Ara
  • Olga Ateş

Akıllı Telefonlarda (Smartphone) Uygulanması Gereken Amortisman Oranı Nedir?

Metin EREN, Betül Şeyda DOĞRUSEVER

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Telefon, insanların haberleşme kaynaklarından sadece biri olduğu gibi hiç kuşkusuz geçmişten günümüze kadar gelen en önemli haberleşme kaynağıdır. 18. yüzyılın hemen sonlarında Fransa’da kullanılmaya başlanan telgraf ilk kablolu iletişimin örneği olmuş, bunu ise 1876’da Graham Bell adlı bir mucidin telefon icadı takip etmiştir. İlk telefonun icadı ile birlikte masa telefonundan cep telefonunun icadına geçiş aşamasında yaklaşık 100 seneye yakın bir süre beklenmek zorunda kalındı.

Cep telefonunun mucidi, Motorola adlı şirkette mühendis olarak çalışan Martin Cooper’dır. Martin Cooper tarafından, 1973 yılında ilk cep telefonu geliştirilmiştir. İlk cep telefonu, 1 kg’dan fazla ağırlıktaydı ve tam dolu batarya ile ancak 20 dakikalık bir görüşme yapılabiliyordu. Tabi ki ilk cep telefonundan sonra yıllar itibariyle cep telefonları teknolojik gelişmelerden nasibini alarak çok büyük bir gelişme kaydetmiştir. Zira, bugün cep telefonu sadece haberleşme aracı olmaktan çıkmış çok fonksiyonlu bir iletişim aracına dönüşmüştür. Son olarak ise, cep telefonlarının kendi klasik özelliklerine ilaveten bilgisayar dünyası tarafından kullanılan PDA (Kişisel Dijital Asistan)’ların da kullanılması ile cep telefonlarında akıllı cep telefonu dönemine geçiş yapılmıştır. Böylelikle, günümüzde akıllı telefonlar ekranlarının izin verdiği ölçüde bir tablet bilgisayardan farksız hale gelmiştir.

Dünyanın önde gelen araştırma ve analiz kuruluşlarından IDC tarafından mobil dünyasında 2013'te nelerin yaşandığına dair hazırladığı raporuna göre, geçtiğimiz yılda akıllı telefon satışının 1.04 milyarlık satış rakamına ulaşmıştır([1]). Bu rakam, geçmiş yıllara göre satış rekorudur. Zira, ülkemizde de akıllı telefon kullanımının hiç küçümsenmeyecek rakamlara ulaştığını kabul etmek gerekir. Biz de, bu çalışmamızda ülkemizde faaliyet gösteren şirketlerin envanterine kaydederek çalışanlarına şirket faaliyetlerinde kullanmak (Mesai dışında şahsi olarak özel işleri için de kullanılmaktadır.) üzere verdikleri ve teknolojik gelişmelerle birlikte sürekli yeniledikleri Iphone ve Blacberyy gibi akıllı telefonlar için ayırmış oldukları amortisman oranları hakkında kısaca bir bilgi verdikten sonra bu konuda idare tarafından verilen son ve tek özelge çerçevesinde uygulanması gereken amortisman oranı hakkında kişisel değerlendirmemize yer vermeye çalışacağız.

II- AKILLI CEP TELEFONU (SMARTPHONE) NEDİR?

Akıllı telefon, cep telefonunun sağladığı klasik özelliklere, bilgisayar dünyasının bir ürünü olan PDA’lerin özelliklerinin de eklenmesiyle tasarlanan gelişmiş mobil iletişim cihazıdır. Akıllı telefonlarda mobil işletim sistemleri bulunur. Bu sayede birçok farklı amaç için daha aktif bir şekilde kullanılabilir ve de neredeyse her iş için bir uygulama bulunabilir. İşlemcileri bataryaların uzun süre dayanabilmesini sağlayan ARM tabanlı olur ve de karmaşık işlemleri sorunsuzca yapabilirler. Aynı zamanda çoğu akıllı telefonda Grafik İşlemci de mevcuttur. Bu sayede fazla poligon gerektiren kaliteli oyunları kolayca ve akıcı şekilde çalıştırabilirler.

