Ara
  • Olga Ateş

İnternet Sitesi İşyeri Sayılır mı?

Abdullah ARMAĞAN*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

İşyeri en basit tanımla işin yapıldığı yerdir. Bununla beraber bir faaliyetin ticari faaliyet sayılarak vergilendirilebilmesi için işyerinin tanımlanması bu tanım kadar kolay değildir. Özellikle günümüzdeki hızlı teknolojik ilerleme ile beraber ticaretin boyutu değiştiği gibi işyeri kavramı da değişmiştir. Bu nedenle, yazımızda internet üzerinden yapılan bir faaliyette internet sitesinin işyeri sayılıp sayılamayacağı tartışılacaktır.

II- MEVZUAT

Vergi Usul Kanunu’nda ise işyeri; “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” şeklinde tanımlanmaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda; kanuni merkez; “Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.” şeklinde, iş merkezi ise “iş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.” olarak tanımlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde her türlü ticari ve sınai faaliyetin ticari kazanç olduğu belirtilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 11. maddesinde ticari işletme; “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.” şeklinde tanımlanmaktadır. Buradaki devamlılık kavramını, faaliyetin aynı yılda birden fazla yahut birden fazla yılda yapılması olarak değerlendirmek mümkündür.

III- YARGI KARARLARI VE ÖZELGELER

İnsanların ihtiyaçlarını doğrudan doğruya veya dolayısıyla karşılamak amacıyla işleyen veya işletilen her iktisadi birime işletme, gelir sağlamak amacıyla yapılan bütün işlere ise iktisadi faaliyet denilmektedir. İktisadi işletme ise, gelir sağlamak amacıyla emek ve sermayenin bağımsız bir organizasyon teşkil edecek şekilde birleşmesi ve faaliyete geçmesi şeklinde tanımlanmaktadır([1]).

Domain (alan adı) internet ortamında sahip olunan adres mülkiyetine verilen ortak addır([2]). Dünya çapında alan adlarının genel koordinatörlüğünü tahsis edilmiş rakamlar ve isimler için internet kurumu (The Internet Corporation for Assigned Names and Numbers-ICANN) tarafından yürütülmektedir. Bu kurum tarafından yetkilendirilmiş ticari alt kurumlarca tescil edilen alan adı hakkını satın alanın bu hakkı, bunu kullandığı sürece baki kalmaktadır. Alan adı marka, ticaret ünvanı ve işletme adı gibi ayırt edici ad ve işaret olduğundan gayri maddi hak olarak kabul edilmektedir([3]).

Çifte vergiyi önleme anlaşmaları kapsamında anlaşmaya taraf devletin bir teşebbüsün diğer devlette sürdürdüğü ticari faaliyetlerden elde edilen gelirlerin bu diğer devlette vergilendirilebilmesi için bu diğer devlette bir işyerine sahip olması ve kazancın bu işyeri vasıtasıyla elde edilmesi gerekmektedir. Diğer devlette bir işyerinin oluşmadığı durumda, diğer devletin vergi alma hakkı bulunmamaktadır. Hangi faaliyetlerin işyeri oluşturacağı konusu ise yine anlaşmaların işyerine ilişkin 5. maddesinde ele alınmaktadır.

Buna göre bir Alman firmasının Türkiye’de ettiği ticari kazanç ilke olarak Almanya’da vergilendirilecek, ancak faaliyetin Türkiye’de bir işyeri vasıtasıyla yürütülmesi durumunda Türkiye’nin vergileme hakkı bulunacaktır.

Diğer taraftan, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması uygulamasında bir internet sitesi üzerinden elde edilen ticari kazancın diğer devlette vergilendirilmesi belli şartların varlığı halinde mümkün olabilecektir. Buna göre, internet sitesi tek başına işyeri olarak kabul edilmemekte olup, söz konusu sitenin yüklendiği ve siteye üzerinden ulaşılabilen bir sunucunun (server) diğer devlette sabit olması durumunda teşebbüs için diğer devlette bir işyeri oluşmuş sayılacaktır. Bu çerçevede, Almanya mukimi firmanın internet sitesi üzerinden elde edeceği ticari kazancın Türkiye’de vergilendirilmesi için sunucunun Türkiye’de bulunması gerekmektedir([4]).

