Ara
  • Olga Ateş

Vergi ve Cezalarda Uzlaşma Müessesesinin Genel İşleyişi

Turan CAN, Fehmi EGE**

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Vergi incelemesine yetkililer([1]) tarafından düzenledikleri raporlara istinaden mükellefler/vergi sorumluları ya da ceza muhatapları adına tarh edilmesi önerilen vergiler ve kesilmesi önerilen cezalar ile ulaşılmaya çalışılan yegane amaç, tahsil edilemeyen vergilerin en kısa zamanda tahsil edilmesini sağlamak ayrıca verilen cezalar ve tarh edilen vergiler vasıtası ile vergi kaçırılmasının engellenmesidir. Böylece kamu finansmanında kullanılan en önemli kalem olan vergi gelirleri arttırılabilecektir. Ayrıca salınan vergi ve kesilen cezaların, muhatapları tarafından dava yoluna götürülebildiği göz önüne alındığında mahkemelerin üzerindeki dava yüklerinin artması dolayısı ile söz konusu gelirlerin elde edilmesi için geçen sürenin uzaması da kaçınılmaz olmaktadır. Duruma paranın zaman değeri açısından bakıldığında, gelirin geç tahsil edilmesi özellikle gelişmekte olan enflasyonist ekonomilerde gelirin reel anlamda aşınmasına bir başka ifade ile gelirin erozyonuna neden olmaktadır. Önceki ifadelerimizde belirtilen sorunları çözerek kısıtlı denetim kapasitesinin aktif kullanımı yolu ile gelirin elde edilme süresini kısaltmak amacıyla vergi ve cezalarda uzlaşma müessesesi Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenmiştir.

II- UZLAŞMA MÜESSESESİNİN TÜRK VERGİ SİSTEMİNE GİRİŞİ

Türk vergi sistemine 1963 yılında yayınlanan 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kanunu (OYAK) ile giren “Uzlaşma Müessesesi”, öncelikle tarhiyatın yapılıp veya cezanın kesilip ilgiliye tebliğ edildiği tarihi izleyen 30 günlük süresi içerisinde mükellefin talebi üzerine gerçekleştirilebilecek uzlaşmaya ilişkin olmuştur ki bu uygulamaya Tarhiyat Sonrası Uzlaşma (Genel Uzlaşma) denilmektedir. Söz konusu uygulama, 1985 yılında yayınlanan 3239 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile genişletilmek suretiyle, uzlaşmanın vergi salınmadan veya ceza kesilmeden önce yapılabilmesi imkanı getirilmiş, böylece Tarhiyat Öncesi Uzlaşma uygulaması da Türk vergi sistemindeki yerini almıştır. Söz konusu uygulamaların yürürlüğe konulması ile vergi/cezaların tahsil sürelerinin kısaltılması amaçlanmıştır. Tarhiyat öncesi uzlaşma ile ilgili uyulacak usul ve esaslar 1999 yılında uygulamaya giren Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği ile belirlenmiş olup ilgili yönetmelik daha sonra yürürlükten kaldırılarak 31.10.2011 tarihli ve 28101 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan yeni yönetmelik yürürlüğe konulmuştur. Tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin uyulması gereken usul ve esaslar da yine 1999 yılında yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Güncel durumda, 213 sayılı VUK’ta belirtilen uzlaşma müessesesine yapılan düzenlemelerle, tarhiyat öncesi uzlaşmanın da eklenmesiyle uzlaşma uygulaması tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmayı içerir hale getirilmiştir.

III- UZLAŞMA MÜESSESESİNİN GETİRİLERİ

İdare ile mükellefler arasındaki ihtilafların uzlaşma yoluyla çözümlenmesi, gerek idarenin gerekse mükelleflerin/vergi sorumlularının veya ceza muhataplarının bazı kazanımlar elde etmesini sağlamaktadır. Uzlaşma, vergi ve cezaların yargıya gitmeden idari yolla çözümünü amaçlamaktadır.

