Ara
  • Olga Ateş

Yapılan Son Yasal Düzenlemeler Kapsamında İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması

ÖZET

Daha önce gelir vergisi kanunumuzda yer alan yatırım indirimi müessesesi ile yatırımcıların yapacakları yatırımlar KV matrahından yapılan indirim şeklinde teşvik edilirken, 28.02.2009 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanan 5838 sayılı Kanun ile yatırımların teşvik edilmesinde daha farklı bir uygulamaya geçilmiştir. KVK’nın 32/A maddesi olarak vergi mevzuatımıza giren “İndirimli Kurumlar Vergisi” müessesesinin temel özelliği, yapılan yatırım harcaması tutarlarının (belirli şartlarla ve oranlarda) hesaplanacak olan Kurumlar Vergisi tutarından indirilecek olmasıdır. İlgili maddenin ilk uygulama biçiminde; yatırım tutarının sadece ilgili yatırımdan elde edilen kazançtan indirilebilmesi mümkünken 15.06.2012 tarih ve 6322 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle yapılan yatırım tutarının mükelleflerin diğer kazançlarından da (belirli oran ve şartlarda) indirilebilmesi mümkün hale getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: İndirimli Kurumlar Vergisi, Diğer faaliyetlerden elde edilen kazanç, Yatırım Dönemi, Teşvik belgesi

  • GİRİŞ

Kurumlar Vergisi Kanunumuza ilk olarak 5838 sayılı Kanun ile eklenen ve 6322 sayılı Kanunla üzerinde pek çok yenilik yapılan 32/A maddesi ile mükellefler yapacakları teşvik belgesine bağlanmış olan yatırım harcaması tutarlarını, kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle indirim konusu (belirli şartlar dahilinde) yapabileceklerdir. İlgili istisna hükmünden hem kurumlar vergisi mükellefleri hem de gelir vergisi mükellefleri yararlanabilecektir.

5838 ve 6322 sayılı Kanunlardan sonra çıkarılan 16.07.2009 tarih ve 2009/15199 ve 19.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı BK Kararları ile 28.07.2009 tarih ve 2009/1 ve 20.06.2012 tarih ve 2012/1 nolu (ilgili tebliğ düzenlemesinde 08.05.2014 tarih 2014/1 sayılı tebliğ ile bazı değişiklikler yapılmıştır) tebliğlerde; ilgili madde de yer verilen terimlerin ne anlama geldikleri ve maddenin uygulamasının ne şekilde olacağı açıklanmıştır.

KVK’nın 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisinden yararlanmak isteyen mükellefler öncelikle Ekonomi Bakanlığına müracaat ederek yatırımlarına başlayabilecek ve buradan alacakları yatırım teşvik belgeleri ile bu yatırım teşvik belgesinde yer alan şart ve koşullar çerçevesinde gerçekleştirdikleri yatırım harcamalarını, kazançlarına uygulanacak indirimli kurumlar vergisi ile yatırıma katkı tutarı kadar indirebilecektir. İlgili Kanun hükmünün ne şekilde uygulanacağı ve mükelleflerin yapacakları harcamaları nasıl indirim konusu yapacağına ilişkin şu ana kadar Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen özelgeler ve şuan taslak halinde olan bir Sirküler dışında) kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde yer alan “İndirimli Kurumlar Vergisi” müessesesine yönelik uygulamanın nasıl olacağı ve ilgili kanun maddesinde netleştirilmemiş bazı belirsizliklerin ne şekilde ortadan kaldırılacağı; çıkarılan BKK ları, 2009/1, 2012/1 ve 2014/1 nolu tebliğler ile şuana kadar verilen özelgeler kapsamında cevaplandırılacaktır. Çalışmamızda ayrıca, konu ile ilgili olarak GİB tarafından hazırlanan ve şuan itibariyle taslak aşamasında olan “Sirküler” çalışması da dikkate alınacaktır.