A- DONANIM

Çoğu akıllı telefonda oyun, uygulama performansını yukarıya taşıyacak ve diğerlerinden farklı, özgün uygulamaların geliştirilmesine ön ayak olacak donanımsal özellikler bulunmaktadır. Şu ana kadar yapılmış akıllı telefonların büyük bir çoğunluğunda, resim açma veya video oynatma gibi işlerin rahat yapılabilmesi için ekran çözünürlüğü 4:3 veya 16:9 (geniş ekran) şeklindedir. Aynı zamanda, ekranda gösterilen herhangi bir öğenin çok daha parlak ve kaliteli görüntülenebilmesi için çözünürlükleri hızla yükseltilmekte, SUPER AMOLED ve AMOLED gibi yeni teknolojilere geçilmektedir. Oyunların ve uygulamaların daha aktif çalıştırılabilmesi için çoğu akıllı telefonda ivme ölçer bulunmaktadır. Bu nedenle akıllı telefonlar, internette gezinmek veya sensör kullanarak oyun oynamak gibi birkaç avantaja sahiptirler. Aynı zamanda yeni akıllı telefonların bazılarında jiroskop yani dijital pusula da bulunur. Bu sayede ivme ölçerlerin yapamadığı şekilde her yöne ekran dönüşü özelliğini kullanıcıya sunabilirler. Akıllı telefonlar, normal bir cep telefonunun yapacaklarından çok daha ilerisidir. Bunların başında da kaliteli oyunlar, bilgisayardakileri aratmayacak uygulamalar gelir. Ancak bunlar için cep telefonlarının sahip olduğundan çok daha yüksek işlemci performansı gerekir. Akıllı telefonların neredeyse hepsinde ARM tabanlı işlemciler kullanılır. Bu tür işlemcilerin kullanılmasının ana sebebi düşük güç tüketimi ve buna rağmen yüksek performans sağlamalarıdır. Aynı zamanda, yüksek oyun performansının sağlanması sağlanabilmesi için de grafik işlemciler de çoğu akıllı telefonda bulunmaktadır. Bu sayede yüksek sayıda poligon gerektiren 3D oyunlar akıcı şekilde oynanabilir. Aynı zamanda grafik işlemciler, akıllı telefonlarda kullanılan efektler ve de 3D oyunlarda kullanılan texturelerde de performansı üst düzeylere çeker. Çoğu akıllı telefonun bağlantı özellikleri eksiksizdir. Yani, akıllı telefonlar ile kablosuz ağlara (Wi-Fi) bağlanabilir, Bluetooth ile dosya alışverişi yapabilir ve de yüksek anten performanslarıyla kaliteli sayılabilecek bir konuşma yapabilirsiniz. Aynı zamanda bu konuda büyük rol üstlenen birkaç firmadan biri olan Nokia’nın en son çıkan telefonlarda bulunan NFC (Yakın Alan İletişimi) sistemi ile bankacılık işlemleri kredi kartları yerine NFC sistemi içeren akıllı telefonlarından yapılabilecektir.

B- YAZILIM

Akıllı telefonların, normal telefonlara kıyasla en büyük özellikleri özel işletim sistemleridir. Günümüzde birçok akıllı telefonda Android işletim sistemi bulunmaktadır. Mobil İşletim Sistemleri, bir cep telefonunda bulunmayan esneklik, özellik ve de uygulama sayısını akıllı telefonlara verir. Android: Dünyada, akıllı telefonlarda en fazla kullanılan mobil işletim sistemidir. Android, Google tarafından geliştirilmektedir ve akıllı telefonlar için resmi olarak sürülmüş en son sürüm 5.0 Lollipop sürümüdür. Aynı zamanda Android, tablet bilgisayarlar için de kullanılmaktadır. iOS: Apple tarafından üretilmiş ve geliştirilmekte olan mobil işletim sistemidir. Yalnızca Apple markalı iPhone ve iPad gibi cihazlarda çalışmaktadır. Yüksek dereceli performansa ihtiyaç duyması ve de bilgisayar ile senkronize edilebilmesi için iTunes adlı yazılıma ihtiyaç duyulur. Symbian: Dünyada 2. en fazla kullanılan mobil işletim sistemidir([2]).

