Ara
  • Olga Ateş

Hizmet İhracatından Doğan KDV İadesinde Teminat Şart mı?

Abdullah ARMAĞAN*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Gelir Vergisi Kanunu’na göre ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir. Verginin konusunu oluşturan hizmet ise 3065 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir.” şeklinde tanımlanarak hizmetin konusu oldukça geniş tutulmuştur.

Bu kapsamlı tanımlama nedeniyle “bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek” sınırının dışında kalan bir takım işlemler de vergi uygulamasında hizmet olarak nitelendirilebilecektir.

Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesi gereğince yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 12/2. maddesinde;

“Yurt dışındaki müşteri tabiri; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade eder. Bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için aşağıdaki şartlar yerine getirilmiş olmalıdır.

a) Hizmetler yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olmalıdır.

b) Hizmetten yurt dışında faydalanılmalıdır.”

hükmü yer almakta, 29. maddesinde; “Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını aşmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni deftere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirebilirler.” denilmekte ve istisna edilmiş işlemlerde indirimi düzenleyen 32. maddesinde ise; “Bu kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisi, Maliye Bakanlığı’nca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.” hükmü yer almaktadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. ve 32. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, hizmet ihracatında tam istisna uygulandığı görülmektedir. Başka bir ifade ile ihraç edilen hizmet dolayısıyla KDV hesaplanması söz konusu olmayacak; ihraç edilen hizmetin alınması veya meydana getirilmesi ile ilgili olarak yüklenilen KDV, Kanun’un 29. maddesinde yer alan genel hükümler çerçevesinde yapılan vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilecek, indirim imkânının olmadığı hallerde de aynı Kanun’un 32. maddesine istinaden iade edilecektir.

İade işlemleri ise Maliye Bakanlığı’nca belirlenen esaslara göre yapılmaktadır. Maliye Bakanlığı iade işlemlerinin şartlarını tebliğ ile belirlemektedir. Yazımızda iade işleminin şartlarından biri olan teminatın hangi durumlarda arandığı tartışılacaktır.

II- DEĞERLENDİRME

Giriş bölümünde ifade edildiği üzere hizmet ihracatından doğan KDV, Maliye Bakanlığı’nca tespit edilecek esaslara göre yerine getirilir.

Maliye Bakanlığı hizmet ihracatından doğan katma değer vergisi işlemleri ile ilgili esasları 84 Seri No.lu Tebliğ’de belirlemiştir.

Daha sonra 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda belirtilen istisnaların ve iadelerin ne şekilde uygulanacağına dair esaslar 26.04.2014 tarihinde yayımlanan ve 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve yürürlük tarihi itibariyle 1 ila 123 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerini yürürlükten kaldıran Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde düzenlenmiştir.

Yeni Tebliğin yürürlüğe girmesi ile mahsuben iade talep dilekçelerinin verilme tarihi veya iade dönemi itibariyle hangi tebliğe göre işlem yapılacağı noktasında belirsizlikler üzerine ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 10.06.2014 tarihinde KDV-66/2014-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirküleri yayımlanmıştır.

Belirtilen Sirkülerde; “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği, 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten sonraki işlemlere Tebliğde belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ise mülga Tebliğlerde yer alan düzenlemelerin uygulanacağı açıktır.

Tebliğin yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri, standart iade talep dilekçesi kullanılmak suretiyle ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’ndeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri ise, standart iade talep dilekçesi Tebliğin yürürlük tarihinden sonra verilse dahi mülga Tebliğlerdeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.” hükmü yer almaktadır.

Sirkülerde talep dilekçesinin verildiği tarih yerine vergilendirme dönemi esas alınmış olduğundan yeni Tebliğin yürürlüğe girdiği 2014/Mayıs ve sonraki dönemler için yeni Tebliğ hükümlerinin, 2014/Nisan ve öncesi dönemler için ise 84 Seri No.lu eski Tebliğ hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.

A- ESKİ TEBLİĞ: 2014/NİSAN VE ÖNCESİ İÇİN UYGULAMA

84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ne göre genel esaslara göre teminat almadan ve inceleme raporu olmaksızın iade yapılabilecek durumlar şunlardır:

- Mahsup yoluyla iade talepleri,

- Maliye Bakanlığınca belirlenen sınırı aşmayan nakden iade talepleri,

- Yeminli mali müşavir tasdik raporuna dayalı nakden iade talepleri,

- Kamuya ait kuruluşların iade talepleri.

Görüldüğü üzere mahsuben iade taleplerinde nakit iade taleplerinin tersine herhangi bir sınırlama yapılmamıştır. Diğer taraftan mahsubun kime veya kimlere yapılabileceği “Katma değer vergisi iade alacağının hak sahibi mükellefin kendisinin, adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, SSK prim borçlarına” şeklinde sınırlanmıştır.

Mahsup yoluyla iade talepleri vergi inceleme raporu ile veya teminat aranmaksızın yapılmasına rağmen mükellefin talebi halinde inceleme raporu ile de iade edilmesi mümkün olacaktır. Nakit iade talebi halinde, iade tutarının Bakanlık tarafından belirlenen sınırı aşması veya YMM raporu ibraz edilmemesi durumlarında ise teminat gösterilmesi halinde iade yapılacak ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporuna dayanılarak çözülecektir.

B- YENİ TEBLİĞ: 2014/MAYIS VE SONRASI İÇİN UYGULAMA

01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’ne göre ise iade işlemi nakden ve mahsuben olmak üzere iki ana başlık altında toplanmıştır. Buna göre 2014/Mayıs ve sonraki dönem hizmet ihracatından doğan Katma Değer Vergisi için mahsuben iade talepleri;

- Mükelleflerin hizmet ihracından kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan mahsuben iade talepleri inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan,

- İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporuna göre,

- Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre

yapılacaktır.

2014/Mayıs ve sonraki dönem hizmet ihracatından doğan Katma Değer Vergisi için nakden iade talepleri ise;

- Mükelleflerin hizmet ihracından kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporuna veya YMM raporuna göre yapılacak,

- Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilecek ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülecektir.

III- SONUÇ

84 Seri No.lu Tebliğe göre yapılan 2014/Nisan ve öncesi dönemlerdeki mahsuben iade uygulamasında miktara bakılmaksızın mahsuben iade işlemi gerçekleştirilirken, 2014/Mayıs ve sonraki dönemler için uygulanacak olan KDV Uygulama Genel Tebliği’ne göre belirlenen sınırı aşan mahsuben iade taleplerinde inceleme raporu, YMM raporu ve teminat şartı aranmaktadır.

Nakden iade taleplerinde ise eski uygulamada Maliye Bakanlığı’nca belirlenen sınırı aşan iade talepleri inceleme raporu ile yerine getirilirken, yeni uygulamada mükelleflerin hizmet ihracından kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporuna göre yerine getirilmektedir. Teminat verilmesi halinde ise, mükellefin iade talebi yerine getirilmekte ve teminat, vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülmektedir.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz iki tebliğ hükümleri toplu olarak değerlendirildiğinde 2014/Mayıs ve sonraki dönemler için uygulanacak olan KDV Uygulama Genel Tebliği’nin hizmet ihracatındaki KDV iadesinin iade şartlarını nispeten ağırlaştırdığını söylemek mümkündür.

____________________________

* Vergi Müfettiş Yrd.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81