Ara
  • Olga Ateş

e-Defter İle Neler Değişti, Neler Değişecek?

Uğur DOĞAN*, Yalçın TERCAN**

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

e-Defterle ilgili kanuni düzenlemeler ilk kez 2001 yılında yapılmış olmakla birlikte, uygulamanın usul ve esaslarının belirlenerek hayata geçirilmesi 2011 yılının Aralık ayında yayımlanan 1 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği ile yapılmıştır([1]). e-Defter kullanımının zorunlu hale getirilerek yaygınlaştırılması ise 421 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği([2]) ile sağlanmıştır. e-Deftere gönüllü olarak geçen mükellef sayısı 2012 yılında 28 ve 2013 yılında 47 iken, bu sayı 421 No.lu VUK Genel Tebliği ile getirilen zorunluluk sonucu 2014 yılında 18.500’e çıkmıştır([3]).

Genel olarak e-defter; VUK ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri gereğince tutulması zorunlu olan defterlerin duyurulan format ve standartlara uygun bir şekilde elektronik dosya biçiminde hazırlandığı, bastırılmaksızın kaydedildiği, değişmezliğinin, bütünlüğünün ve kaynağının doğruluğunun mali mühür veya elektronik imza ile sağlandığı hukuki ve teknik düzenlemeler bütünü şeklinde tanımlanabilir.

Bu genel tanımdan da anlaşılacağı üzere e-defter hem hukuki hem de teknik yönleri olan elektronik bir belgedir. e-Defterin hukuken muteber bir belge olarak addedilebilmesi için ilgili mevzuatı çerçevesinde belirlenen kurallara uygun bir şekilde oluşturulması ve saklanması gerekmektedir.

e-Defter bugün itibariyle defterlerin kâğıt ortamında düzenlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldıran ve dolayısıyla mükellefleri kâğıt baskı, tasdik ve arşivleme yükünden kurtaran elektronik bir uygulama olarak görülse bile, özellikle denetim ve raporlama faaliyetleri için standart bir veri tutulmasına imkan sağlaması dolayısıyla kendisinden beklenen asıl faydası önümüzdeki dönemlerde daha iyi anlaşılacak önemli bir e-Devlet düzenlemesidir.

II- e-DEFTERİN TANIMI VE KÂĞIT DEFTERDEN FARKLILIĞININ SEBEPLERİ

e-Defterde kayıtların tutuluş şekli kâğıt defterden farklıdır. Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) e-Defterlerde belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esasları belirleyen bir “e-Defter Uygulama Kılavuzu” yayımlamış ve bu konulara ilişkin etraflı açıklamalar yapmıştır([4]).

e-Deftere ilişkin düzenlemeler VUK’un Mükerrer 242. maddesinde yer almaktadır. Söz konusu madde Maliye Bakanlığı’na e-defter oluşturma konusunda yetki vermektedir. Maddede 2001 yılında yapılan değişiklik([5]) ile e-defter şu şekilde tanımlanmıştır: “Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanun’a göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.” Buna benzer bir tanım 1 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği’nde de yer almaktadır. Tebliğe göre e-defter; “Şekil hükümlerinden bağımsız olarak VUK ve/veya TTK’ya göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.” Görüldüğü üzere Maliye Bakanlığı’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile ortaklaşa çıkardığı söz konusu Genel Tebliğ’de e-defter VUK’a ilave olarak TTK’ya atfen de tanımlanmıştır.

Mükerrer 242. maddede aynı zamanda; “Bu Kanun’da ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümler elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre kâğıt ortamında tutulan defterler için geçerli olan hükümler e-defterler için de geçerlidir. Ancak aynı madde şu hükmü de ihtiva etmektedir: “Maliye Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir.” O halde prensip olarak e-defter, kâğıt defterlerde yer alan usul ve esaslara tabi olmakla birlikte, belirttiğimiz bu son hükme göre, kâğıt defterlerden farklı usul ve esaslar getirme konusunda Maliye Bakanlığı’nın bir yetkisi bulunmaktadır.

Bakanlık neden böyle bir yetkiye sahip olmak zorundadır?

1- Her şeyden önce e-defter, elektronik bir belgedir. “Elektronik belge” ise Mükerrer 242. maddede “… şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütünüdür.” şeklinde tanımlanmıştır. O halde e-defterde yer alan kayıtlar elektronik ortamda tutulan ve e-defteri oluşturan ve daha da önemlisi elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi parçasını ifade etmekte olduğundan, e-defter için belirlenen usul ve esasların kâğıt defter için belirlenen usul ve esaslardan farklı olması işin doğası gereği kaçınılmazdır([6]). Böyle bir zorunluluğun gerekçesini, yani e-defterin kâğıt defterden farklı usul ve esaslara tabi olmasının sebebini yazının III. bölümünde açıklamış olmakla birlikte şu hususu burada vurgulamamız gerekmektedir: e-Defter ile sadece kâğıt ortamındaki bir belgenin elektronik ortama taşınarak kâğıt belgenin külfetinden kurtulmak amaçlanmamış olup, aynı zamanda muhasebe kayıtlarının şeffaf, kolay anlaşılır ve analiz yapılabilir bir hale getirilmesi de hedeflenmiştir.

2- Elektronik defterin kâğıt defterden farklı usul ve esaslara sahip olmasının diğer bir sebebini e-defterde kullanılan açık kaynak kodlu XBRL[7] standardında görüyoruz. XBRL, XML tabanlı bir programlama dilidir ve evrensel olmak iddiasının gereği belli standartlara sahip olmak zorundadır. e-Defterde kullandığımız XBRL, işte bu standardın gerekliliğinden dolayı, kâğıt defterde bulunmayan bazı kuralları e-defter oluştururken zorunlu kılmaktadır. Örneğin her bir yevmiye maddesine sadece bir belgenin kaydedilebilmesi, kullanılan belgenin tarih ve numarasının maddeye yazılması zorunluluğu([8]), yevmiye maddesi bir ödemeyi içeriyor ise bunun maddede ayrıca belirtilmesi, bir yevmiyedeki her bir satıra bir numara verilmesi zorunluluğu, ilgili muhasebe kayıtlarını oluşturan kişi bilgisine e-defterde yer verilmesi bu kurallardan bir kaçıdır. Bu kurallardan uzaklaşmak, ürettiğimiz e-defterin evrenselliğini sorgulanır hale getirecektir.