III- CEP TELEFONLARINDA AMORTİSMAN SÜRESİ HAKKINDA YASAL MEVZUAT

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 315. maddesinde 5024 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, amortisman oranlarının iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı”nca belirleneceği hükme bağlanmıştır:

“Madde 315 – (Değişik : 17.12.2003-5024/3 md.) Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığı’nın tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.”

Bu hükme istinaden belirlenen oranlar, iktisadi kıymetlerin kullanıldıkları yerler itibariyle 333 ve 339 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ekindeki listelerde gösterilmiş ve uygulamayla ilgili gerekli açıklamalara yer verilmiştir. Ancak, söz konusu listelerde yer almayan veya faydalı ömür sürelerinde değişiklik yapılması ihtiyacı hasıl olan iktisadi kıymetlere ilişkin olarak, uygulama birliğini sağlamak amacıyla bazı yeni iktisadi kıymetlere yer verilmiş ve bazı iktisadi kıymetlerin ise faydalı ömürleri ile amortisman oranlarında değişiklik yapılmasına gerek duyulmuştur. Yapılan bu değişiklik sonrası, daha önce Tebliğ’in 3.3 kısmında sadece cep telefonlarından bahsedilirken, 365 VUK GT ile değişen bent uyarınca 2006'dan itibaren cep telefonları ile birlikte cep telefonu araç kitlerini de dahil ederek bunların faydalı ömürleri 3 yıl ve normal amortisman oranı ise %33,33 olarak belirlenmiştir.

Ancak, piyasada insanların tercihlerine göre farklı özellikte ve değerde telefon çeşitleri bulunabilmektedir. Sadece ses ve mesaj aktarabilen basit cep telefonlarını tercih edenler olduğu gibi teknolojinin gelişmesiyle birlikte çoğunluğun, tercihini birçok farklı üretici ve işletim sistemiyle gelen akıllı telefonlardan yana kullanması da söz konusudur. Bu tarz akıllı telefonlar diğer basit cep telefonlarından farklı özellikleri ve sahip olduğu donanım ve yazılım sayesinde bir tablet bilgisayardan farksız hale gelmiştir. Ayrıca, akıllı cep telefonlarında kullanılan bu yazılımlar sayesinde masaüstü uygulamalarını akıllı telefonlara uyarlamak da mümkün hale gelmiştir.

Dolayısıyla, normal fonksiyon gösteren basit cep telefonlarının yerine yazılım, işletim sistemi gibi donanımları ile birlikte sadece haberleşme amacı güden fonksiyonsuz cep telefonlarının yerini alan akıllı telefonların faydalı ömürlerinde farklılık göstermesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Ve nihayetinde, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelge([3]) ile akıllı telefon olarak adlandırılan cep telefonlarında hangi amortisman oranının uygulanması yönünde görüş bildirilmiştir. Özelgede;

“İlgide kayıtlı dilekçe ile X şirketinin blacberry (cep telefonu ve el bilgisayarı olarak kullanılıyor), alındığı ve bunlara ait faydalı ömür ve amortisman oranlarının ilgili genel tebliğlerde bulunamadığı belirtilerek bu ürünlere uygulanacak olan amortisman oranları hakkında görüş talep edildiği ve bu talep üzerine İktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri Bakanlığımızca yayımlanan 333, 339 ve 365 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ekinde yer alan listelerle açıklanmıştır.

