Ara
  • Olga Ateş

Girişim Sermayesi Fonu Yatırım Ortaklıklarına Ve Girişim Sermayesi Yatırım Fonuna Yapılan Yatırımla

Alaattin CEYHAN, Ömer SUBAŞI

Lebib Yalkın Dergisi

Özet

Dinamik, yenilikçi, üretken ve yüksek büyüme potansiyeline sahip kurumların, yatırımlarını artırıp büyümesini gerçekleştirmek için önemli finansman ihtiyaçları doğmaktadır. Finansman ihtiyacı olan kurumlar, girişim sermayesi yatırım ortaklığı ve girişim sermayesi fonu vasıtasıyla gerekli finansman ihtiyacını karşılayabilmektedir.

Bu çerçevede 6322 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına ve girişim sermayesi fonuna yapılacak yatırım tutarlarının, ortaklık veya fona sermaye olarak konulabilmesi veya girişim sermayesi yatırım fon paylarının satın alınabilmesi amaçlanmıştır. Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına ve girişim sermayesi yatırım fonuna yapılan yatırımların kurumlar vergisi mükellefleri yönünden uygulama usul ve esasları ile avantajlarının örneklerle incelenmesi makalemizin konusunu oluşturmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Girişim sermayesi fonu, girişim sermayesi yatırım ortaklığı, kurumlar vergisi.

1. Giriş

Girişimcilik, "girişimci olma" durumu, girişimci ise "üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse; ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis" olarak tanımlanmaktadır. Yani girişimcilik, fikrin eyleme geçmesinde bireyin yaratıcılık, yenilik ve risk almanın yanı sıra hedeflere ulaşma, projeleri planlama ve yönetme yeteneğini de ifade eden bir kavramdır. Diğer bir anlatımla girişimcilik, günlük yaşamda, çalışma hayatında ve toplum içerisinde çalışanların ve bireylerin sosyal ve ticari faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde ortaya çıkabilecek fırsatları daha iyi anlamalarına yardımcı olan ve birçok disiplini içerisinde barındıran şemsiye bir kavramdır.

İngilizcede "venture capital - private equity" teriminin karşılığı olarak, Türkçede "risk sermayesi" ya da "girişim sermayesi" olarak anılan kavram ise en basit tanımıyla büyüme potansiyeli olan yeni fikirlere sahip girişimcilere finansman ve deneyim aktarımı sağlayan, sermayedarlara ise uzun vadede yüksek getiri vaat eden alternatif bir yatırım yöntemidir. Girişim sermayeleri, dinamik, yenilikçi, üretken, yüksek büyüme potansiyeline sahip yatırım ve büyümenin gerçekleştirilmesi için gerekli finansal kaynakların temininde sıkıntı çeken vizyon sahibi girişimcilerin finansman ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan yatırımlardır. Girişim sermayesi fonu ise girişim şirketlerinin katma değer sağlayabilecek nitelikte yenilikçi, ürün, süreç, bilgi ve teknoloji geliştirme ve üretme amacıyla yaptığı faaliyetlerinin, bu faaliyetler sonucu ortaya çıkan ürün ve/veya teknoloji üretim altyapısının oluşturulması veya geliştirilmesine destek olunması ve üretim yapan firmaların üretim sürecinin iyileştirilmesine katkı sağlamak üzere gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı olan Türkiye'de yerleşik girişim şirketlerini desteklemek amacıyla oluşturulan yatırım fonlarını ve tüzel kişiliklerini ifade etmektedir. Girişim sermayeleri, büyüme potansiyeli olan veya kapasitesinin altında perfor-mans gösteren şirketlere ortak olup, değerini artırdıktan sonra hisselerini satarak ekonomik kar yaratmayı amaçlayan girişimlerdir. Girişim sermayesinin bir tarafını, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı olan "girişim şirketi", diğer tarafını ise bu girişime sermaye sağlayarak bundan yüksek getiri elde etmek isteyen "yatırımcı" oluşturmaktadır.