III- e-DEFTERİN KÂĞIT DEFTERDEN FARKLI OLDUĞU ALANLAR

Kâğıt defterde defterin nasıl oluşturulacağı, muhasebe kayıtlarının hangi detayda tutulacağı, defter kayıtlarını kimin oluşturduğu bilgisi vs. hususlarında ticaret ve vergi mevzuatlarında yer alan düzenlemeler oldukça sınırlıdır([9]). Oysa e-defterde belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslar, başta 1 ve 2 Sıra No.lu e-Defter Tebliğleri olmak üzere, www.edefter.gov.tr adresinde yayımlanan “e-Defter Paketi” içerisinde yer alan teknik kılavuz, yevmiye defteri kılavuzu, büyük defter kılavuzu, genel açıklamalar kılavuzu ve e-defter uygulama kılavuzunda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Örneğin e-Defter Teknik Kılavuzunda; e-defter dosyalarının ilgili kılavuzlarda belirtilen standartlar ve formata uygun bir biçimde hazırlanması, hazırlanan bu dosyanın defter şema yapısında öngörülen alana yerleştirilmesi, bu dosyanın mali mühürle veya e-imza ile imzalanması, “berat”ının oluşturulması, mühürlü ya da imzalı berat dosyasının paketlenmesi, bu paketin GİB’e yüklenmesi gibi teknik hususlar uzun uzun açıklanmıştır. Yevmiye Defteri Kılavuzunda ise yevmiye defterinin teknik olarak oluşturulmasından muhasebe kayıtlarının işlenmesine kadar bütün detaylar ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır.

e-Defterin dayandığı standart olan XBRL-GL[10] her defter için muhasebe kayıtlarını defterlerde gösterirken üç ana bölüm belirlemiştir([11]).

- Doküman Bilgisi (Defterlere ilişkin bilgiler)

- İşletme Bilgileri (İşletmeye ilişkin bilgiler)

- Kayıt Bilgisi (Yevmiye kayıtlarına ilişkin bilgiler)

Doküman bilgisi XBRL-GL dokümanları hakkında tanımlayıcı bilgilerin yer aldığı bölümdür. Hangi doküman oluşturulmak isteniyorsa bu bölümdeki alanlara bu dokümana ait bilgiler girilmektedir. Bu alanlarda defterin hangi defter olduğu (yevmiye, kebir), defterin tutulduğu dil, defterin tekil numarası (kontrol numarası) belirtilmektedir. e-Defterler hesap dönemi için ancak her ay ayrı ayrı oluşturulduğundan, hatta bir ay için oluşturulan e-defterlerin belli bir veri büyüklüğünü aşması halinde ay içerisinde yevmiye maddesi bazında bölünebildiğinden, bölünen her defterin kapsadığı dönem ayrı ayrı doküman bölümünde belirtilmelidir.

İşletme bilgileri bölümünde; işletmeye ilişkin bilgilerden, işletmenin vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası, unvanı veya adı soyadı, adresi, bir şubesi için oluşturduğu defter ise şube adı ve numarası, telefon ve faks numarası, e-posta adresi, varsa web sitesi adresi, hesap dönemi başlangıç ve bitiş tarihleri, SMMM veya YMM bilgileri gibi bilgiler yer alacaktır([12]).

Kayıt bilgisi bölümü ise XBRL-GL dokümanlarının yevmiye kayıtlarını içeren bölümdür. Bu bölüm kayıtların başlıkları ve kayıt detaylarını içermektedir.

Yevmiye kayıtlarına ilişkin bilgilerden, yevmiye kaydını oluşturanın bilgisi, yevmiye tarihi, yevmiye numarası, yevmiye açıklaması, ana hesap adı ve kodu, varsa alt hesap adı ve kodu, parasal tutarlar, muhasebe fiş numarası, yevmiye satır numarası, muhasebe kaydı bir belgeyi içeriyorsa bu belgenin türü, tarihi ve numarası, eğer muhasebe kaydı bir ödemeyi içeriyorsa ödeme yöntemi, kayıt açıklaması gibi bilgiler e-defterde yer alacaktır([13]).

XBRL-GL standardı gereği her yevmiye satırında sadece bir belge türü ve bu belgenin tarih ve sayısı yazılabilmektedir([14]). Ayrıca belge bilgisine ilişkin detaylar elektronik defterlerde gösterilmelidir.

www.edefter.gov.tr İnternet sitesinde yayımlanan teknik kılavuzların yanında oluşturulan defterin XBRL-GL standardına, e-defter ve e-defter beratlarına atılan elektronik imzaları formatının uygun olup olmadığını kontrol eden XML şema tanımı (.xsd) dosyaları mevcuttur. Bu tanımlamalara uygun bir e-defter dosyası oluşturmak e-defter ve beratlarının ilgili formata uygunluğunu göstermekle birlikte e-defterde yer alması gereken bilgilerin doğru bir şekilde yer aldığını veya defterlerde kullanılan elektronik imzaların doğruluğunu garanti etmez.

IV- e-DEFTER TASDİKLERİ, BERATLARI, NOTERLER VE GİB

e-Defterle artık defterlerin her sayfasının ve ayrıca açılış ve kapanış tasdiklerinin noterlerce gerçekleştirilmesi uygulaması da ortadan kalkmış oldu. e-Defter oluşturma sürecinin en önemli belgesi elektronik defter “beratı” elektronik ortamda GİB tarafından onaylanmakta ve mükellefin bilgi işlem sisteminde oluşturduğu e-defteri ile birlikte kanuni süresi boyunca muhafaza edilmektedir. Bu süreçte ise artık defter tasdiklerinde noterlere ihtiyaç kalmamaktadır.

e-Defter tasdikinin, önceki tasdik işlemlerinden iki farkı daha vardır: Birincisi, aylık oluşturulan e-defterlerin, oluşturuldukları ayı takip eden 3. ayın sonuna kadar([15]), beratlarının GİB’e onaylatılması şarttır. Diğer fark ise, defterlerin açılış tasdiklerinin artık, muameleler defterlere işlenmeden önce değil; işlendikten sonra yapılacak olmasıdır. Nitekim 1 Sıra No.lu e-Defter Tebliği’nin 2. bölümünde; “açılış onayı” hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını, “kapanış onayı” ise hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade eder, şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

e-Defter beratları, aslında kâğıt ortamındaki defterlerden bildiğimiz “noter tasdik şerhine” benzemekle beraber ondan farklıdır. Noter tasdik şerhi ve defterlerin her sayfasının noter tarafından mühürlenmesi, kâğıt deftere resmi bir nitelik kazandırır. Ve defterin hem vergi incelemesine esas teşkil eden önemli bir belge olarak kullanılmasında, hem mahkemelerde delil olarak kabul edilmesinde, hem de diğer resmi işlemlerde bir hüküm ifade etmesini sağlar. e-Defter beratı ise oluşturulan defterlerin (yevmiye + kebir) değişmezliğini sağlayan elektronik bir dosyadır. Diğer bir ifade ile beratı alınmış bir defterde sonradan yapılacak bir değişiklik, beratını bozacağından oluşturulan e-defteri hukuken hükümsüz hale getirir.

