Ara
  • Olga Ateş

İdari Para Cezalarında İşveren Lehine Olan Hükmün Uygulandığı Durumlar

Murat ARAZ

Lebib Yalkın Dergisi

Özet

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı bendinde "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü genel bir prensip olarak cezai hükümlerin hangi Kanunda yer almasına bakılmaksızın muhatabın lehine olan hükmün uygulanacağını ifade eder. Dolayısıyla da, bir kaç Kanunu ilga eden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu açısından önemli bir hükümdür.

Anahtar Kelimeler: İdari para cezaları, lehe olan hüküm, çakışma.

1. Giriş

Sosyal güvenlik sistemimize ilişkin idari para cezaları, sosyal güvenlik reformu olarak da adlandırılan 5510 sayılı Kanun öncesinde 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler ile yürütülmekte iken, sosyal güvenlik sistemimizde yapılmakta olan reformlar doğrultusunda ceza sistemimizde de bazı değişiklikler yapma yoluna gidilmiştir . Bu çalışmada, bahsi geçen Sosyal Güvenlik Reformunun ürünü olan 5510 sayılı Kanun ile öncesi Kanunlar arasında, idari para cezaları açısından hüküm çakışması olduğunda hangi hükmün uygulanacağı izah edilmeye çalışılacaktır.

2.İdari Para Cezalarında İşverenin Lehine Olan Hükmün Uygulandığı Durumlar

Genel itibariyle bakıldığında sosyal güvenlik sistemimizde yer alan idari para cezalarının yapıları ve dayandığı sebepleri itibariyle usule müteallik cezalar sınıflandırması içinde yer aldıkları görülmektedir. Bu yapısıyla idari para cezaları vergi uygulamalarındaki genel usulsüzlük cezaları ile benzerlik göstermektedir.

Buna karşın sosyal güvenlik uygulamalarına ilişkin idari para cezalarında, vergi uygulamalarında yer alan vergi ziyaı cezasına benzer nitelikte ziyaa uğratılan prim üzerinden ceza uygulanması söz konusu değildir.

Bu durum idari para cezalarının, yükümlüler açısından uymaları gereken kurallar, yerine getirmeleri gereken bildirimler ve benzer sorumluluklar açısından belirlenen kıstaslara bağlı kalınması açısından önem taşıdığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

Nitekim idari para cezaları sadece işverenlere karşı değil, sosyal güvenliğin sağlanması açısından etkileri bulunan kamu kurumlarına ve hatta bankalara da uygulanabilmektedir .

5510 sayılı Kanunda emir ve yasaklara aykırılıkların yaptırımını 102. maddede (Diğer kanunlarda idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca uygulanacak) "Kurumca verilecek idari para cezaları" ve 103. maddede "idari yaptırımlar ve fesih" başlığı altında düzenlemiştir .

Ceza hukukunun genel bir prensibi olarak eski ve yeni hükmün varlığı söz konusu olduğunda, failin lehine olan hüküm uygulanır. Bu bağlamda, Sosyal Güvenlik Mevzuatı özelinde idari para cezasına konu olan hangi fiiller için işveren lehine olan hükmün uygulandığını açıklamaya çalışalım.

2.1. Kurum Tarafından Sigortalının Tesciline İlişkin Bildirgenin Verilmediğinin Tespit Edilmesi

5510 sayılı Kanunun 102/1-(a) bendinde, Kanunun 8'inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin yani 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için İşe Giriş Bildirgesinin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmemesinin ceza-i müeyyidesi 5510 sayılı Kanundan önceki mülga 506 sayılı Kanunun 140. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hükme bağlanmış idi. Adı geçen mülga kanun hükmüne göre işe giriş bildirgesini (506/m.9) yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere, her bir sigortalı için aylık asgari ücret tutarında, bildirilmeyen sigortalıların çalışma izninin olmaması durumunda asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmaktaydı.

Bu hükümde adına işe giriş bildirgesi verilmediği tespit edilen sigortalının çalışma izninin olmaması söz konusu ceza-i müeyyideyi iki katına çıkarttığı görülmektedir. Evvela, 5510 sayılı Kanun bu uygulamaya son vermiş bulunmaktadır. Diğer taraftan, mülga 506 sayılı Kanun hükmüne göre idari para cezasına konu fiilin yani işe giriş bildirgesinin verilmemesinin kim tarafından tespit edildiğinin uygulanacak ceza miktarı açısından bir fark oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önceki döneme dair işe giriş bildirgesinin verilmediği yönünde bir tespitin 5510 sayılı Kanunun 102/1-(a) maddesinde belirtilen makamlar tarafından yapılması durumunda idari para cezasına maruz yahut muhatap işveren lehine olan 506 sayılı Kanun hükmünün uygulanması ve söz konusu fiil için bir aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanması gerekecektir.