Uzlaşmaya vergi idaresi açısından yaklaşıldığında, vergi alacağının tahsil süresinin kısaltılabiliyor olması en önemli kazanımdır. Vergi gelirinin geç tahsil edilmesi “Olivera-Tanzi Etkisi”([2]) teorisinde belirtildiği üzere özellikle enflasyon görülen gelişmekte olan ülkelerde tahakkuk ile tahsilat arasındaki süre uzadıkça vergi geliri aşınmakta böylece söz konusu gelirler reel anlamda azalmaktadır. İdarenin kazanımlarından diğeri, dava sürecindeki alacağın tahsilinin şüpheli hale gelmesi neticesinde kamunun nakit planlamasını isabetli şekilde yapmasının güçleşmesi durumunun bertaraf ediliyor olmasıdır. Davanın yürütülmesi sürecinde ortaya çıkacak olan masraflardan tasarruf edilecek olması uzlaşma müessesesinin idareye sağladığı kazanımlardan bir diğeridir.

Uzlaşma müessesesi mükellefler/vergi sorumluları ve ceza muhatapları açısından değerlendirildiğinde, dava sürecini yürütmek için harcanacak zaman ve sarf edilecek masraflardan tasarruf söz konusu olabilecektir. Ayrıca davanın idare lehine sonuçlanması durumunda mükellefin veya ceza sorumlusunun gecikme faizinin artacağı göz önüne alındığında uygulamanın faydalarından bir diğeri de görülmektedir. Mükelleflerin ve ceza muhataplarının vergilendirme süreci ile ilgili bilgi ve tecrübe kazanması ise dolaylı olarak elde edilen bir kazanım olarak görülebilir.

IV- UZLAŞMANIN KONUSU VE GENEL HÜKÜMLER

Uzlaşmanın konusunu, ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar (VUK’un 359. maddesinde belirtilen işlemlerden dolayı tarh edilen vergi ve kesilen cezalar hariç) oluşturur. Tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu edilebilecek olan vergi ve cezalara yazımızın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak değinilecektir.

Uzlaşmanın istenebilmesi için mükellef ya da ceza muhatabının, tarh olunan vergi ya da kesilen cezaya sebep olan halin aşağıdaki sebeplerden birinden kaynaklandığı öne sürmesi gerekir;

- Kanun hükmüne yeterince nüfuz edememe,

- VUK’un 369. maddesindeki yanılmadan kaynaklanması,

- VUK’un 116, 117 ve 118. maddelerindeki vergi hataları,

- Her türlü maddi hatalar,

- Yargı ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olması.

V- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA SÜRECİNİN İŞLEYİŞİ

Tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen inceleme raporlarında tarh edilmesi önerilen vergi ve kesilmesi önerilen cezalara ilişkin mükellefin ya da ceza muhatabının ilgili usullere uygun olarak tarhiyat yapılmadan/ceza kesilmeden evvel talep etmesi durumunda uygulanan müessesedir. Maliye Bakanlığı vergi ve cezalar için (VUK’un 359. maddesi kapsamındaki işlemlerle ilgili olanlar dışında) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin vermeye yetkilidir. Tarhiyat öncesi uzlaşmanın yasal dayanağı, VUK’un Ek 11. maddesi olup, kaçakçılık hariç özel usulsüzlük ve usulsüzlük dahil tüm vergi, resim, harç ve ilgili cezalar tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına girmekte, gecikme faizi ise uygulama kapsamına girmemektedir.

Tarhiyat öncesi uzlaşma talebi, ilgili veya tevkil edeceği kişi tarafından incelemeye yetkililerce son tutanağın düzenlenmesine kadar yapılabilmektedir. Uzlaşma talebi inceleme elemanınca hazırlanacak olan inceleme tutanağına söz konusu talebin geçirilmesi ile yapılabilecek olup vekil kılınan kişinin uzlaşma talep edebilmesi için hazırlanacak olan vekâletnamede “uzlaşma talep etmeye yetkilidir” ibaresinin açıkça yazması gereklidir. Uzlaşmaya davet yazısında uzlaşma günü belirtilmelidir ayrıca, inceleme raporu da ilgili davet yazısına ek yapılmalıdır. İncelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımına 3 aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma talebi sorulmaz ve uzlaşmaya davet edilmez.