Peki, e-defterler imzalandığı veya mühürlendiğinde, bunların kaynağının doğruluğu, değişmezliği ve bütünlüğü sağlanmış olduğu halde; neden imzalı/mühürlü e-defterlerin beratları alınıp, bu beratlar GİB’e onaylatılmaktadır?

Bunun sebebi e-defterler süresinde oluşturulduktan sonra bir daha değiştirilmemesini sağlamaktır. Zira e-defter oluşturulup e-imza ile imzalandıktan veya mali mühür ile mühürlendikten sonra, GİB’e gönderilmeden önce üzerinde değişiklik yapılıp tekrar imzalanması/mühürlenmesi mümkündür. Oysa GİB’e onaylatılan e-defter “beratı” ile imzalanan/mühürlenen bu defterin sonradan herhangi bir şekilde değiştirilmesinin önüne geçilmektedir ki, beratın asıl fonksiyonu da tam olarak budur.

VUK’a göre kâğıt ortamında defteri kebir tasdike tabi olmamakla([16]) birlikte, TTK’ya göre tasdike tabidir([17]) Bu durumda her halükarda elektronik defteri kebirin de defter beratının alınması ve GİB’e onaylatılması gerekmektedir.

V- e-DEFTERİN DELİL NİTELİĞİ

e-Defterin delil niteliği ve bunun nasıl sağlanacağı ve ispatlanacağı önümüzdeki dönemin önemli konu başlıklarındandır. Vergi incelemelerinde, tam tasdik denetimlerinde, karşıt incelemelerde ve ilgili mevzuatın öngördüğü diğer denetimlerde bundan böyle elbette e-defter kullanılacaktır. Ticari bir ihtilaf anında da mahkemelerde e-defter kullanılacaktır. Peki, e-defterin kanuni geçerliliği nasıl anlaşılacak?

Açıklamalarımıza 1 Sıra No.lu Tebliğ’in 4.1.b bölümündeki hüküm ile başlayalım: “Elektronik defterler ile beratlarının veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkar edilemezliği, güvenli elektronik imza veya mali mühür ile garanti altına alındığı için elektronik defterler kâğıt ortamında saklanmayacaktır.” Madde hükmü açıktır: Elektronik bir belgenin, doğruluğu ancak elektronik araçlarla sağlanabilir; o halde e-defterin kâğıt çıktısı herhangi bir hüküm ifade etmez. Tebliğ’in aynı bölümünün (ç) bendi ise şu şekildedir: “Muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, elektronik defterlerin ve beratların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan (elektronik imza ve mali mühür değerleri dâhil) her türlü elektronik kayıt ve veri ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olup, elektronik defterlere istenildiğinde kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve okunabilir kâğıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.”([18])

Tebliğ’in bu hükümleri dikkatle incelendiğinde karşımıza e-imza ve mali mühür kavramları ile birlikte sürekli kullanılan üç kavram çıkmaktadır. Bunlar; doğruluk, değişmezlik ve bütünlük. Bu kavramlardan doğruluk oluşturulan elektronik belgenin kaynağının doğruluğu (kimin tarafından oluşturulduğu) anlamına, değişmezlik ve bütünlük ise belgenin içeriğin değişmezliği ve bütünlüğü anlamına gelmektedir([19]).

Bütün bu açıklamalara ilave olarak son olarak şu hususu tekrar etmekte fayda var: “Elektronik defterler, istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu beratları ile birlikte muhafaza edilmek zorundadır.”([20]) Bu düzenleme beratı olmayan bir e-defterin herhangi bir hükmünün olmayacağını ifade etmektedir.

VI- e-DEFTER VE DENETİMİN GELECEĞİ

e-Defter ile ilgili düzenlemeleri Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın birlikte yaptıklarını yazının II. bölümünde ifade etmiştik. e-Defter ile ilgili düzenlemeler teknolojik gelişmelerin gerektirdiği zorunlulukların bir sonucu olduğu kadar aynı zamanda, denetim alanındaki gelişmelerin de bir sonucudur.

Defter üzerinden denetim yapan geniş bir denetçi kitlesi vardır. Bunlar vergi müfettişlerinden gümrük müfettişlerine, bankalar yeminli murakıplarından yeminli mali müşavirlere ve mali müşavirlere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.

Kamu tarafından, özellikle GİB ve Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından baktığımızda denetim alanında denetim sektörünün geleceğini etkileyecek önemli değişiklerin alt yapısının yavaş yavaş oluşturulduğunu görüyoruz. Bunları birkaç başlık altında toplayabiliriz:

1- GİB ve VDK’nın uzman ve müfettiş profili değişmektedir. GİB uzun süredir mühendis kökenli gelir uzmanı ve devlet gelir uzmanı çalıştırmaktadır. İdare’deki artan veri kapasitesine bağlı olarak yapılacak çeşitli raporlama ve özellikle veri madenciliği çalışmaları için istatistikçi kökenli gelir uzmanı ve devlet gelir uzmanı kadrolarında onlarca personel istihdam edilmektedir. Aynı durum VDK için de geçerlidir. 2013 yılında yapılan yönetmelik değişikliği([21]) ile mühendis ve istatistikçi kökenli vergi müfettişi istihdam edilmesinin yolu da açılmıştır ki, bu son derece isabetli bir karardır.

2- Risk odaklı denetim anlayışı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de gittikçe yaygınlaşmaktadır. Sadece özel sektör değil, kamu kurumları da risk odaklı denetim ile riskli işlemleri ve mükellefleri belirlemektedir. Hatta bu konuda Maliye Bakanlığı’nın çalışmaları oldukça iddialı ve özel sektörün ilerisindedir([22]). Nitekim en 05.02.2015 tarihinde yayımlanan VDK’nın 2014 Faaliyet Raporu’na göre VDK’nın yapmakta olduğu çalışmalara örnek olarak risk odaklı denetim ile elektronik denetim uygulamalarının geliştirilmesinden([23]) bahsedilmiş ve risk odaklı denetim Kurul’un önemli misyonlarından biri olarak kabul edilmiştir([24]).

3- Vergi denetimi konusunda önemli bir gelişme VDK bünyesinde 2014 yılının sonlarına doğru e-Denetim Şubesi’nin kurulması olmuştur([25]). Bu Müdürlüğün görevleri ise VDK Stratejik Eylem Planına göre kayıt saklama gereksinimi kapsamındaki mükelleflerin elektronik denetimini sağlamak ve elektronik denetim projeleri geliştirmek şeklinde sıralanmıştır([26]).

