Ara
  • Olga Ateş

Çekin Karşılıksız Çıkması Nedeniyle Cirantalar Tarafından Yapılan Ödemelerin Vergisel Boyutu

Serçin Erdinç BAYTEMUR*, Uğur COŞGUN**

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Çek ödeme aracı olarak sıklıkla kullanılırken senetten farklı olarak “karşılıksız” çıkmasının yaptırımları ağır olduğundan daha çok tercih edilen bir ödeme aracıdır. Süresinde ibraz edilmesine rağmen yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen dahi olsa ödenmeyen çek, karşılıksız sayılır. Türk Ticaret Kanunu’nun 713. maddesinde “Başvurma Hakkı” başlığıyla hamilin vadesinde ödenmeyen çek için cirantalara, düzenleyenlere ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girenlere başvurabileceği düzenlenmiştir. Makalemiz ciranta tarafından ödenmeyen çekin cirantalar veya avalistler tarafından ödenmesi halinde bunun ödemeyi yapanlar tarafından nasıl muhasebeleştirileceği, vergi kanunları karşısındaki durumu hakkında yapılan bir çalışmadır.

II- ÇEKİN KARŞILIKSIZ ÇIKMASI VE ÇEK HAMİLİNİN BAŞVURMA HAKKI

Çekin karşılıksız çıkması Türk Ticaret Kanunu’nun 713. maddesinde açıklanmış olup, karşılıksız çıkan çek için hamilin başvurma hakkına ilişkin usullere aynı maddede yer verilmiştir. 724. madde “Teselsül” başlığını taşımakta olup; “Bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar.

(2) Hamil, bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın her birine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir.

(3) Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup da poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir.

(4) Hamil borçlulardan yalnız birine başvurmakla, diğer borçlularla ilk önce başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmez.” şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklının başvurma hakkının içeriği Kanun’un 724. maddesinde sayılmıştır. Buna göre alacaklı poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve şart kılınmışsa işlemiş faizi, vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi, protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbarların giderleriyle diğer giderleri ve poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir. Ciranta veya avalist poliçe bedelini ödediği takdirde kendinden önce gelen borçlulardan ödemiş olduğu tutarın tamamını, ödeme tarihinden itibaren bu tutarın faizini, yaptığı giderleri ve poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir. Ciranta/avalistin ödemeyi rızaen yapması veya icra yoluyla yapması kendisinden önceki borçlulara başvurmasında önem/farklılık arz etmez. Kendisine başvurulan veya başvurulması mümkün olan borçlu, başvurma konusu olan bedeli ödeyince, poliçe ve protesto belgesinin ayrıca doldurulacak bir makbuz ile birlikte kendisine verilmesini istemek hakkını haizdir. Hamil; görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeyi ibraz, kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme, “Gidersiz iade olunacaktır” kaydının bulunması hâlinde, poliçeyi ödeme amacıyla ibraz için belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybeder. Hamil, kabul amacıyla ibraz edilmesi için düzenleyenin verdiği süreye uymazsa, kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını kaybeder. Ciroda ibraz için bir süre şart kılınmışsa ancak ciranta bu süreyi ileri sürebilir. Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. Bu nedenle, ödemeyi yapan poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açabilir.

III- KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEK İÇİN YAPILAN ÖDEME VE ÖDEMEYİ YAPAN CİRANTANIN DURUMU

VUK’un 213. maddesinde ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır. Diğer yandan şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, çekle yapılan ödemeler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olup, bu hükümlere aykırı olmamak şartıyla karşılığı bulunmayan müşteri çeklerine ilişkin şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için, cirantalara değil alacağın sahibi borçlu adına dava açılması veya icra takibine başlanılması gerekli ve yeterlidir. Çek hamilinin borçlu adına icra takibine başlaması/dava açması şüpheli ticari alacak karşılığı ayırmada yeterli iken cirantaya yapılan başvurunun tahsilat ile sonuçlanması karşılığın “konusunun kalmaması”na sebep olacaktır.

Kendisi ciranta olması sebebi ile ödeme yapan kişi, alacaklıdan aldığı makbuz ile kendinden önceki cirantalara-avalistlere ve borçluya başvurma hakkını saklı tutar. Makalenin önceki bölümünde açıkladığımız üzere, cirantanın talep edeceği tutar TTK’da açıklanmıştır. Ciranta, yaptığı ödeme nedeniyle “alacaklı” hale geldiğinden şüpheli ticari alacak karşılığı için kanundaki şartları sağlayan takibe başlaması koşuluyla elindeki çeke karşılık ayırabilir.

IV- SONUÇ

Bankalar çek karnesini verirken müşterinin kredibilitesini dikkate alır. Kanun koyucu çek ile ilgili takiplere -diğer borç senetlerinden daha ağır- şartlar getirmiş, karşılıksız çıkan çekin keşidecisi ağır maddi yaptırımlara muhatap tutulmuştur. Çekin karşılıksız çıkması durumunda alacaklının icra takibine başlaması dava açması karşılık ayırmada yeterli olup, çek hamiline ödeme yapan ciranta aynı koşullarla kendinden önceki cirantalara, avalistlere ve borçluya başvurduğu takdirde alacağı için karşılık ayırabilecektir.

___________________

* Vergi Müfettişi

** Vergi Müfettiş Yrd.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İdari Para Cezalarına İtiraz Yolları

Fahrettin YÜKSEK* Yaklaşım Dergisi I- GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ceza uygulamaları yönünden ülkemizdeki birçok kamu kurumunun cezaları ile karşılaştırıldığında daha ağır yaptırımları bulunmaktad

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81