Ara
  • Olga Ateş

Mal veya Hizmet Alımından Vazgeçme Tazminatlarında KDV

İbrahim ERCAN*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Mal veya hizmet alımına ilişkin yapılan sözleşmelerde genellikle mal veya hizmet için her iki tarafın katlanacağı fedakarlıklarla bağlantılı olarak belli bir tazminat öngörülmektedir. Alıcı, gerekli bedelin temini için, satıcı ise mal veya hizmet için gerekli bazı fedakarlıklara katlanmaktadır. Yapılan sözleşmede öngörülen tazminat miktarı katlanılan fedakarlıkla bağlantılı olmasa da, sözleşmeden vazgeçmenin önlenmesine yönelik bir tazminat öngörülmektedir. Söz konusu tazminat, sözleşme yapılması esnasında karşı tarafa verilebilmekte ve sözleşmeden vazgeçilmesi halinde karşı tarafın uhdesinde kalmakta, bazı durumlarda tazminat miktarı daha sonra ödenebilmektedir.

Bu yazımızda, mal veya hizmet alımından vazgeçme tazminatlarının KDV karşısındaki durumu değerlendirilmeye çalışılacaktır.

II- MAL VEYA HİZMET ALIMINDAN VAZGEÇME TAZMİNATINDA KDV

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun(1) 1. maddesinde, Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, belirtilmiş, ayrıca 4. maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği belirtilmiştir.

Tazminatların KDV karşısındaki durumuna ilişkin açıklamalara, 08.08.2011 tarihin ve KDVK-60/2011-1 sayılı 60 No.lu KDV Sirkülerinde yer verilmiş ve bazı tazminat ödemlerine ilişkin örnekler verilerek hangi tazminat ödemelerinin KDV’nin konusuna girdiği, hangilerinin KDV’nin konusunda girmediği açıklanmıştır. Söz konusu Sirkülerde;

“1.2. Tazminatlar

1.2.1. Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna girmemektedir.

Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.

Buna göre;

(1) Belediye tarafından ihale edilip sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır.

(2) İşverenler tarafından çalışanlara ödenen kıdem tazminatları ücret mahiyetinde olduğundan KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu nedenle;

- İşçilerin iş akitleri feshedilmeden bir başka işverene nakledilmesi nedeniyle, işçilerin tazminat tutarlarının devir tarihine kadar hesaplanarak yeni işverene aktarılması,

- İşçilerin yeni işverence iş akitlerinin feshedilmesi veya emeklilik hakkı kazanmaları nedeniyle, tazminat tutarlarının eski işverenin sorumlu olduğu kısmının yeni işverene aktarılması

KDV'ye tabi olmayacaktır.

(3) Bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır.

Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV'ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.

1.2.2. KDV Kanunu’nun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin, KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.

Buna göre, KDV'ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığında alınan bedelle ilgili olarak, tazminat adı altında olsa bile, yapılan ödemeler matraha dahil olduğundan, bunlar üzerinden teslim veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

Örneğin, elektrik faturasının vadesinden sonra ödenmesi nedeniyle aboneden alınan %5 geç ödeme tazminatı KDV matrahına dahil edilerek, toplam tutar üzerinden KDV hesaplanacaktır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

60 No.lu KDV Sirküleri’nde yapılan açıklamalara göre; bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmayan veya bir sözleşme şartlarına uyulmaması, işin süresinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler katma değer vergisine tabi olmayacaktır.

Dolayısıyla tazminat veya tazminat adı altında yapılan ödemeler;

- KDV’ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturması veya vergiye tabi teslim ve hizmet bedellerinin süresinde ödenmemesi ve/veya geç ödenmesinden kaynaklanması durumunda, KDV’ye tabi olacak,

- Bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmaması veya KDV’nin konusuna girmeyen/KDV’den istisna olan bir teslim ve hizmet bedelinin ödenmemesi ve/veya geç ödenmesinden kaynaklanması halinde ise KDV’ye tabi olmayacaktır(2).

Sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafa verilen ve sözden cayılması halinde de karşı tarafta kalması kabul edilen veya ayrıca verilmesi gereken para olarak tanımlanan cayma tazminatı da, bir çeşit tazminat ödemesidir. Bu ödeme de, taraflardan birisinin sözleşmedeki taahhüdünden cayarak sözleşmenin hükümsüz kalmasına neden olması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yani, sözleşmenin konusu teslim ve hizmet henüz gerçekleştirilmeden, taraflardan birisinin vazgeçmesidir(3).

