Ara
  • Olga Ateş

Sponsorluk Ve Reklam Harcamalarının Karşılaştırılması Ve Vergisel Yönden Değerlendirilmesi

Fatih AKIN*, Kaan ATAK*

Vergi Sorunları Dergisi

ÖZ

Şirketler amaçlarına ulaşabilmek için pazarlama faaliyetlerine ihtiyaç duyarlar. Pazarlama geniş anlamda kişisel ve örgütsel amaçlara ulaşmayı sağlayabilecek mübadeleleri gerçekleştirmek üzere malların, hizmetlerin ve fikirlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtılmasına ilişkin planlama ve uygulama süreci olarak tanımlanmaktadır. Reklam, pazarlama faaliyetinin en önemli ve en çok kullanılan aracıdır. Şirketler reklam faaliyetleri için bütçelerinden önemli paylar ayırmaktadırlar. Bu yönüyle reklam ve tanıtım giderleri şirketlerin önemli gider kalemlerinden birisidir. Son yıllarda reklamın yanında sponsorluk yönteminin de şirketlerce sıklıkla kullanıldığına şahit olmaktayız. Dünya ölçeğinde yapılan çeşitli araştırmalarda reklam harcamalarına ayrılan payın azaldığı buna karşın sponsorluk için ayrılan bütçelerin ciddi oranda arttığı görülmektedir. Sponsorluk tutarlarının yıllar itibariyle artması, sponsorluk ve reklam araçlarının benzer ve farklı yönlerini net bir şekilde ortaya koymayı gerekli kılmaktadır. Şirketlerin önemli gider kalemlerinden birisi olan reklam ve sponsorluk harcamalarının vergisel sonuçları bu makalenin konusunu oluşturmaktadır. Makalede reklam ve sponsorluk kavramları unsurlarından yola çıkılarak kısaca özetlenecek ve vergisel sonuçları ayrı ayrı ele alınacaktır. Ayrıca uygulamada reklam ve sponsorluk kavramlarının iç içe geçebildiği bu nedenle de kimi zaman karıştırıldığı, hangi tür harcamaların sponsorluk hangi tür harcamaların reklam olduğu konusunda belirsizlikler bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle makalemizde bu belirsizliği gidermeye yönelik açıklamalarımıza da yer verilecektir.

GİRİŞ

Uygulamada pazarlama teknikleri olan reklam ve sponsorluk kavramı sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Bu konuda ayrıştırıcı tanım ve belirlemelerin yapılmamış olması yapılan faaliyetin reklam mı yoksa sponsorluk mu olduğu konusunda tereddütlere yol açmaktadır. Bu karıştırma ve birbirine geçme esasında, bu iki kavramın unsurları itibariyle net tanımlanmamasından ve bu iki kavramın harcamayı yapan “pazarlamacı” birim açısından çok da önem taşımamasından kaynaklanmaktadır. Ancak yapılan bir harcamanın reklam harcaması mı yoksa sponsorluk harcaması mı olduğu ticari ve mali karın doğru tespiti bakımından önemlidir. Çünkü her iki harcamanın sonuçları muhasebesel kayıt ve vergisel hesaplamalar açısından farklılık gösterebilmektedir. Sponsorluk harcamalarının her geçen gün artması ve büyük ölçekli firmaların bu yönteme daha sıklıkla başvurmaları çoğu kez mükelleflerle mali idare arasında uygulamada tereddütlere yol açmaktadır. Uygulama birliği sağlanması açısından konunun netleştirilmesi son derece önem arz etmektedir.

1. MEVZUATTA SPONSORLUK

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Diğer İndirimler başlıklı 10’uncu maddesinde Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından yapılabilecek indirimler gösterilmiştir.

Maddenin 1/(b) bendinde “21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si”nin Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Yine KVK’nın 10. maddesinin 1/(d) bendinde “Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan veya Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen;

1) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticarî olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,

2) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarîsi ve somut olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,

3) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,

4) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,

5) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,

6) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının Türkiye’ye getirilmesi çalışmalarına,

7) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,

8) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,

9) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim ve faaliyetler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatının tedariki ile film yapımına,

10) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültür ve sanat faaliyetlerinin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına, ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100’ü...” nün kurum kazancından indirileceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm kültür sanat sponsorlukları kapsamında yapılacak harcamaların kurum kazancının tespitinde nasıl dikkate alınacağını hükme bağlamıştır.

Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılan kültürel alandaki destek (sponsor) faaliyetlerinin teşvik edilmesi hakkındaki genelgede Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen faaliyetlerle ilgili olarak uygulanacak prosedür açıklanmıştır.

Buna göre; Değerlendirme Kriterleri şunlardır:

“Bakanlığın desteklenecek veya desteklenmesi uygun bulunacak faaliyetlerinin belirli şartları haiz olması gerekmektedir. Değerlendirme yapılırken, söz konusu faaliyetin:

a) Anayasa’da belirtilen temel ilkelere, kanunlara, genel ahlaka ve uluslar arası anlaşmalara aykırı olmaması,

b) Toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik kalkınmasına yardımcı olacak nitelikte olması,

c) Toplumun ortak duygu ve hasiyetleriyle çatışır nitelikte olmaması,

d) Bireylerin ve toplumun bir kesimini rencide etmemesi ve gruplar arasında düşmanca duygular oluşturmaması,

e) Çağdaş uygarlığın yapıcı ve bilimsel birikimini yansıtması,

f) Ulusal ve evrensel değerlere aykırı olmaması,

g) Kültürel ve sanatsal değerlerimizi, geleneklerimizi yansıtması,

h) İçerik yönünden doğrudan ticari amacı ön planda tutmayıp siyasi amaçlı ve siyasi, ideolojik, etnik propagandaya yönelik olmaması, şartlarını taşıması göz önünde bulundurulmaktadır.”