Diğer taraftan 6102 sayılı TTK ile 660 sayılı KHK, işletmelerin kayıt ve işlemleri ile finansal tabloların uluslararası raporlama standartlarına uygun hale getirilmesi ve işletmelerin uluslararası standartlara uygun olarak bağımsız biçimde denetimlerinin yapılmasını öngörerek, küresel düzeydeki standartların ülke ölçeğinde bir otorite tarafından belirlenen muhasebe ve denetim kurallarına bağlı olarak yerine getirilmesini amaçlayan yeni bir denetim çerçevesi belirlemiştir. Bu bağlamda bağımsız denetimin temel girdisi, işletme faaliyetleri ile ilgili objektif ve makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtları sunan defter, kayıt ve belgeler olacaktır.

Denetime girdi sağlama fonksiyonu açısından e-defterin özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

1- e-Defter kayıtları kâğıt defterlere göre daha detaylıdır.

2- Elektronik kayıtların farklı sistemler arasında taşınması ve bu sistemler tarafından rahatlıkla tanınması, diğer bir ifade ile “birlikte işlerlik” standartları e-defter ile tamamen sağlanmış olmaktadır.

3- Kayıtlara erişim eskiye göre daha hızlıdır ve kayıt güvenliği mali mühür ve e-imza ile garanti altına alınmıştır.

4- e-Defter ile daha fazla elektronik kaydın birbiri ile ilişkilendirilmesi (örneğin e-fatura kayıtları ile) mümkün hale gelmiştir.

Bu özellikleri ile e-defterin her türlü denetimin (vergi denetimi, bağımsız denetim, muhasebe denetimi, iç denetim gibi ) arka planında yer alan etkin bir araç olacağı kesindir.

e-Defter Uygulaması XBRL-GL([27]) yevmiye defterini temel almaktadır. Standardın ortaya çıkışı, uluslararası şirketlerin etkin ve şeffaf biçimde denetlenebilmesine yönelik dönüşümlerin yaşandığı (Sarbanes-Oxley Yasası, Basel-II gibi) döneme denk düşmektedir. İç denetim ve hesap verebilirlik kavramlarının yeni anlamlar kazandığı bu dönemde küresel bir katılımla geliştirilmeye başlayan standart, bir işletmede olası tüm muhasebe ve finansman verilerinin en ince detayına kadar ve bir bütün olarak her türlü sistemin işleyebileceği bir biçimde XBRL-GL elektronik dosyasında toplanmasını hedeflemiştir.

e-Defterle denetimin öngördüğü karşılaştırmalı finansal tabloların bilişim sistemleri yardımıyla oluşturulması kolay hale gelecektir. İnternetin sunduğu erişim imkânları ile birlikte gerek lokasyon gerekse sistem olarak birbirinden bağımsız defter kayıtları ve temel kayıtlara erişim XBRL ile tek bir sistemde birleştirilebilecektir. Bunun için verinin başka bir sisteme ek işlemlere gerek kalmaksızın taşınması yanında veriye uzaktan erişimi içeren farklı çözümlerin geliştirilmesi mümkün olacaktır. Bu durumun ise uzaktan denetimin önünü açacağı muhakkaktır.

e-Defter ile bir işletmenin başta kendisi (iç denetim ve yönetim bakımından) olmak üzere denetim ile ilgili olan her bir aktör (bağımsız denetçi, GİB, VDK, SPK, SGK gibi) aynı dili konuşan araçlar üzerinden denetim faaliyetlerini yerine getirebileceğinden, işletmeler her bir aktör için ayrıca veri hazırlama zahmetine girmekten kurtulacaktır.

Yukarıda yapılan belirlemeler (ister bağımsız denetim, ister vergi denetimi, isterse iç denetim açısından) denetim faaliyetlerinin bir başka çerçeve kavram olan e-denetim altında toplanmalarını mümkün kılmaktadır.

e-Denetimin bağımsız denetim kurumları ile GİB’in ve VDK’nın bu konuda özelleştirilmiş programlar ile donanmasını gerektireceği açık bir husustur. Ülkemiz e-defter uygulaması, barındırdığı esneklik bakımından bu konuda üretilmiş birçok programa açık olması yanında yeni çözümlerin üretilebilmesini de teşvik edecek mahiyettedir.

Yeni denetim çerçevesi ile vergi incelemelerinin kesişeceği ikinci alan risklerin belirlenmesi ile dürüst resim ilkesine uygunluğun sağlanmasıdır. Bağımsız denetimin bu sonuçları, İdare’nin vergiye uyumu arama ve teşvik etme amacına katkıda bulunacaktır. İlerleyen dönemlerde Gelir İdaresi’nin ve VDK’nın geçmişe odaklanan ve geleneksel yöntemlerle yaptığı vergi denetimi yerine önleyici denetim veya uyum denetimi denilen alana yönelebilmesine katkıda bulunacaktır. Önleyici denetimin olmazsa olmaz koşulu olan günceli yakalama ve sıcak zamanda (gerçek zamanlı) verileri işleme ihtiyacını ise e-defterin sunduğu bilgi işlem araçlarının sunduğu imkânlar karşılayacaktır. Bu çabanın mükellefler tarafında bulacağı karşılık ise işletmelerinin iç denetim mekanizmalarını sürekli denetimi sağlayacak biçimde (self testing/self auditing) yeniden yapılandırmaları olacaktır. Özellikle, gerekçesinde de yazdığı üzere, 6102 sayılı TTK ve 660 sayılı KHK ile gelen denetim çerçevesinin, işletmelerin finansal tablolarının ve yönetim raporlarının denetiminin her bir işletmenin tabi olduğu asgari sınırı ifade ettiği göz önüne alınırsa, sürekli denetim kavramı yapılan tüm değişikliklerin varacağı nihai sonuç olarak değerlendirilebilir.

e-Defter uygulamasının denetim faaliyetleri ile ilgili diğer bir getirisi mali mühür ve e-imza çözümleri ile sağlanan doğruluk, değişmezlik ve bütünlüğün sağlanmasıdır. Bu kavramlar kayıtları denetimin tüm tarafları açısından lehte veya aleyhte muteber kılacaktır. Ayrıca elektronik kayıtların orijinal biçimi ile geleceğe taşınması mümkün hale gelecektir.

VII- e-DEFTER Mİ, KAYIT SAKLAMA GEREKSİNİMLERİ Mİ?

