Ara
  • Olga Ateş

Özel Statülü Sermaye Şirketleri ve Vergisel Avantajları

Osman Serdar ÜLGEN*, Eşref YALÇIN**

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Günümüzde işletmelerin ihracat konusundaki başarısını belirleyen birçok unsur bulunmaktadır. Yeterli miktarda ve kaliteli mal üretimi için gerekli kapasite yükünün yanı sıra, üretilen malların uluslararası pazarlarda rekabet edebilmesi için uygun pazarlama ve yönetsel tekniklerinin de kullanımı zorunludur. Söz konusu modern yöntem ve tekniklerin kullanımı özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için akçal ve zamansal yönden yüksek maliyet unsurları doğurarak ihracat işlemlerini zorlaştırmaktadır.

İşletmelerin, özellikle ihracat sektörlerinde etkin ve verimli olmasını, ayrıca dış pazarlarda rekabet gücünün artmasını sağlamak amacıyla bazı modeller geliştirilmiştir. Bu modeller vasıtasıyla daha önce örgütlenmemiş KOBİ’leri bir araya getirerek dış ticaret işlemleri konusunda bilgi eksiklikleri, tanıtım ve finansman ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmaktadır.

Ülkemizde dönem dönem ihracata yönelik çeşitli örgütlenme modelleri benimsenmiş ve uygulamaya konmuştur. Uygulamaya konulan bu modeller günümüzde, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) şeklinde ayrımı bulunan ve küçük-orta büyüklükteki işletmeleri bir organizasyon altında toplayan Özel Statülü Sermaye Şirketleridir.

II- DIŞ TİCARET SERMAYE ŞİRKETLERİ

Küreselleşmenin ivme kazandığı 1980’lerde ülke ekonomileri sınırlarını sermayeye açma yönünde bir takım liberal politikaları hayata geçirmişlerdir. Türkiye 24 Ocak 1980 kararları ile dış rekabete açık ekonomi modelini benimsemiştir. Benimsenen dışa açık büyüme modeli çerçevesinde, büyümenin lokomotif gücü olarak ihracat çok önemli bir araç rolündeydi. Ancak Türkiye ekonomisinde, ihracatın ithalat karşısında devamlı açık vermesi gibi yapısal sorunlar yaşanması, siyasi otoriteyi ve işletmeleri yeni ihracat modeli arayışlarına yöneltmiştir. İhracatı artırmak için bir takım teşvikler uygulamaya konulmuştur. İhracatı teşvik kapsamında ucuz maliyetli ihracat kredisi, döviz tahsisi, döviz kuru politikası, vergi iadesi sistemi, ihracat karşılığı gümrük muafiyetli mal ithalatı imkânı, katma değer vergisi muafiyeti, kurumlar vergisi muafiyeti uygulamaları örnek olarak gösterilebilir. Bu teşviklere ek olarak birçok ülkede başarıyla uygulanan modeller de incelenmiş ve ihracatta örgütlenme modeli olarak Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) modeli benimsenmiştir.

Dış Ticaret Sermaye Şirketlerinin kurulması ve faaliyete geçmesiyle birlikte, 1980-1989 yılları arasında Türkiye’nin ihracatı ivme kazanmış, bu şirketlerin toplam ihracat içindeki payı ise %45 dolaylarına ulaşmıştır. Diğer yandan yabancı sermaye, işçi dövizleri ve turizm gelirleri artmış, artan ithalat talebine karşı dış ticaret açığı büyümüştür. 1990’lı yıllarda Körfez Krizi gibi olumsuzluklar bölge ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatı ters yönde etkilemiştir. Bu daralma yüzünden ihracata verilen teşvikler yeniden gözden geçirilmiştir. KOBİ’lerin ihracat faaliyetine katılımını artırmak amacıyla kurulan DTSŞ’lerinin ihracat rakamları içindeki payının önemli ölçüde azalması, ekonomiyi alternatif bir model arayışına yönlendirmiştir. Bunun sonucunda 1992 yılında KOBİ’leri uluslararası pazarlara yönlendirecek “Çok Ortaklı Sermaye Şirketleri” modeli uygulamaya konulmuştur. Bu modelden de beklenen sonucun alınamaması nedeniyle, SDŞ’ler ihracatta örgütlenme modeli olarak benimsenmiştir.