Girişim sermayesi sektörünün Türkiye'deki gelişimi incelendiğinde, başlangıç olarak risk sermayesine yönelik uygulamalar dikkat çekmektedir. Bunlardan bilinen ilki Teşebbüs Destekleme Ajansı'dır. Ajans, dönemin hükümetinin inisiyatifinde, girişimcileri bilgilendirmek ve desteklemek amacıyla çeşitli vakıf, dernek ve Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'nin de %20 oranında ortaklığı ile 1988 yılında kurulmuştur. İlk dönem risk sermayesine yönelik uygulamalar, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen ve önemli avantajları içermeyen uygulamalardır. Dolayısıyla eski dönem risk sermayesine dayanan girişim sermayesi uygulamaları beklenen ilgiyi görmemiştir.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına ve girişim sermayesi yatırım fonuna yapılan yatırımlara, kurumlar vergisi mükellefleri yönünden avantaj sağlayan ilk önemli düzenleme, 31.05.2012 tarih ve 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun 15. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 325/A maddesi eklenmesi ile olmuştur. Ayrıca 6322 sayılı kanunun 36. maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesine (g) bendi eklenmiştir. Söz konusu eklenen hükümle, kurumlar vergisi mükelleflerine ilgili dönem kazançlarından girişim sermayesi fonu ayırabilmesi avantajı sağlanmıştır.

Girişimciliğin ve yenilikçiliğin teşvik edilmesi, firmaların kaynak yetersizliklerinden dolayı gerçekleştiremediği projelerin finansmanı ve firmaların karşılaşacağı risklerin en aza indirilebilmesi gibi amaçlarla uygulanan girişim sermayesi fonu yatırım ortaklıklarına ve girişim sermayesi yatırım fonuna yapılan yatırımların tutarları, ülkemiz için henüz yeterli seviyede değildir. Gelir İdaresi Başkanlığının 2014 yılı verilerine göre, 2013 Kurumlar Vergisi Beyanname özetlerinde girişim sermayesi fon yatırımlarından yararlanan mükellef sayısı iki'dir. Kazancın bulunması halinde indirilebilecek yatırım tutarı ise 35.539.997,17 TL'dir.Görüleceği üzere girişim sermayesi fonu uygulaması ülkemizde henüz emekleme aşamasındadır.

Bu çalışmada amacımız, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına ve girişim sermayesi yatırım fonuna yapılan yatırımların kurumlar vergisi mükellefleri yönünden uygulama usul ve esasları ile avantajlarının örneklerle incelenmesidir.

2.Girişim Sermayesi Fon Yatırımlarının Kurum Kazancından İndirimi

2.1. Sermaye Piyasası Mevzuatı Yönünden

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 52 ve 54. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından girişim yatırım ortaklığı ve girişim sermayesi fonunun kuruluşu, faaliyet ilke ve kurallarına ilişkin usul ve esasları düzenlenmektedir. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan "Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği" ve "Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği"bulunmaktadır.

Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğine göre girişim sermayesi yatırım ortaklığı, girişim sermayesi yatırımları, sermaye piyasası araçları ve Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan, portföyü işletmek amacıyla paylarını ihraç etmek üzere kurulan veya esas sözleşme değişikliği yolu ile dönüşen sermaye piyasası kurumudur. Girişim sermayesi yatırım ortaklığı, Sermaye Piyasası Kanununda sınırı çizilen faaliyetler çerçevesinde olmak kaydı ile izin verilen diğer faaliyetlerde de bulunabilen ve kayıtlı sermaye sistemine tabi anonim ortaklıktır.

Ortaklıklar, girişim sermayesi yatırım ortaklığı olarak kurulabileceği gibi, anonim ortaklıklar esas sözleşmelerini ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak değiştirerek girişim sermayesi yatırım ortaklığına dönüşebilirler.