İştigal konusu itibarıyla bir işyeri olmaksızın faaliyetini yürütebilmesi mümkün olabilen mükelleflerin ikametgah adreslerinin işyeri olarak kabulü suretiyle mükellefiyet kayıtlarının yapılması mümkündür([5]).

IV- DEĞERLENDİRME

Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetten internet ortamında yapılabilirliği mümkün olan faaliyetlerin başında ticari işlemelerin olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle bir faaliyetin her şeyden önce ticari faaliyet sayılabilmesi için gerekli olan asgari koşulların ne olduğuna bakmak gerekir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde ticari kazanç gelirin unsurları arasında sayılmış, 7. maddesinde ise kazanç sahibinin Türkiye’de işyerinin olması ve kazancın bu yerlerde elde edilmesi gerektiği belirtilmiş ve 8. maddede ise işyerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin edileceği belirtilmiştir.

Ticaret Kanunu’na göre ise bir faaliyetin ticari kazanç sayılabilmesi için faaliyetin esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutması, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütülmesi şartlarının sağlanması gerekmektedir. Müstekar içtihatlara göre devamlılıktan anlaşılması gereken faaliyetin aynı yılda birden fazla yahut birden fazla yılda yapılmasıdır.

Vergi Usul Kanunu’nun 156. maddesinde ise alışıldık işyerleri sayıldıktan sonra “gibi” ifadesi kullanılarak işyeri tanımının kapsamı isabetli bir şekilde geniş tutulmuş ve esas olanın faaliyetin icrasına tahsis edilen yahut faaliyette kullanılan yer olduğu vurgulanmıştır.

Dolayısıyla önemli olan ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetin yapılmasına veya yürütülmesine elverişli bir yer olmasıdır([6]). Bu anlamda elektronik ortamda yapılan ticari faaliyet için de işyerinden söz edilebilir. Zira faaliyet yapılan yer iletişim sağlayan bilgisayar ve internet ortamıdır([7]).

V- SONUÇ

Teknolojik gelişmeler sonucu, internet siteleri ve benzer uygulamalar kazanç elde etme aracı sıkça kullanılmaktadır. Bu nedenle Ticaret Kanunu’nda belirtilen devamlılık ve diğer şartları sağlayan faaliyetlerin Gelir Vergisi Kanunu’na göre ticari kazanç olarak değerlendirilmesi halinde faaliyetin nerede yapıldığı noktasında belirsizlik yoktur. Zira Vergi Usul Kanunu’nda, faaliyetin icrasına tahsis edilen veya faaliyette kullanılan yerin işyeri sayılacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan işlemlerde faaliyetin yapıldığı yer internet sitesi olduğu için, site işyeri sayılır. Ancak site yurt dışında ise bu defa Türkiye’de elde edilen kazancın vergilendirilebilmesi için sunucunun yurt dışında olup olmadığına bakılması gerekecektir.

(*) Vergi Müfettiş Yrd.

[1] Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun, 16.06.1994 tarih ve E.1992/4, K.1994/2 sayılı kararı

[2] Bilişim Terimleri Sözlüğü

[3] Bursa VDB’nin, 19.06.2009 tarih ve KV.09.21/2203 dayılı Özelgesi

[4] GİB’in, 14.05.2008 tarih ve 07.15/1500-35-3807-04981 sayılı Özelgesi.

[5] 23.09.2002 tarih ve 2002/3 Sıra No.lu VUK İç Genelgesi

[6] Niyazi CANGİR, “Elektronik Ticaret ya da İnternetin Vergilendirilmesi-I”, Yaklaşım, Eylül 1998, Sayı: 69, s.52

[7] Mehmet Ali ÖZYER, Açıklama ve Örneklerle Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Oluş, Temmuz 2014, 6. Baskı, s.325

Yazarlar : 'ABDULLAH ARMAĞAN'

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81