Ara
  • Olga Ateş

Düşük Bedelli Fatura Düzenlemenin Kaçakçılık Suçu Açısından Değerlendirilmesi

Arif BAYRAM*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Ülkemizde yaşanan ekonomik şartlar, rekabet, gerçekte yapılan giderlerin belgelendirilememesi gibi sebeplerden dolayı bazı mükellefler vergi matrahını azaltmak için çeşitli yöntemlere başvurmaktadırlar. Bu yöntemler faturasız mal satmak, gerçeğinden düşük bedelli fatura düzenleyerek mal satmak, giderleri artırmak için sahte fatura kullanmak vb. şeklinde örneklendirilebilecektir.

Vergisel açıdan bakıldığında ise mükelleflerin bu yöntemlere başvurması durumunda vergi ziyaı oluşması durumu söz konusu olabilecektir. Vergisel açıdan yanlış olan bu uygulamalara başvuran mükelleflerden bazıları bir kat vergi ziyaı cezası ile karşı karşıya kalabilecek bazıları ise üç kat vergi ziyaı cezası ve beş yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecektir. Bu yazımızda düşük bedelli fatura düzenleyerek vergiden kaçmak/kaçırmak isteyen mükelleflerin karşılaşabilecekleri durumlar değerlendirilecektir.

II- YASAL MEVZUAT VE DEĞERLENDİRME

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. maddesinin (a) fıkrasında;

“Vergi Kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.”

hükmü yer almaktadır.

Mezkur Kanun’un 341. maddesinde mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi vergi ziyaı olarak tanımlanmıştır.

Anılan Kanun’un 344. maddesinde de; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği; vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Yazımızda düşük bedelli fatura düzenleme hususu üzerinde durulduğundan dolayı, düşük bedelli fatura düzenlemenin Kanun’un hangi maddelerinde yer aldığına bakmak gerekmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düşük bedelli fatura düzenleme ibaresi bulunmamaktadır. Ancak muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek veya kullanmak suç olarak tanımlanmış ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge “gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Gerçek bir muamele ve duruma dayanan bir faturanın muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olup olmadığına karar verirken bu faturanın mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde düzenlenip düzenlenmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.

Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2 maddesinde geçen “mahiyet” kelimesinden faturada bulunması gereken malın nev’i, fiyatı, tutarı anlaşılması gerekmektedir. Anılan sebepten dolayı faturada teslim edilen bir malın veya verilen bir hizmetin nev’i, fiyatı veya tutarı faturada yanlış gösterildiği takdirde bu belgenin, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Gelir İdaresinin de görüşü aynı yöndedir. Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kavramı” başlıklı IV-E-4.1 bölümünden;

- Belge mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı olması,

- Belgede yer alan bilgilerin gerçeğe aykırı olması (ödeme bilgileri, mal hareketleri ve alıcı bilgileri gibi),

- Belgede yer alması zorunlu bilgilerde tahrifat yapılması,

- Belgede bulunması zorunlu bilgilerin (vatandaşlık numarası, vergi kimlik numarası ve adres gibi) gerçeği yansıtmaması,

- Gerçekte satılan mal veya verilen hizmet yerine başka bir mal satıldığı veya hizmetin ifa edildiği gibi belge düzenlenmesi

ve buna benzer işlemlerin, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan Danıştay 7. Dairesi vermiş olduğu bir kararında; “…Yasal defterlerdeki kayıtların ve bu kayıtların dayanağı olan faturaların düşük tutarlı düzenlenmesi suretiyle hasılatın azaltılması, hasılatın bir bölümünün vergi dışında bırakılması istek ve iradesi olmadan yapılması olanaksız eylem niteliğinde olduğundan, vergi kaçırma kastının göstergesidir. Dolayısıyla, olayda, vergi kaçırma kastı açık bulunan davacı hakkında düşük tutarlı düzenlenen faturalar yönünden re’sen yapılan tarhiyat nedeniyle kaçakçılık cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” denilmiştir(1).

Söz konusu karardan anlaşılacağı üzere Danıştay 7. Dairesi; satış faturasının gerçek bedelinden daha düşük bedelle düzenlenmesi halinde düzenlenen bu faturanın muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olması nedeniyle kesilecek olan kaçakçılık cezasının uygun olduğunu belirtmiştir.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda, faturada gerek bir malın nev’i ve miktarının gerekse fiyatının, dolayısıyla fatura bedelinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak kabul edilmektedir. Bu durumda olması gerekenden daha düşük tutarlı fatura düzenleyen mükellefler kaçakçılık suçunu işleme iddiasıyla karşı karşıya kalabileceklerdir.

Vergi inceleme elemanları tarafından yapılacak olan incelemelerde de muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen mükellefler hakkında vergi suçu raporu düzenlenerek ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacaktır.

III- SONUÇ

Ülkemizde mükellefler çeşitli ekonomik gerekçelerle düşük bedelli satış faturası düzenleyerek vergi kaçırma eğilimi göstermektedirler. Vergi Usul Kanunu’nda açıkça belirtilmemiş olsa da tebliğlerden, Gelir İdaresinin uygulamalarından ve yargı kararlarından, düşük bedelli fatura düzenlemenin Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yer alan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek veya kullanmak fiili kapsamında kaçakçılık suçunu oluşturduğu, uzlaşmaya konu olmayan üç kat vergi ziyaı cezasının yanında 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektiren bir işlem olduğu anlaşılmaktadır.

* Vergi Müfettişi (E. Maliye Müfettişi)

(1) Dn. 7 D.’nin, E. 2001/4961, K. 2004/1691 sayılı Kararı.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81