2013 Aralık ayında yayımlanan 431 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile belli sektörlerde yer alan mükelleflere, alış-satış listeleri, ithalat-ihracat listeleri ile envanter ve üretim kayıtlarının Tebliğ ekinde belirtildiği şekilde elektronik ortamda hazır halde tutma zorunluluğu getirilmiştir. Tebliğ 1 Ocak 2015’te yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Tebliğ’in amaç bölümünde; “(1) Gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkânlar çerçevesinde mükelleflerin önemli bir bölümü, basit muhasebe programlarından kurumsal kaynak planlama sistemlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede bulunan yazılımları, vergi ile ilgili olay ve işlemlerin takip edilmesi amacı ile kullanmaktadır. Artan faaliyet hacimlerinin de doğal sonucu olan bu durum, vergi ile ilgili kayıtların niteliğini değiştirmekte, neticede vergi denetim süreçleri ile ilgili yeni usul ve esasların belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.” şeklinde bir açıklama yapılmış ve aynı bölümde vergi denetim faaliyetlerinin gelişen teknolojilere uygun bir şekilde yürütülebilmesi amacı ile belirlenen konulara ilişkin kayıtların elektronik ortamda oluşturulması, muhafazası ve ibraz edilmesine (Kayıt Saklama Gereksinimleri) dair usul ve esasların bu Tebliğ’in konusunu teşkil ettiği belirtilmiştir.

Tebliğ’in gerekçesinde de ifade edildiği üzere işletmelerin hemen hemen tamamı kayıtlarını elektronik ortamda oluşturmakta ve muhafaza etmektedirler. Ancak her işletme kayıtlarını farklı şekillerde tutmakta, verilerin tutuluşunda bir standart bulunmamaktadır. O halde binlerce işletme tarafından oluşturulan bu kayıtların standart bir biçimde hazır halde tutulması bir ihtiyaçtır. İşte 431 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile bu ihtiyacın giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bir defter şüphesiz, sadece vergi incelemesi maksadıyla tutulamaz. Defter bir işletmede gerçekleşen ticari ve mali işlemlerin bir özetidir. Dolayısıyla Mali İdare’den başka tarafları da vardır ve onların da ihtiyacını karşılayacak şekilde tutulması elzemdir.

VUK’un 134. maddesine göre “vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.” Buna göre bir vergi incelemesinin asgari defter ve belgeler üzerinden yapılması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile defterler vergi incelemesi için tek başına her zaman yeterli olmaz. Deftere esas teşkil eden belgelerin de bir vergi incelemesinde dikkate alınması sağlıklı bir vergi incelemesi için şarttır.

Günümüzde denetim elamanları vergi incelemelerinde daha çok ve daha karmaşık elektronik veri ile muhatap olmaktadırlar. Denetim elamanlarının çok farklı yazılımlar aracılığı ile tutulan bu kadar çok ve karmaşık verilerden anlamlı sonuçlar çıkartabilmesinin yolu, bunların bilgisayar programları vasıtasıyla uygun standart ve formatlarda tutulmasından geçmektedir. İşte bu kapsamda OECD tarafından 2005 yılında ilk versiyonu yayımlanan SAF-T (Standart Audit File for Tax), mükelleflerin muhasebe kayıtları ile bunlara kaynak teşkil eden belgelere ait bilgilerin vergi incelemelerinde kullanılmak üzere belli bir standart dâhilinde XML dosyası olarak hazırlanmasını öngören bir “Elektronik Denetim Dosyası”dır. Üzerine inşa edilen farklı denetim modülleri sayesinde denetim elamanlarının daha hızlı ve efektif vergi incelemeleri (e-audit) yapmalarına imkân sağlar. SAF-T, farklı modülleri ile sadece büyük ölçekli şirketlerin değil, küçük ve orta ölçekli işletmelerin de incelenmesinde kullanılmaktadır. SAF-T, bütün muhasebe işlemlerini en ince detayına kadar vergisel yönden analiz edebilmekte, böylece denetim elamanı dikkatini ve mesaisini hataların olduğu noktalara yoğunlaştırmakta ve denetimde etkinlik ve verimlilik sağlanmaktadır([28]).

Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılan şudur:

1- Defter, sağlıklı bir vergi incelemesi yapılabilmesi için kanuni delil niteliği olan bir belgedir.

2- Sağlıklı bir vergi incelemesi için sadece defter yeterli değildir.

3- Kaldı ki, bir defter sadece vergisel maksatlarla tutulamaz.

4- Vergi incelemesi için ise defterin de ötesinde, o deftere dayanak teşkil eden belgelere de ihtiyaç vardır([29]).

5- Bu belgelerin vergi incelemesi yapabilecek şekilde tutulması için Vergi İdaresi’nce belirlenmiş bir standardının olması gerekir.

6- Bu standart veri üzerinden geliştirilen bazı elektronik denetim programları aracılığı ile vergi incelemesi yapılması, denetimin taraflarına (vergi müfettişi-mükellef) emek ve zaman tasarrufu sağlayacak ve daha sağlıklı bir vergi incelemesi yapılması sonucunu doğuracaktır.

7- O halde vergi incelemesi maksadıyla önümüzdeki dönemlerde “kayıt saklama gereksinimleri”nin kapsamının genişletilmesi([30]) ve vergi incelemelerinin bu “denetim dosyaları” üzerinden yapılması bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yakın bir gelecekte kaçınılmaz gözükmektedir.

Diğer taraftan OECD, FTA([31]) altında oluşturduğu SAF çalışma Grubu üyelerine denetime daha bütüncül bir yaklaşım sunan XBRL konusunda dünyadaki gelişmeleri yakından takip etme tavsiyesinde bulunmaktadır([32]).

Sonuç olarak e-defter ve kayıt saklama gereksinimleri iki farklı uygulama olup sonuncusu sadece (bugün itibariyle) vergi denetimi maksadıyla tutulmakta olup, ilki yani e-defter çok daha geniş ve farklı maksatlarla tutulmaktadır.

VIII- ÜLKEMİZDE XBRL’İN GELECEĞİ: GL Mİ, FR MI?

e-Defterde kullanılan ve Türkçe’ye Genişletilebilir İşletme Raporlama Dili olarak çevrilebilecek olan XBRL (eXtensible Business Reporting Language), işletme bilgilerinin oluşturulması, farklı bilgi sistemleri arasında değişimi ve analizi gibi süreçlerin otomatik geliştirilmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş XML tabanlı bir dildir.

XBRL’de kullanılan 2 temel taksonomi([33]) mevcuttur. Bunlardan biri XBRL-FR (Financial Reporting-Finansal Raporlama), diğeri ise şu anda e-defterde Türkiye olarak bizim de kullandığımız XBRL-GL (Global Ledger-Büyük Defter)’dir. FR taksonomileri, XBRL Uluslararası tarafından belirlenen standartlara uygun olmak üzere farklı temsilcilik veya organizasyonlar tarafından, GL taksonomisi ise XBRL Uluslararası tarafından geliştirilmektedir. XBRL konusunda dünya genelinde yürütülen projeler bankacılık, sağlık, bilgi tedarik zinciri, tasdik, vergi, sigortacılık, borsa gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır([34]). XBRL kullanılarak gerçekleştirilebilecek raporlama süreçleri ise işletme faaliyetlerini raporlanmasından yatırım ve borçlanma raporlamalarına ve hatta ekonomi politika yapıcılarına yapılan raporlamaya kadar geniş bir alana yayılmaktadır.

