Ara
  • Olga Ateş

Dernek Ve Vakıfların İşlemlerinde Taraf Oldukları Kâğıtların Damga Vergisi Açısından Değerlendirilme

Naciye TAŞKESEN*, Adile ECEMİŞ GÜLEÇ*

Vergi Sorunları Dergisi

ÖZ

Damga Vergisi, vergiye konu işlemlere ilişkin kâğıtların düzenlenip imzalanması veya şerh konulması ile doğduğundan ticari hayatın akışı içinde sıklıkla karşılaşılan ve daha sonra cezai bir işlemle karşılaşmamak için muhatapları bakımından uygulamasının doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi gereken bir işlem vergisidir.

Dernek ve vakıflar sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası oldukları gibi çoğu işlemleri bakımından ticari ve ekonomik hayatın da önemli aktörleri arasındadır. Sosyoekonomik anlamda bu denli önem arz eden dernek ve vakıfların tarafı olduğu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtların damga vergisi karşısındaki durumu nasıl değerlendirilmelidir; Damga Vergisi Kanunu ve özel kanunlarda damga vergisi bakımından dernek ve vakıflara tanınmış istisna ve muafiyetler nelerdir?

GİRİŞ

Damga Vergisi ile ilgili düzenlemeler esas olarak 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda yapılmış olmakla birlikte birçok özel kanunda damga vergisine ilişkin muafiyet ve istisnalar düzenlenmiştir. Buna göre, damga vergisi uygulamasının doğru ve eksiksiz bir biçimde yapılabilmesi, ancak özel kanun hükümlerinin de nazara alınmasıyla mümkündür. Özel kanunlarla getirilen vergi istisna ve muafiyetleri genellikle devletin gelişmesini istediği sektörlere, kişilere veya konulara tanınmaktadır. Bu kapsamda, dernek ve vakıflar gibi kuruluşların da sosyal devletlerde toplumun gelişmesi ve ilerlemesine yardımcı çeşitli fonksiyonları olduğundan kanun koyucu tarafından, dernek ve vakıfların faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla kanunlarda bu kuruluşlara çeşitli muafiyet ve istisnalar tanınmıştır. Makalemizde, dernek ve vakıfların damga vergisi karşısındaki durumu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ve özel kanunlarda getirilen hükümler çerçevesinde incelenecektir.

1. DAMGA VERGİSİ İLE İLGİLİ GENEL BİLGİ

1.1. Damga Vergisinin Konusu

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun1 1’inci maddesinde; verginin konusunun, bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar olduğu belirtilmiştir. Bu kanunda yazılı kâğıtlar teriminden anlaşılması gerekenin ise yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu tespit veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza konulmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler olduğu yine aynı maddede belirtilmiştir. Ayrıca Kanun’un 9’uncu maddesinde; bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, düzenlenerek ibraz edilebilir hale gelen ve Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kâğıtlar 488 sayılı Kanuna göre damga vergisinin konusuna girer. Ancak, düzenlenen kâğıtların ekli (2) sayılı tabloda yer alması halinde kağıtlarda yazılı bedel üzerinden damga vergisi hesaplanmayacaktır.

Damga vergisine dair istisna ve muafiyetler özel kanunlarda yer alan hükümlerden de kaynaklanabilmektedir. Bu kapsamda bir kâğıdın damga vergisinden müstesna olup olmadığı veya bir kurumun, kuruluşun damga vergisinden muaf olup olmadığı hakkında fikir edinebilmek için özel kanunlardaki hükümlerin de nazara alınması gerekmektedir.

Dernekler ve vakıfların taraf olduğu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar üzerindeki bedelden damga vergisi hesaplanmasının gerekip gerekmediği yukarıdaki sistematik içinde değerlendirilmelidir. Türkiye’de düzenlenen ve vakıf veya derneklerin tarafı olduğu işlemlere ilişkin kâğıtlar için bahsi geçen Kanun’a ekli (1) sayılı tabloda yazılı olanların üzerindeki bedelden, Kanun’a ekli (2) sayılı tabloda yer almamak kaydıyla damga vergisi hesaplanmalıdır. Ayrıca, söz konusu kâğıtlar için özel kanunlarda öngörülmüş bir istisna bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Söz konusu kâğıtlar için, Damga Vergisi Kanunu ve özel kanunlarda getirilen bir istisnanın bulunmadığının tespiti halinde; kâğıt üzerinden hesaplanan damga vergisini işlemin hangi tarafının ödemesi gerektiğini belirlemek üzere kâğıtları düzenleyen taraflara söz konusu kanunlarda tanınmış bir muafiyet bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