2.2. Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin (Asıl) Kanunun Öngördüğü Şekil, Usul ve Sürede Verilmemesi

5510 sayılı Kanunun 102/1-(c) maddesine göre Kanunun 86'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri (APHB), Kurumca belirlenen şekilde ve usulde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;

Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

506 sayılı Kanunun söz konusu yükümlülük için hüküm içeren maddesi 140. Maddesinin (c) bendidir. Zikredilen Kanun hükmüne göre; söz konusu prim belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için belgenin asıl nitelikli olması halinde aylık asgarî ücretin üç katını geçmemek kaydıyla Kuruma verilmiş olan belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına aylık asgarî ücretin 1/5'i tutarında idari para cezası uygulanmaktaydı.

Bu hal için eski-yeni hüküm kıyaslaması yapıldığında prensip olarak aynı doğrultudadır. Yani her iki hükümde idari para cezasına konu fiil için öngörülen ceza miktarına bir üst sınır öngörmüştür. Ancak, üst sınırları miktar olarak birbirinden farklıdır. Yer verilen hükümlere bakıldığında 5510 sayılı Kanundaki "iki katını geçmemek kaydıyla" demek suretiyle, 506 sayılı Kanundaki "üç katını geçmemek kaydıyla" şeklindeki hükme göre daha az bir tutar öngörmüştür. Dolayısıyla, 01.10.2008 tarihinden önce verilmesi gerekirken bu tarihten sonra verilen bir asıl mahiyetteki belge için uygulanacak idari para cezasının miktarı asgari ücretin iki katını geçemeyecek olup işveren lehine olan hüküm uygulanacaktır.

2.3. Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin (Ek) Kanunun Öngördüğü Şekil, Usul ve Sürede Verilmemesi

5510 sayılı Kanunun 102/1-(c) maddesine göre Kanunun 86'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri (APHB), Kurumca belirlenen şekilde ve usulde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

506 sayılı Kanunun söz konusu yükümlülük için hüküm içeren maddesi 140. maddesinin (c) bendidir. Zikredilen Kanun hükmüne göre; söz konusu prim belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeyenlere her bir fiil için belgenin ek nitelikte olması halinde Kuruma verilmiş olan her bir ek belge için aylık asgarî ücretin 1/8'i tutarında idari para cezası uygulanacağının öngörüldüğü ve uygulanacak ceza tutarında sigortalı sayısı dikkate alınmamaktaydı. Ayrıca, ek belgenin 79'uncu maddenin üçüncü fıkrasına istinaden Kurumca resen düzenlenmesi durumunda aylık asgarî ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmış idi.

Dolayısıyla bu noktada durum işverenler açısından değerlendirildiğinde hem lehte hem aleyhte iki durumun varlığı söz konusudur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında yine lehe olan hüküm ne ise ona göre işlem yapılacaktır. Buna göre, 01.10.2008 tarihinden önce verilmesi gerekirken bu tarihten sonra verilen bir ek mahiyetteki belge için uygulanacak idari para cezasının miktarı asgari ücretin iki katını geçemeyecektir. Bununla birlikte bu mahiyetteki bir belge için uygulanacak cezanın tespitinde belgede yer alan sigortalı sayısı dikkate alınmayacak ve belge başına asgari ücretin 1/8'i dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılacaktır.

2.4. Kurumun Prim Belgesinin Verilmediğini ve Eksik İşçilik Tespit Etmesi

5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının;

(c-4) bendine göre, Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır (5510 sK. 102/1-c,4).

(d) bendine göre ise 59'uncu maddesi uyarınca Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından veya 59'uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği her bir ay için, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.

Yer verilen hükümlere karşılık gelen mülga 506 sayılı Kanunun 140. maddesinin (c) bendine göre ise Mahkeme kararı ile veya denetim elemanlarınca yapılan tespitler sonucunda ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın aylık asgarî ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır.

Bu Kanunun 79'uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca sigorta müfettişi tarafından veya 130'uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği aylardan dolayı aylık asgarî ücretin üç katı tutarında uygulanır.

Yer verilen meri-mülga hükümlere bakıldığında 5510 sayılı Kanunun bu nitelikteki belgeler için işverenler lehine hükümler içerdiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu durumlarla karşılaşıldığında yeni olan daha doğrusu işveren lehine olan hükümler uygulanacaktır. Dolayısıyla, 01.10.2008 tarihi öncesinde verilmesi gerekirken bu tarihten sonra verilmesi gerektiği yukarıdaki yollardan birisiyle tespit edilen belge için uygulanacak idari para cezası tutarı en fazla asgari ücretin iki katı tutarında olacaktır.

3.Sonuç

Sonuç itibariyle, Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı bendinde "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." Hükmü yer almakta olup cezai müeyyideler açısından cezanın hangi Kanunda geçtiğine bakılmaksızın muhatabın lehine olan hükmün uygulanması gerekmektedir.

Kaynakça

-Mehmet Bulut, Tüm Yönleriyle Sosyal Güvenlik Uygulamalarında İdari Para Cezaları İtiraz ve Dava Yolları, Bilge Yayınevi, Ankara 2013, 4. Baskı

-Müjdat Şakar, Sosyal Sigortalar Uygulaması, Yenilenmiş 10. Baskı, Beta Yayınları

-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81