Ortaklığın;

a) Kayıtlı sermayeli anonim ortaklık şeklinde kurulması, kayıtlı sermayeli anonim ortaklık olması veya esas sermaye sistemine tabi anonim ortaklık niteliğinde olup kayıtlı sermaye sistemine geçmek için Sermaye Piyasası Kuruluna başvurması,

b) Kuruluşta başlangıç sermayesinin, dönüşümde ise Sermaye Piyasası Kurul düzenlemelerine uygun olarak düzenlenmiş ve bağımsız denetimden geçirilmiş finansal tablolardaki mevcut ödenmiş veya çıkarılmış sermayesi ile özsermayesinin her birinin 20.000.000 TL'den az olmaması,

c) Kuruluş ve dönüşümde paylarının nakit karşılığı çıkarılması ve pay bedellerinin tam ve nakden ödenmesi,

ç) Ticaret unvanında "Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı" ibaresinin bulunması,

d) Kurucu ortakların veya mevcut ortakların tebliğde öngörülen şartlara haiz olması,

e) Esas sözleşmesinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olması veya mevcut esas sözleşmesini ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde değiştirmek üzere Sermaye Piyasası Kuruluna başvurmuş olması,

f) Yönetim kurulu üyelerinin ve genel müdürün tebliğde öngörülen şartları taşımaları,

g) Başlangıç sermayesinin/çıkarılmış sermayenin % 25'i oranındaki paylarının, tebliğde belirlenen süre ve esaslar dahilinde halka arz edileceğinin veya nitelikli yatırımcılara satılacağının Sermaye Piyasası Kuruluna karşı taahhüt edilmiş olması,

ğ) Kurucu veya mevcut ortaklardan en az birisinin lider sermayedar olması,

zorunludur.

Girişim sermayesi yatırım ortaklığı, söz konusu tebliğin 20, 21 ve 22. maddelerinde belirtilen faaliyete ilişkin sınırlar, girişim şirketi ve girişim sermayesi yatırımının usul ve esasları ve portföy sınırlama esaslarına aykırı iş ve işlem yapamazlar. Girişim sermayesi yatırım ortaklığı, Sermaye Piyasası Kurulu denetimine tabidir.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 4. maddesine göre girişim sermayesi yatırım fonu, kanun hükümleri uyarınca nitelikli yatırımcılardan katılma payı karşılığında toplanan para ya da iştirak paylarıyla, pay sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre, üçüncü fıkrada belirtilen varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla Sermaye Piyasası Kurulundan faaliyet izni alan portföy yönetim şirketleri ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından bir içtüzük ile süreli olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığı olarak tanımlanmıştır. Girişim şirketi ise Türkiye'de kurulu veya kurulacak olan, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı olan şirketleri ifade etmektedir.

Fonlar, fon iç tüzüğü ve ihraç belgesine bağlı olarak Sermaye Piyasası Kurulu izni alınarak süreli olarak kurulurlar ve fonun malvarlığı ayrıdır. Fonlar, varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacı dışında herhangi bir işle uğraşamazlar ve bütün hesap ve işlemleri ile Sermaye Piyasası Kurulu denetimine tabidir. Ayrıca girişim şirketlerine yapılacak girişim sermayesi yatırımları, taraflar arasında imzalanacak bir sözleşme çerçevesinde yapılır. Söz konusu sözleşmede girişim şirketinin yönetimi hususu başta olmak üzere ortaklığın ve girişim şirketinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur.

Girişim sermayesi şirketi, fonun katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsili, yönetimi, yönetiminin denetlenmesi ile faaliyetlerinin içtüzük ve ihraç belgesi hükümlerine uygun olarak yürütülmesinden sorumludur. Ayrıca girişim sermayesi şirketi, fona ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına mevzuat ve içtüzük ile ihraç belgesine uygun olarak tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkilidir. Girişim sermayesi şirketi, yönetim kurulu tarafından temsil edilmektedir.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 18. maddesine göre, girişim şirketlerinin, sınai, zirai uygulama ve ticari pazar potansiyeli olan araç, gereç, malzeme, hizmet veya yeni ürün, yöntem, sistem ve üretim tekniklerinin meydana getirilmesini veya geliştirilmesini amaçlamaları ya da yönetim, teknik veya sermaye desteği ile bu amaçları gerçekleştirebilecek durumda olmaları gereklidir. Bu kapsamda fonlar, sadece anonim ve limitet şirketlere yatırım yapabilirler. Yatırım tarihi itibari ile limitet şirket olan girişim şirketlerinin, ilk yatırım tarihini takip eden bir yıl içinde anonim şirkete dönüşüm işlemlerinin tamamlanması zorunludur.

