Ara
  • Olga Ateş

Sermaye Piyasası Mevzuatında Yer Alan Sermaye Azaltımı Şartlarının Doğurduğu Sakınca

İhsan Kağan BAYRAKTAR

Vergi Dünyası Dergisi

ÖZET

Şirketler bilanço açığını kapatmak için bazen yasal zorunluluklar nedeniyle bazen de kar dağıtılabilmek için nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımı yapabilmektedirler. Nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımında şirketten bir kaynak çıkışı olmadığından, Türk ticaret Kanunu bu yolla sermaye azaltımını kolaylaştırmıştır. Ancak Pay Tebliği ile Sermaye Piyasası Kurulu sermaye azaltımını çok ağır şartlara bağlamıştır. Bu şartlar sermayenin 2/3’sinin kaybeden şirketlerin, TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca alması gereken önlemleri alamayarak mezkur madde uyarınca sona ermesine neden olabilecektir. Bu durumda Sermaye Piyasası Kurulu yatırımcıların zararlarını karşılamak zorunda kalacaktır.

1. Giriş

Sermaye azaltımı, şirketlerin esas sözleşmelerinde yazılı olan ve bilançolarında yer alan sermayenin, itibari (nominal) değerinin rakamsal olarak indirilmesidir.

Şirket sermayeye ihtiyacı kalmadığı için nakit sermaye azaltımı yapabileceği gibi, bilanço açığını / zararını gidermek amacıyla da sermaye azaltımı yapabilir.

Bilanço açığını sermaye azaltımı yoluyla kapatmak şirketin kaydi nitelikte olan sermayesinin gerçek malvarlığı ile uyumunu sağlamaktadır. Bu yöntem, şirketi gerçek görünümüne kavuşturduğu, şirket alacaklıların haklarını ihlal etmediği aksine alacaklıların şirket hakkında sağlıklı bilgi sahibi olmasını sağladığı için kolaylaştırılmıştır. Sermaye azaltımı için öngörülen ayrıntılı prosedür bilanço açığını kapatmak için yapılan sermaye azaltımında aranmamıştır. Bu nedenle bilanço açığını kapatmak için yapılan sermaye azaltımı, basitleştirilmiş (basit) sermaye azaltımı olarak da nitelendirilmektedir . Nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımında şirketten dışarıya kaynak çıkışı olmamaktadır. Bu nedenle de nakit çıkışı olmayan sermaye azaltımı Türk Ticaret Kanunu’nda kolaylaştırılmıştır.

Şirketler, nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımına; TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca sermayenin 2/3’ünün kaybı nedeniyle zorunlu olarak gidebileceği gibi, bilançosunu temizleyerek kar dağıtabilmek için de nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımı yapabilir.

2. Türk Ticaret Kanunda Sermayenin Kaybı

Türk Ticaret Kanununun 376’ncı maddesinde sermayenin kaybı ve borca batıklık ile ilgili üç durum hüküm altına alınmıştır.

2.1 Sermayenin Yarısının Kaybı

TTK’nın 376/1’inci maddesi uyarınca son yıllık bilançoda, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

Görüldüğü üzere sermayenin yarısının kaybı durumunda Yönetim Kurulu’nun tek görevi iyileştirici önlemler sunmaktır. Madde gerekçesinde sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin veya bölümlerin kapatılması ya da küçültülmesi, iştiraklerin satışı, pazarlama sisteminin değiştirilmesi gibi önlemler örnek olarak sayılmıştır.

TTK’nın 375’inci maddesinde, şirketin yönetiminin, Yönetim Kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğu hüküm altına alınmıştır. Sermayenin yarısının kaybı durumunda şirket genel kurula iyileştirici önlemlerini sunacaktır. Bir başka deyişle, devredilmez görev ve yetkilerinden olan şirketin yönetimi konusunda genel kurula bilgi verecektir.

Genel Kurul bu iyileştirmeleri tatmin edici bulmazsa Yönetim Kurulu üyelerini değiştirebilir. Bilindiği üzere genel kurul şirketin karar organıdır. Yönetim Kurulu yerine geçip iyileştirici önlemler alamaz. Sermayenin yarısının kaybının başka bir sonucu bulunmamaktadır.

2.2 Sermayenin 2/3’ünün Kaybı

TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı durumda Madde metninde Genel Kurul’a iki seçenek sunulmaktadır. Şirket ya sermayenin üçte biri ile yetinecek yani sermaye azaltımına gidecek ya da sermaye artırımına gidecektir. Artırılacak sermaye tutarının zararın sermaye ve kanuni yedek akçe toplamının üçte ikisinin altına düşecek kadar olması yeterlidir.