Tarhiyat öncesi uzlaşmada, ceza y ada verginin miktarı ne olursa olsun uzlaşma komisyonlarının ilgili işlemle uzlaşma yapma yetkisi mevcuttur.

Tarhiyat öncesi uzlaşma sonucunda vergi aslına normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar gecikme faizi ilgili vergi dairesince hesaplanır. Söz konusu gecikme faizi uzlaşma konusu yapılamaz.

Tarhiyat öncesi uzlaşma sürecinde uzlaşma tarihi, inceleme elemanının uzlaşma komisyonu başkanı ile görüşmesi sonucunda belirlenecek tarih olup ilgiliye 15 gün önceden bildirilmesi gerekir. Ancak Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin([3]) 10. maddesine göre mükellefin talebi olması halinde 15 günlük sürenin beklenmesi gerekmemektedir.

VI- TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA SÜRECİNİN İŞLEYİŞİ

Literatürde “Genel Uzlaşma” olarak da adlandırılan tarhiyat sonrası uzlaşma, kelime anlamından da çıkarılabileceği gibi verginin tarh edilmesi ya da cezanın kesilmesi ve mükellef yahut sorumluya tebliğinden sonraki süreçteki uzlaşma müessesesini ifade etmektedir.

İncelemeye yetkililerce düzenlenen inceleme raporlarına istinaden vergi dairelerince tarh edilen vergi ve kesilen cezalar muhataplarına tebliğ edilir. Muhatapların (mükellef/sorumlu) tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde konuyu davaya götürme, cezada indirim talep etme veya uzlaşma talep etme gibi hakları bulunmaktadır. Mükellefin/sorumlunun ve ceza muhatabının uzlaşma yolunu kullanmak istemesi durumunda, kendisi ya da vekili uzlaşma talebini uzlaşma komisyonlarına veya bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak elden ya da posta yoluyla iadeli taahhütlü yaparak tarhiyat sonrası uzlaşma müessesesinden yararlanabilecektir. Uzlaşma yeri ve saati, uzlaşma komisyonunun sekreterya hizmetlerini yürüten birim tarafından, en az 15 gün öncesinde mükellefe veya ceza sorumlusuna bildirilmelidir. Ancak muhatabın talebi halinde 15 günlük süreye bağlı kalmaksızın daha önceki bir tarih de uzlaşma günü olarak belirlenebilir.

Mükellefin veya ceza sorumlusunun uzlaşma talebini dilekçe ile yapması halinde dilekçenin ihtiva etmesi gereken hususlar aşağıda yer almaktadır;

- Mükellef adı, soyadı veya unvanı ve adresi

- Bağlı olunan vergi dairesi ve bulunduğu yer

- Hesap numarası

- Vergi ve cezanın nev’i ve miktarı

- İhbarnamenin tarih ve numarası

- Uzlaşmaya dayanak hallerin açıklaması

- Tarih ve imza

Mükellefin adı-soyadı/unvanı ve adresi ile tarih ve imzanın bulunmaması durumunda uzlaşma talebi geçersiz sayılır.

Mükellefin tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilmesi için tarhiyat öncesinde uzlaşma ve VUK’un 376. maddesindeki cezada indirim talebinde bulunmamış olması gerekmektedir.

Tarhiyat sonrası uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmanın vaki olmaması halinde idarenin nihai teklifi uzlaşmanın sağlamadığına dair düzenlenen tutanağa yazılır ve üç nüsha olarak düzenlenen söz konusu tutanağın bir örneği muhataba verilir ki bu işlem tebliğ yerine geçmektedir. Muhatabın, uzlaşma talebi neticesinde duran dava açma süresinin kalan kısmının son gününe kadar idarenin tutanakta yazılı olan nihai teklifini kabul ettiğini yazacağı dilekçe ile ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde uzlaşma sağlanmış olur. Uzlaşmanın sağlanamadığı durumlarda mükellef/ceza sorumlusunun konuyu davaya götürme ve cezada indirim isteme hakları bulunmaktadır. Muhatabın dava açma için kalan süresi bitmiş ya da 15 günden az bir süresi kalmış olması halinde kalan dava süresi 15 gün olarak uzamaktadır. Uzlaşmanın vaki olmaması durumunda ödeme VUK’un 112 ve 368. maddeleri ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 8 numaralı fıkrası doğrultusunda yapılır.

Uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmanın vaki olması durumunda idarece üç nüsha olarak tutanak düzenlenir ve bir nüshası mükellefe veya ceza muhatabına verilir, bir diğer nüshası da ilgili vergi dairesine gönderilir. Vergi dairesine gönderilen nüsha tahakkuk fişi yerine geçmekte olup, mükellef veya ceza muhatabı ödemesini ilgili vergi dairesine yapar. Mükellef veya ceza sorumlusu, uzlaşmaya varılması durumunda tarh edilen vergi ya da kesilen ceza için dava yoluna gidemez. Ayrıca hiçbir mercie de şikayette bulunamaz. Uzlaşmanın vaki olması halinde, uzlaşmanın sağlandığına dair tutanak ilgiliye kanuni ödeme zamanından evvel tebliğ edilirse kanuni ödeme zamanında, kanuni ödeme süresinden sonra ulaşması durumunda ise tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödeme yapılır. Ödenecek tutar belirlenirken uzlaşılan vergi aslına ödenmesi gereken normal vade tarihinde uzlaşma tutanağının imza edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan gecikme zammı oranı kullanılarak hesaplanan gecikme faizi ayrıca hesaplanır ve tahsil edilir. Uzlaşma tutanağının vergi dairesine intikali üzerine tarh ve tebliğ edilmiş olan vergi ve ceza, uzlaşılan vergi ve ceza miktarına göre vergi dairesince düzeltilerek tahsilat yapılır.

Tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamındaki vergi ve cezalar aşağıda belirtilmiştir;

- VUK’un 344. maddesinin 1. fıkrasına göre vergi ziyaı kesilmiş tarhiyatlarda (VUK’un 359. maddesindeki kaçakçılık ile ilgili olanlar hariç) hem vergi aslı hem de vergi ziyaı cezası uzlaşmaya girer.

- VUK’un 344. maddesinin 3. fıkrasına göre %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde, yalnızca vergi ziyaı cezası uzlaşmaya konu olur.

- Vergi aslından bağımsız olarak kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu edilemeyecek olup söz konusu cezalar tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilebilecektir.

VII- UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİNE İLİŞKİN HUSUSLAR

Maliye Bakanlığı’na VUK’un Ek 1. maddesiyle tanınan yetkiyle uzlaşma komisyonlarının uzlaşabilecekleri en çok vergi, resim ve harç miktarları Bakanlık tarafından yayınlanacak genel tebliğler ile belirlenebilmektedir.

Uzlaşma komisyonları belli sınırlar dahilinde mükellefle veya adına hareket edenle uzlaşma için yetkilendirilirler. Yetki sınırının tayininde, her vergi türünde yapılan tarhiyat ayrı olarak değerlendirilir. Vergi cezalarında ise normal yetki sınırının tayininde vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları ayrıca değerlendirilir. Tarhiyattan sorumlu durumdaki mirasçılarda yetki sınırı, her bir mirasçı için ayrı ayrı nazara alınır.

Komisyona mükellef adına katılacakların avukat olması zorunlu değildir. Vekil tayin edilenlerin, noterlerce düzenlenecek vekâletnamelerle, mükellef adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalar üzerinde uzlaşmaya varmaya yetkili kılınmaları yeterlidir.

İncelemeyi yapanlar uzlaşma komisyonlarında görev alamazlar. İncelemenin ekip olarak yapılması durumunda ise ekipteki üyeler uzlaşma komisyonunda yer alamamaktadır. Ancak söz konusu inceleme elemanları uzlaşma komisyonunda görüş belirtebilmektedirler.

Uzlaşma komisyonu üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve çoğunluk ile karar alır. Üyelerin tamamının toplanamadığı hallerde ilgili merci tarafından yeni üye görevlendirilmesi talep edilir.

