlenen süreler içinde ödemektedirler.

Diğer taraftan; vergi güvenliğinin sağlanması açısından, Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, bazı kazanç ve iratlarla ilgili ödemeler üzerinden, daha sonra ödenecek asıl vergiden mahsup edilmek üzere, vergi tevkifatı yapılması öngörülmüştür.

Öte yandan, aynı Kanunun ilgili hükümlerine göre ise; ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının, cari dönemin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre belli dönemler halinde geçici vergiyi beyan edip ödemeleri gerekmektedir.

Gerek tevkif suretiyle ödenen vergilerin gerekse ödenen geçici vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden daha fazla olduğu durumlarda; dönem içinde önceden ödenmiş olan vergi, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilmekte, böyle bir borcun bulunmaması halinde ise, mükellefin kendisine iade edilmektedir.

Maliye Bakanlığı, iadesi gereken vergiler ile ilgili olarak; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırma, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlama ve iade için aranılacak belgeleri belirleme konusunda Kanunun kendisine verdiği yetkiyi 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ve 429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kullanarak mahsup ve iade uygulamalarına açıklık getirmiştir.

Kaynakça

-Gelir Vergisi Kanunu,

-Vergi Usul Kanunu,

-Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun,

-252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği,

-429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği,

-Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 05.11.2010 tarih ve B.07.1.GİB. 4.34.16.01-GVK 121-490 sayılı özelgesi,

-Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 16.12.2012 tarih ve B.07.1.GİB. 4.35.16.01-176200-176 sayılı özelgesi.

-Gelir İdaresi Başkanlığının 06.06.2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.40/4006-51525 sayılı özelgesi.

333 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81