333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “2. 31.12.2003 Tarihinden Sonra Aktife Giren Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler İçin Belirlenen Amortisman Oranları” başlıklı bölümünde; “…Bu hükme istinaden Bakanlığımızca belirlenen oranlar, iktisadi kıymetlerin kullanıldıkları yerler itibarıyla ekte gösterilmiştir. Mükellefler, 31.12.2003 tarihinden sonra iktisap edecekleri amortismana tabi kıymetlerin amortisman oranını ekli listeden bularak uygulayacaklardır. Ekli listenin 1-6 bölümleri arasında genel sınıflamalar yapılmış ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları tespit edilmiştir. Listenin diğer bölümlerinde ise sektörler itibarı ile kullanılan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları belirlenmiştir. Mükellefler, uygun amortisman oranlarını tespit ederken öncelikle, sektörel bazda tespit edilen amortisman oranlarını dikkate alacaklar, bu ayrımlarda bulunmayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak oranları, genel sınıflamada yer verilen oranlara göre tespit edeceklerdir.” denilmektedir.

339 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “2. Sektörel Ayrım ile 1-6 Bölümleri Arasında Yer Alan Genel Sınıflama Arasındaki İlişki” başlıklı bölümünde ise;

(333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 1-6 bölümleri arasındaki sınıflamalar, tüm mükellefler için ortak hükümler içermekte ve bu iktisadi kıymetler genel olarak tüm sektörlerde ana faaliyete ilişkin aşamaların dışında kullanılan iktisadi kıymetlerden oluşmaktadırlar. Sektörel sınıflamalarda yer alan iktisadi kıymetler ise mükelleflerin faaliyet konuları dikkate alınarak tespit edilen ve bizzat üretim, imalat, hizmet vb. aşamalarda kullanılan iktisadi kıymetlerdir. Böylece, mükellefler öncelikle faaliyette bulundukları sektörü tespit ederek hangi iktisadi kıymetin hangi sınıflamaya dahil olduğunu belirleyeceklerdir. İlgili sektörde ismen belirtilmeyen ancak 1-6 bölümleri arasında yer alan iktisadi kıymetler ise 1-6 bölümünde gösterilmiş olan faydalı ömürleri üzerinden amortismana tabi tutulacaklardır. Sektörel sınıflamada ismen belirtilmeyen iktisadi kıymetlerin 1-6 arasındaki sınıflardan herhangi birinde yer alması durumunda öncelikle 1-6 arasında yer alan amortisman oranları üzerinden amortismana tabi tutulmaları gerekmektedir.”

ifadesine yer verildikten sonra, 31.12.2003 tarihinden sonra aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymet olan Blacberry, sınıf olarak 4 Bilgi Sistemleri alt kısmındaki 4.1 Kişisel bilgisayarlar, el bilgisayarları (PDA) olarak değerlendirilerek faydalı ömrünün 4 yıl ve uygulanması gereken amortisman oranının da % 25 olması gerektiği beyan edilmiştir.

ÖZELGENİN BAĞLAYICILIĞI

Vergi incelemesinin nasıl yapılacağı, inceleme aşamasında uyulacak hususlar ve inceleme sonucu düzenlenecek raporlarda dikkat edilecek hususlar Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde açıkça belirtilmiştir. “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140. maddenin 5 numaralı bendinde ise vergi incelemesi yapanların vergi kanunları ile ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemeyecekleri, ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığı’na düzenleyecekleri bir rapor ile bildirecekleri hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, ilgili maddenin ikinci ve dördüncü fıkrasında ise vergi inceleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen raporların rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirileceği belirtilmiştir.

Söz konusu Kanun maddesinin uygulamasına yönelik olarak 425 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır.

Tebliğ’de yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir.

- Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar inceleme neticesinde tanzim edecekleri raporlarda vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı hususlara yer veremeyecekler, dolayısıyla da bu düzenlemelere aykırı olarak tarhiyat öneremeyecekler, ancak, bu raporların intikal ettirildiği Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile diğer rapor değerlendirme komisyonları, raporları değerlendirirken yukarıda zikredilen mevzuata ilave olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilmiş olan özelgelere uygunluk kıstasını da tatbik edeceklerdir.