Söz konusu genelgenin “Destek Çeşitleri” başlıklı 2. bölümünde ayrıca şu açkılamalara yer verilmiştir:

“Desteklenen faaliyetlerde Bakanlıkça hazırlanan destek sözleşmesi örneği kullanılmaktadır. Bakanlık destek sözleşmesinin herhangi bir sebepten sona ermesi halinde durumu destekleyenin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilmektedir. Yapılacak harcamalar ilgili birimce kontrol ve tasdik edilmekte, tasdik edilmeyen harcamalar gider olarak kabul edilmemektedir. Bakanlıkça desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen ve destek sözleşmesine konu edilen faaliyetler hukuka ve kanuna aykırı olmayacak, taraflar sözleşmeye konu faaliyetin gerçekleşeceğine ve sözleşmede gösterilen dışında faaliyette bulunmayacaklarına dair taahhütte bulunacaktır. Destek sözleşmesinde destek miktarı da belirtilecektir.”

KVK’nın 10. maddesinin 1/(d) bendine ilişkin olarak 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “Sponsorluk Harcamaları” başlıklı 10.3.1. bölümünde de şu açıklamalara yer verilmiştir:

“Sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan harcamalar olup ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olan reklam harcamalarından farklılık arz etmektedir.

Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla,

- Resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri,

- Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,

- Spor malzemesi bedeli,

- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar,

- Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,

- Spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler

gibi harcamalar sponsorluk harcaması olarak değerlendirilecektir.

Spor sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamalar ise reklam harcaması olarak değerlendirilecektir.

Ayrıca, sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları olarak ayrıştırılabilmesi mümkündür. Örneğin, bir kurumun, bir kulübe bonservis bedelini karşılayarak transfer ettiği bir sporcuyu aynı zamanda şirketin veya ürünlerinin tanıtımına yönelik reklamlarda kullanması halinde, reklam faaliyetine ilişkin harcamalar, bonservis bedelinden sözleşmede belirtilmek ve emsallerine uygun olmak şartıyla ayrıştırılabilecek ve reklam gideri olarak dikkate alınacaktır.”

Tebliğ’de yer alan yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sponsorluk harcamaları öncelikle yasal zeminde (gerek Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü gerekse vergi mevzuatında) spor dalı-dalları ifadesi kullanılmak suretiyle herhangi bir tanımlı spor dalından (örneğin futbol) bağımsız olarak, yalnızca amatör ve profesyonel ayrımında tartışılmış ve değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, amatör ya da profesyonel olsun spor dallarındaki faaliyetlere sponsor olan kurumların adlarının anılmasının şart koşulmuş olması da bu faaliyete mutlaka bir tanıtım ve dolayısıyla reklam unsuru katmaktadır. Ancak harcamaların sosyal amacının ön plana çıkması, ticari kazancın elde edilmesiyle olan ilişkisinin diğer reklam harcamalarında olduğu gibi doğrudan ölçülememesine yol açmaktadır. Harcamayla ilgili sosyal amacın hangi düzeyde olduğunun tespitinde sponsor kurum ile sponsorluk alan kişiler arasında imzalanacak sözleşmesinin niteliği ve içeriği önem taşımaktadır.

Nitekim madde metninde bir harcamanın Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında sponsorluk harcaması olarak değerlendirilebilmesi, söz konusu harcamanın: 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılmış olması şartına bağlanmıştır. Bu bağlamda 1 No.lu Tebliğ’de, 16/6/2004 tarih ve 25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve sponsorluk uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliği’nde yer alan bazı hususlara yer verilmiştir. Buna göre gerçek ve tüzel kişiler, federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine veya sporculara, spor tesisleri ve faaliyetlerine ilişkin olarak anılan Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar dahilinde sponsor olabileceklerdir. Yönetmeliğin 8. maddesine göre sponsorluk hizmeti alan ile sponsor arasında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı bir sözleşme yapılması gerekmekte olup sponsorlar ile sözleşme yapmaya sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkilidir. Yapılacak sözleşmede yer alması gereken bilgiler anılan maddede:

“a) Tarafların adı, soyadı veya kanuni unvanı,

b) Tarafların ikametgah veya işyeri adresi,

c) Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası,

d) Sponsorluğun konusu,

e) Nakdi sponsorlukta sözleşme bedeli, ayni sponsorlukta yaklaşık sponsorluk bedeli,

f) Faaliyetin veya tesisin yapım, bakım ve onarım işlerinin başlama, bitiş tarihleri ve yeri,

g) Nakdi sponsorlukta sponsorluğu alanın banka hesap numarası,

h) Sponsorluğun başlama ve bitiş tarihleri,

i) Tarafların hakları ve mücbir sebepler dışındaki yükümlülükleri,

j) İhtiyaç duyulabilecek diğer hususlar,

k) Anlaşmazlıkların nerede ve ne şekilde çözümleneceği,

l) Sözleşmenin kaç maddeden ibaret olduğu, tarih, imza eden kişilerin adı, soyadı ve unvanı,”

şeklinde belirtilmiştir.

Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamalar, kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabilir. 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde kapsamı yukarıda belirtilen sponsorluk harcamalarının indirimi için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu bulunmadığına yer verilmiştir.

2- SPONSORLUK VE REKLAM HARCAMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Vergi uygulamaları bakımından farklı sonuçlara yol açmaları nedeniyle “Reklam” ve “Sponsorluk” kavramlarının ayrıntılı olarak tanımlanması önem taşımaktadır. Bu bağlamda, sınıflandırmalı olarak şu tanımlamalar yapılabilir.

2.1. Reklam Kavramının Tanımı:

- Genel Tanım:

Reklam, bir ürün, marka veya hizmetin, çeşitli iletişim olanaklarını kullanarak gerçek veya sanal ortamdaki yazı, resim, amblem ve benzeri şekiller yardımıyla, ticari yönden tanıtılmasını sağlayan işlemlerdir.

- Ticari Reklam Tanımı:

Ticari Reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyuruları ifade etmektedir. 1

- TV Yayıncılığındaki Tanımı:

Reklam, bir mal ya da hizmetin alım, satım, kiralanması ya da ifasına dönük talep yaratmak, bir amaç ya da düşünceyi yaymak, ticari nitelikte etki oluşturmak amaçlarıyla ücret ve benzeri bir maddi karşılık ile kamuya yönelik yapılan faaliyetler bütünüdür.

- Gazetecilik Alanında Reklam:

195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrasına göre;

“Satışı arttırmak gibi ticari gayelerle veya bir şeye veya bir fikre rağbet sağlamak gibi maddi veya manevi bir menfaat temini maksadıyla gazete ve dergilerde yazı, resim veya çizgilerle yapılan ilanlar reklam sayılır.”

- Sportif Etkinlikler Anlamında Reklam:

Reklam, spor faaliyeti ile uğraşan her türlü kişi ya da her türlü spor materyali üzerine mal, iş ya da hizmetin ticari yönden tanıtılması amacıyla yazı, resim ve benzeri şekiller konulmasıdır. Türkiye Futbol Federasyonu Forma ve Reklam Talimatına göre:

Gerçek reklam: Spor müsabakalarına katılacak kulüplerin, sporcuların ve diğer ilgililerin forma, eşofman ve benzeri spor giysilerine konulacak reklam ve reklam sayılabilecek her türlü resim, yazı ve benzeri şekilleri,

Sanal reklam: Hukuken kullanımı meşru görüntülerin, canlı veya banttan bilgisayar marifeti ile manipülasyonu ve söz konusu görüntülerde yer alan muhtelif unsurları reklam amacı ile halihazırda kullanılan veya ileride geliştirilecek teknolojiler vasıtasıyla oyun sahası ve çevresi üzerine düşürülen tüm görüntüleri,

Görüntüler: Single frame (resim halindeki) görüntülerin veya birbirini takip eden görüntülerin (hareketli resimler veya video sinyalleri) ilgili kayıt aracı ile kaydedilen (analog veya dijital) elektronik kayıtlarını ifade eder.

2.2. Sposorluk Kavramının Tanımı:

- Genel Tanım:

Kendi adının anılması koşuluyla iş, hizmet ve gösterinin (şovun, karşılaşmanın ve benzeri etkinliğin) giderlerinin tamamı ya da bir bölümünün ayni, nakdi aktarım yoluyla veya doğrudan üstlenilmesi/finanse edilmesidir.

- Bilimsel Tanım:

Sponsorluk, kelime olarak kaynağını eski Yunanca ve Latince’de bulur. Eski Yunanca’da sponsore, vaad etmek veya söz vermek anlamında kullanılmakta idi. Latince’de de sponsor kelime anlamı olarak belirli bir merasimle resmi şekilde vaad etmek, ödüllendirmek anlamlarına geldiği gibi, bir şeyi tekeffül etmek ya da yükümlülük altına girmek anlamında da kullanılmıştır. Halen İngilizce’de mevcut olan sponsorluk kelimesi, kefil anlamına geldiği gibi, teşvik eden, iyilik eden-hami, para veren anlamına da gelmektedir. Ancak bugün için sponsorluk kelimesi, ekonomi ve hukuk alanlarında ikinci anlamında kullanılmakta ve bununla, bir müteşebbisin hedeflediği amaca ulaşmak üzere sportif, kültürel veya benzeri faaliyetin organizasyonu, işleyişi, kontrolü bakımında gerekli olan desteği vermesi anlaşılmaktadır.

- Ticari Anlamda Sponsorluk:

Gerçek veya tüzel kişilerce, dolaylı olarak ticari fayda sağlamak ya da sosyal sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla iletişim olanakları karşılığında ayni ve/veya nakdi destekte bulunulmasıdır.

- Sportif Etkinlikler Anlamında Sponsorluk:

Gençlik ve spor tesisleri ve organizasyonlarına, federasyonlara, gençlik ve spor kulüpleri ve sporculara;

- Dolaylı olarak ticari fayda sağlamak,

- Sosyal sorumluluk yerine getirmek amacıyla iletişim olanaklarının kullanılması karşılığında ayni ya da nakdi destek verilmesi ya da harcamaların yapılmasıdır.