Ülkemizde XBRL’in uygulandığı tek alan şu anda e-defter uygulamasıdır. XBRL-GL taksonomisi yevmiye defteri ile defteri kebirin elektronik ortamda oluşturulması ve muhafazası için yasal format olarak kabul edilmiştir. XBRL’in finansal raporlama ile ilgili kullanımına ilişkin olarak ise SPK ile Borsa İstanbul A.Ş. bazı çalışmalar gerçekleştirmektedirler. Bu çerçevede SPK ile Borsa İstanbul A.Ş.’nin birlikte oluşturdukları çalışma grubu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) finansal verilerinin analiz edilebilir hale getirilmesi, ayrıca farklı dillerde finansal raporların yayımlanabilmesi için, öncelikli olarak finansal raporların XBRL formatında analize uygun şekilde yayımlanabilmesine dönük XBRL’e geçiş yol haritası hazırlamışlardır.

Diğer taraftan 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) uluslararası standartlar ile uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak ile Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanmasına yönelik ikinci düzenlemeleri yapmak ve gerekli kararları almakla görevli ve yetkili kılınmıştır. Bu çerçevede XBRL ile ilgili olarak, uluslararası alanda yürütülen çalışmalara destek vermek ve bu konuda gelinen noktayı ülkemize taşıyabilmek için KGK bünyesinde 20 Kasım 2013 tarihi itibarıyla XBRL Türkiye Temsilciliği kurulmuş([35]) ve www.xbrl.org isimli XBRL’in resmi sitesinde ilan edilmiştir([36]).

XBRL Yerel Temsilciliği Ülkemizde XBRL ile ilgili çalışmalar yapmak üzere 4 farklı çalışma grubu oluşturmuştur([37]). Bu çalışma gruplarından ilki taksonomi oluşturma, güncelleme ve finansal raporlama alanlarında çalışmalar yapmak üzere kurulmuştur. Çalışma Grubu 1’in amacı, başta Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) olmak üzere, ülkemizdeki işletme ve finansal raporlama süreçlerine yönelik taksonomilerin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmak olarak belirlenmiştir. Denetim ve Vergi Denetim Dosyası isimli Çalışma Grubu 2’nin amacı ise vergi denetim süreçlerinde gerçekleştirilen bilgi akışlarına yönelik olmak üzere standart bir Vergi Denetim Dosyası (Tax Audit File) tanımına yönelik taksonominin XBRL-GL eklentisi veya bağımsız bir taksonomi şeklinde geliştirilmesi şeklinde belirlenmiştir. Çalışma Grubu 3 ve Çalışma Grubu 4 ise sırasıyla açık kaynak kodlu yazılım geliştirme ve eğitim, tanıtım ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak üzere oluşturulmuş bulunan diğer gruplardır.

XBRL konusunda buraya kadar yapılan açıklamalardan görüleceği üzere:

1- XBRL-FR konusu önümüzdeki dönemlerin en sıcak tartışma konularından birisidir. XBRL-FR hem kamu kurumlarının hem de özel sektör kurumlarının (borsa, sigortacılık, denetim firmaları vs.) raporlama ve analiz faaliyetlerinde kullanacakları en önemli araçlardan birisi olacaktır.

2- Yazının bir önceki bölümü ile birlikte değerlendirildiğinde kayıt saklama gereksinimlerinin kapsamını ve çerçevesini büyük ölçüde XBRL konusundaki gelişmeler belirleyecektir.

3- Ülkemiz e-defter uygulamasında şu anda sadece XBRL-GL core modülü ile bus modülü (case c-b)’nün kılavuzlarda belirtilen bazı alanları kullanılmaktadır. COR modülü XBRL GL taksonomisinin çekirdek modülüdür. Bu modül temel düzeyde muhasebe işlemlerini kapsamaktadır. BUS modülü işletmelerin, her veri girişini çok daha fazla detaylı izlemeyi sağlayacak muhasebe ve operasyonel sistemlerinde bulunan veri alanları ile COR modülünü büyütmektedir([38]). Bu sınıflandırma envanter ve ölçülebilir değerler, örgütsel detaylara ilişkin kayıtlar ile müşteri, satıcı ve çalışanlar ile ilgili işlemleri temsil eden kaynak olayları gösterebilmek için kullanılır.

Sonuç olarak hem XBRL-GL, hem de XBRL-FR taksonomilerinde ülkemizde yapılan çalışmalar oldukça yenidir. Bu konularda yapılan çalışmaları yakından takip etmek gerekmektedir.

IX- VERGİ MÜFETTİŞLERİNE e-DEFTER NASIL İBRAZ EDİLECEK?

1 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği’ne göre e-defterler, istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu beratları ile birlikte muhafaza edilmek zorundadır. Bu çerçevede vergi müfettişleri tarafından istenen defterlerle e-defter beratları birlikte ibraz edilmelidir. e-Defter beratı oluşturulan defterlerin (yevmiye + kebir) değişmezliğini sağladığından; vergi müfettişleri tarafından ilk kontrol edilecek olan e-defter beratlarının e-defterleri doğrulayıp doğrulamadığıdır.

Bu doğrulama ancak elektronik imza teknolojisi ile yapılabilir. e-Defterler üzerinde işletmenin mali mührü ile atılan elektronik imza, e-defter beratının üzerinde ait olduğu e-deftere ait imza değeri ile birlikte yine işletmenin mali mührü ile atılmış elektronik imzası ve son olarak GİB mali mührü ile atılmış GİB’in elektronik imzası bulunmalıdır. Bu imzaların herhangi birinin doğrulanamaması e-defterlerin hiç tasdik edilmemiş defter durumuna düşmesine veya tasdik edilmiş fakat sonradan üzerinde değişiklik yapılmış defter durumuna düşmesine sebep olabilir.

İlgili Genel Tebliğe göre defterlerini elektronik ortamda tutanlar, elektronik defterlerini ve ilgili beratlarını vergi kanunları, Türk Ticaret Kanunu ve diğer düzenlemelerde yer alan süreler dâhilinde elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istenildiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla eksiksiz ve okunabilir şekilde ibraz etmekle yükümlüdür. Buna göre e-defterler bir CD (compact disc), usb bellek vb. elektronik araçlar vasıtasıyla ibraz edilebilir.