İndirimli Kurumlar Vergisi Maddesi (KVK 32/A) kapsamında yapılan yatırımların gelir ve kurum kazancından indirimi hali hazırda iki farklı durumda (her iki durum bir arada uygulanarak üçüncü bir durum da ortaya çıkabilecektir) gerçekleşmektedir. Bu durumlar;

  • Yatırımın kısmen dahi olsa faaliyete geçmesinden itibaren ilgili yatırımdan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması, ( 1 inci fıkra hükmü)

  • Yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması, ( 2/c fıkra hükmü)

  • Yatırımın kısmen faaliyete geçmesine rağmen yatırımın devam ediyor olması halinde hem yatırımdan elde edilen kazançlara hem de diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulaması, ( Maddenin 1 ve 2/c fıkraları hükmünün bir arada uygulanması durumu)

Makalemizde, konu ile ilgili olarak yapılacak açıklamalardan sonra yukarıda yer alan durumlar değişik yönleriyle beraber örnekler yardımıyla açıklanmaya çalışılacaktır.

  • İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ UYGULAMASINDA BİLİNMESİ GEREKEN BAZI TERİM VE İFADELER

Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A (İndirimli Kurumlar Vergisi) maddesi ile bu madde kapsamında çıkarılan iki BKK ve üç adet tebliğ düzenlemesinde yer alan bazı kavram ve terimlerin konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bilinmesi gerekmektedir. Buna göre yukarıda belirtilen düzenlemelerde yer alan bazı kavram ve ifadelerin ne anlama geldikleri ve bunlardan ne anlaşılması gerektiği ilgili düzenlemeler kapsamında açıklanacaktır.

Yatırıma Katkı Tutarı: İndirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarıdır.

Yatırıma Katkı Oranı: Yatırıma katkı tutarının yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak orandır.

Yatırımcı: Teşvik belgesi kapsamı yatırımı gerçekleştirecek gerçek ve tüzel kişilerdir.

Yatırım Teşvik Belgesi: Yatırımın karakteristik değerlerini ihtiva eden, yatırımın bu değerler ve tespit edilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi halinde üzerinde kayıtlı destek unsurlarından istifade imkanı sağlayan belgedir. Bakanlar Kurulu Kararı amaçlarına uygun olarak gerçekleştirilecek yatırımlar için düzenlenir.

Yatırım Malı: Bina ve arsa hariç, teşvik belgesi kapsamı mal ve hizmet üretimi için kullanılan her türlü makine ve teçhizat, tesisat ve yatırım cinsine bağlı olarak mefruşat gibi sabit harcamaları,

Komple yeni yatırım: Mal ve hizmet üretimine yönelik olarak ana makine ve teçhizat ile yardımcı tesisleri içeren, gerektiğinde arazi-arsa ve bina-inşaat harcamalarını da ihtiva eden, yatırımın yapılacağı yerde aynı üretim konusunda mevcut tesisi veya mevcut tesisi ile altyapı bütünlüğü bulunmayan yatırımlardır.

Tevsi yatırım: Mevcut bir yatırıma üretim hattı veya makine ve teçhizat ilavesiyle kapasitenin artırılmasına yönelik olan ve mevcut tesis ile alt yapı müşterekliği oluşturarak bir bütün teşkil eden yatırımlardır.

Yatırıma Başlama: Teşvik belgesinde öngörülen yatırıma başlama tarihi teşvik belgesi için Ekonomi Bakanlığına veya ilgili yerdeki yerel birimlere müracaat tarihi olup, yatırıma başlanıldığının kabul edilebilmesi için, arazi-arsa alımı, altyapının hazırlanması, inşaata başlama, makine ve teçhizat temini gibi harcamalardan bir veya birkaçının gerçekleştirilmesi şarttır. Ancak harcama tutarının; bölgesel uygulama kapsamında gerçekleştirilen yatırımlar için teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırımın en az %10’u, büyük ölçekli yatırımlar için ise en az 5 milyon Türk Lirası olması halinde yatırıma başlanılmış sayılır.

İşletmeye Geçiş Tarihi: Teşvik belgesinin tamamlama vizesinin yapıldığı tarihtir.