Bu bağlamda, 16/6/2004 tarih ve 25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve sponsorluk uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliği’nde ise sponsorluk, “Yönetmelik kapsamındaki alanlara gerçek veya tüzel kişilerce, dolaylı olarak ticari fayda sağlamak ya da sosyal sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla iletişim olanakları karşılığında ayni ve/veya nakdi destekte bulunulması” olarak tanımlanmaktadır.

2.3. Sponsorluğun Nedenleri:

Sponsorluk şu nedenlerle yapılabilmektedir:

- Topluma katkı sağlamak,

- Kurum kimliğinin tanınmasını sağlamak,

- Kurum imajını geliştirmek,

- Kurum kültürünü oluşturmak,

- Satışları desteklemek,

- Kurumda çalışanlar arasında ve toplumda kurumun daha fazla farkında olmasını sağlamak,

- Müşterileri ve kanaat önderlerini eğlendirmek,

- Yeni bir ürünü tanıtmak,

- Personelin motivasyonunu arttırmak, sadakatini sağlamak ve kurum içi iletişimi desteklemek,

- Marka ile müşteri arasında bir bağ kurarak marka oluşumuna katkıda bulunmak,

- Medyada yer almak.2

2.4. Sponsorluk Türleri:

Sponsorluk türlerini kısaca şu şekilde sıralamak mümkündür3:

- Kültür-Sanat Sponsorluğu: Kültür–sanat sponsorluk türü, bu alanda çeşitli faaliyetlerin yapılabilmesi için hizmet şeklinde yapılan desteğin az olmasına karşın genellikle mali açıdan yapılan destekleri içeren bir sponsorluk türüdür.

- Spor Sponsorluğu: En eski ve en yaygın sponsorluk türüdür. Her türlü sportif faaliyet sponsorluk konusu içine girebilir. Bu bakımdan değişik alanlardaki sportif faaliyetler, sponsor olan kurumlara hedef kitlelerine ulaşabilmeleri açısından geniş olanaklar sağlamaktadır. Bu nedenle kurumların spor sponsorluğunu tercih etme nedenlerinin başında, sporun toplum tarafından sevilmesi, buna bağlı olarak medyanın spora, özellikle futbola geniş yer ayırması, bu sayede sportif faaliyeti destekleyen sponsorunun toplumla rahat bir Şekilde bağlantı kurmasını ve bilinirliğinin artmasına olanak sağlaması gelmektedir. Bu durumda sponsorların bu alana daha fazla yatırım yapmalarına neden olmaktadır

- Çevre Sponsorluğu: Özellikle son yıllarda sivil toplum kuruluşlarının verdiği destek sayesinde kamuoyunun dikkatini çeken ve kuruluşlara çok fazla seçenek sunan çevre sponsorlukları, mutlaka bir çevre projesinin desteklenmesi olarak düşünülmemelidir. Bu bağlamda çevre konusunda resim, fotoğraf ya da kompozisyon gibi yarışmalar düzenlenebilir. Televizyon programları hazırlayarak toplumu bilgilendirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu konuda çeşitli kitaplar yayınlanabilir, sergi gösterileri hazırlanabilir. Ya da toplumun tüm bireylerini kapsayan bir ağaç dikme kampanyası düzenlenebilir. Soyu tükenen bitki ve hayvanların neslinin devam edebilmesi açısından bir spor karşılaşması Şeklinde ya da bir konser organizasyonu desteği ile somut yardım programları düzenlenebilir ve tüm gelirler buraya aktarılabilir. Bu nedenledir ki çevre sponsorluğu uygulama biçimine bağlı olarak bir etkinlik sponsorluğu gibi görünmekle birlikte bazen de gelirlerin bir kısmının çevre dostu faaliyetlerine ayrılması, sosyal sorumluluk alanına da girilmesine neden olmaktadır.

- Sosyal Sponsorluk: Sosyal sorumluluk günümüzde kurumsal kimlik kadar önemli bir yere sahiptir. “Eğer kalite ve fiyat farkı olmasa, dünya için iyi şeyler yaptığına inandığım ve sosyal sorumluluk taşıyan şirketin ürününü tercih ederim” diyenlerin oranı son 3 yıl içinde %55’ten %65’e çıktığı görülmektedir. Bu da, sosyal sorumluluğun toplum için de son derece önemli bir kriter olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.

2.5. Sponsorluk Unsurları, Özellikleri ve Sponsorluk Sözleşmesi:

Kavramsal açıdan değerlendirildiğinde sponsorluk; bir olay ya da faaliyet için direk bir kuruluş yerine bir organizasyon tarafından kısaca bir olaya ya da faaliyete yönlendirilen (para, insan gücü, ekipman gibi) kaynakların karşılanmasıdır. Başka bir ifadeyle sponsorluk, yer ve zaman satın almaksızın işletme amaçlarına yönelik olarak kitle iletişim araçlarındaki gösteri ve olaylara yapılan yatırımlar olarak da nitelendirilebilir. Bununla birlikte sponsorluk geleneksel reklâm faaliyetlerinden farklı olarak temelde bir ikna etme yoludur ve bunu da doğrudan değil dolaylı olarak gerçekleştirmektedir. Sponsorluk aynı zamanda markaya olan sempatiyi ve güveni artırmayı da hedeflemektedir.