2.2. Vergi Usul Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden

31.05.2012 tarih ve 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun 15. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 325/A maddesi eklenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen "Girişim Sermayesi Fonu" başlıklı 325/A maddesinde;

"Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu fon, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10'unu ve öz sermayenin %20'sini aşamaz.

Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.

Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki, işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir." hükmü bulunmaktadır.

Ayrıca 6322 sayılı Kanunun 36. maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesine (g) bendi eklenmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin (g) bendinde; "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmı." hükmü mevcuttur. Söz konusu hükümle kurumlar vergisi mükelleflerine ilgili dönem beyan edilen kazançlarından girişim sermayesi fonu ayırabilmesi imkanı sağlanmıştır.

Girişim sermayesi fonu, Kurumlar Vergisi Kanununa yapılan ek bent ile kurumlar vergisinde yapılabilecek indirimler bölümünde bahse konu edilmiştir. Ancak söz konusu işletmelerin bilançolarında oluşturulan girişim sermayesi fon tutarları, yapı itibariyle istisna niteliğindedir. Dolayısıyla yapılan değişikliğin istisnalar kısmında olması düzenlemenin içeriğine daha uygun olacaktı.

6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerin uygulanmasına ilişkin "1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği"nde değişiklik yapan "7 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği" çıkarılmıştır. Söz konusu tebliğde, girişim yatırım ortaklığı ve girişim sermayesi yatırım fonunun uygulama usul ve esasları ile kurumlar vergisi mükellefleri için avantajları ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

2.2.1. Girişim Sermayesi Fonu İndirim Şartları:

6322 sayılı kanunla Vergi Usul Kanununa eklenen 325/A maddesiyle kurumlar vergisi mükelleflerine girişim sermayesi fonu ayırabilme imkânı getirilmiştir. Yapılan düzenlemeyle ayrılan girişim sermaye fon tutarlarının girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya fon tutarlarıyla girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amaçlanmıştır.

Girişim sermayesi fon tutarlarının ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu olması için aşağıdaki şartların sağlanması gerekmektedir.

Buna göre;

a) İlgili yılda ayrılan fon tutarının beyan edilen gelirin % 10'unu ve toplam fon tutarının ise öz sermayenin % 20'sini aşmaması,

b) Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan ve Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması,

c) Ayrılan fon tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi zorunludur.

Girişim sermayesi fonu indirim hakkından yararlanılabilmesi için söz konusu şartların birlikte sağlanması gerekmektedir.

2.2.2. Girişim Sermayesi Fonu İndirim Tutarının Hesaplanması:

Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye'de kurulmuş olan veya Türkiye'de kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kurum kazancından girişim sermayesi fonunun ayrılması kurumlar vergisi mükellefleri için mümkündür.

Ayrıca hesaplanacak girişim sermayesi fonu, ayrıldığı dönemin beyan edilen kurum kazancının %10'unu ve toplam olarak da kurumun öz sermayesinin % 20'sini aşmaması gerekmektedir.

Buna göre; dönem sonu itibariyle düzenlenen bilançoda yer alan ticari kâr veya zarar tutarına kanunen kabul edilmeyen giderleri eklemek ve geçmiş yılların zararları ile varsa bütün indirim ve istisnaları düşmek suretiyle bulunan tutarın % 10'u girişim sermayesi fonu olarak ayrılabilecektir.

Bunu formül ile ifade edersek;

Girişim sermaye fonu = { (Ticari bilanço kârı/zararı + Kanunen kabul edilmeyen giderler) – (Geçmiş yıl zararları + Tüm indirim ve istisnalar )} %10 şeklinde düzenlenebilir. Ancak söz konusu kurumun ayırabileceği girişim sermayesi fonu toplamı her halükarda öz sermayesinin % 20'sini geçemeyecektir.