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakanlığın ihracatçı şirketlere, dış ticaret sermaye şirketi statüsü vermeye, geri almaya ve bunların hak, yetki ve sorumluluklarını tespit etmeye yetkili olduğu belirtilen 95/7623 sayılı “İhracat Rejimi Kararı”, 06.01.1996 tarihli ve 22515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca çıkarılan ve 18.09.2009 tarihli 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Dış Ticaret Sermaye Şirketleri Statüsüne İlişkin Tebliğ”de aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır:

- Ödenmiş sermayeleri en az 2 milyon TL olan ve bir önceki takvim yılında gümrük beyannamesi bazında; en az (FOB) 100 milyon ABD doları veya eş değerdeki fiili ihracatı gerçekleştiren (transit ve bedelsiz ihracat hariç) anonim şirketlere, her yılın Ocak ayının son gününe kadar başvurulması kaydıyla "Dış Ticaret Sermaye Şirketi" statüsü verilebilir veya Dış Ticaret Sermaye Şirketi Statüsünü haiz firmalar için söz konusu statü yenilenebilir.

- Dış Ticaret Müsteşarlığınca (İhracat Genel Müdürlüğü) yapılan inceleme sonucunda gerekli şartları haiz olduğu belirlenen şirketlere “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” statüsü verilir. Dış Ticaret Sermaye Şirketi Statüsü verilen şirketlerin ticaret unvanları Resmi Gazete’de yayımlanır.

08.04.2014 tarihli, 28966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı’nın 3. maddesinin (k) bendi uyarınca yürürlüğe konulan “İhracat 2004/12” sayılı Tebliğ kapsamında 2014 yılında 56 şirkete “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” statüsü verilmiştir.

III- SEKTÖREL DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ

Artan rekabet ile birlikte karşılaşılan sorunlara çözüm getirilebilmesini sağlamak amacıyla, aynı üretim dalında faaliyet gösteren firmaların çok ortaklı dış ticaret şirketleri şeklinde örgütlenerek ihracata yönlendirilmesi amacıyla, “Sektörel Dış Ticaret Şirketi” modeli geliştirilmiştir.

Ülkemiz işletmelerinin önemli bir bölümünü oluşturan ve toplam istihdam içinde vazgeçilmez rolü bulunan KOBİ’lerin bir araya gelerek oluşturdukları sektörel dış ticaret şirketleri, rekabetin gittikçe artmakta olduğu günümüzde küçük işletmelerin tek başına kolayca üstesinden gelemeyecekleri, üretim miktarının yetersizliği, ihracat finansmanındaki ve tanıtımındaki zorluklar ve uluslararası pazarlar konusundaki bilgi eksikliği sorunlarının üstesinden daha kolay gelebilecekleri yapılardır. SDŞ’lerin 4 önemli fonksiyonu vardır. Bu fonksiyonlar KOBİ’lerin ürünlerinin uluslararası piyasalarda pazarlanmasını ifade eden Pazarlama fonksiyonu, üreticinin finanse edilmesini ifade eden finansman fonksiyonu, ürünün hammadde tedariki, nakliye ve sigortası, gümrük işlemleri ve ürünün depolanması gibi ihracatla ilgili tüm konuları kapsayan ihracat işlemleri fonksiyonu ve cari, yeni pazarlarla ilgili mevzuatları yakından izleme olanağı sağlayan teknik fonksiyonu şeklinde ifade edilebilir.

Sektörel dış ticaret şirketleri modeli, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca 26.12.1996 tarih ve 22859 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Statüsüne İlişkin Tebliğ” (İhracat 96/39) ile oluşturulmuştur. Söz konusu Tebliğ’e göre, “Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ihracat sektörü içinde bir organizasyon altında toplanarak dünya pazarlarına yönlendirilmesi amacıyla; ihracat ve finansman, nakliye, sigorta gibi ilgili konularda (finansman, tedarik, nakliye, sigorta, gümrükleme vb.) hizmet sağlayarak, dış ticarette uzmanlaşmalarını ve bu suretle daha etkin faaliyet göstermelerini sağlamak için kurulan şirketlere, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca "Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) Statüsü" verilir”. 02.07.2004 tarih ve 25510 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan tebliğ ile bu modelde tadilat yapılmış; 10.05.2008 tarih ve 26872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile son şekli verilmiştir. Bu düzenleme ve değişikliklerle, 22.12.1995 tarih ve 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı'nın 3. maddesinin (k) bendine istinaden, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) ihracat sektörü içinde bir organizasyon altında toplanarak dünya pazarlarına yönlendirilmesi amacıyla kurulan şirketlere, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca “Sektörel Dış Ticaret Şirketi (SDŞ) Statüsü” verilmesi, geri alınması ve sorumlulukları düzenlenmiştir. 02.07.2004 tarih ve 2004/4 sayılı Tebliğ’le getirilen yeni düzenlemeler çerçevesinde SDŞ’lerin kuruluşuna ilişkin hükümler şöyledir:

a) Normal yörelerde, SDŞ’lerin; aynı üretim dalında faaliyette bulunan, asgari 10 KOBİ’nin bir araya gelmesiyle en az (tebliğin orijinal halindeki düzenleme ile) 500 milyar TL sermayeli anonim şirket olarak kurulması gerekmektedir.