Sponsorluk, bütün dünyada çağdaş uygulamaları ile önemli bir halkla ilişkiler yönetimdir. Sponsorluk uygulamalarında tek başına, kuralları olan ve ilkeleri olan bir yönetim biçimi değildir. Sponsorluk, halkla ilişkiler içerisinde yer alan teknikler bütünüdür. Bu nedenle sponsorluk “kuruluşun kendi sorumluluk alanı dışında kalan planlı bir olay ya da etkinliğe kâr ya da tanıtım amacıyla maddi destek vermesi” şeklinde tanımlanabilir. Ancak sponsorluk karşılıksız bir yardım aracı değildir. Sponsorluk uygulamalarında sponsor olan kurumun isminin, markasının, ambleminin, logosunun ekranda yayında ya da ilgili olayda yer almasını gerektirmektedir.4

Sponsorluk sözleşmesi ile ilgili olarak doktrinde pek çok tanım mevcuttur. Sponsoru öne çıkaran tanıma göre sponsorluk, gerçek veya tüzel bir kişinin, başka bir şahsı, belirli bir olayı, faaliyeti/organizasyonu ekonomik açıdan, örneğin parasal katkıda bulunarak, faaliyetin niteliğine göre gerekli maddi gereçleri sağlayarak, personel yardımı ya da bilgi yardımı (know-how) vererek ya da söz konusu faaliyet hakkında basın araçlarında haber yayımlatmak suretiyle desteklemesidir. Benzer bir başka tanıma göre sponsorluk, müteşebbis tarafından spor, kültür ve/veya sosyal alanda faaliyet gösteren kişi, grup veya organizasyonların para, aynî edim veya hizmet edimi sunulmak suretiyle teşvik edilmesi ve bu sayede müteşebbisin arzuladığı iletişim amacına ulaşılmasıdır.

Sözleşmeyi desteklenen açısından ele alan tanıma göre ise sponsorluk sözleşmesi ile desteklenen sponsora, para, aynî edim ya da bir hizmet edimi karşılığında destek aldığı faaliyeti gerçekleştirmeyi ve sponsorun iyi bir görünüm yaratması ve tanıtım çerçevesinin genişletebilmesi için isim, resim, logo vb. haklarını devretmeyi taahhüt eder.

Sadece sportif faaliyetlerin sponsorluğu dikkate alınarak yapılan tanımlamaya göre ise sponsor, atlet veya onun bağlı olduğu kulüp veya organizasyon yararına para, eşya veya hizmet şeklinde ekonomik değeri olan bir edimi yerine getiren ve bu sayede örneğin kulübün ismini, sporcuların resmini doğrudan veya dolaylı olarak bir menfaat sağlamak amacıyla kullanan kişidir.

Sponsorluk sözleşmesi, yukarıdaki tanımlardan görüleceği gibi, destekleyen ve desteklenen taraflara borç yükleyen bir sözleşmedir. Destekleyenin sunduğu edime karşılık, kural olarak desteklenenden bir karşı edim beklenmektedir.

Sponsorun borcu, kültür, spor, sosyal veya başka bir alandaki faaliyetlerin ortaya konabilmesi için kaynak ihtiyacında olan kişi, kurum veya organizasyonların, bu ihtiyaçlarını karşılamaktır. Dolayısıyla sponsorluğun ilk ortaya çıkış şekli olarak kabul edilen “teşvik amacı” sponsorun amaçlarından biridir. Ancak sponsor sadece teşvik amacıyla hareket etmemektedir. Desteklenen taraftan da bir karşı edim beklemektedir. Bu karşı edim, en geniş ifadesiyle desteklenenin sponsorun tanıtımını yapmasıdır.

Dolayısıyla sponsor açısından, bu faaliyete katılımdaki hedef, amaç ve beklentiler;

- Kendisi veya üretiminin tanıtımının yapılması,

- Hedeflenen kitleye ticari olmayan mesajlarla yaklaşarak olumlu bir görünüm bırakmak.

- Varsa doğrudan reklam yasaklarını dolanmak

- Mevcut müşteri kitlesi ile ilişkileri geliştirmektir.

Yukarıdaki açıklanmalardan sonuçla ve Türk Hukuk Literatüründeki düzenlemeler ışığında reklam ve tanıtımdan farklı olmak üzere, sponsorluğun ana özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

a. Sponsorluk, edim karşı edim ilişkisine dayalı bir sözleşmedir.

b. Sponsorlukta, sportif, kültürel, sosyal veya başka herhangi bir alandaki faaliyetin teşvik edilmesi söz konusudur. Faaliyetin türüne bağlı olarak sponsorun teşviki değişik şekillerde ortaya çıkar.

c. Sponsorluk, sponsor bakımından onun kamuoyu ile iletişim sağlamasında önemli bir görev görür. Söz konusu iletişim fonksiyonu desteklenen tarafından ve/veya medya aracılığı ile ya da bizzat sponsor tarafından ortaya konulur.

Sponsorlukta en temel amaç, sponsorluk üstlenen ve üslenilenin karşılıklı fayda elde etmeleridir. Firmaların sponsor olmalarındaki amaçlar, firma ile ilgili toplumsal farkındalığı arttırmak, hedef pazara daha etkin ulaşabilmek, satın alma kararı verenlerde olumlu bir imaj bırakmak, medya yönetimini etkinleştirebilmek ve satış hedeflerini gerçekleştirebilmektir.5

Sponsorluk, diğer iletişim araçlarından farklı özellikler taşımakla beraber tek başına onlardan ayrı ve bağımsız bir yapısı yoktur. Tüm sponsorluk ilişkileri halkla ilişkiler, Reklam, tanıtım, ürün sergilemesi gibi bilinen iletişim araçlarının unsurlarını içermesine rağmen; bunların yerine geçecek bir araç değildir. Sponsorlukta, sponsorluk alan firmanın/kişinin, bir görevi sponsorun tanıtımını yapmak olduğundan, bu tanıtım da ancak diğer iletişim araçlarının yardımıyla yapılabileceğinden sponsorluk ilişkisi diğer iletişim araçları ile kombinasyon içinde bulunacaktır.