Girişim sermayesi fonu indirim tutarının hesaplanmasında dikkat edilecek diğer hususlar aşağıdaki gibidir.

- Girişim sermayesi fonu ilgili dönem kazancından ayrılacağından, pasifte özel bir fon hesabına alınacak tutar, hesap dönemi sonu itibarıyla tespit edilmektedir. Buna göre, fon hesabına alınma işleminin, izleyen hesap döneminin başından itibaren kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Bu şekilde, indirim konusu yapılacak olan kazanç tutarı, ilgili dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle de indirimden yararlanılmaktadır.

- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulması gerekmekte olup, pasifte fon oluşturmak teknik anlamda sadece bilanço esasında mümkündür. Dolayısıyla işletme esasına tabi olan mükelleflerin girişim sermayesi fonu ayırması mümkün değildir.

- Önceki yıllarda ayrılan girişim sermayesi fonuna, müteakip hesap dönemlerinde de tekrar indirim uygulanmamakta, her hesap dönemi için uygulanacak girişim sermayesi fonu ayrı ayrı hesaplanmaktadır.

- Girişim sermayesi fonunun geçici vergilendirme dönemleri itibariyle ayrılması ve indirim hakkından yararlanılması mümkün değildir.

- Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların mükelleflerce pasifte geçici bir hesapta tutulması, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması gerekmektedir. Söz konusu yatırımın yapılmaması halinde, indirim konusu yapılan tutar nedeniyle tahakkuk ettirilecek vergi, gecikme faizi ile birlikte mükelleften tahsil edilmektedir. Beyana göre vergi ziyaı oluşsa bile vergi ziyaı cezası hesaplanmayacaktır.

Girişim sermayesi yatırım ortaklığı ve fonuna yapılan yatırımların kurumlar vergisi mükellefleri yönünden uygulanması ve hesaplanmasına ilişkin aşağıdaki örnekler oluşturulmuştur.

Örnek-1: XYZ Anonim Şirketinin 2014 yılı dönem sonu öz sermayesi 16.000.000 TL olup, 2014 yılında 3.000.000 TL ticari kazanç elde etmiştir. Ayrıca şirketin 200.000 TL kanunen kabul edilmeyen gideri, istisna kapsamında 450.000 TL serbest bölge kazancı, 150.000 TL teknoloji geliştirme bölgesi kazancı ve 400.000 TL geçmiş yıl zararı bulunmaktadır. Mükellef kurumun hesap dönemi takvim yılı olup girişim sermayesi fonu ayırmaya karar vermiştir.

Buna göre beyan edilen gelirin [ (3.000.000 + 200.000) – (450.000 +150.000 + 400.000) = 2.200.000] % 10'u olan 220.000 TL'yi girişim sermayesi fonu olarak hesaplamıştır. Mükellef kurum, 01.01.2015 – 25.04.2015 tarihleri arasında hesaplamış olduğu girişim sermayesi fonunu, pasifte geçici bir hesapta izlemektedir. Mükellef kurum, ayırdığı girişim sermayesi fonunu 25.04.2015 tarihine kadar vereceği 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapabilecektir.

Mükellef kurum ayrılan girişim sermayesi tutarını, Kurumlar Vergisi Beyannamesinin 65 nolu bilgi satırına yazması gerekmektedir. Ayrıca XYZ Anonim Şirketi, 2015 yılı sonuna kadar (31.12.2015 tarihine kadar) ayırdığı fon tutarını, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırması gerekmektedir. Girişim sermaye fonu indirim konusu yapılacak tutarın tespitinde, her yıl girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar ayrı ayrı dikkate alınacak, önceki yıllarda ayrılan fon tutarları için tekrar indirim uygulanmayacaktır. Girişim sermayesi fonunun geçici vergilendirme dönemleri itibariyle ayrılması ve indirim hakkından yararlanılması da mümkün değildir.