Bu iki alternatiften birisi gerçekleştirilmediği durumda şirket kendiliğinden sona erecektir.

Madde gerekçesinde, kanunun genel kurulu bu seçenekler arasında tercih yapmaya zorlamasının nedeni olarak şirketin durumunu bir an önce açıklığa kavuşturma düşüncesi olarak gösterilmiştir.

2.3 Borca Batıklık

TTK’nın 376/3’üncü maddesi uyarınca şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğer ki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.

Borca batıklık durumunda sermayenin kaybı ile ilgilenilmemekte, bilanço nasıl olursa olsun, şirket aktiflerinin şirket borçlarını karşılamayacağının anlaşılması sonucunda yapılması gereken işlemler açıklanmaktadır. Bu durumda şirketin bilançosu değil şirketin fiili durumu önem arz etmektedir.

3. Türk Ticaret Kanunda Sermaye Azaltımı

Yukarıda açıklandığı üzere, sermayenin üçte ikisinin kaybı durumunda genel kurulun sermaye artırımı dışında tek bir seçeneği kalmaktadır, o da mevcut sermaye ile devam, bir başka deyişle sermaye azaltımı seçeneğidir.

Sermaye azaltımı esas sözleşme değişikliği gerektiren bir işlem olup Türk Ticaret Kanunu’nun 473 ila 475’inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilanlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır.

Sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilmez.

Genel kurul esas sermayenin azaltılmasına karar verdiği takdirde, yönetim kurulu, bu kararı şirketin internet sitesine koyduktan başka, 35 inci maddede anılan gazetede ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, yedişer gün arayla, üç defa ilan eder. İlanda alacaklılara, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki üçüncü ilandan itibaren iki ay içinde, alacaklarını bildirerek bunların ödenmesini veya teminat altına alınmasını isteyebileceklerini belirtir. Şirketçe bilinen alacaklılara ayrıca çağrı mektupları gönderilir.

Sermaye, zararlar sonucunda bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu açıklar oranında azaltılacak olursa, yönetim kurulunca alacaklıları çağırmaktan ve bunların haklarının ödenmesinden veya teminat altına alınmasından vazgeçilebilir. Sermaye azaltımının geçmiş yıl zararlarının bilançoda sermayeden düşülmesi suretiyle yapılması halinde alacaklılara çağrı yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bunun nedeni şirketin varlık ve borçlarında bir değişiklik olmamasıdır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 473 ve 474 üncü maddelerde yazılı şartlara uyulmuş olduğunu gösteren belgeler ibraz edilmedikçe esas sermayenin azaltılmasına dair karar ve sermayenin gerçekten azaltılmış olması olgusu ticaret siciline tescil olunamaz.

Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 79’uncu maddesinde sermaye azaltımı ile ilgili olarak yapılacak başvuru ile ilgili olarak aşağıdaki belgelerin verileceği düzenlenmiştir.

a) Şirket sözleşmesi değişikliği Bakanlık veya diğer resmi kurumların iznine veya uygun görüşüne tabi olan şirketler için bu izin veya uygun görüş yazısı.

b) Sermayenin azaltılmasına ilişkin yönetim kurulu raporunun onaylandığı ve sermayenin azaltılmasının ne tarzda yapılacağının gösterildiği sermaye azaltılmasına dair genel kurul kararının noter onaylı örneği.

c) Sermayenin azaltılmasının sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağını gösterir yönetim kurulunca hazırlanmış ve genel kurul tarafından onaylanmış sermayenin azaltılmasına ilişkin rapor.

ç) Sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette mevcut olduğunun belirlenmesine ilişkin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olan şirketlerde ise yeminli mali müşavir raporu.

d) Şirket sözleşmesinin değişiklikten sonraki yeni duruma uyarlanmış metni.

e) Şirket alacaklılarına yedişer gün arayla üç defa çağrı yapıldığına dair sicil gazetesi örnekleri.

f) Alacakların ödendiği veya teminat altına alındığını gösteren belge örnekleri.

Sermaye, zararlar sonucunda bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu açıklar oranında azaltılacak olursa, yönetim kurulunca alacaklıları çağırmaktan ve bunların haklarının ödenmesinden veya teminat alınmasından vazgeçilmiş ve buna ilişkin yönetim kurulu kararı müdürlüğe ibraz edilmiş ise birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen belgeler aranmaz.

