Ara
  • Olga Ateş

Örneklerle Ev Hizmetlerinde Çalışanlar İçin Getirilen Yeni Düzenleme ve Konunun İdari Para Cezası Bo

Murat ARAZ*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

01 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen ek 9. madde ile ev hizmetlerinde çalışanlar için yeni bir dönem başlamış olmaktadır.

Bu çalışmada bu yeni dönemin ne gibi yenilikler getirdiğinden ve özellikle 10 gün ve üzerinde çalıştırılanlar açısından konu incelenecektir.

II- EV HİZMETLERİNİN TANIMI VE DÜNDEN BUGÜNE MEVZUATTAKİ YERİ

5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 9. madde hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yayınlanan “Ev Hizmetlerinde 5510 Sayılı Kanun’un ek 9. Maddesi Kapsamında Sigortalı Çalıştırılması Hakkında Tebliğ”de(1) “ev; aralarında aile bağı olup olmadığına bakılmaksızın bireylerin içinde yaşadığı yapı ile bu yapının garaj, depo, bahçe ve benzeri bölüm ve eklentilerini; ev hizmeti ise ev içerisinde yaşayan aile bireyleri tarafından yapılabilecek temizlik, yemek yapma, çamaşır, ütü, alışveriş, bahçe işleri gibi gündelik işler ile çocuk, yaşlı veya özel bakıma ihtiyacı olan kişilerin bakım işlerinin aile bireyleri dışındaki kişiler tarafından yapılmasını ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

Konuyla ilgili akademik çevrede yapılan tanımlara bakmak gerekirse; bir kaynağa göre ev hizmetleri, aile fertlerinin günlük ihtiyaçlarının dışarıdan sağlanan işgücü ile karşılanmasına yöneliktir. Evin gündelik işleyişinin, idaresinin aile fertlerinin dışında kalan kişiler tarafından sağlanmasıdır. Örneğin; temizlik, yemek pişirmek, çocuk bakımı gibi. Konutun eklentilerindeki düzeninin sürdürülmesine yönelik bahçıvanlık, ayrıca aile fertlerinin ulaşımı için şoförlük gibi hizmetler de ev hizmetlerine girmektedir. Ancak, evde yapılan her iş ev hizmeti olarak sayılmamaktadır. Bir kişiye meskeninde hastabakıcı veya hemşirelik hizmeti sunma örneğinde olduğu gibi. Yapılan iş, kapıcı örneğinde olduğu gibi, eve değil apartman yönetimi içinse, kişiler ev hizmetlisi sayılmayacaktır(2). Ev hizmetlerine yönelik öngörülen istisna hükmüyle, sosyal korumaya daha fazla gereksinimi olan ve ev hizmetlerinde ücretle, fakat günübirliğine veya haftanın ya da ayın belirli günlerinde çalışanlar yine kapsam dışı bırakılmış olmaktadır. Buna karşılık söz gelimi mürebbiye, hizmetçi, aşçı, bahçıvan ve şoför gibi kişiler, ücretle ve sürekli olarak çalıştıkları takdirde sigortalı sayılacaklarıdır. Günlük çalışmaların kısmi nitelikte olması sonucu değiştirmemektedir(2).

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda başlangıçta ev hizmetleri tamamen kapsam dışında bırakılmışken, 11.08.1977 tarih 2100 sayılı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3. Maddesinin Bazı Fıkralarının Değiştirilmesi Hakkında Kanun(3) ile ücretle ve sürekli çalışanlar kapsama alınmışlardır.

Ev hizmetlerinde çalışanlarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun, 5754 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önce “Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar ile ev hizmetlerinde hizmet akdiyle sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazancın alt sınırının otuz katından az olanlar”ın sigortalı sayılmayacakları hükmüne yer verilmişti (md. 6/I-c)(4).

Zorunlu sigortalılığın kapsamı dışında kalan bir alan olarak ev hizmetlerinde çalışanlar, nihayet, 5510 sayılı Kanun’da da, 506 sayılı Kanun’da olduğu gibi ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç olmak üzere sigortalı sayılmamıştır.

Son olarak 6552 sayılı Torba Kanunla yapılan değişiklikle sigortalı sayılmayan ev hizmetlerinde çalışanlar için “ücretle ve sürekli olarak çalışanlar” şeklindeki istisnai hüküm “Kanun’un ek 9. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sigortalı olanlar ile ücretle aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanlar hariç” şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan bu son değişiklikler yazımızın ana temasını oluşturmaktadır.

III- YENİ DÜZENLEMEYE GÖRE EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞI

Yeni düzenlemenin konuya dair ortaya koyduğu ilk kıstas ev hizmetlerine tabi sigortalılık çalışma gün sayısıdır. Buna göre çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olanlar ile 10 günden az olanlar şeklinde bir ayrım öngörülmüş ve buna göre de hak ve yükümlülükler getirilmiştir.