b) Kalkınmada Öncelikli Yörelerde, SDŞ’lerin; aynı veya ayrı üretim dalında faaliyette bulunan, asgari 5 KOBİ’nin en az 250 milyar TL sermayeli anonim şirket olarak kurulması gerekmektedir.

c) Aynı üretim dalında faaliyette bulunan Üretici Dernekleri ve Birlikleri tarafından anonim şirket şeklinde ve en az 500 milyar TL sermaye ile kurulan şirketlere SDŞ statüsü verilebilir.

d) SDŞ’lerin KOBİ niteliğindeki her bir ortağının sermaye payı, toplam şirket sermayesinin, Normal Yörelerde % 10 ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde % 20'sinden fazla olamaz.

e) SDŞ’lerin Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde hisse senetlerinin Borsa’da işlem görmesi durumunda, Müsteşarlığın önceden izni ve görüşü alınması şartıyla (d) bendinde belirtilen ortaklık payına ilişkin sınırlamalar uygulanmaz.

f) Hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması gerekmektedir.

g) SDŞ statüsü için Müsteşarlığa başvuruda bulunan şirket ve ortaklarıyla ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde belirtilen muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmediğinin veya kullanılmadığının, başvuru sahibi şirket ve ortakların bağlı bulundukları vergi dairesinden alınacak bir yazı ile belgelendirilmesi gerekmektedir.

IV- DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİNE SAĞLANAN VERGİSEL AVANTAJLAR

1980 sonrasında firmaları ihracata yönlendirme amacıyla çeşitli teşvik ve destekleme politikaları uygulanmıştır. Yapılan teşvik ve destekleme politikaları; Dâhilde İşleme Rejimi Kapsamında Gümrük Muafiyetli İthalat, Eximbank Kredileri, Devlet Yardımları Çerçevesinde Sağlanan Destekler ve vergisel anlamda sağlanan destekler olarak sayılabilir.

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun 11/1-c maddesinde düzenlenen “tecil-terkin sistemi” ile ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği; mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı; söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı belirtilmiştir.

Maliye Bakanlığı 27, 62 ve 77 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde, dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketlerine ihraç kaydıyla mal teslim edenlerin imalatçı vasfına haiz olup olmadıklarına bakılmaksızın tecil/terkin uygulayabileceklerini açıklamıştır. Ancak bu uygulama KDV Uygulama Genel Tebliği’nin (II/A-8.3.) bölümünde, sadece imalatçı olanlar tarafından yapılan ihraç kayıtlı teslimlerde tecil/terkin uygulanabileceği şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile DTSŞ ve SDTŞ’ler, imalatçı vasfını haiz kişi veya kuruluşlardan ihraç etmek üzere satın alacağı mallarda bu uygulamaya devam edebilecek iken, tedarikçilerden ihraç kaydıyla yaptığı alımlarda tecil/terkin uygulanmasını talep edemeyecektir. 26.04.2014 tarih 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliği ile 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde düzenlenen ihracattan kaynaklanan KDV iadelerinde, sadece bazı mükelleflerin (Dış ticaret sermaye şirketleri, sektörel dış ticaret şirketleri, bazı imalatçılar ve imalatçı-ihracatçılar, özel finans kurumları, diğer ihracatçılar) yararlanabildiği indirimli teminat uygulamasının kapsamı genişletilmiştir. Yeni uygulamanın yürürlüğe girmesinden itibaren İndirimli Teminat Uygulama Sistemi (İTUS) sertifikası alan mükellefler, iade hakkı doğuran bütün işlemleri için indirimli teminat uygulamasından faydalanabilmektedir. Tebliğ’de belirlenen şartları taşıyanlara vergi dairesi başkanlığı/defterdarlık tarafından İTUS sertifikası verilir. Söz konusu şartlar genel ve özel şartlar olarak sınıflandırılmıştır.

Genel Şartlar

Başvuru tarihinden önceki son üç takvim yılı içinde;

a) Vergi mükellefiyetinin bulunması,

b) Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,

c) Gelir veya kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir vergisi stopajı, ÖTV ve KDV (tevkifat hariç) uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla ikiden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç),

ç) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle özel esaslara tabi tutulmamış veya tutulmuşsa genel esaslara dönülmüş olması,

d) Cari takvim yılı da dahil olmak üzere son iki takvim yılına ilişkin tam tasdik sözleşmesi bulunması.

Başvuru tarihi itibarıyla;

a) KDV iade taleplerinde özel esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun bulunmaması,

b) Ödenmesi gereken vergi borcunun bulunmaması (vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz).

c) Sertifika başvurusundan önceki, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemi itibarıyla haklarında yazılmış YMM ve/veya vergi inceleme raporlarının olumlu olması.