2.6. Sponsorluk ve Reklam Arasındaki Farklar:

Yukarıda sınıflandırmalı şekilde yapılan tanımların ve sponsorluk sözleşmesinin özelliklerinin değerlendirilmesi neticesinde klasik anlamda reklam ve sponsorluk kavramları arasındaki net farklılıklar, aşağıdaki şekilde ortaya çıkmaktadır:

- İlk olarak reklamda pazarlama, satışın arttırılması ve böylelikle kar elde etme amacı ön plandadır. Bu açıdan reklam üreticiler için önemli bir araçtır. Oysa sponsorlukta kar elde etme amacı reklamda olduğu gibi asıl amaç olmadığından, kar amacı gütmeyen kişi veya kuruluşlar da (örnek olarak dernekler de) sadece sosyal düşünceler, kamuoyunda olumlu intiba oluşturmak amacıyla sponsor olabilirler.

- Reklam yoluyla tüketici bilgilendirilmeye ve ikna edilmeye çalışılır. Tanıtımı yapılan ürün hakkında bir bilgi verme ve ayrıca reklamı yapılan mal veya hizmet benimsetilmeye çalışılmaktadır. Oysa ticari alanda faaliyette bulunan müteşebbislerin sponsorluklarında bile kesinlikle ürünleri ile ilgili bir bilgi verme süreci olmadığı gibi buna bağlı olarak kamuoyunu ikna çabası da yoktur. Sadece kamuoyu ile bir iletişim sağlayabilmek için göze çarpacak şekilde sponsorun adı veya markasına yer verilir.

- Reklamın başlıca işlevi arasında sayılan “tüketimin arttırılmasını özendirerek satış sağlama amacı”, sponsorlukta mevcut değildir.

- Reklam verenin edimi ile sponsorun edimleri birbirlerinden çok farklıdırlar. Reklam veren, kendisinin reklamını yapan tarafın ihtiyacını karşılamak durumunda değildir. Reklamı için verdiği ürün veya hizmeti de sadece tanıtım amaçlı olarak ve kısa bir süre için (reklam süresince) kullandırır. Oysa sponsorlukta sponsor, desteklenenin ihtiyaç duyduğu her türlü şeyi (para, araç gereç, hizmet edimi gibi) desteklenenin kullanımına sunar. Desteklenenin ihtiyacına göre bu şey ya tamamen desteklenin mülkiyetine geçer veya desteklenen faaliyetini icra ettiği süre içinde bundan yararlanır. Öte yandan reklamda reklamcı, reklam alanın ihtiyaçlarını giderme durumunda olmadığından o sadece verilen reklam hizmetinin karşılığını öder. Bu sebeple sponsorluk ilişkisinde, sponsorun ediminin para haricinde bir edim olması durumunda, reklamla sponsorluk arasındaki fark daha bariz olarak ortaya çıkar.

- Reklamda Reklam yapan kişi ve kurumun işi “reklam yapmaktır”. Oysa sponsorlukta sponsorun tanıtımını yapan desteklenenin asıl işi sponsorun tanıtımını yapmak değildir. Desteklenen, teşvik aldığı faaliyeti icra eden ve faaliyetinin icrasına bağlı olarak da sponsorun tanıtımını yapan kişi durumundadır.

- Reklamın hedefi tüketici kitlesini harekete geçirerek, tanıtımı yapılan mala, hizmete vb. talebin doğmasını sağlamaktır. Oysa sponsorlukta sponsor için bir imaj tanıtımı yapılır, yoksa kullandırmayı özendirecek bir satış reklamı söz konusu değildir. Diğer bir ifade ile reklam ekonomik alanda belli çıkarlar sağlamaya yarayan tanıtıcı ve bilgi verici bir eylemdir. Reklamda kar elde etmek asıl hedeftir. Oysa sponsorlukta kar elde etmek ancak diğer amaçların bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek tali bir sonuçtur.

- Reklamda hedef kitle, mevcut ve potansiyel müşteri kitlesidir. Oysa sponsorlukta hedef kitle çok daha geniş alana yayılmıştır. Öyle ki, sponsorun faaliyet alanı ile hiçbir ilgisi olmayan kişilerde bile olumlu bir imaj bırakmak hedeflenmektedir.

- Reklamda ve sponsorlukta tanıtım borcunu üstlenmiş olan tarafın gerek sözleşmeyi kurmadaki saiki, gerekse sözleşme gereği borçlandığı edimi farklıdır. Reklamda reklamı yayınlamayı üstlenen tarafın söz konusu reklamı, yapılan sözleşmenin şartlan çerçevesinde yayınlamaktan veya yayımlanmasına katlanmaktan başka bir borcu yoktur ve bu sözleşmeyi kurmasındaki amaç da kar elde etmektir. Oysa sponsorlukta desteklenen mesleği gereği tanıtım yapmayı üstlenmez. Desteklenen, kendi faaliyetini icra edebilmek için gereken desteği almak uğruna tanıtım borcunu üstlenir.