- Rapor değerlendirme komisyonları raporları özelgelere uygunluk yönünden değerlendirirken eleştiri konusu yapılan hususla ilgili olan ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilmiş özelgeleri dikkate alacak ve varsa adına rapor düzenlenen mükellefe verilmiş özelge ile sınırlı kalmayacaktır. Raporda, özelgede yer alan görüş aksine bir tenkit varsa rapor olumsuz değerlendirmeye konu edilecek ve Rapor Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre işlem yapılacaktır. Olumsuz değerlendirmenin yapılabilmesi için özelgede yer alan görüşün tam olarak raporda tenkit edilen konuyla ilgili olması, diğer bir ifadeyle verilen izahatın aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulanabilir olması gereklidir. Ayrıca, rapor değerlendirme komisyonunun dikkate alacağı özelgenin ilgili konuda Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilmiş en güncel özelge olması gerekmektedir.

- Rapor değerlendirme komisyonlarının bir özelgenin 369. maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğu kanaatine varmaları hâlinde özelgenin değerlendirilmesi amacıyla 140. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan komisyon teşkil edilecek ve değerlendirme neticesinde verilen karar ilgili rapor değerlendirme komisyonu ile incelemeye yetkili olanı bağlayacaktır.

Yukarıda yer alan ifadelerden de görüldüğü üzere, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vermiş olduğu özelgeler hem vergi incelemesi yapmaya yetkili olanları, hem de rapor değerlendirme komisyonlarını bağlamaktadır. Ancak, özelgelerin kişiye özel verilmiş olan açıklayıcı işlemler olması, halihazırda verilmiş olan özelgelerin neler olduğu ve verilmiş olan tüm özelgelerin incelemeye yetkili olanlar, mükellefler ya da rapor değerlendirme komisyonları tarafından nerede ve nasıl takip edileceği konusunda belirsizlikler olması ve tüm mükellefleri bağlayıp bağlamadığı hususu uygulamada tereddütler doğmasına sebep olacaktır.

Nitekim bu tereddütlerin bir kısmını Gelir İdaresi Başkanlığı da görerek 02.04.2013 tarihinde 63 no.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri’ni yayımlamıştır. Söz konusu sirkülerde; 425 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin muhtevasına dair izahata ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.

Sirkülerde yapılan açıklamalar ile vergi inceleme raporlarının intikal ettirildiği Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile diğer rapor değerlendirme komisyonlarının, vergi inceleme raporlarını değerlendirirken Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilmiş olan özelgelere uygunluk kıstasında 213 sayılı Kanun’un 413. maddesinin üçüncü fıkrasında hüküm altına alınan komisyon marifetiyle oluşturulan özelgeler açısından dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, söz konusu komisyon tarafından oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta sirküler veya özelgelere uygun olarak Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından doğrudan verilen özelgelerin de bu kapsamda olduğu belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere, rapor değerlendirme komisyonları tarafından dikkate alınacak olan özelgelerin Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon marifetiyle verilmiş olan özelgeler olacağı 63 no.lu Sirkülerle belirtilmiştir. Dolayısıyla bu komisyon tarafından verilmemiş olan özelgeler (eski tarihli özelgeler) ile Gelir İdaresi’nin taşra teşkilatı tarafından verilmiş olup, bu komisyon tarafından oluşturulmuş olan özelgelerle kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşımayan özelgeler rapor değerlendirme komisyonları tarafından dikkate alınmayacaktır.

Diğer bir husus ise; özelgelerin rapor değerlendirme komisyonu açısından bağlayıcı olmasının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar açısından da bağlayıcı olacağı sonucunu doğurmaktadır. Kanun maddesi ve Tebliğ’e bakıldığında bağlayıcılığın sadece rapor değerlendirme komisyonu açısından olduğu incelemeye yetkili olanları bağlamadığı gibi bir durum ortaya çıkmakta. Ancak incelemeye yetkili kişi özelgeye aykırı rapor yazsa bile bu rapor, RDK tarafından olumsuz değerlendirilerek düzeltilmesi istenecektir. Dolayısıyla incelemeye yetkili olanlar da bu hususa dolaylı olarak uymak zorunda kalacaklardır. Yasal olarak doğrudan böyle bir zorunluluğu olmayan inceleme elemanı, rapor değerlendirme komisyonunun bu yetkisini rapor aşamasında (özelgeye uygun rapor yazarak) kullanarak (dolaylı olarak kullanmak zorunda kalarak) bir işlemi gerçekleştirmiş olacaktır.