Uzlaşma gününde mükellefin VUK’un 13. maddesinde belirtilen mücbir sebeplerden dolayı görüşmeye katılamaması ya da komisyonun herhangi bir nedenle toplanamaması halinde, aynı günde veya daha sonraki bir zamanda belirlenen yeni uzlaşma tarihi mükellefe bildirilerek uzlaşma ertelenir.

VIII- TARHİYAT SONRASI VE TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMADA ORTAK HÜKÜMLER

Uzlaşmanın gününde sonuçlandırılması işlemi için ayrıntılı bir inceleme gerekirse ya aynı gün ya da sonraki günlerde belirlenecek bir tarihte yeniden uzlaşma için bir araya gelinir. Erteleme kararı tutanakla tespit edilir.

Muhatap ile idare arasında yapılacak olan tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma görüşmelerine mükellefin bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanun’la yetkilendirişmiş bir meslek mensubu da katılabilmektedir. Burada önemli olan idare ve muhatap veya vekil kıldığı kişi dışındakilerin uzlaşma tutanağına imza atamayacağıdır. Uzlaşma görüşmelerinde bulunan diğer kişiler yalnızca görüşlerini beyan edebileceklerdir.

Tüzel kişiliğe haiz şahıs şirketlerinde hem ortaklar adına salınan vergiler hem de tüzel kişilik adına kesilmiş vergi cezaları için tüm ortakların uzlaşma talebinde bulunması gerekir. Kollektif şirket ortaklarına yapılacak tarhiyatlarda, şirket ortakları ve şirketin birlikte uzlaşma talebinde bulunması gerekir.

IX- MÜKELLEF HANGİ YOLA BAŞVURMALIDIR?

Mükellefin konu ile ilgili kullanabileceği hakları aşağıdaki gibidir;

- Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

- Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

- Dava Açma

- Cezada İndirim Talep Etme

Yukarıda belirtilen haklardan tarhiyat yapılmadan ve ceza kesilmeden evvel kullanılabilecek olan tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına VUK’un 359. maddesindeki kaçakçılık kapsamında kesilenler dışında tüm vergi ve cezalar (usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları) girmektedir. Kanun’da bir sınır belirtilmediğinden Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Komisyonu uygun gördüğü takdirde hem tarh edilmesi önerilen vergilerin hem de kesilmesi önerilen cezaların tamamını silebilmektedir. Ancak teorik olarak durum bu şekilde olsa da uygulamada söz konusu işleme ilişkin raporlarda bir eksiklik veya hata bulunmaması durumunda vergi asıllarında indirim yapılmazken cezalarda %90’a varan bir indirim uygulanarak uzlaşma sağlanmaktadır.

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın talep edilmediği durumlarda inceleme raporuna istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı mükellef tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilir, konuyu davaya götürebilir veya cezada indirim talebinde bulunabilir.

Mükellef tarafından tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunulması durumunda, uzlaşmanın kapsamına vergi aslı ve vergi ziyaı cezası girmektedir. Mükellef hakkında kesilmiş olan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları bu kapsama girmemektedir. Tarhiyat sonrası uzlaşma müessesesinde de genel olarak vergi aslında indirim yapılmamakta, vergi ziyaı cezasında indirim yapılmaktadır.

Mükellef uzlaşmadan yararlanmak istemezse konuyu davaya götürebilmektedir. Yargı sürecinde rapor düşürüldüğü takdirde vergi ve cezaların tamamı ya da bir kısmı silinebilmektedir. Ancak dava sonucunda, tarh olunan vergi ve kesilen cezalar aynen de onaylanabilmekte olup, maruz kalınan gecikme faizi de ayrıca artmaktadır. Bunun yanı sıra konuyu davaya götürmek mükellef açısından hem süreci yürütme anlamında çeşitli maliyetler oluşturmakta hem de konunun askıda kalması belirsizlik yaratmaktadır.

Uzlaşma müesseselerinden yararlanmayan ayrıca konuyu davaya da taşımayan mükellefler VUK’un 376. maddesi kapsamında cezada indirim talebinde bulunabilir. Bu durumda tarh edilmiş vergi asılları aynen kalmakta olup, vergi ziyaı cezaları ilk defada 1/2 oranında sonrakilerde 1/3 oranında, usulsüzlük cezaları ise 1/3 oranında indirilerek uygulanmaktadır. Vergi asıllarının düşük miktarda olduğu cezaların yüksek miktarda olduğu durumda cezada indirim müessesesi mükellefe fayda sağlamaktadır. Ancak bu haktan yararlanmak için ya 30 gün içinde ödeme yapmak ya da teminat vererek 3 ay ek süre alıp o süre içerisinde ödeme yapmak gerekir.