1.2. Damga Vergisinin Mükellefi

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesinde; damga vergisi mükellefinin kâğıtları imza edenler olduğu ifade edilmiştir. Anılan maddenin devamında ise resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Resmi daireden kasıt ise Kanun’un 8’inci maddesinde belirtildiği üzere; genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler, köyler, ayrı tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmelerdir

1.3. Damga Vergisinde Müteselsil Sorumluluk

Vergi kanunlarında vergi alacağının tam ve doğru olarak ödenmesini sağlamak ve alacağı güvence altına almak amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda da vergi ve cezada sorumluluk başlıklı 24’üncü madde ile birtakım düzenlemeler getirilmiştir. Mezkûr maddede birden fazla kişi tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olduğu ve bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunmasının damga vergisinin eksik ödenmesini gerektirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Maddenin devamında muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kâğıtlara ait verginin tamamının kişilerce ödeneceği hüküm altına alınmış; ancak eksik veya noksan ödeme hallerinde kurumların müteselsil sorumluluğunun olduğu kabul edilmiştir.

Yukarıdaki kanun hükmüne göre, kâğıtları imza edenler arasında vergiden muaf kuruluşlar veya resmi dairelerin bulunması halinde bile kâğıtlar üzerindeki bedel esas alınarak hesaplanan damga vergisi noksansız bir biçimde kişilerce ödenecektir. Vergiden muaf kuruluşun veya resmi dairenin sorumluluğu ise kişilerce ödenmesi gereken damga vergisinin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi durumunda ortaya çıkacaktır.

2. DERNEKLERİN DAMGA VERGİSİ KANUNU KARŞISINDAKİ DURUMU

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun V/17 no.lu kısmında “Kurumlarla İlgili Kâğıtlar” bölümünde “genel menfaatlere yararlı derneklerin her türlü işlemlerinde düzenlenen ve Damga Vergisi bu teşekküller tarafından ödenmesi gereken kâğıtlar ”ın damga vergisinden müstesna olduğu hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; kamuya yararlı dernek statüsünde bulunulup bulunulmaması derneklerin işlemlerinde düzenlenen kâğıtların damga vergisi karşısındaki durumunu belirleyecektir. Derneğin kamuya yararlı olması halinde her türlü işlemlerinde düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna iken, kamuya yararlı dernek statüsünde bulunmayan derneklerin işlemleri için düzenlenen kâğıtlar için (ekli (2) sayılı tabloda yer alan diğer kâğıtlardan olması durumu saklı kalmak kaydıyla) damga vergisinin hesaplanması gerekmektedir.

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun IV/31 no.lu “Ticari ve Medeni İşlerle İlgili Kâğıtlar” bölümünde “dernek ve vakıflarca yerleşim yeri, gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadi işletmelere dâhil olmayan taşınmazlara ilişkin kira mukavelenameleri” damga vergisinden istisna edilmiştir. Buna göre, bu istisnasının uygulanmasında derneklerin kamuya yararlı olup olmamasının bir önemi yoktur; iktisadi işletmelerine dâhil olmayan taşınmazın dernekler tarafından “yerleşim yeri” olarak kullanılmak üzere kiralanması damga vergisi istisnasından yararlanılması için yeterlidir.

Damga Vergisi Kanunu’nda derneklere ilişkin bir diğer istisnaya da ekli (2) sayılı tablonun IV/11 no.lu “Ticari ve Medeni İşlerle İlgili Kâğıtlar” bölümünde “okullara, kamu menfaatine yararlı derneklere ve muhtaçlara verilen ianelere ait makbuzlar” hükmü ile yer verilmiştir. Madde lafzında geçen “iane” kelimesi “mali-parasal katkı sağlamak” anlamına gelmekte ve “genel yardım hizmetlerini” ifade etmektedir. Buna göre, bir derneğin kamuya yararlı dernek olması şartıyla bu derneğe yapılan yardımların düzenlenen makbuzlar damga vergisinden müstesnadır.

Derneklerin Damga Vergisi Kanunu karşısındaki durumu verilen birçok özelgeyle de açıklanmıştır. Makalenin aşağıdaki bölümlerinde yer verileceği üzere; söz konusu özelgelerde derneklerin damga vergisi karşısındaki durumu öncelikle 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu (DVK) kapsamında kamuya yararlı dernek statüsünde bulunup bulunmamaları ayrımına göre değerlendirilecektir. Ardından dernekler için özel kanunlardan olan 1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun2 uygulaması bakımından değerlendirilecektir.