Reklamda, reklamın basına yansıması için ayrıca (ve oldukça da fazla) ücret ödenir. Oysa sponsorlukta sponsorluk haberlerinin basına yansıması, basının arzusu ile (veya görev icabı) olur ve bunun için ek bir ücret alınmaz.

3. SPONSORLUK-REKLAM HARCAMALARININ VERGİSEL YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Çalışmanın buraya kadar anlatılan bölümlerinde sponsorluk ve reklam harcamaları kavramsal olarak açıklanmış ve karşılaştırılması yapılmıştır. Bu karşılaştırmanın yapılmasındaki amaç söz konusu bu harcamaların firmalar açısından Kurumlar Vergisi kapsamında gider yazılıp yazılamayacağıdır. Bu husus firmalar açısından fazlaca önem arz etmektedir.

Buraya kadar yapılan açıklamalardan açıkça görüleceği üzere sponsorluk harcamaları reklam harcamalarından farklıdır. Ancak unutulmamalıdır ki her sponsorluk ilişkisinde mutlaka reklam ve tanıtım unsuru vardır. Zira sponsorlukta sponsorluk alan firmanın bir görevi sponsorun tanıtımını yapmak olduğundan, bu tanıtım da ancak diğer iletişim araçlarının yardımıyla yapılabileceğinden, sponsorluk ilişkisi diğer iletişim araçları ile kombinasyon içinde bulunacaktır. Ne var ki söz konusu görevin varlığı bir sponsorluk ilişkisini reklam olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Asıl ayırt edici ve en temel nokta, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde de yer aldığı üzere sponsorluk harcamalarının, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan harcamalar olmasıdır. Sponsorluk veren firmaların, sponsorluğu nedeniyle satışlarında ortaya çıkabilecek muhtemel artış, sponsorluk ile hedeflenen amacın doğrudan değil tali bir neticesidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içerisinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının hesaplanmasında da Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Safi kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilen giderler GVK’nın 40. ve KVK’nın 8. maddelerinde açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, birinci bendinde “Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin” indirilmesinin kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Bir giderin, dönem kazancının safi tutarını tespit etmede hasılattan indirilebilmesi için Giderler ile kazancın elde edilmesi veya idamesi arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.

Safi kazanca ulaşma bakımından vergi kanunları, yapılan giderlerle elde edilen kazanç arasında doğrudan bir bağ aramaktadır. Kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerle, kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunması bir giderin ticari kazançtan indirilebilmesi için aranan temel koşuldur. Dolayısıyla, ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile doğrudan bir illiyet bağı bulunmayan giderler ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.

Reklam harcamaları ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilgili olması halinde GVK’nın 40/1’inci maddesi kapsamında değerlendirilir. Sponsorluk harcamalarında ise yapılan harcama ile ticari kazanç elde etme arasında doğrudan ve ölçülebilir bir ilişki kurmak çoğu zaman mümkün olmaz. Bu nedenle de Kanun koyucu GVK’nın 40/1’de öngördüğü genel kurala GVK’nın 89. ve KVK’nın 10. maddelerinde indirim müessesesi yoluyla kazançtan indirme imkanı tanımıştır. Burada temel ayrım reklam harcamaları kurum kazancının tespitinde doğrudan indirim konusu yapılabilmesine karşın sponsorluk harcamalarının ancak ilgili dönemde kazanç oluşmuşsa indirilebileceği hususudur. Firmalar sıklıkla uygulamalarında sponsorluk niteliğindeki harcamalarını da sehven ya da kasten reklam harcaması olarak değerlendirilip kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapabilmektedirler.

Örnek verecek olursak; Toptan Gıda işi ile iştigal eden iki farklı firmayı ele alalım (A ve B firmaları). Her iki firma da 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıkları kapsamında yer alan tarihi eserleri restore etmek istemektedirler. A firması (X) Tarihi Eseri’nin restorasyon işine sponsor olmuştur. B firması ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen (Y) Tarihi Eseri’nin restorasyon işine sponsor olmuştur. Her iki Tarihi Eserin restorasyonu sırasında Tarihi Eserlerin etrafına yapılacak panolarda firmaların logo/marka/amblemleri yer alacaktır. Tarihi Eser restorasyonu süresince panolarda firmaların isimlerinin yer alması firmalar açısından reklam olarak değerlendirilemez. Zira burada firmaların iştigal faaliyetleri ile Tarihi Eserler arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamamaktadır. Sponsorluğun doğası gereği içerisinde reklamı da barındırıyor olması (logo/marka yazması) ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilgili olmayan harcamaların reklam harcaması olarak değerlendirmesini gerektirmez. Yapılan sponsorluk harcamalarını sadece B firması ((Y) Tarihi Eseri restorasyonu Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görüldüğü için) KVK 10-1/d-4 kapsamında (diğer şartları taşıması şartıyla) indirim konusu yapabilecektir. A firması ise yaptığı sponsorluk harcamasını indirim konusu yapamayacak ya da reklam harcaması olarak değerlendirip gider yazamayacaktır. Çünkü eğer kanun koyucu sponsorluk harcamalarını reklam harcaması olarak değerlendirmiş olsaydı, GVK’nın 89 ve KVK’nın 10. maddelerinde ve en son İstanbul kültür başkenti için GVK’nın 74. maddesinde bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç olmazdı.