Yatırım Dönemi: Yatırıma fiilen başlanılan tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından tamamlama vizesi yapılması amacıyla Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan süredir. Öte yandan yatırımın fiilen tamamlandığı tarihin, tamamlama vizesinin yapılmasına ilişkin olarak Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihinden önceki bir geçici vergilendirme dönemine isabet etmesi halinde ise yatırımın fiilen tamamlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son günü yatırımın döneminin tamamlandığı tarih olarak kabul edilecektir.

Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Kazanç: Mükelleflerin 2009/15199 ve 2012/3305 sayılı Karara göre düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarının işletilmesinden elde edilenler hariç olmak üzere diğer tüm kazançları.

  • İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ UYGULANACAK YATIRIMLAR İLE YATIRIMA KATKI TUTARI VE ORANI

Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinin birinci fıkrasında, yapılan yatırımlardan elde edilecek kazançlar için “İndirimli Kurumlar Vergisi” uygulamasından bazı mükellefler ile bazı yatırımların istisna tutulacağı ifade edilmiştir. İlgili Kanun hükmüne göre “Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar” için indirimli kurumlar vergisi uygulanmayacaktır. 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun’da yap-işlet-devret modeli ile elektrik üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi, 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun’da ise bazı yatırım ve hizmetlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması düzenlenmiştir. Buna göre, yukarıda yer verilen mükellefler ve yatırımlar dışında kalan mükellefler Ekonomi Bakanlığından alacakları teşvik belgesi kapsamında yapacakları yatırımlardan (32/A-1) veya yatırım süresi içerisinde diğer faaliyetlerinden elde edecekleri kazançlarına (32/A-2-c) bölgeler ve yatırım türleri itibariyle ayrı ayrı belirlenen oranlarda indirimli kurumlar vergisi uygulayabilecektir.

Mükelleflerin yatırımları kapsamında yaptıkları arazi, arsa, yedek parça, amortismana tabi olmayan diğer harcamalar, hammadde, karayolu nakil vasıtaları ve her türlü binek otomobilleri (sağlık ve belediye hizmetlerinde kullanılan araçlar, trafiğe çıkamayacak nitelikte olup apron veya limanda kullanılan araçlar ve madencilik ve hazır beton yatırımlarında kullanılan araçlar hariç) ve Havayolu ile yük ve/veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar dışındaki diğer yatırımlar için uçak ve helikopter harcamaları yatırım indirimi ve teşvik belgesi kapsamında dikkate alınamaz.

Yatırımlara uygulanacak yatırıma katkı tutarı ve yatırıma katkı oranı, yatırıma 31.12.2013 tarihine kadar (bu tarih dahil) başlanılıp başlanılmadığına göre farklı oranlarda olacaktır. Buna göre yatırıma 31.12.2013 tarihine kadar başlayanlar ile ilgili tarihten sonra başlayanlar için uygulanacak yatırıma katkı oranı ve yatırıma katkı tutarları aşağıdaki tablolarda yer aldığı gibi olacaktır: (2012/3305 sayılı BKK kapsamında yatırım yapanlar)

31.12.2013 tarihine kadar (bu tarih dahil) başlayan yatırımlar için

31.12.2013 tarihinden sonra başlayan yatırımlar için

6322 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye göre mükellefler, gerçekleştirilen yatırım harcamasını ve bölgeler itibariyle toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben Bakanlar Kurulunca belirlenen nispetteki yatırıma katkı tutarını geçmemek üzere yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edeceği kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulayabilecektir. Yani mükellefler, kazançlarının yeterli olması durumunda yatırım döneminde, diğer kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulayarak bu uygulamadan yararlanabilecektir.