Yukarıda belirtilen muhatap (mükellef/vergi sorumlusu/ceza muhatabı) hakları değerlendirildiğinde tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamı ve uygulamadaki avantajları açısından bakıldığında en avantajlı yol olarak görülmektedir. Ancak muhatap inceleme raporunun eksik, yanlış ya da hatalı olduğuna inanıyorsa konuyu davaya da taşıyarak tüm vergi ve cezalardan kurtulma imkanına da sahiptir. Kanaatimizce sürecin ehil bir meslek mensubu ile takip edilmesi yönünde olmakla birlikte hangi yolun kullanılacağı hususu ödemeyi yapacak olan muhatabın kararıdır. Ayrıca uzlaşma talebinde bulunmak dava hakkını uzlaşmaya varılmadığı sürece ortadan kaldırmadığından, muhatapların uzlaşma talebinde bulunması kendi faydalarına olmaktadır.

X- UZLAŞMA SÜRECİ İLE İLGİLİ ÖZELLİKLİ HUSUSLAR

Makalemizin bu kısmında uzlaşma süreci ile ilgili özellik arz eden hususlara maddeler halinde değineceğiz.

- Tarh edilen vergilerin matrah farkları itibarı ile bölünebilmesi mümkün ise uzlaşma sadece bu farklara yönelik olarak yapılabilecek olup, bu işleme kısmi uzlaşma denilmektedir. Mükellefler, vergi aslı için uzlaşma talep etmeyip, sadece ceza için uzlaşma talebinde bulunabilir ya da matrah farkının bir kısmı için uzlaşıp geri kalan kısmı dava edebilir([4]).

- Kimlerin uzlaşma talebinde bulunabileceği aşağıda belirtilmiştir([5]);

1- Mükellef

2- Noterde düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil

3- Tüzel kişiler, küçükler ve kısıtlılarda ise bunların kanuni temsilcileri

- Uzlaşma talebinin öncesinde uzlaşılmak istenen husus hakkında dava açılmış ise vergi mahkemesi uzlaşma neticeleninceye kadar konu hakkında inceleme yapmaz ve hüküm vermez ayrıca herhangi bir şekilde karar verilmesi halinde verilen karar hüküm ifade etmez. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ilgili tutanak vergi dairesince vergi mahkemesine bildirilerek söz konusu davaya devam olunur.

- Uzlaşma davetinin tebliğ edilememesi veya belirlenmiş uzlaşma tarihinde muhatabın (mücbir sebepler dışında) uzlaşma görüşmelerine katılmaması uzlaşmanın sağlanmamış olması sonucunu doğurmakta olup, ilgili durum neticesinde tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunulamaz([6]).

- Uzlaşma temin edilememesi, uzlaşmaya varılamaması veya uzlaşma tutanağının muhatapça imzadan imtina edilmesi ya da uzlaşma tutanağının ihtirazı kayıtla imzalanmasının istenmesi halinde, söz konusu tutanak bir yazı ile vergi dairesine gönderilir([7]).

- Üzerinde tarhiyat öncesi ya da tarhiyat sonrası uzlaşmaya varılmış olan vergi ve cezalar için dava yoluna gidilemez ve herhangi bir mercie şikayette bulunulamaz.

- Uzlaşılan cezalar hakkında, VUK’un 376. maddesinde belirtilen cezada indirim müessesesi uygulanmaz. Cezada indirimin uygulandığı durumda da uzlaşma uygulanmaz. Uzlaşma talep eden mükellef, uzlaşma tutanağı imzalanıncaya kadar uzlaşmadan vazgeçtiğini bildirerek cezada indirim maddesinden faydalanma talebinde bulunabilir.