Sonuç olarak, Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinde belirtilen (kanunda belirtilen şartları da taşımak kaydıyla) spor sponsorluğuna ilişkin harcamalar ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenmesi uygun görülen (aynı bentte sayılan) kültürel sponsorluk harcamaları ticari kazançla dolaylı ve ölçülemeyen nitelikteki harcamalar olduğundan gider olarak değil kazanç bulunması halinde düşülmek üzere dikkate alınabilecek indirimlerdir. Bunun haricindeki sponsorluk harcamalarının (sosyal sponsorluk, sanat sponsorluğu, çevre sponsorluğu vb.) indirilmesi veya reklam harcaması olarak değerlendirilip gider yazılması mümkün değildir.

SONUÇ

Uygulamada sponsorluk harcamaları ile reklam harcamaları iç içe geçmiş olarak ve karışık bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Bu ayrımın net bir şekilde ortaya konulması vergi idaresi nezdinde firmaların vergilendirilmeleri açısından fazlaca önem arz etmektedir. Çalışmanın önceki bölümlerinde bu ayrım ortaya konulmaya çalışılmış ve sponsorluk ve reklam kavramları tanımsal şekilde açıklanmıştır. Ayrıca benzerlik ve farklılıklarına değinilmiştir.

Firmalar, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilgili olan reklam harcamalarını gider olarak vergiden düşebilecekken; Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinde belirtilen (kanunda belirtilen şartları da taşımak kaydıyla) spor sponsorluğuna ilişkin harcamalar ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenmesi uygun görülen (aynı bentte sayılan) kültürel sponsorluk harcamaları ticari kazançla dolaylı ve ölçülemeyen nitelikteki harcamalar olduğundan gider olarak değil kazanç bulunması halinde düşülmek üzere dikkate alabileceklerdir. Ancak bunun haricindeki sponsorluk harcamalarının (sosyal sponsorluk, sanat sponsorluğu, çevre sponsorluğu vb.) vergi mevzuatında buna ilişkin bir düzenleme olmadığı için indirilmesi veya reklam harcaması olarak değerlendirilip gider yazılması mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki firmalar sıklıkla uygulamalarında sponsorluk niteliğindeki harcamalarını da sehven ya da kasten reklam harcaması olarak değerlendirilip kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapabilmektedirler. Eğer kanun koyucu sponsorluk harcamalarını reklam olarak değerlendirmiş olsaydı, GVK’nın 89.ve KVK’nın 10. maddelerinde ve en son İstanbul kültür başkenti için GVK’nın 74. maddesinde bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç olmazdı.

Sponsorluğun doğası gereği içerisinde reklamı da barındırıyor olması sponsorluk harcamalarının firmalar tarafından reklam harcaması mı yoksa sponsorluk harcaması mı olduğu (vergiden düşülüp düşülemeyeceği) zorluğunu ortaya çıkarmaktadır. Vergi mevzuatında sadece spor sponsorluğuna ve kültürel sponsorluğa değinilmiş olup bunun haricindeki sponsorluklara hiç değinilmemiştir. Söz konusu flu alan maliye idaresinin yapacağı yasal düzenlemeler ile giderilebilir. Sponsorluk harcaması ile reklam harcaması arasındaki tanımlamanın ve ayrımın maliye idaresi tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Sponsorluk türleri belirtilip hangi alanlarda yapılan sponsorluğun vergiden düşülemeyeceği (ya da düşüleceği) belirtilmelidir.

KAYNAKÇA

Kurumlar Vergisi Kanunu

1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

Kültürel alandaki destek (sponsor) faaliyetlerinin teşvik edilmesi hakkında genelge (Genelge 2005/13)

16/6/2004 tarih ve 25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliği

03.07.2104 tarih ve 29049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Reklam Kurulu Yönetmeliği

195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun

Türkiye Futbol Federasyonu Forma ve Reklam Talimatı (2002 Tarihli)

ÇAVUŞOĞLU Selçuk Bora, “Türkiye’de Spor Sponsorluğu Çalışmaları Kapsamında FB, GS ve BJK Ana Sponsorluklarının Bilinirliği Üzerine Bir Araştırma”, Marmara Üniversitesi Doktora Tezi, İstanbul, 2011

SAYAN Hakkı, ”Sponsorluk ile Reklam Faaliyeti Arasındaki Fark ve Sponsorluk Harcamalarının Vergisel Sonuçları”, Vergi Dünyası, Ekim 2009, Sayı:338

TÜREGÜN Emre, “Sportif Organizasyonlar Sponsorluğu”, Marmara Üniversitesi Doktora Tezi, İstanbul, 2013

http://www.statista.com/statistics/196864/global-sponsorship-spending-since-2007/

http://www.sponsorship.com/iegsr.aspx

* E. Gelirler Kontrolörü, Vergi Müfettişi

1 03.07.2104 tarih ve 29049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Reklam Kurulu Yönetmeliği, md:3

2 Emre TÜREGÜN, “Sportif Organizasyonlar Sponsorluğu”, Marmara Üniversitesi Doktora Tezi, İstanbul, 2013.

3 Selçuk Bora ÇAVUŞOĞLU, “Türkiye’de Spor Sponsorluğu Çalışmaları Kapsamında FB, GS ve BJK Ana Sponsorluklarının Bilinirliği Üzerine Bir Araştırma”, Marmara Üniversitesi Doktora Tezi, İstanbul, 2011.

4 Selçuk Bora ÇAVUŞOĞLU, a.g.e.

5 Emre TÜREGÜN, a.g.e.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81