2.1. Kamuya Yararlı Dernek Olup Olmamalarına Göre Derneklerin Damga Vergisi Kanunu Karşısındaki Durumu

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede;3“ derneğiniz ile Türkiye İş Kurumu arasında imzalanan işgücü yetiştirme kursları için imzalanan sözleşmenin damga vergisinin, Türkiye İş Kurumunun 4904 sayılı kanun gereğince damga vergisinden muaf olması hasebiyle kamu menfaatine yararlı dernek statüsünde olmayan derneğiniz tarafından ödenmesi gerekmektedir.” açıklamalarına yer verilerek derneklerin kamuya yararlı dernek olup olmamalarına göre tarafı oldukları işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisi istisnası karşısındaki durumlarının farklılaşacağı hususu üzerinde durulmuştur.

Damga Vergisi Kanunu’ na ekli (2) sayılı tablonun V/17 no.lu kısmında; genel menfaatlere yararlı derneklerin her türlü işlemlerinde düzenlenen ve damga vergisi bu teşekküller tarafından ödenmesi gereken kâğıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir. Dolayısıyla derneklerin tarafı olduğu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtların damga vergisinden istisna olup olmadığının belirlenmesi için, öncelikle derneğin kamuya yararlı derneklerden olup olmadığına bakılmalıdır. Dernek kamuya yararlı ise damga vergisi dernek tarafından ödenmesi gereken kâğıtlar damga vergisinden istisna olacaktır. Derneğin kamuya yararlı derneklerden olmaması halinde ise, (özel kanunlardaki ve DVK’daki diğer hükümler saklı kalmak şartıyla) derneğin işlemlerine ilişkin düzenlenen kağıtların DVK’ ya ekli (2) sayılı tablonun V/17 no.lu kısmında yer alan damga vergisi istisnasından yararlanması mümkün değildir.

2.2. 1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanuna Göre Derneklerin Damga Vergisi Karşısındaki Durumu

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede;4 “1606 sayılı Kanuna göre vergi muafiyeti bulunan dernekle herhangi bir muafiyeti olmayan karşı taraf arasında düzenlenen ve derneklerce yerleşim yeri olarak kullanılmayan ve dolayısıyla damga vergisi kanununda istisna kapsamında olmayan taşınmazlara ait kira mukavelenamesinin damga vergisinin muafiyet bulunmayan karşı tarafça ödeneceği” belirtilmiştir. Bu noktada; 1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanunun 1’inci maddesinin “Türk Kızılay Derneği, Türkiye Yardım Sevenler Derneği, Darüşşafaka Cemiyeti ve Yeşilay Derneği kendilerine terettüp eden vergi, harç ve resim mükellefiyetinin kurumlara ait olduğu hallerde bütün vergilerden, harçlardan, resimlerden muaftırlar” hükmü gereğince de maddede sayılan derneklere özgü damga vergisi muafiyeti tanınmıştır. Buna göre; 1606 sayılı Kanunda muafiyet tanınan derneklerle yapılan işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtların damga vergisinin ödenmesinde, kâğıtların damga vergisinden istisna olmaması şartıyla, işlemin diğer tarafı sorumludur.

3. VAKIFLARIN DAMGA VERGİSİ KANUNU KARŞISINDAKİ DURUMU

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun V/19 no.lu “Kurumlarla İlgili Kağıtlar” bölümünde “Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş işlemlerinde düzenlenen kağıtlarla, Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kurulmuş vakıfların her türlü işlemlerinde düzenlenen kağıtlar” damga vergisinden müstesna tutulmuştur.

Damga Vergisi Kanunu’nda vakıflara ilişkin bir diğer istisnaya da Kanun’a ekli (2) sayılı tablonun IV/31 no.lu “Ticari ve Medeni İşlerle İlgili Kâğıtlar” bölümünde “dernek ve vakıflarca yerleşim yeri, gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadi işletmelere dâhil olmayan taşınmazlara ilişkin kira mukavelenameleri” hükmü ile yer verilmiştir. Buna göre; bu istisnasının uygulanmasında vakıflara Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınıp tanınmamasının bir önemi yoktur; iktisadi işletmelerine dâhil olmayan taşınmazın vakıflar tarafından “yerleşim yeri” olarak kullanılmak üzere kiralanması damga vergisi istisnasından yararlanılması için yeterlidir.