- Uzlaşılan vergi ve cezanın vadesinde ödenmemesi uzlaşmayı geçersiz kılmayacak olup, ödenmeyen miktarla ilgili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takibat yapılacaktır.

- Vergi mahkemesinde dava açılması halinde tarh edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunlara ilişkin zam ve cezaların tahsili işlemleri dava edilen kısım için durur. Ancak ilk derece mahkemesi idare lehine karar verir ise ve ilgilinin davayı Danıştay’da temyize götürmesi durumunda tahsilat işlemlerinin durması için Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararının ayrıca verilmiş olması gerekmektedir.

- Beyan üzerine tarh edilen vergilerde uzlaşma söz konusu olmamaktadır. Mükellefin ihtirazi kayıtla beyanname verdiği durumlarda ilgili nedenin idarece kabul edilmediği durumlarda konunun vergi mahkemesine taşınması halinde söz konusu durumla ilgili tahsilat işlemleri durmamaktadır.

- Veraset ve intikal vergisinde, mükelleflerin beyan ettikleri servet unsurlarının vergi idaresince yeniden değerlenmesi sonucunda ortaya çıkan farklar üzerine tarh edilen ek vergiler ve kesilen cezalar da uzlaşma kapsamındadır.

- Kaçakçılık cezası hiçbir durumda uzlaşmaya konu edilememektedir. Ancak kaçakçılık yanında başka fiillerden de alınmış olan vergi ziyaı cezaları mevcut ise kaçakçılık dışında olanlar uzlaşmanın konusuna girmektedir çünkü Kanun’da amaç kaçakçının değil kaçakçılığın cezalandırılmasıdır.

- Mükellefe tebliğ yapılamaması veya mükellefin/ceza sorumlusunun uzlaşma tarihinde uzlaşmaya katılmaması (mücbir sebepler dışında) durumunda uzlaşma vaki olmamış sayılır.

- Uzlaşmaya konu olacak geçici vergi aslı ve cezası özellikli durum arz etmektedir. GVK’nın mükerrer 120. maddesinin 3. fıkrasında; “Yapılan incelemeler so­nucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin % 10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Mahsup süresi geçtikten sonra, ke­sinleşen geçici vergiler terkin edilir, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilir.” ibaresi yer almaktadır. Dolayısıyla geçici vergide mahsup süresi geçtikten sonra yapılacak olan uzlaşmada geçici vergi aslının da uzlaşma konusu yapılıp yapılamayacağı özellik arz etmektedir([8]).

- Tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonlarının uzlaşabilecekleri en çok vergi ve ceza miktar sınırı belirlenmemiş olmaktadır. Buna karşın tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonlarının uzlaşabilecekleri en çok vergi ve ceza miktarlarının belirli sınırları mevcuttur.

XI- SONUÇ

Makalemizde incelemeye yetkililerce tarh edilmesi önerilen matrah farkları ve kesilmesi önerilen cezaların tahsilatının hızlandırılması yoluyla vergi ve cezalarının tahsilat zamanlarının uzaması nedeniyle oluşacak değer kaybına engel olunması amacıyla kurulan uzlaşma müessesesini açıklamaya çalıştık. Makalemiz konusu uzlaşma, kamunun gelirlerinin zamanında tahsil edilmesi ve mahkemeler üzerindeki dava yükünün hafiflemesi açısından önemli bir uygulamadır.

* Vergi Müfettişi

** Vergi Müfettiş Yardımcısı

[1] 213 sayılı VUK 135. Madde: “ Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.

Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.”

[2] Enflasyonun, vergi gelirlerini aşındırmasına “Olivera-Tanzi Etkisi” denir.

[3] 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[4] Hayrullah DOĞAN-Yüksel YAVUZ, Örneklerle Vergi İncelemeleri, 2014

[5] Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi Sorunlarının İdare ile Çözümünde Uzlaşma, 2007

[6] Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi Sorunlarının İdare ile Çözümünde Uzlaşma, 2007

[7] Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi Sorunlarının İdare ile Çözümünde Uzlaşma, 2007

[8] Bülent AK, “Geçici Vergide Uzlaşma (Var mı)”, Yaklaşım, Sayı: 79, Temmuz 1999, s. 108

544 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81