Bakanlar Kurulunca yatırıma katkı tutarına mahsuben bölgeler ve yatırım türleri itibariyle belirlenen oranlar aşağıda yer alan tablodaki gibidir:

Örneğin 5 inci bölgede yatırım yapan (yatırıma 31.12.2013 tarihinden önce başlamış olması durumunda) bir mükellefin 01.01.2013 tarihinden itibaren diğer faaliyetlerinden elde edeceği kazancına indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle yatırım dönemi sonuna kadar yararlanacağı yatırıma katkı tutarı, teşvik belgesinde yer alan yatırım tutarının (%40 x %50=) %20 si kadar olacaktır. (yatırıma katkı oranı ile yatırıma katkı tutarına mahsuben uygulanacak oranın çarpımı) Ayrıca ortaya çıkan tutar, gerçekleştirilen yatırım harcaması ile karşılaştırılacak ve bu tutarlardan küçük olanı, mükelleflerin, diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar yoluyla yatırım döneminde yararlanabilecekleri maksimum yatırıma katkı tutarını gösterecektir.

  • YATIRIMLARDAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ UYGULANMASI

Kurumlar vergisi kanunumuzda indirimli kurumlar vergisi kapsamında yapılan ilk düzenlemede, mükelleflerin sadece yapmış oldukları yatırımlar üzerinden elde ettikleri kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle yatırımların belli bir yüzdesini, alınmayan vergi yoluyla devlet karşılamış oluyordu. Dolayısıyla yapılan ilk düzenlemenin temel amacı, mükelleflerin, kâr etme potansiyeli olan yatırımlar yapması ve doğal olarak bu karlı yatırımlar sonucunda oluşan karlara ilişkin verginin bir kısmından vazgeçilerek üretim ve istihdamın artırılması, doğrudan yabancı yatırımcının ülkeye gelmesinin sağlanması ve büyük ve stratejik yatırımların özendirilmesi olmuştur.

KVK’nın 32/A maddesinin birinci fıkrasında; Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançların, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacağı, dördüncü fıkrasında ise; İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla mükelleflerin, yatırımlardan elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulaması için teşvik belgesinin kapatılması veya yatırımın fiilen tamamlanması gerekmemektedir. (teşvik belgesinde yer alan yatırımın, alınan ek süreler dahil bitirileceği dikkate alınmak şartıyla) Kısmi bile olsa ilgili yatırımdan kazanç elde edilmeye başlanması elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulanması için yeterli olacaktır.

Komple yeni yatırımlarda, mükellefler yatırımlarından elde ettikleri kazancı ayrı olarak tespit etmek yani yapılan komple yeni yatırımlardan elde edilen kazanç ile diğer faaliyetlerden elde edilen kazancın ayrı hesaplarda tutularak tespit edilmesi gerekir. Tevsi yatırımlarda ise, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenecektir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları (sabit kıymetlerin, gerekli şartların oluşması halinde yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan yeniden değerlenmiş değeri) ile dikkate alınacaktır. Ayrıca sabit kıymetlere (Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadi kıymetler) ilişkin olarak yapılan hesaplamalarda o ana kadar ayrılmış olan amortisman tutarları sabit kıymetin kayıtlı tutarından düşülmeyecektir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kazancın ayrı bir şekilde tespit edilmesine imkan bulunmaması halinde böyle bir oranlama yapılması gerektiğinin bilinmesi gerekir. Aksi takdirde zaten işletme, kazancını ayrı hesaplarda izlemek suretiyle tespitini mümkün kılıyorsa kazanç ayrı hesaplarda takip edilerek tespit edilecektir.

Konu ile ilgili olarak aşağıda yer alan örnek uygulama konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Örnek 1 :

2012/3035 sayılı BKK ya göre düzenlenmiş 10.09.2012 tarihli teşvik belgesi bulunan (A) A.Ş. 5. Bölgede yatırım yapmış ve ilgili yatırım 10.10.2013 tarihinde tamamlanmış ve bu yatırımdan 2013/4 geçici vergilendirme döneminden itibaren kazanç elde edilmeye başlanmıştır. (Tevsi yatırım kapsamında elde edilen kazancın ayrı olarak tespiti mümkün olmamıştır. Ayrıca 32/A-c hükmü kapsamında diğer faaliyetlerden elde edilen kazancın bulunmadığı kabul edilecektir)

(A) A.Ş. nin yatırım teşvik belgesi ve 2013/4. Geçici vergilendirme dönemi ile Kurumlar vergisi matrahına ilişkin veriler aşağıdaki gibidir:

Teşvik Belgesi Yatırım Tutarı: 2.000.000-TL

Yatırıma Katkı Oranı: % 40

K.V. Oranına Uygulanacak İndirim Oranı: % 80

4. Dönem Geçici Vergi Matrahı: 300.000-TL

Dönem Safi Kurum Kazancı: 1.000.000-TL

Kurum Aktifine Kayıtlı Sabit Kıymetlerin Toplam Değeri: 5.000.000-TL

Kurumun Ödemesi Gereken K.V. Tutarının Tespiti:

Yukarıda yer verilen durumda, tevsi yatırım kapsamında yapılmış ve ilgili yatırımdan elde edilen kazancın ayrı hesaplarda tutularak tespiti mümkün olmayan bir yatırım bulunmaktadır. Dolayısıyla mükellef kurumun bu yatırımdan elde etmiş olduğu kazanç tutarının tespiti için, yapılan toplam yatırım tutarı ile kurum aktifine kayıtlı sabit kıymetlerin toplam değerinin birbirine oranlanması gerekecektir. (KVK, 32/A-4) Buna göre;

Tevsi Yatırım Kazanç Oranı = Toplam yatırım tutarı / sabit kıymetlerin top. değeri

Tevsi Yatırım Kazanç Oranı = 2.000.000- TL / 5.000.000-TL = %40 olacaktır.

Tevsi Yatırıma İsabet Eden Kazanç Tutarı;

4. Geçici Vergi Dönemi İçin = 300.000-TL x 0,40 = 120.000-TL olacaktır.

K.V. Dönemi İçin = 1.000.000-TL x 0,40 = 400.000-TL olacaktır.

Yatırıma Katkı Tutarı = Yatırıma Katkı Oranı x Toplam yatırım tutarı

Yatırıma Katkı Tutarı = 0,40 x 2.000.000-TL = 800.000-TL olacak

Uygulanacak İnd. K.V. Oranı = [K.V. Oranı – (K.V. Oranı x İndirim Oranı)]

Uygulanacak İnd. K.V. Oranı = [0,20 – (0,20 x 0,80)] = (0,20 – 0,16) = %4 olacaktır.

Buna göre 4. geçici vergilendirme ve K.V. dönemleri için hesaplanan vergi;

Hesaplanan Vergi Tutarı = (Tevsi Yat. Kazancı x Uyg. İnd. K.V. Oranı) + (Diğer kazançlar x K.V. Oranı)

4. Geçici V.D. Hesaplanan Vergi;

(120.000-TL x %4) = 4.800-TL, Tevsi yatırım kazancından,

(180.000-TL x %20) = 36.000-TL diğer kazançlardan olmak üzere,

Toplam = (4.800-TL + 36.000-TL =) 40.800-TL olacaktır.

K.V. Döneminde Hesaplanan Vergi;

(400.000-TL x %4) = 16.000-TL Tevsi yatırım kazancından

(600.000-TL x %20) = 120.000-TL diğer kazançlardan olmak üzere,

Toplam = (16.000-TL + 120.000-TL =) 136.000-TL olacaktır.

Mükellef kurumun, kazancına indirimli K.V. uygulamak suretiyle ilgili hesap döneminde yapmış olduğu yatırımlarına ait katkı tutarına mahsuben vazgeçilen vergi tutarları; dönemler itibariyle;

4. Geç. V.D. Vazgeçilen Vergi Tutarı = (120.000-TL x %16) = 19.200-TL olacaktır.

K.V. Dönemi Vazgeçilen Vergi Tutarı = (400.000-TL x %16) = 64.000-TL olacaktır.

Mükellef kurumun sonraki dönemlere devreden yatırıma katkı tutarı ise;

(Top. yat. katkı tut. – Tah. Vaz. Top. Ver.) = (800.000-TL – 64.000-TL) = 736.000-TL

Mükellef kurum kalan yatırıma katkı tutarını sonraki dönemlerde, kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle yok etmek için ilgili yatırımından;

(736.000-TL / 0,16 ) = 4.600.000-TL daha kazanç elde etmelidir.