Vakıfların damga vergisi kanunu karşısındaki durumu verilen birçok özelgeyle de açıklanmıştır. Makalenin aşağıdaki bölümlerinde ayrıntılı olarak yer verileceği üzere, vakıflar söz konusu özelgeler çerçevesinde öncelikle 488 sayılı DVK kapsamında değerlendirilecek; ardından vakıflar için özel kanun niteliğinde olan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun5 ilgili maddeleri incelenecektir.

3.1. Vakıfların Damga Vergisi Kanunu Hükümlerine Göre Damga Vergisi Ödeme Yükümlülükleri

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede;6 “Damga Vergisi Kanununa göre resmi daire olan İdare tarafından kişi konumunda bulunan vakfa su, elektrik tüketim bildirimi, serbest meslek makbuzu, yakıt ve asansör bakımı faturalarına ilişkin ortak giderlere katılım için yapılan ödemelerle sahip olunan apartman daireleri için ödenen aidatlar nedeniyle düzenlenen kağıtların binde 8,25 oranında damga vergisine tabi olduğu” açıklanmıştır. Buna göre, tarafı olduğu sözleşmeler için damga vergisi ödemeyecek olan resmi dairelerin, vakıflarla işlemlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlar üzerinden damga vergisi hesaplanması gerektiği ve vakfın bu vergiyi ödeme yükümlülüğünün olduğu görülmektedir.

DVK’da Bakanlar Kurulunca muafiyet tanınan vakıfların kuruluş işlemlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlar ve vakıflar tarafından yerleşim yeri olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadi işletmelere dâhil bulunmayan taşınmazlara ilişkin düzenlenen kira mukavelenameleri haricinde vakıfların tarafı oldukları işlemlere ilişkin bir istisnaya yer verilmemiştir. Buna göre vakıflar, söz konusu işlemlere ilişkin düzenlenen ve damga vergisinden istisna edilen kâğıtlar için damga vergisi ödemeyeceklerdir. Ancak bu işlemler dışındaki işlemler nedeniyle düzenlenip imzalanan kağıtların damga vergisinin ödenmesinde (özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak şartıyla), işleme taraf vakıfların damga vergisini ödeme yükümlülüğünün devam edeceği aşikardır.

3.2. 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu İle Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve Mazbut Vakıflara Tanınan Damga Vergisi İstisnası

5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 77’nci maddesinde “Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait taşınmazlar Devlet malı imtiyazından yararlanır, haczedilemez, rehnedilemezler. Tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisnadır.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve bu Kanun’a göre “mazbut vakıf” sayılan vakıflara ait taşınmazlara ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden istisnadır.

Konuya ilişkin olarak; Edirne Vergi dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede7 ;“Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile müteahhit arasında sinagog onarım işi için düzenlenecek sözleşmenin, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 77nci maddesi hükmünce damga vergisinden istisna olup olmadığı ” talebine karşı verilen cevapta “5737 sayılı Kanunun 77’nci maddesinde yer alan Genel Müdürlüğe veya mazbut vakıflara ait taşınmazların devlet malı imtiyazından yararlanacağı ve her türlü vergi,resim ve harçtan istisnadır hükmü gereğince sinagogun Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya mazbut vakıflara ait olması kaydıyla, sözleşmenin damga vergisinden istisna tutulacağı” ifade edilmiştir. Buna göre, mazbut vakıflara ve Vakıflar Kanun’una göre Genel Müdürlük kapsamına giren kurumlara ait taşınmazlarla ilgili işlemlere ilişkin kâğıtların damga vergisinden istisna tutulduğu yapılacak değerlendirmelerde göz önünde bulundurulmalıdır. Bu noktada mazbut vakıf tanımı da yine aynı Kanun’un 3’üncü maddesinde “ Bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları” şeklinde ifade edilmiştir. Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinin ise 17.02.1926 olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tarihten önce kurulan vakıflar mazbut vakıf olarak addedilecektir.

4. VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN DAMGA VERGİSİ KANUNU KARŞISINDAKİ DURUMU

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’ nun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu; üçüncü maddesinde, damga vergisi mükellefinin kâğıtları imza edenler olduğu ve resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği hükümlerine yer verilmiştir.

Yine Kanun’un 8’inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı belirtilmiştir.

Mezkûr Kanun’un 24’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, birden fazla kişi tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olduğu, bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunmasının damga vergisinin noksan ödenmesini gerektirmeyeceği, damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kâğıtlara ait verginin tamamının kişiler tarafından ödeneceği, ancak bu kâğıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumların müteselsilen sorumlu olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hükümlerden açıkça görüldüğü üzere vakıf üniversitelerinin damga vergisi ödememelerine ilişkin bir muafiyete Kanun’da yer verilmemiştir.