Özel Şartlar

İhracat İstisnası Kapsamındaki İade Talepleri Bakımından

İmalatçılar ve İmalatçı-İhracatçılar:

Genel şartlara ek olarak;

a) İlgili sicile kayıtlı olan,

b) Ödenmiş sermayelerinin veya son bilançolarında kayıtlı ATİK’lerinin (gayrimenkuller hariç) amortisman düşülmeden önceki toplam tutarı 100.000 TL’yi aşan,

c) Üretim kapasitesi ile bu kapasitenin gerektirdiği iktisadi kıymetlere sahip olduğu kapasite raporuyla teyit edilen,

ç) İmalat işinde 20 veya daha fazla işçi çalıştıran (İşçi sayısının tespitinde bizzat imalat işinde çalışan işçiler dikkate alınır. Bunlar dışında kalan yönetici, büro personeli ve muhasebeci gibi personel dikkate alınmaz. Hesaplamada, ihracatın gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylıkortalama esas alınır.),

imalatçı-ihracatçılar ile ihraç kaydıyla teslimde bulunan imalatçılara, bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmaları halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde İTUS sertifikası verilir.

Diğer İhracatçılar (Hizmet İhracatı Yapanlar Hariç):

Genel şartları taşıyan mükelleflerden, son üç takvim yılı itibarıyla yıllık 4 milyon ABD Doları veya son beş takvim yılı itibarıyla yıllık iki milyon ABD Doları ve üzerinde ihracat yapanlara, bu şartları sağladıkları tarihi takip eden yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere İTUS sertifikası verilir.

Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler Bakımından

Aynı Tebliğ’in (IV/B-1.2.1.) bölümü kapsamında olmayan mükelleflerden;

a) Başvuru tarihinden önce vergi dairesine verilmiş olan son yıllık kurumlar vergisi veya gelir vergisi beyannamesinin ekinde yer alan bilânçoya göre en az;

- Aktif toplamı 40.000.000 TL,

- Maddi duran varlıkları toplamı 10.000.000 TL,

- Öz sermaye tutarı 20.000.000 TL,

- Net satışları 50.000.000 TL,

b) Cari yıl dâhil, başvuru tarihinden önceki takvim yılında vergi dairesine verilmiş muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısı 50 veya daha fazla, (Hesaplamada işlemin gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylık ortalama esas alınır.)

olanlara, yukarıda yer alan genel şartları da taşımaları kaydıyla İTUS sertifikası verilebilir. Bu şartları birlikte taşıyan mükelleflerin bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurması halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde “İTUS Sertifikası” verilir.

İTUS sertifikasına sahip mükelleflerin iade talepleri Tebliğ’in ilgili bölümlerinde yer alan açıklamalara göre yerine getirilecektir. KDV Genel Uygulama Tebliği’nde belirtilen genel ve özel şartları sağlayan mükellefler tarafından iadenin teminat karşılığında talep edilmesi halinde iade, iade miktarının Tebliğ’de belirlenen sınırları aşan kısmının %8’i (dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri için %4’ü) için teminat göstererek alınabilecektir. Böylece mükellefler açısından iadenin talebi ile ilgili finansman yükünde önemli bir hafifleme olacaktır. Teminat, Tebliğ’de aksi belirtilmedikçe, iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ibraz edilecek YMM raporu ile çözülecektir. Bu süre içerisinde YMM raporu ibraz edilmemesi halinde veya mükellefin talep etmesi durumunda teminat vergi inceleme raporu (VİR) sonucuna göre çözülecektir.

Makalemizin önceki bölümlerinde belirtilen genel şartları sağlayan Dış Ticaret Sermaye Şirketi ve Sektörel Dış Ticaret Şirketi statüsündeki şirketlere başka bir şart aranmaksızın İTUS Sertifikası verilir.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listede yer alan tarifelerdeki taşıtların ihracatını yapan, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren dış ticaret sermaye şirketi niteliğindeki imalatçılarda, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemine ilişkin olumlu rapor şartı aranmaz.

V- SONUÇ

Ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanması amaçlarıyla tüm ticari teşebbüslere getirilen genel teşvik ve desteklerin yanı sıra, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) şeklinde ayrımı bulunan ve küçük-orta büyüklükteki işletmeleri bir organizasyon altında toplayan Özel Statülü Sermaye Şirketleri’ne tanınan vergisel avantajlar da bulunmaktadır. Makalemizde, bahsi geçen Özel Statülü Sermaye Şirketleri’ne, Katma Değer Vergisi Kanunu uygulamalarında “tecil-terkin” ile “indirimli teminat uygulama sistemi” konularında getirilen istisnai avantajların açıklanmasına çalışılmıştır.

____________________

* Vergi Müfettişi

** Vergi Müfettiş Yardımcısı

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81