Ayrıca, verilmiş olan özelgelerin tüm mükellefler açısından uyulması zorunlu hükümler getirip getirmediği konusunda net bir hüküm bulunmadığından, mükelleflerin verilmiş olan özelgelere göre işlem yapmalarının ihtiyari mi yoksa zorunlu mu olduğu yönünde tereddütler doğması da muhtemeldir. Bu durumun vergi incelemesinde ortaya çıkaracağı olumlu ya da olumsuz etkinin neye göre değerlendirileceği de uzun vadede sorun yaratabilecektir. Bu bağlamda, mükellefleri doğrudan ilgilendiren hususların özelge ve sirkülerlerle çözümü yerine tüm mükelleflerin bilgi sahibi olabileceği, bağlayıcı hükümler içeren tebliğler ile düzenlemeler yapılması doğabilecek olan sorunlar açısından daha sağlıklı olacaktır([4]).

IV- SONUÇ

Akıllı telefonlarla ilgili Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge ile akıllı telefonların faydalı ömrü 4 yıl olarak belirlenmiştir. Yayınlanan özelge sonrasında amortisman süresi 4 yıl olarak belirlenmiştir. Bu durumda, rapor değerlendirme komisyonlarında mevzuata uygunluk açısından raporların değerlendirilmesinde dikkate alınan, önceleri kişiye özel olan özelgelerin aynı durumda olan diğer mükellefleri de kapsayacağı yönündeki 425 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği “…Olumsuz değerlendirmenin yapılabilmesi için özelgede yer alan görüşün tam olarak raporda tenkit edilen konuyla ilgili olması diğer bir ifadeyle verilen izahatın aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulanabilir olması gereklidir…” açıklaması ile birlikte özelgelerin tüm mükellefler için bağlayıcı sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Bu yüzden şirketler tarafından çalışanlarına işlerinde kullanmak üzere temin ettikleri ve envanterine kaydettikleri LG/Blacberry/Samsung/Iphone modellerindeki akıllı telefonlarla ilgili, ileride ödenmesi gereken kurumlar vergisinin eksik hesaplamasına konu olduğu gerekçesiyle vergi incelemesine muhatap olmamak için, verilen bu özelgenin dikkate alınarak akıllı cep telefonlarında (işletim sistemi mevcut, internet uygulamaları çalışan vb.) amortisman oranının Tebliğ gereği 2013 yılından itibaren alınanlar için geçerli olmak üzere %25 olarak uygulaması gerektiğini düşünmekteyiz.

* Vergi Müfettişi

** Vergi Müfettiş Yrd.

[1] 2013 Yılı Akıllı Telefon Satış Raporu Yayınlandı: İlk İki Değişmedi, Birçok Dünya Devi İlk Beşte Yer Almadı.Çevrimiçi: http://www.andronova.net/2014/01/29/2013-yili-akilli-telefon-satis-raporu-yayinlandi-ilk-iki-degismedi-bircok-dunya-devi-uretici-ilk-beste-yer-almadi/ Erişim Tarihi: 06.03.2015.

[2] Akıllı Telefon, Çevrimiçi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C4%B1ll%C4%B1_telefon Erişim Tarihi:12.03.2015.

[3] Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü tarafından amortismana tabi iktisadi kıymetlere uygulanacak faydalı ömür ve amortisman oranları hakkında verilen 11.12.2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.04.99.16.01./01-MUK-53 sayılı Özelge. Çevrimiçi: http://www.bmvdb.gov.tr/ozelgeler/2007/vuk/25101.htm Erişim Tarihi: 12.03.2015.

[4] 27.03.2013 tarih ve 28600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 425 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği. Çevrimiçi: http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=4rJEMOOjsWztKAFa&type=teblig Erişim Tarihi: 13.03.2015.

1,181 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81