Ancak vakıf üniversitelerinin damga vergisi karşısındaki durumuna ilişkin özellikli husus, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda8 yer almaktadır. Buna göre, vakıf üniversiteleri 2547 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesi hükmünce yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı kuruluşlara yapılacak her türlü bağış ve vasiyetler, vergi, resim, damga resmi ve harçlardan muaftır. Anılan Kanun’un Ek 7’nci maddesine göre; vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları, Kanun’un 56’ncı maddesinde yer alan mali kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan aynen istifade ederler.

Yukarıda bahsi geçen Kanun hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; vakıf üniversiteleri ile kişiler arasında düzenlenen ve vakıf üniversitelerine yapılacak her türlü bağış ve vasiyetlere ilişkin düzenlenen kâğıtlara ait damga vergisinin kişiler tarafından ödenmesi gerekmekte olup, bu kâğıtlara ait verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde ise vakıf üniversitelerinin müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır.

Vakıf üniversitelerinin taraf olduğu işlemler DVK ve Yükseköğretim Kanunu (YÖK) kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen birtakım özelgelerle birlikte aşağıdaki bölümlerde değerlendirilmektedir.

4.1. Vakıf Üniversitelerine 2547 Sayılı Kanun Uyarınca Tanınan Damga Vergisi Muafiyeti

4.1.1. Vakıf Üniversitelerine Yapılan Bağış ve Vasiyetlere İlişkin Vakıf Üniversitelerinin Damga Vergisi Muafiyeti

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede9; “vakıf üniversitesi ile resmi daireler, özel kurumlar ve şahıslar arasında yapılan sözleşmelerin damga vergisinden istisna olup olmadığı” yönündeki görüş talebine ilişkin verilen cevapta “vakıf üniversitesi olarak kurulan ve 2547 sayılı YÖK Kanunu uyarınca muafiyeti bulunan üniversite ile resmi daireler arasında yapılan sözleşmelerin damga vergisine tabi tutulmayacağı, üniversite ile özel kurumlar veya kişiler arasında yapılan sözleşmelere ait damga vergisinin ise muafiyeti bulunmayan kişiler tarafından ödeneceği, eksik veya noksan ödeme halinde DVK’nın 24’üncü maddesi hükmünce üniversitenin müteselsil sorumluluğu olduğu” açıklamalarına yer verilmiştir. Bu özelgede yapılan açıklamaların bir benzeri İstanbul Vergi Dairesi tarafından verilen 07.10.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.18.01-002.01-1731 sayılı özelgede de bulunmaktadır.

Yine İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir özelgede10 ;“vakıf üniversitesi olarak kurulan ve 2547 sayılı Kanunun 56 ve Ek 7’nci maddeleri uyarınca muafiyeti bulunan üniversite tarafından satın alınan veya bu üniversiteye bağışlanan taşınmazların iktisabına ilişkin olarak üniversite ile kişiler arasında düzenlenen kâğıtlara ilişkin damga vergisi kişiler tarafından ödenmelidir.” açıklamaları yapılmış olup, vakıf üniversitesinin tarafı olduğu işlemlere ait kâğıtların damga vergisinin muafiyeti bulunmayan diğer kişilerce ödenmesi sağlanarak verginin eksik veya noksan ödenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

4.1.2. Vakıf Üniversitelerince Yaptırılan Bilimsel Araştırma Projelerine İlişkin Düzenlenen Kağıtların Damga Vergisi İstisnası

DVK’ya ekli 2 sayılı tablonun IV/27 no.lu kısmında; “yükseköğretim kurumlarınca yaptırılan bilimsel araştırma projeleriyle ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar” damga vergisinden istisna edilmiştir.

2547 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesine göre; vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları, yüksek öğretim kurumlarına tanınan mali kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan yararlanabilecektir. Bu kapsamda; vakıf üniversiteleri tarafından yaptırılan bilimsel araştırma projelerine ilişkin düzenlenen kağıtlar, DVK ve YÖK Kanunu hükümleri gereğince damga vergisinden istisna tutulacaktır.

