Ara
  • Olga Ateş

Fiili Olanaksızlık Dolayısıyla Verilemeyen e-Beyanlara Kesilen Özel Usulsüzlük Cezası

Mustafa ALPASLAN*

Yaklaşım Dergisi

Bilindiği gibi, VUK’un mükerrer 257 maddesinin 4. fıkrası hükmü gereğince, Maliye Bakanlığı tarafından yine VUK’un 149. maddesi hükmü uyarınca daimi bilgi verme zorunluluğu olan mükelleflerden istenecek bilgi, belge, form ve beyannamelerle ilgili düzenleme yapılmıştır. Buna göre, gerçek veya tüzel kişiler tarafından (işletme defteri tutan mükellefler, basit usul mükellefleri ve serbest meslek erbabı hariç) Ba ve Bs formlarının verilmesi zorunludur([1]).

Ba ve Bs formlarının elektronik ortamda verilme ve düzenleme limiti bugün itibariyle 5.000 TL’dir.

Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan 376 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği([2]) ile, ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir([3]).

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, Form Ba ve Form Bs ile vergi mükelleflerinin genel tebliğlerde belirlenen tutarlar üzerindeki alış ve satışlarını Maliye Bakanlığı’na bildirim zorunluluğu getirilmiştir([4]). Türkiye çapında 2008 yılı itibariyle Form Ba ve Bs verecek mükelleflerin sayısı yaklaşık olarak 642.264 kurumlar vergisi mükellefi ve 2.336.534 adet gelir vergisi mükellefi sayısına ulaşmıştır([5]).

Bilindiği gibi, yayınlanan genel tebliğlere göre bilanço esasına göre defter tutan mükellefler 2008 yılından itibaren bir kişi veya kurumdan aylık KDV hariç 5.000 TL’yi aşan mal veya hizmet alımlarını ve satımlarını bu formlarda göstereceklerdir. Ba ve Bs Formlarının aylık ve düzenli olarak verilmesi gerekmektedir. Bu formların belli istisnalar haricinde internet üzerinden yollanması zorunludur. E-beyan programı kanalıyla son versiyonda belirlenen yönlendirmelere göre VEDOP veya EVDO programı gereğince verilmesi gerekmektedir.

Kural olarak, Ba ve Bs Formlarının KDV beyannameleri paralel bir biçimde doldurulması ve beyannamelerle uyumlu olması zorunludur. Formların tanzimi sırasında mal ve hizmet alışlarına ilişkin faturaların üzerinde yazılı olan tarihler değil, işbu faturaların defterlere kayıt yapıldığı aylar dikkate alınmalıdır. Aynı şekilde, alım ve satımları KDV’ye tabi olup olmadığı önem taşımamaktadır. Bu işlemler KDV’ye tabi olmasa bile mutlak surette Ba ve Bs Formlarında gösterilmelidir. İhracat faturaları KDV beyannamelerinde doldurulurken gümrük çıkış tarihleri dikkate alınarak düzenlenmelidir. Burada da yine formlarla beyannamelerin uyumlu olması açısından dış satım faturalarına ilişkin yurt dışına çıkış tarihleri esas alınarak Bs Formlarının düzenlenmesi gerekmektedir.

Uygulamada elektronik ortamda verilmesi zorunlu olan Ba ve Bs Formları için önemli miktarlara varan cezaların kesildiği görülmektedir. Özellikle geçmiş dönemlerle ilgili dijital ortamda verilmeyen Ba ve Bs Formları için fahiş miktarlara varan özel usulsüzlük cezaları tebliğ edilmektedir([6]).

Yargıya intikal eden birçok olayda kendisine Ba ve Bs Formları ile ilgili özel usulsüzlük cezası kesilen mükellefler 1.8.2009 tarihindeki cezaların tümünü iptal ettirdikleri karara bağlanmaktadır. Örneğin, kendisine 1.8.2009 tarihinden önce ceza kesilen bir mükellef açmış olduğu davada özel usulsüzlük cezalarını iptal ettirmiştir([7]).