Örnek-2: XYZ Anonim Şirketinin 2014 yılı dönem sonu öz sermayesi 1.000.000 TL olup, 2014 yılında 2.700.000 TL ticari kazanç elde etmiştir. Ayrıca şirketin 300.000 TL kanunen kabul edilmeyen gideri, istisna kapsamında 300.000 TL yurtdışı şube kazancı, 100.000 TL istisna kapsamında rüçhan hakkı satış kazancı, 400.000 TL geçmiş yıl zararı bulunmaktadır. Mükellef kurumun hesap dönemi takvim yılı olup, girişim sermayesi fonu ayırmaya karar vermiştir.

Buna göre beyan edilen gelirin [ (2.700.000 + 300.000) – (300.000 + 100.000 + 400.000) = 2.200.000] % 10'u olan 220.000 TL girişim sermayesi fonu hesaplanmasına rağmen, öz sermayenin % 20'si (1.000.000 TL' nin % 20) 200.000 olduğu için kurumun ayırabileceği toplan girişim sermayesi fonu 220.000 TL değil 200.000 TL olacaktır. Ayrılan fon tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmesi ve 2015 takvim yılı sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırması gerekmektedir.

2.2.3. Girişim Sermayesi Fonu İndirim Hakkının İhlal Edilmesine İlişkin Hususlar:

Mükellef kurumlar tarafından beyan edilen kurum kazancı ve öz sermaye büyüklüğü dikkate alınarak ayrılan girişim sermaye fonu indirim hakkından yararlanamayacağı veya hakkın kullanılmasına engel oluşturan hususlar bulunmaktadır.

Buna göre girişim sermayesi fonunun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılmakla birlikte, girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların;

- Amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi,

- İşletmeden çekilmesi,

- Ortaklara dağıtılması,

- Dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması,

- Mükelleflerce işin terki,

- İşletmenin tasfiyesi, devredilmesi veya bölünmesi,

- Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde aynı amaçla yeniden kullanılmaması,

hallerinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde diğer kazançlarla ilişkilendirilmeksizin vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Dolayısıyla, ilgili hesap döneminde ayrılan fon tutarları, beyan edildiği döneme ilişkin dönem zararı, geçmiş yıl zararları, indirim ve istisnalar ile ilişkilendirilmeksizin vergilendirilecektir.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde aynı amaçla yeniden kullanılması, girişim sermaye fonu indirim hakkından yararlanmaya engel oluşturmamaktadır.

Örnek-3: XYZ Anonim Şirketi, 2013 yılı kazancından 2014 yılında verilen kurumlar vergisi beyannamesinde 150.000 TL girişim sermayesi fonu ayırmış ve söz konusu fon tutarını 2013 yılı için verilen kurumlar vergisi beyanında indirim konusu yapmıştır. Ayrıca XYZ Anonim Şirketi, 2013 hesap dönemini 250.000 TL mali zarar ile kapatmıştır.

XYZ Anonim Şirketi, 2014 yılının Haziran ayında girişim sermayesi fonu olarak pasifte ayrı bir hesapta izlenen fon tutarlarının yarısını ortaklarına dağıtmıştır. Diğer yarısını ise pasifte yer alan özel fon hesabından alarak "100- Kasa" hesabına aktarmıştır.

Buna göre, mükellef kurum tarafından pasifte ayrı bir hesapta izlenen girişim sermayesi fonunun, hesaptan çekilmesi ve ortaklara dağıtılması nedeniyle girişim sermayesi fonunun kullanım şartlarının ihlali gerçekleşmiştir. Dolayısıyla 2013 hesap dönemi zararı ile ilişkilendirilmeden ayrılan fon tutarı üzerinden hesaplanan (150.000 x % 20 =) 30.000 TL kurumlar vergisi, gecikme faizi ile birlikte mükellef kurumdan tahsil edilecektir.

Örnek-4: XYZ Anonim Şirketi, 2013 yılı için 2014 takvim yılında vermiş olduğu kurumlar vergisi beyannamesinde 200.000 TL girişim sermayesi fonu ayırdığını beyan etmiştir. Mükellef kurum girişim sermayesi fon tutarını pasifte özel bir fon hesabına aktarmıştır. Mükellef kurum fon tutarını 06.06.2014 tarihinde X Girişim Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketine yatırmıştır. XYZ Anonim Şirketi, 20.08.2014 tarihinde ise girişim sermayesi yatırım ortaklığından ilgili fon tutarını çekmiştir. 30.10.2014 tarihinde Y Girişim Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketine daha önce ayırmış olduğu fon tutarını tekrar yatırmıştır.