5. SOSYAL DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA VAKIFLARININ DAMGA VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU

Damga Vergisi Kanunu hükümleri nazara alındığında; sosyal dayanışma ve yardımlaşma vakıfları, Kanun’un 8’inci maddesinde yer alan resmi dairelerden olmadığından bu kanun bakımından kendilerine tanınmış bir muafiyet bulunmamaktadır. Ancak 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun11 “Muafiyetler” başlıklı 9’uncu maddesinin (c) fıkrasında; sosyal yarımlaşma ve dayanışma vakıflarının yapacakları her türlü muameleler nedeniyle düzenleyecekleri kâğıtlar yönünden damga vergisi muafiyeti bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından yapılan muamelelere ilişkin düzenlenen kâğıtların damga vergisi imza eden kişilerce ödenecek olup, söz konusu vakıfların Damga Vergisi Kanunu’nun 24’üncü maddesi hükmünce vergi ve cezaya ilişkin müteselsil sorumluluğunun saklı kalacağı aşikardır.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının taraf olduğu işlemlerin damga vergisi karşısındaki durumu Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen bir takım özelgeler ile DVK ve 3294 sayılı Kanun hükümleriyle birlikte aşağıdaki bölümde değerlendirilmektedir.

5.1. Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakıflarına 3294 Sayılı Kanunla Tanınan Damga Vergisi Muafiyeti

Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede12 “sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfının herhangi bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşların gelir getirici projelerine 3294 sayılı Kanun kapsamında finansman desteği sağladığı belirtilerek, finansmanın teminatı olarak gösterilen gayrimenkuller için tapuda yapılacak ipotek tesisi işleminin damga vergisi karşısındaki durumuna” ilişkin görüş talebine verilen cevapta “3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun muafiyetler başlıklı 9’uncu maddesinin (c) fıkrası hükmü uyarınca sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının yapacakları her türlü muameleler nedeniyle düzenleyecekleri kâğıtlar yönünden vergi muafiyeti bulunmaktadır. Buna göre muafiyet bulunan vakıf tarafından yapılan söz konusu işlem nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar damga vergisine tabidir. Damga vergisinin muafiyeti bulunmayan kişi konumunda bulunanlar tarafından ödenmesi gerekmektedir.” açıklamaları yapılmıştır. Buna göre, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları açısından özel kanun niteliği taşıyan 3294 sayılı Kanunla getirilmiş damga vergisi muafiyeti bulunmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu vakıfların işlemleri için düzenlenen kâğıtlardan damga vergisi aranılacağı ve verginin işlemin karşı tarafınca ödeneceği hususu vakıfların damga vergisi karşısındaki durumları değerlendirilirken nazara alınmalıdır.

SONUÇ

Damga vergisi ile ilgili düzenlemelere esas olarak 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda yer verilmekle birlikte, birçok özel kanunla da konuya ilişkin istisna ve muafiyetler düzenlenmiştir. Dernek ve vakıflara sosyal hayatta arz ettikleri önem nedeniyle Damga Vergisi Kanunu’nda ve çeşitli kanunlarda damga vergisi muafiyeti, bunların yaptıkları işlemlere ilişkin düzenlenen bazı kâğıtlara damga vergisi istisnası tanınmıştır. Ancak söz konusu dernek veya vakıflara tanınan muafiyet veya dernek veya vakıflarca imzalanan kâğıtlara tanınan istisnalar damga vergisi açısından değerlendirilirken, dernek veya vakıfların statüleri, türleri, kamuya yararlı olup olmadıkları, Bakanlar Kurulunca tanınan muafiyetleri olup olmadığı; kağıtların hangi işlem için düzenlendiği gibi hususlar göz önünde bulundurulmalıdır.

KAYNAKÇA

-488 sayılı Damga Vergisi Kanunu

-3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu

-2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu

-5737 sayılı Vakıflar Kanunu,

-1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun,

- http://www.mevzuat.gov.tr

- http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1028

* Vergi Müfettiş Yardımcısı

1 11.07.1964 tarih ve 11751 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.

2 20/07/1972 tarih ve 14251 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

3 28.09.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-1426-796 sayılı özelge

4 28.09.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-72-797 sayılı özelge

5 27/02/2008 tarih ve 26800 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

6 08.03.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-291 sayılı özelge

7 30.09.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.22.15.01.-2010/DVK:9-2-23 sayılı özelge

8 06/11/1981 tarih ve 17506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

9 29.12.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-140[59-2011/37]-1176 sayılı özelge

10 06.03.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.18.01-003.01-885 sayılı özelge

11 14/06/1986 tarih ve 19134 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

12 17.10.2011 tarih ve B.07.4.55.15.01-2010-HARÇ-ÖZE-10-418 sayılı özelge

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81