Yazının V. bölümünde de belirtildiği üzere 2 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği ile değişen Genel Tebliğin 4.1. bölümünün (ç) bendine göre muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, elektronik defterlerin ve beratların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan (elektronik imza ve mali mühür değerleri dâhil) her türlü elektronik kayıt ve veri ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olması, elektronik defterlere istenildiğinde kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve okunabilir kâğıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.

Burada önemli husus ibraz edilen defter ve beratları görüntüleyecek, imzasını doğrulayacak teknolojinin de kanuni saklama süresi boyunca mükellef tarafından sağlanması gerektiğidir. Örneğin bugün yoğunlukla kullanılan internet tarayıcısı hızlı teknolojik gelişmeler neticesinde 5 yıl sonra kullanılmıyor olabilir. Ancak e-defter tutan işletmeler bu görüntüleme aracını da e-defterini sakladığı süre boyunca muhafaza etmelidir.

Söz konusu bent değişmeden önce mükellefler e-defterlerin bulunduğu veri tabanı dosyası ve saklama ortamını da muhafaza ve ibraz yükümlülüğüne tabii tutulmaktaydı. Bu durum ise defterlerin bulunduğu makinaların da kanuni saklama süresi boyunca muhafaza ve ibraz edilmesi sonucunu doğurduğundan ve bulut teknolojisiyle sabit kıymet yatırımı yapmadan daha düşük maliyetle e-defter tutulabilmesini engellediğinden 2 No.lu Genel Tebliğ ile 1 No.lu Tebliğ tadil edilmiştir.

X- VERGİ MÜFETTİŞLERİ, YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER VE MALİ MÜŞAVİRLER NASIL DENETİM YAPACAK?

Vergi teknolojilerinin işletmelerin sahadaki operasyonel süreçleri ile büro otomasyonlarında kullanılma yaygınlığının artması, denetim ve raporlama faaliyetlerini bu belgeler üzerinden gerçekleştiren yeminli mali müşavirler ile mali müşavirlerin iş yapış şekillerini de doğal olarak etkileyecek ve bu mesleklerin çalışan profilinin niteliklerinin aynı istikamette değişmesi zorunluluğunu beraberinde getirecektir. Aynı durum vergi müfettişleri için de geçerlidir.

Dünya örneklerine paralel olarak makinelerin okuyabildiği e-defter verileri üzerinden yapılabilecek analizler denetim süreçlerine sürat katacaktır.

e-Defterler görüntülenebilir ve baskısı alınabilir şekilde saklandığından dolayı kâğıt defter denetim süreçlerinin tabi olduğu denetim süreçleri e-defterlere de uygulanabilir. Bunun yanında bir denetim yazılımına gerek olmadan XML olan defterler kişisel bilgisayarlarda yetenekleri sınırlı fakat kolay analiz edilebilir formatlara (örneğin Excell) dönüştürülerek de incelenebilir.

1 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği’nin 7. bölümünün (h) bendine göre; “Gerekli görülen durumlarda, elektronik defterler ile elektronik defterlerde yer alan bilgilere ilişkin olarak belirlenecek standartlara uygun üretilecek diğer raporların ibrazı, elektronik defter tutanlara ait bilgi işlem sistem veya sistemlerine sürekli erişimin sağlanması sureti ile istenebilir. Bu kapsamda, ifade edilen erişimin sağlanması için kullanılacak yöntem ve teknolojiler ile ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili süreçler www.edefter.gov.tr adresinde açıklanır. Elektronik defter tutanların bilgi işlem sistemine erişim ile ilgili yetki, sektörler, mükellef grupları veya faaliyet hacimleri itibarıyla kullanılabilir.”

Maliye Bakanlığı’nın bu yönde bir düzenlemesini beklemeden bağımsız denetim ve YMM tam tasdik süreçlerinde uzaktan erişim ve denetim imkanları işletmelerin teknoloji yoğunluğuna göre şimdiden kullanılabilir.

XI- SONUÇ

1 Ocak 2015 tarihi itibariyle e-fatura kullanma zorunluluğu getirilen bütün mükellefler için de uygulanan e-defter, kâğıt defterden farklı düzenlemeleri beraberinde getirmesi dolayısıyla ilgili taraflar için dikkatle uygulanması gereken bir e-devlet düzenlemesidir. Operasyonel süreçleri itibariyle e-faturaya göre oluşturulması daha kolay olan e-defter, sonuçları itibariyle e-faturadan daha kritik bir belgedir. Çünkü e-faturada bir hata yapıldığında bunun şu veya bu şekilde düzeltilmesi mümkündür. Oysa e-defterde yapılan hataların çoğu zaman düzeltilmesi, özellikle beratı alındıktan sonra mümkün değildir. Beratı alındıktan sonra üzerinde bir hata yapıldığı tespit edilen e-defterde gerekli düzeltmeler cari ayda muhasebe kurallarına göre uygun kayıtların atılması suretiyle düzeltilebilir.

e-Defter ile mükellefler kâğıt baskı, noter tasdiki ve saklama maliyetlerinden önemli ölçüde kurtulmuşlardır. e-Defter aynı zamanda, içerdiği uluslararası standart (XBRL) dolayısıyla raporlama ve her türlü analiz faaliyetinde de kolaylıkla kullanılabilecektir.

e-Defter denetim sektörünü de yakından etkilemektedir. e-Defter 2015 yılında kullanılmaya başlandığından, e-defterin denetime etkisi henüz tam olarak hissedilememektedir. Ancak önümüzdeki dönemlerde kamu ve özel sektörden bütün denetçilerin önemli gündem maddelerinden birisinin e-defter ve denetim konularının olması beklenmelidir.

* Gelir İdaresi E. Daire Başkanı

** Gelir İdaresi E. Müdürü

[1] 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] 14.12.2012 tarih ve 28497 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] GİB 2014 yılı Faaliyet Raporu, sayfa 71

[4] e-Defter Uygulama Kılavuzu v 1.0, Gelir İdaresi Başkanlığı, http://www.edefter.gov.tr/dosya/e-DefterUygulamaKilavuzu.pdf, Erişim Tarihi, 03.03.2015

[5] 4731 sayılı Kanun’un 4/E maddesiyle eklenen fıkra hükmü.

[6] Nitekim mükerrer 242. maddede 2001 yılında yapılan değişiklik şu hükmü içermektedir: “Elektronik kayıt, elektronik ortamda tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi öğesini ifade eder.”