4. Sermaye Piyasası Mevzuatında Sermayenin Kaybı

Sermaye Piyasası Kurulu, 10.04.2014 tarih ve 11/352 sayılı İlke Kararında sermayenin kaybı ile ilgili olarak;

- Sermaye ve kanuni yedek akçelerin toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığına ilişkin tespitin, Kurulumuzun II-14.1 Tebliği çerçevesinde hazırlanıp kamuya açıklanan yıllık finansal durum tablolarından (bilanço) yapılması,

- Sermaye kaybının tespitinde II-14.1 Tebliği uyarınca hazırlanan finansal durum tablosunda (bilanço) yer alan kalemler dikkate alınarak, [(Sermaye + Kanuni Yedek Akçeler) - Özkaynaklar / (Sermaye + Kanuni Yedek Akçeler)] formülünün uygulanması, (Özkaynaklar tutarı, konsolide finansal tablo düzenleyenler için “Ana Ortaklığa Ait Özkaynaklar” kalemi değil özkaynakların tamamı olarak dikkate alınacaktır.)

- Sermaye ve kanuni yedek akçelerin toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının tespiti halinde, şirket yönetim kurulunun, genel kurulu derhal toplantıya çağırmak ve bu genel kurulda sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanması kararlarından birinin alınması amacıyla gündeme madde eklemekle yükümlü olduğu,

- Sermaye ve kanuni yedek akçelerin toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının tespiti halinde, şirket yönetim kurulunun, şirketin borca batıklık durumunu da incelemesi gerektiği,

ilkelerini benimsemiştir.

Aynı ilke kararında TTK’nın 376’ıncı maddesi kapsamında yapılan/yapılacak işlemlerin yönetim kurulunun veya yerine geçecek müessesenin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.

Görüldüğü gibi Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye piyasası mevzuatına tabi olan şirketler ile ilgili olarak TTK’da açıkça belirtilmeyen konulara açıklık getirmiştir. Buna ek olarak TTK’da borca batıklık şüphesi kavramı açıklanmadığı halde, şirketin sermayesinin 2/3’ünün kaybı durumunda borca batıklık durumunun incelenmesi gerektiği de belirtilmiştir. Buna göre sermayesinin 2/3’ünü kaybeden şirketler TTK’nın 376/3’üncü maddesi uyarınca yapılması gereken incelemeleri de yapacaklardır.

5. Sermaye Piyasası Mevzuatında Sermaye Azaltımı

Pay tebliğinin 2’nci maddesinin 1’nci fıkrasının d bendinde halka açık ortaklıkların sermaye azaltımı işlemleri tebliğ kapsamına alınmış ve sermaye azaltımı işlemi için kurula başvuru zorunluluğu getirilmiştir.

Tebliğde sermaye azaltımı ile ilgili düzenleme Tebliğ’in 19’uncu maddesinde yapılmıştır.

Söz konusu maddede sermaye azaltımı ile ilgili getirilen kısıtlayıcı düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

- Payları borsada nominal değerinin altında işlem gören ortaklıklar bilanço açığının kapatılması amacıyla sermaye azaltımı yapabilirler. Buna göre payları borsada nominal değerin altında (1 TL’nin) işlem göre ortaklıklar sermaye azaltımı yapamazlar.

- Sermaye azaltımına konu tutarın, yapılacak sermaye azaltımı sonrasında hesaplanacak payların düzeltilmiş borsa fiyatının payların nominal değerinin yüzde yirmisini aşmayacak şekilde belirlenmesi zorunludur. Mezkur tebliğe göre, fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımları, sadece pay sayısının azaltılması suretiyle yapılabilir. Pay sayısının azaltılması suretiyle yapılacak sermaye sermaye azaltımı sonrasında payların düzeltilmiş borsa fiyatının en fazla 1.20 TL olabilmesi mümkündür. Örneğin şirket hisse senetlerinin Borsada işlem gören fiyatı 0,90 TL, şirketin toplam hisse senedi sayısı 1.000.000 TL; ödenmiş sermayesi 1.000.000 TL ise şirket değeri 900.000 TL’dir. Geçmiş yıl zararlarının 900.000 TL olduğu, özkaynaklarında bu kalemler dışında bir kalem olmadığı varsayımı altında, şirket sermayesinin % 90’ını kaybetmiştir. Sermaye azaltımı sonrasında borsada işlem görecek düzeltilmiş borsa fiyatı en fazla 1.20 olabileceğinden, sermaye azaltımı sonrasında 900.000 / 1,20 = 766.667 adet hisse senedi kalacaktır. Bu durumda sadece (1.000.000 – 766.667 =) 233.333 TL sermaye azaltımı yapılabilecektir. Bu durumda da yeni sermaye 766.667 TL; yeni geçmiş yıl zararı 666.667 TL olmaktadır. Şirket hala sermayesinin yüzde 87’sini kaybetmiş durumda olup TTK’nın 376/2 kapsamından çıkamamıştır.