Diğer taraftan, 6111 sayılı Yasa’nın yürürlükte bulunduğu dönemler için kesilen e-beyan özel usulsüzlük cezaları hakkında (1.1.2008 ila 2011 yılı Kasım dönemine kadar) ise; tebliğ edilen cezaların %75’lik kısmı 6111 sayılı Yasa’nın 4. maddesine göre silinebilmektedir([8]).

Fiili imkansızlık halinde internet ortamında Gelir İdaresi’ne beyanname verilmediği gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezalarını, gerek yerel vergi mahkemeleri ve gerekse yüksek mahkeme Danıştay iptal etmektedir([9]).

Konuyla ilgili bir yargı kararında;

“…Yukarıda açıklanan düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 01.08.2009 tarihinden önce mük. 355. madde hükmüne göre yükümlüler adına ceza uygulanabilmesi için, yükümlülere Maliye Bakanlığı’nca mük. 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uyulmaması ya da süresi içerisinde bilginin verilmemesi veya eksik ve yanlış bilgi verilmesi halinde cezaya muhatap olacaklarının yazı ile bildirilmesi gerekecek([10]), bu tarihten sonra ise yazılı bildirim şartı aranmayacaktır.”

şeklinde karar verilmiştir([11]).

Sonuç olarak, 01.08.2009 tarihinden önce; Ba ve Bs Formları ile ilgili kesilen özel usulsüzlük cezaları konusunda cezalı tarhiyat yargıya taşınması halinde kesilen cezaların iptal edileceği bilinmelidir([12]).

* Dr., SMMM

[1] Ba Formu: mal alışlarını içermektedir. Bs Formu ise; mal satışlarını içermektedir. Noterler VUK 362 Seri No.lu GT hükümlerine göre Ba – Bs Formu düzenlemeyeceklerdir. Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal veya hizmet alışları ile ilgili mal veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet alışları, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; bir kişi veya kuruma KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal veya hizmet satışları ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)”nun Tablo II alanında bildirilecektir.

[2] 18.10.2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[3] Ayrıntılı açıklamalar için bkz. Koray ATEŞ, 550 Konuda Vergi ve Muhasebe Uygulamaları Rehberi, Hipotez Yayınları, s.440-441

[4] 350, 362, 381 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğleri.

[5] www.gib.gov.tr

[6] Bkz. VUK md. mük. 355

[7] İzmir 1. Vergi Mahkemesi’nin, 22.11.2011 tarih ve E: 2011/1321 sayılı YD Kararı.

[8] Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’na gönderilen 17.02.2012 tarih ve 18598 sayılı yazı.

[9] Bkz. Ankara 5. Vergi Mahkemesi’nin, 29.12.2008 tarih ve E: 2008/1599, K: 2008/2350 sayılı kararı. Öte yandan, Danıştay tarafından aynı konuda verilen karar aynı mahiyette olup, bkz. Dn. 4. D.’nin, 07.02.2013 tarih ve E: 2012/6286, K: 2013/462 sayılı kararı.

[10] Dn. 3. D.’nin, 29.03.2011 tarih ve E: 2010/101, K: 2011/903 sayılı kararı ve yine Dn. 3. D.’nin, 05.04.2011 tarih ve E: 2010/903, K: 2011/1006 sayılı kararı da bu yönde verilmiş kararlardır.

[11] İzmir 2. Vergi Mahkemesi’nin, 15.10.2011 tarih ve E: 2011/1484, K: 2011/2129 sayılı kararı.

[12] Bkz. Sakıp ŞEKER, “Fiili İmkansızlık Halinde İnternet Ortamında Beyanname Verilmediği Gerekçesiyle Ceza Kesilemez”, Yaklaşım Dergisi, Ocak 2014, Yıl:22, Sayı:253, s.123-130

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81