  • DİĞER FAALİYETLERDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ UYGULANMASI

Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde 15.06.2012 tarih ve 6322 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, yapılan yatırım tutarının mükelleflerin diğer kazançlarından da indirilebilmesi mümkün hale getirilmiştir. Yapılan düzenlemenin temel gerekçesi; sadece yatırımdan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması halinde destekten yararlanma süresinin çok uzun olması ve bu nedenle yatırımcıların yatırıma yönlendirdikleri kazanç tutarlarının az olmasıdır. Dolayısıyla yapılan düzenleme ile yatırımların finansmanına daha yatırım aşamasında destek sağlanarak yatırımların özendirilmesi amaçlanmıştır. KVK nın 32/A-2-c maddesinde yer alan yeni düzenleme aşağıdaki gibidir:

“Yatırıma başlanan tarihten itibaren bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50'sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, bu oranı her bir il grubu için sıfıra kadar indirmeye veya %80'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

Bakanlar Kurulu kendisine verilen bu yetkiyi kullanarak çıkardığı 19.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı BK Kararında konuya ilişkin açıklamalar ve düzenlemeler yapmıştır. (Bakanlar Kurulu tarafından bölgeler ve yatırımlar itibariyle belirlenen toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben belirlenen oranları gösteren tablo makalemizin III. Nolu bölümünde Tablo:3 de yer almaktadır)

Aynı düzenleme ile yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanmadan önce indirimli kurumlar vergisi uygulanan hallerde, yatırımın tamamlanıp işletilmeye geçilmemesi durumunda bu kapsamda yapılan indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergilerin, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edileceği ifade edilmiştir.

Yapılan yatırımdan elde edilen kazançlara ve diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması halinde nasıl bir işlem ve hesaplama yapılacağı aşağıda yer alan örnekte farklı yönleriyle açıklanmıştır.

Örnek 2 :

(M) A.Ş. biri 4. Bölgede komple yatırım ve diğeri 6. Bölgede tevsi yatırım olmak üzere 2012/3035 sayılı BKK ya göre gerekli koşulları yerine getirerek iki farklı yatırım yapmıştır. Mükellef kurum 2013 hesap dönemi için komple yeni yatırım ve tevsi yatırım kapsamında KVK’nın 32/A maddesinde yer alan indirimli kurumlar vergisi düzenlemesinden yararlanmak istemektedir. (M) A.Ş. nin almış olduğu (A) ve (B) Teşvik belgeleri ile dönemsonu kazancına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

(A) Teşvik Belgesi

01.08.2012 tarihinde yapılan müracaat ile alınmış ve yatırıma başlanmıştır.

15.03.2013 tarihinde yatırım tamamlanmıştır. (tamamlama vizesi alınmıştır)

Yatırım 4. Bölgede komple yeni yatırım olarak yapılmıştır.

Toplam yatırım tutarı: 1.000.000-TL

Yatırıma katkı oranı: % 30

K.V. Oranına Uygulanacak İndirim Oranı: % 70

(B) Teşvik Belgesi

01.03.2013 tarihinde yapılan müracaat ile alınmış ve yatırıma başlanmıştır.

Yatırım tamamlanmamış, yatırım devam etmektedir.

Yatırım 6. Bölgede tevsi yatırım olarak yapılmaktadır.

Toplam yatırım tutarı: 2.000.000-TL

Bu dönem yapılan harcama tutarı: 720.000-TL

Yatırıma katkı oranı: % 50

K.V. Oranına Uygulanacak İndirim Oranı: % 90

Toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben uygulanacak oran : % 80 [1]

(M) A.Ş. Dönemsonu kazanç bilgileri:

Dönem Safi Kurum Kazancı: 4.000.000

(A) Teşvik Belgesi Kapsamında Elde Edilen Kazanç: 500.000-TL

(B) Teşvik Belgesi Kapsamında Elde Edilen Kazanç: 0-TL (ilgili dönemde bu faaliyetten kazanç elde edilmemiştir)

Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Kazanç Tutarı: 3.500.000- TL

Yukarıda yer alan verilere göre (A) ve (B) teşvik belgeleri kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin olarak hesaplanması gereken tutarlar ve (M) A.Ş. nin ödemesi gereken kurumlar vergisi aşağıdaki gibi olacaktır.