Mükellef kurum tarafından ayrılan girişim sermayesi fonu, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde aynı amaçla yeniden kullanılması nedeniyle şartların ihlali gerçekleşmemiştir.

3. Sonuç

Girişim sermayesi yatırım ortaklığı ve yatırım fonu, girişimciliğin ve yenilikçiliğin teşvik edilmesi, firmaların kaynak yetersizliklerinden dolayı gerçekleştiremediği projelerin finansmanı ve firmaların karşılaşacağı risklerin en aza indirilebilmesi gibi amaçlarla uygulanmaktadır. Bu çerçevede dinamik, yenilikçi, üretken, yüksek büyüme potansiyeline sahip yatırım ve büyümenin gerçekleştirilmesi için gerekli finansal kaynakların temininde sıkıntı çeken vizyon sahibi girişimcilerin finansman ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan yatırımlardır. Günümüzde, gelişmekte olan ülkelerde alternatif bir yatırım yöntemi olarak giderek yaygınlaşan girişim sermayesi, Türkiye'de de son yıllarda gelişme göstermiştir.

6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunlarında yapılan değişikliklerle girişim sermayesi fonu indirim esasları düzenlenmiştir. Girişim sermayesi fonunun indirim konusu yapılabilmesi için ilgili yılda ayrılan fon tutarının beyan edilen gelirin % 10'unu, toplam fon tutarının ise öz sermayenin % 20'sini aşmaması; fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan ve Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması ve ayrılan fon tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Söz konusu şartların ihlal edilmesi halinde, indirim konusu yapılan tutar nedeniyle tahakkuk ettirilecek vergi, gecikme faizi ile birlikte mükelleften tahsil edilmektedir.

Kaynakça

-Ceyhan, Alaattin (2014). "Girişim Sermayesi Fonlarının Kurum Kazancından İndirim Esasları" Yaklaşım Dergisi, Sayı:257.

-Kildokum, Hakan (2011)."Girişim Sermayesinin Türkiye Serüveni-Bir Modele Yönelik Fırsat Arayışı", 3. Trakya Bölgesi Kalkınma ve Girişimcilik Sempozyumu Bildirisi, Tekirdağ.

-Sermaye Piyasası Kurulu Yayınları (2010). "Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları", SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları, No:6, Ankara.

-Yüce, Mehmet (2013). "Vergi Mevzuatımız Açısından Girişim Sermayesi Fonu", Bilanço Dergisi, Sayı:114, Bursa.

-T.C. Yasalar (06.01.1961). 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (10700 sayılı).

-T.C. Yasalar (10.01.1961). 213 sayılı Vergi Usul Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (10703 sayılı).

-T.C. Yasalar (21.06.2006). 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (26205 sayılı).

-T.C. Yasalar (15.06.2012). 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Ankara: Resmi Gazete (28324 sayılı).

-T.C. Yasalar (30.12.2012). 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu. Ankara: Resmi Gazete (28513 sayılı).

-Maliye Bakanlığı, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, Sıra No:1, 03.04.2007 Tarih ve 26482 Sayılı Resmi Gazete.

-Maliye Bakanlığı, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, Sıra No:7, 31.12.2012 Tarih ve 28514 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete.

-Sermaye Piyasası Kurulu, Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği, Sıra No: III-48.3, 09.10.2013 Tarih ve 28790 Sayılı Resmi Gazete.

-Sermaye Piyasası Kurulu, Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği, Sıra No: III-52.4, 02.01.2014 Tarih ve 28870 Sayılı Resmi Gazete.

-http://www.gib.gov.tr/index.php?id=718 (06.03.2015).

-http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.54f84c7030ef 55.47185685 (06.03.2015).

-http://www.tubitak.gov.tr/sites/default/files/1514_1_uygulama_esaslari.pdf (06.03.2015).

137 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81