5510/Ek 9. madde kapsamında sigortalı sayılmayacak olanlar da vardır. Bunlar, aynı evde oturan hane halkı tarafından yapılan ev hizmeti işlerini yapanlardır. Zira, 5510 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve aralarına dışarıdan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar sigortalı sayılmamaktadır. Bu nedenle bu kişiler ek 9. madde kapsamına da girememektedirler. Diğer taraftan, bu uygulamadan tüzel kişilerin yararlanması mümkün değildir. Başka bir ifadeyle 5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi uygulamasından gerçek kişiler yararlanacaklardır.

Söz konusu düzenleme kapsamında ev hizmetlerinde çalışanlar 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılacaklardır. Bu doğrultuda, 10 günden az sigortalı çalıştıranlar işveren sayılmayacak, 10 günden fazla sigortalı çalıştıranlar ise işveren sayılacaktır. Bahse konu Tebliğ’de belirtildiği üzere; 5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi kapsamında ev hizmetlerinde ay içinde 10 günden az süreyle sigortalı çalıştıran ve işveren sayılmayan gerçek kişi “çalıştıran” olarak tanımlanmıştır.

A- EV HİZMETLERİNDE 10 GÜN VE DAHA FAZLA ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞI

5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin birinci fıkrası ile 01.04.2015 tarihinden itibaren ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olanlar sigortalı sayılmıştır.

Söz konusu maddenin beşinci fıkrası ile de Kanun’daki işveren yükümlülüklerini yeniden belirlemeye, Kuruma verilmesi gereken bildirge ve belgeleri birleştirmeye, yapılacak bildirimlerin ve primlerin ödenmesine ilişkin usul ve esasları tespite Kurum yetkili kılınmıştır. Ancak, tabii olarak, bu madde kapsamındaki sigortalılarla ilgili olarak prim oranları ve uygulanacak sigorta kolları söz konusu yetki kapsamında değildir.

Bu kapsamda çalışan sigortalıların bildirimi için yeni bir bildirge türü ortaya çıkmıştır: “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”. Bu bildirge ile işverenlerin işlemlerini kolayca yapabilmesi amaçlandığı düşünülebilir. Zira söz konusu bildirgenin verilmesiyle işverenlerden ayrıca işyeri bildirgesi, işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi ve işten ayrılış bildirgesi istenilmeyecektir.

Ev hizmetlerinde gerçek kişi işveren yanında 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanları normal şartlar altında 4/1-a’ya tabi sigortalı olarak çalışanlar gibi değerlendirilecektir. Yani, bunlar hakkında 5510 sayılı Kanun’un uzun ve kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacağı gibi bu çalışanlar, 4447 sayılı Kanun’un 46. maddesine göre işsizlik sigortasına da tabi olacaklardır.

Evinde 10 günden fazla ev hizmeti kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler söz konusu yeni belge türü ile sigortalı bildirimini en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapmaları gerekmekte olup sigortalının durum değişiklikleri dışında herhangi bir bildirimde bulunmaları gerekmemektedir. Söz konusu bildirgede sigortalının ay içinde çalışma gün sayısı, sigortalıya ödenen prime esas kazanç bilgileri de bulunmakta olup, tahakkuk ettirilen tutar takip eden ayın sonuna kadar aylık prim ve hizmet belgesi alınmadan işveren tarafından ödenecektir.

Örnek 1: Çocuk bakımı işi nedeniyle, Süleyman Beyin evinde, 11.04.2015 tarihinde çalışmaya başlayan Ayşe Hanımın sigortalı bildiriminin 30.04.2015 tarihi 23:59’a kadar “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge” ile Süleyman Bey tarafından Kuruma bildirilmesi gerekmektedir. Söz konusu bildirim neticesinde tahakkuk eden sigorta prim borcunun da Mayıs ayının (yani bildirimi takip eden ayın) sonuna kadar yine Süleyman Bey tarafından ödenmesi gerekmektedir.

Örnek 2: Örnek 1’deki Süleyman Beyin çocuğunun bakımının aynı evde yaşadığı annesi yani çocuğun babaannesi tarafından yerine getirildiği kabul edilecek olursa bu durumda sigortalılık tanımına giren bir durum oluşmayacaktır. Dolayısıyla yapılan iş aynı olsa da 5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi kapsamında değildir.

Ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla süre ile sigortalı çalıştıran gerçek kişiler için her ne kadar işveren olarak tanımlanmış olsa da bu kapsamdaki başvurular olduğunda başvuru sahipleri için işyeri tescili yapılmayacak olup bu kapsamdaki işler “9700 Ev içi çalışan personelin işverenleri olarak hane halklarının faaliyetleri” olarak dikkate alınacaktır.

B- KONUNUN İDARİ PARA CEZASI BOYUTU

“Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”nin çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar Kuruma verilmesi gerekmektedir. Bildirgenin yasal süresinde verilmemesi halinde işverene her bir sigortalı için 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Örnek 3: Süleyman Bey evinde çocuk bakımı için Ayşe Hanımı 11.04.2015 tarihi itibariyle, bahçe ve evin temizliği için de Fatma Hanımı 15.04.2015 tarihi itibariyle evinde çalıştırmaya başlamıştır. Süleyman Bey evinde çalıştırdığı bu sigortalıların bildirimini “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge” ile 01.05.2015 tarihinde yapmıştır. Bu varsayıma göre Süleyman Bey yasal bildirim süresini bir gün de olsa geciktirmiştir. Dolayısıyla Süleyman Beye, yapmış olduğu geç bildirimden idari para cezası tahakkuk edecektir. Bu idari para cezasının miktarı 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca sigortalı başına bir asgari ücret olmak üzere toplam 2.403,00 TL olacaktır.