(M) A.Ş. devreden yatırıma katkı tutarının tamamını hesaplanacak olan kurumlar vergisinden indirim konusu yapabilmesi için sonraki dönemlerde ilgili yatırımdan 1.642.857-TL daha kazanç elde etmesi gerekecektir. Ayrıca yatırım dönemi tamamlanmış olduğundan (15.03.2013) sonraki dönemlerde diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara bu teşvik belgesi kapsamında KVK 32/A-c hükmü kapsamında indirimli kurumlar vergisi uygulanamayacaktır.

(B) Teşvik belgesi kapsamında hesaplanan vergi tutarı

(B)Teşvik belgesine bağlanmış tevsi yatırıma ilişkin indirimli kurumlar vergisinin hesaplanması aşağıdaki gibi olacaktır.

*Dönem safi kurum kazancından(4.000.000-TL) (A) teşvik belgesi kapsamında elde edilen kazancın(500.000-TL) çıkarılması ile bulunmuştur.

**Bu dönemde kazancın yeterli olması halinde, en fazla yapılan harcama tutarı (720.000-TL) ile toplam yatırıma katkı tutarına uygulanan %80 (1.000.000-TL x %80 = 800.000-TL) den küçük olan tutar(720.000-TL) kadar toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben yatırıma katkı tutarı hesaplanabilecektir.

(B) Teşvik Belgesi Kapsamında Toplam Yatırıma Katkı Tutarının tamamından yararlanılması için gereken kazanç tutarı (yatırım ve işletme dönemlerinde) toplam;

Toplam Yatırıma Katkı Tutarı / (K.V. Oranı – İndirimli K.V. Oranı)

1.000.000-TL / (%20 - %2) → (1.000.000-TL / %18 =) 5.555.556-TL olacaktır.

Yukarıda (A) ve (B) teşvik belgeleri kapsamında yapılan hesaplamalar sonucunda (M) A.Ş. nin kurumlar vergisinin hesaplanması toplu olarak aşağıdaki gibi olacaktır.

İndirimli kurumlar vergisinden yararlanan mükelleflerin aynı şartlarda olunması koşuluyla indirimli kurumlar vergisinden geçici vergi dönemleri itibariyle de yararlanmaları tabiidir. Yukarıda yer alan hesaplamalar geçici vergi dönemleri itibariyle de yapılabilecektir.

  • SONUÇ

KVK’nın 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisinden yararlanmak isteyen mükellefler öncelikle Ekonomi Bakanlığına müracaat ederek yatırımlarına başlayabilecek ve buradan alacakları yatırım teşvik belgeleri ile bu yatırım teşvik belgesinde yer alan şart ve koşullar çerçevesinde gerçekleştirdikleri yatırım harcamalarını kazançlarına uygulanacak indirimli kurumlar vergisi ile karşılayabileceklerdir.

6322 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle indirimli kurumlar vergisi uygulamasında yeni bir döneme geçilmiştir. İlgili Kanun düzenlemesinden önce, sadece yapılan yatırımlardan elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanırken düzenlemeden sonra mükellefler (gelir ve kurumlar) diğer faaliyetlerinden elde edecekleri kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulayabilecektir. Diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanabilmesi, ilgili düzenlemede yer alan şartları sağlamak ve ilgili düzenlemede yer verilen koşullara sahip olmakla mümkün olabilecektir.

KAYNAKÇA

  • 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

  • 6322 Sayılı Kanun

  • 16.07.2009 tarih ve 2009/15199 sayılı BKK

  • 19.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı BKK

  • 28.07.2009 tarih ve 2009/1 Nolu Tebliğ

  • 20.06.2012 tarih ve 2012/1 Nolu Tebliğ

[1] Makalenin III. Nolu bölümünde bölgeler ve yatırımlar itibariyle BK tarafından belirlenen toplam yatırıma katkı tutarına mahsuben uygulanacak oranlar yer almaktadır.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81