Bu kapsamda, mal veya hizmet alımından vazgeçilmesine ilişkin tazminat ödemesi, bir mal veya hizmet teslimine ilişkin olmadığından, katma değer vergisinin konusuna girmemektedir. Ayrıca, bir sözleşmenin şartlarına uyulmaması, işin süresinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler KDV’nin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, katma değer vergisinin konusuna girmeyen vazgeçme tazminatları veya cezai şart mahiyetindeki ödemeler nedeniyle KDV hesaplanması gerekmemektedir.

Konuya ilişkin bazı Özelgelerin özetleri aşağıdaki gibidir:

“Sözleşmeye konu malların tesliminin, alıcı firmanın şantiyesinin bulunduğu ülkede çıkan karışıklık nedeniyle gerçekleşmemesi sonucu malları temin ettiğiniz satıcı firmaya iade etmeniz nedeniyle ödenen cezai bedeller herhangi bir mal teslimi ya da hizmet ifası karşılığı olmadığından KDV’ye tabi bulunmamakta olup, aslı KDV’ye tabi olmayan söz konusu cezai bedellerin malları almaktan vazgeçen firmaya yansıtılması amacıyla düzenlenecek faturada da KDV hesaplanmayacaktır.”(4)

“Cezai şart olarak alınan tazminatlar, bir teslimin veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, bu ödemeler KDV’ye tabi olmayacaktır.”(5)

“Dilekçenize konu olayda, kira sözleşmesi devam etmekte iken, işyeri sahibinin talebi üzerine işyerinin boşaltılması karşılığında alınan bedelin, herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası karşılığında alınmış bir bedel olmayıp bir nevi cayma bedeli olması nedeniyle, söz konusu bedel üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.”(6)

“Anlaşmaların iptal edilmesi nedeniyle tur acentelerine yapılan ödemelerin karşılığı olarak tahsil edilen tutarlar ile erken tahliyeden dolayı tahsil edilen tutarlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden bu tutarlar üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.”(7).

Yukarıda yer verdiğimiz, Özelgelerden de anlaşılacağı üzere, Maliye Bakanlığı da, bir mal teslimi veya hizmetin karşılığı olmayan tazminat ödemeleri ile bir sözleşme şartlarına uyulmaması gibi işlemlerden kaynaklanan cezai şart mahiyetindeki ödemelerin KDV’ye tabi olmayacağı görüşündedir.

III- SONUÇ

Tazminatların katma değer vergisi karşındaki durumuna ilişkin değerlendirmeler spesifik örnekler de verilerek 60 No.lu Katma Değer Vergisi Sirküleri’nde yapılmıştır. Maliye Bakanlığı’nca verilen Özelgelerde de söz konusu Sirkülerde yapılan açıklamalar doğrultusunda görüş verilmiştir.

Buna göre, mal veya hizmet alımında vazgeçilmesine ilişkin tazminat ödemesi, bir mal veya hizmet teslimine ilişkin olmadığından, katma değer vergisinin konusuna girmeyecektir. Bununla birlikte, bir sözleşmenin şartlarına uyulmaması, işin süresinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler de aynı şekilde katma değer vergisinin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, katma değer vergisinin konusuna girmeyen vazgeçme tazminatları veya cezai şart mahiyetindeki ödemeler nedeniyle KDV hesaplanmaması gerekir.

* YMM (E.Vergi Müfettişi)

(1) 02.11.1984 tarih ve 18563 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2) Abdullah TOLU, “Sözleşme Feshinden Doğan Tazminatların KDV Karşısındaki Durumu”, Yaklaşım, Haziran 2012, Sayı:234

(3) Yılmaz SEZER, “Cayma Tazminatlarında KDV”, Yaklaşım, Nisan 2014, Sayı: 256

(4) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 29.05.2013 tarih ve 11395140-019.01-792 sayılı Özelgesi.

(5) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 05.09.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1476 sayılı Özelgesi.

(6) Aydın Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 03.09.2013 tarih ve 79690095-130-9 sayılı Özelgesi.

(7) Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 01.11.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.48.15.01-KDV17-111 sayılı Özelgesi.

Yazarlar : 'İBRAHİM ERCAN'

112 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81