Diğer taraftan, işverenlerin yasal süresi dışında “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”yi ünitelere vermeleri halinde Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları aracılığı ile gerekli inceleme yapıldıktan sonra işleme alınması gerektiğine karar verilenler hakkında, sigortalı çalıştırılan her ay ve her bir sigortalı için ayrı ayrı olmak ve aylık asgari ücretin iki katını geçmemek üzere, işveren hakkında ayrıca Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca asgari ücretin beşte biri, ev hizmetinde sigortalı çalıştıran işverenin çalıştırdığı sigortalıya ilave olarak çalıştırdığı sigortalı/sigortalılar için verildiğinin anlaşılması halinde ise (2) numaralı alt bendi uyarınca, her ay ve her bir sigortalı için ayrı ayrı olmak ve aylık asgari ücretin iki katını geçmemek üzere, asgari ücretin sekizde biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Örnek 4: Süleyman Beyin yasal süresi dışında Kuruma vermiş olduğu “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”nin Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları aracılığı ile gerekli inceleme yapıldıktan sonra işleme alınması gerektiğine karar verilmiştir. Buna göre yapılan inceleme neticesinde Süleyman Beyin Ayşe Hanım için 11.04.2015 işe başlama tarihli, Fatma Hanım için de 15.04.2015 işe başlama tarihli düzenlemiş olduğu “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”nin işleme alınması gerektiği kararlaştırılmıştır. Bu durumda, söz konusu geriye doğru bildirgelerin işleme alınması neticesinde işveren hakkında ayrıca her bir bildirge için Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca asgari ücretin beşte biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Şayet Süleyman Bey, Fatma Hanımı 15.04.2015 tarihinde değil de 15.05.2015 tarihinde işe başlatmış ve Fatma Hanım için vermesi gereken bildirgeyi de yine yasal süresi dışında örneğin 01.06.2015 tarihinde Kuruma vermiş ve Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde bahse konu bildirgenin işleme alınması kararlaştırılmış olsaydı, bu sefer, Süleyman Beyin ödeyeceği idari para cezası, Fatma Hanım ilave sigortalı olduğundan, Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca asgari ücretin sekizde biri tutarında olacaktı.

Söz konusu bildirimlerin işveren Süleyman Beyin kendisi tarafından değil de başka bir şekilde örneğin Kurumun denetimleri neticesinde tespit edilmesi durumunda uygulanacak idari para cezası değişmektedir. Diğer bir ifadeyle, işverence herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın, Kanun’un ek 9. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sigortalı çalıştırıldığının mahkeme kararı, Kurum’un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden tespit edilmesi, hizmetlerin veya kazançların Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiğinin anlaşılması halinde ise işverene Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Konunun idari para cezaları açısından değinilmesi gereken son husus da söz konusu çalışanların işten ayrılmaları durumu ile ilgilidir. Buna göre, ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla süre ile çalıştırılan sigortalının işten ayrılması halinde “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”nin bu Tebliğin “3.4.6- Sigortalılığı Sona Ermesi” başlıklı bölümünde belirtilen sürede verilmemesi halinde Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca asgari ücretin onda biri tutarında, idari para cezası uygulanacaktır.

IV- SONUÇ

Sonuç olarak ev hizmetlerinde çalışanlar ve çalıştıranlar için yeni bir dönem başlamış bulunmaktadır. Yeni düzenlemeyle sosyal güvenlik ve iş hayatına “çalıştıran” kavramı gibi yeni bir kavram girmiştir. Yeni kavramlar yeni tartışmaları beraberinde getirecektir. Düzenleme pratik hayatta uygulandıkça eksisiyle, artısıyla kendini gösterecek ve başka yeni düzenlemelere neden olacaktır. Konu hakkında bir şey daha belirtmek gerekir ki, “Ev Hizmetlerinde 10 Gün ve Daha Fazla Çalıştırılacaklara İlişkin Bildirge”nin aynı zamanda prim tahakkuk belgesi olması nedeniyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı tablonun IV/2-e bendi kapsamında bir defaya mahsus damga vergisi kesilecek, vergi işverenin ilk prim ödemesine ilave edilerek tahsil edilecektir.

* Sosyal Güvenlik Denetmeni

(1) 01.04.2015 tarih ve 29313 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2) Ali Nazım SÖZER, Türk Sosyal Sigortalar Hukuku, Beta Yayınları, İstanbul 2013, s. 92

(3) Ali GÜZEL - Ali Rıza OKUR - Nurşen CANİKLİOĞLU, Sosyal Güvenlik Hukuku, Beta Yayınları, Yenilenmiş 14. Baskı, İstanbul 2012, s.139

(4) 24.08.1977 tarih ve 16037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(5) GÜZEL - OKUR - CANİKLİOĞLU, age, s.138

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81