[7] Genişletilebilir İşletme Raporlama Dili olarak Türkçeye çevrilebilecek XBRL (e-Xtensible Business Reporting Languagae) işletme bilgilerinin oluşturulması, farklı bilgi işlem sistemleri arasında değişimi ve analizi gibi süreçlerin otomatik gerçekleştirilmesini sağlamak amacı ile geliştirilmiş bir dildir. XBRL’in amacı farklı veri kaynaklarında bulunan bilginin bütün kullanıcıların ihtiyacını karşılayacak şekilde tek bir değişim formatı ile dolaşımına imkan sağlamak şeklinde ifade edilebilir. Detaylı bilgi için bkz. www.xbrl.org, Erişim Tarihi 28.01.2015

[8] Bu zorunluluk sadece e-defterin ön gördüğü bir zorunluluk değildir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 19.12.2012 tarih ve 28502 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ”de yevmiye maddelerinin içermesi gereken bilgilerden biri olarak “her kaydın dayandığı belgelerin türü ile varsa tarihleri ve sayıları”nın da yazılmasının şart olduğu ifade edilmiştir.

[9] Örneğin 8 no.lu dipnotta belirtilen Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ Taslağı’nda yevmiye maddelerinin; madde sıra numarası, tarih, borçlu/alacaklı hesap ve tutar bilgilerini içermesi gerektiği belirtilmiştir.

[10] XBRL-GL kavramı için yazının VIII. bölümüne bakınız.

[11] e-Defter XBRL-GL Genel Açıklamalar Kılavuzu v1.4, Şubat 2015, Gelir İdaresi Başkanlığı

[12] Uğur DOĞAN-Yalçın TERCAN, “Elektronik Deftere (E-Defter) Geçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 315, Aralık 2014

[13] DOĞAN-TERCAN, agm.

[14] e-Defter Uygulama Kılavuzu, Agy.

[15] Bu kuralın tek istisnası Tebliğ’in 3.3.3 bölümünde belirtilen tüzel kişilerin “hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın son gününe kadar” mali mühür ile onaylatabileceklerine dair hükümdür.

[16] VUK md. 220

[17] TTK md. 64

[18] 1 No.lu Tebliğ’in bu bölümünde 2 No.lu e-Defter Tebliği ile yapılan değişiklikle “veri tabanı dosyası” ve “saklama ortamı” ifadeleri e-defter ve beratları ile ilgili muhafaza ve ibraz yükümlülüğü kapsamından çıkartılmıştır.

[19] Integrity And Authenticity For Digital Long-Term Preservation In Irods Grid Infrastructure Maik Schott, Jana Dittmann, Claus Vielhauer, Christian Krätzer, Andreas Lang, http://virtualgoods.org/2008/90_VirtualGoods2008Book.pdf , Erişim Tarihi 24.02.2015

[20] 1 Sıra No.lu e-Defter Tebliği’nin 4.1.a bölümü.

[21] 31.10.2011 tarih ve 28101 saylı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin giriş sınavı şartları başlıklı 12. maddesi hükmü şu şekildedir:

“1) Vergi müfettiş yardımcılığı giriş sınavına katılabilmek için aşağıdaki şartlar aranır:

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde yazılı nitelikleri haiz olmak.

b) Yazılı sınavın yapıldığı tarihte 35 yaşını doldurmamış olmak.

c) (Değişik:RG-27/3/2013-28600) En az dört yıllık lisans eğitimi veren Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler ile Hukuk Fakültelerinden veya Mühendislik programları ile Eğitim, Fen ve Edebiyat Fakültelerinin Matematik, İstatistik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Fen Bilimleri ile Fen ve Teknoloji bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki öğretim kurumlarından birini bitirmiş olmak….”

[22] Bu konuda GİB ve VDK’nın son yıllarda yayımlanan faaliyet raporlarına bakılabilir. Örneğin GİB 2013 Faaliyet Raporu sayfa 78-81, 2012 Faaliyet Raporu sayfa 67-71, 2011 Faaliyet Raporu sayfa 40-42;VDK’nun 2013 Faaliyet Raporu sayfa 49-52’de veri madenciliğine dayalı risk analizi, uyum ve denetim çalışmalarından bahsedilmekte ve örnekler verilmektedir.

[23] VDK 2014 Faaliyet Raporu, 05.02.2015, sayfa 5

[24] Agy. Raporun 7. sayfasında Kurul’un “misyon”u: ”Risk odaklı ve çağdaş denetim tekniklerini kullanarak vergi incelemeleri yapmak,…” şeklinde başlamaktadır.

[25] Agy., sayfa 53

[26] Agy., sayfa 113, 49 ve 50 no’lu eylemler.

[27] Yazının VIII. bölümünde bahsedildiği üzere XBRL’de kullanılan 2 temel taksonomiden birisi XBRL-GL’dir. Diğeri ise finansal raporlamada kullanılan XBRL-FR (Financial Reporting-Finansal Raporlama)’dır.

[28] Uğur DOĞAN, 550 Soruda e-Fatura ve e-Defter, Seçkin Yayınları, 3. Baskı, sayfa 346

[29] Örneğin mevcut e-defterde (ve kâğıt ortamında tutulan defterlerde) bir reeskont uygulaması için veya dövizli alacak ve borçların dönem sonu kur değerlemesi için; vade, döviz tutarı, faiz oranı gibi bilgilere ihtiyaç vardır ve bu verilere defter üzerinden ulaşmak her zaman işletmelerin çok büyük bir kısmı için mümkün değildir. Ama bazı denetimlerin e-defter (ve kâğıt defter) üzerinden yapılmasının da mümkün olduğu gözden uzak tutulmalıdır.

[30] Örneğin banka hareketlerinin analizi için denetim dosyası, cari hesapların analizi için denetim dosyası, işçi ücretlerinin denetimi için denetim dosyası, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin kontrolü için denetim dosyası gibi farklı denetim dosya standartları geliştirilebilir.

[31] FTA:Forum on Tax Administration

[32] OECD, Guidance for the Standart Audit File, Nisan 2010

[33] Taksonomiler, işletme ve finansal raporlarda yer alan veriler için geliştirilen bir sınıflandırma sistemidir. Oluşturulan taksonomiler, XBRL Uluslararası tarafından belirlenen “spesifikasyonlara” uygun olmak zorundadır. “Spesifikasyon” ise XBRL’e uyumlu dosyaların oluşturulmasını düzenleyen kurallar bütünü olup, XBRL’in nasıl çalışacağını gösteren temel teknik tanımlamaları sağlamaktadır.

[34] www.xbrl.org, Erişim Tarihi 06.03.2015

[35] http://www.kgk.gov.tr/contents/files/pdf/xbrlturkiye.pdf, KGK Basın Duyurusu, Erişim Tarihi, 05.03.2015

[36] https://www.xbrl.org/tag/turkey/, Erişim Tarihi 06.03.2015

[37] http://xbrl.kgk.gov.tr/?page_id=16, Erişim Tarihi 06.03.2015

[38] XBRL Global Ledger Taxonomy Framework 2015, http://www.xbrl.org/int/gl/2015-01-21/gl-framework-PR-2015-01-21.html, Erişim tarihi 26.02.2015

273 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81