- Ortaklıklar tarafından bu maddede belirtilen esaslar kapsamında sermaye azaltımı yapılmak istenmesi ve ortaklıkta belirli pay gruplarına veya belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine imtiyaz tanınmış olması durumunda, esas sözleşmede gerekli değişikliklerin yapılması suretiyle imtiyazlara son verilmesi şarttır. İmtiyazlara son verilmeyerek sermaye azaltım işleminin yapılması için ortaklığın yönetiminde kontrol sahibi olan kişiler ve/veya sermayesinde imtiyazlı paya sahip bulunan ortaklar tarafından sermaye azaltımı öncesinde, Kanunun 25 inci maddesi çerçevesinde diğer ortaklara pay alım teklifinde bulunulması zorunludur.

Görüldüğü gibi Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye azaltımına izin vermek için TTK’da olmayan bazı şartlar getirmiştir. Bu şartlar mevcut değilse Sermaye Piyasası Kurulu sermaye azaltımına izin vermeyecektir.

6. Değerlendirme ve Sonuç

Türk Ticaret Kanunu’nun 376/2’nci maddesinde; sermayesinin 2/3’ünü kaybeden şirketin ya sermaye azaltımına gitmesi veya sermayesini artırması gerektiği, aksi halde şirketin sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ancak Sermaye piyasası mevzuatında Genel Tebliğ (Pay Tebliği) ile, sermaye azaltımında Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu ile öngörülmeyen şartlar getirilerek, şirket genel kurulunun mevcut sermaye ile devam kararı alma şansını kısıtlamıştır. Şirketin TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca sermayesini kaybetmesi haline ilişlkin olarak da kolaylaştırıcı yöntemlere yer vermemiştir. Bu durumda TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca sermayesini kaybeden şirketler ya sermaye artırımına gitmeleri gerekmektedir. Ancak şirket ortaklarını sermaye artırımına katılmaya zorlanmak da TTK uyarınca mümkün olmadığı gibi şirketler hukuku ve sermaye piyasası mantığına da aykırıdır. Bu durumda şirketin sermaye artırım kararına kişilerin katılmaması durumunda, TTK’nın 376/2’nci maddesi uyarınca şirketin feshi istenecektir.

Sermaye piyasası Kanunu’nun 1’inci maddesinde Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olarak belirtilmiştir.

Nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımının, Pay Tebliğinde çok sıkı şartlara bağlanması, şirketlerin feshi sonucunu doğurarak yatırımcıların hak ve menfaatlerini olumsuz yönde etkileyecektir. Pay tebliğinin sermaye azaltımı ile ilgili düzenlemeleri Sermaye Piyasası Kanunu’nun 1’inci maddesine aykırıdır. Diğer yandan Sermaye Piyasası Kurulu tarafından sermaye piyasalarında yürütülen faaliyetler nedeniyle bir zararın doğması durumunda söz konusu zararın tam yargı davası açmak suretiyle tazmini mümkündür .

Bütün bunlara ek olarak bilindiği üzere geçmiş yıl zararları, dağıtılabilir karın tespitinde indirim kalemi olarak dikkate alınmaktadır. Şirketlerin geçmiş yıl zararlarını azaltarak sermaye azaltımına gitmeleri kar dağıtımı yapabilmeleri sonucunu da doğurabilmektedir.

Buna ek olarak nakit çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımında şirketten dışarıya kaynak çıkışı olmamaktadır. Bu nedenle bu işlemin ortaklara bir zararı da bulunmamaktadır. Bilanço açığını kapatmak için yapılan sermaye azaltımının tek olumsuz etkisi, şirketin kötü geçmişinin bilançodan silinmesidir.

KAYNAKÇA

Nazmi Karyağdı, Tüm Yönleriyle Kar Dağıtımı, Maliye Hesap Uzmanları Deneği Yayınları, 4. Baskı, Mart 2014, Ankara

Gökçen Gülsüm KOÇULU, Fisun TÜRKMEN, Anonim Şirketlerde Sermaye Azaltımı Uygulamasının Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Kanunları Açısından Değerlendirilmesi, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı 355, Mart 2011

Volkan SAMADİ, Danıştay Kararları Işığında Sermaye Piyasalarında Yürütülen İdari Faaliyetler Nedeniyle İdarenin Sorumluluğu ve Tam Yargı Davaları, Legal Hukuk Dergisi, Aralık 2014, Cilt 12, Sayı 144, s.158

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81