Ara
  • Olga Ateş

Yıllara Yaygın İnşaat İşlerinde Taşeron Sözleşmelerinin Yıllık Olarak Düzenlenmesi

Kemal Faruk YAZGAN*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Bazı inşaat ve onarım işlerinde yüklenici firma işin tamamını ya da belirli kısımlarını başka yüklenicilere yaptırabilir. Örneğin, bir bina inşaatını yapmayı taahhüt eden yüklenici, bu işi bütünüyle bir başka yükleniciye yaptırabilir ve iş sahibinden alacağı hakediş ile taşeron ya da alt yüklenici olarak tanımlayabileceğimiz ikinci derece müteahhide yapacağı hakediş ödemeleri arasındaki müspet farkı gelir yazar. Aynı şekilde binanın sadece çatı kaplama işini bir başka yükleniciye yaptırabilir. Kamu İhale Kanunu’na tabi işlerde idareler, işin özelliği nedeniyle alt yüklenici çalıştırılmasını öngörmedikleri işlerde, işlerin tamamının yüklenicinin kendisi tarafından yapılmasını isteyebilirler.

İnşaat işinin tamamen ya da kısım kısım taşeronluk sözleşmesi ile alt yüklenicilere yaptırılması durumunda işin bitim tarihi esas olarak taşeronluk sözleşmesinde belirtilmiş olan tarihtir. Öte yandan, başlandığı yıl içinde tamamlanması öngörülen inşaat ve onarma işlerinin birbirinin devamı niteliğinde olması halinde, yıllara sirayet edip etmediğinin tespitinde ayrı ayrı düzenlenen sözleşmelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, ayrı ayrı sözleşme düzenlenmiş olsa dahi, yapılan bu işler birbirinin devamı niteliğinde olarak kabul edilecektir.

II- YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM İŞLERİ

GVK’nın 42 ila 44. maddeleri arasında yer verilen birden fazla yıla sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde vergilemenin işin bitim zamanına bırakılmış olması, söz konusu işlerde daha önceki zamanlarda matrahın tespitinin bir takım zorluklarından kaynaklanmaktadır. Bu tür işlerde hakediş ödemeleri çoğu zaman yapılan harcamalara paralellik arz etmemektedir. Diğer taraftan bazı durumlarda da öngörülen harcama tutarında taahhüt sözleşmesinin uygulanması bakımından güncelleme gündeme gelmektedir. Dönemsellik ilkesi gereği hasılat, gelir ve kârların; aynı döneme ait maliyet gider ve zararlarla karşılaştırılması gerekmektedir. Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde bu karşılaştırmanın yapılmasındaki bazı zorluklar, özel bir vergilendirme rejiminin düzenlenmesini zorunlu kılmıştır. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, yapılan her inşaat işi, özel bir vergilendirme rejimine bağlanan yıllara yaygın inşaat ve onarım işi kapsamında değerlendirilemeyecektir. GVK’nın yukarıda yer verilen 42. maddesi hükmünden hareketle, bir işin yıllara yaygın inşaat ve onarım işi olarak kabul edilip özel vergileme rejimine tabi tutulabilmesi için aşağıdaki şartları taşıması gereklidir([1]).

• Yapılan iş inşaat veya onarma işi olmalıdır.

• İş taahhüde bağlı olarak yapılmalıdır.

• Yapılan iş birden fazla takvim yılına sirayet etmelidir.

Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde işin bitim tarihi kâr ve zararın tespiti bakımından önem arz etmektedir. İnşaat ve onarım işlerinde işin bitim tarihi Gelir Vergisi Kanunu’nun 44. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre işin bitim tarihi, işin geçici ve kesin kabul usulüne tabi olup olmaması bakımından farklılık göstermektedir. İşin geçici ve kesin kabul usulüne tabi olması durumunda işin bitim tarihi geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği tarihtir. Geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği tarihin hangi tarih olduğu konusu uzun tartışmalara ve uygulama sorunlarına yol açmıştır. 5035 sayılı Kanun’un 48/4-b maddesiyle 02.01.2004 tarihinden itibaren yapılan ibare değişikliğiyle “Geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih” olarak yeniden düzenlenmiştir.

İş geçici ve kesin kabul usulüne tabi değilse, işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihidir. Uzun süre belirli bir mükellef gurubundan vergi alınmaması, verginin mali amacı ve genellik ilkesi ile bağdaşmayacağı gibi, işin bitiminde yapılacak toplu ödeme mükellef yönünden de zor olacaktır. Bu görüşten hareketle, kazanç tespitinin işin bittiği yılda yapılması nedeniyle, hem vergilemedeki gecikmeyi gidermek ve hem de mükellefin ödemedeki mali yükünü azaltmak amacıyla yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri kapsamındaki istihkak ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılması öngörülmüştür.

III- TAŞERONLARA YAPTIRILAN İŞLERDE ÖZELLİKLİ DURUMLAR

Müteahhitler yapmayı taahhüt ettikleri işlerin bir kısmını veya tamamını taşeronlara devredebilirler. Taşeronlara yaptırılan işler yıllara yaygın bir inşaat işi ise, işin asıl üstlenici olan müteahhidin taşeron firmaya yaptığı ödemelerden de GVK’nın 94/3. maddesi uyarınca stopaj yapılacaktır. Taşerona yapılan ödemelerden vergi kesilebilmesi için, sadece ödemeyi yapan müteahhidin yaptığı işin yıllara yaygın olması değil aynı zamanda, bu inşaatın taşerona yaptırılan kısmının da yıllara yaygın olması gerekir([2]).

Taşeronlara yaptırılan işlerde vergi kesintisi yönünden özellik taşıyan durumlar şu şekildedir;

- Taşerona yaptırılan iş, yıllara yaygın bir iş ise, yani başladığı yıl bitmeyip de, gelecek yıla ya da yıllara sirayet ediyorsa, ödemede bulunan müteahhit firmanın yapacağı her ödemeden GVK’nın 94 ve KVK’nın 15/1-a maddeleri ile 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca([3]) % 3 oranında vergi kesintisi yapması gerekir.

- Taşerona yaptırılan işin, yıllara yaygın olmaması durumunda ise, ödenen istihkaklardan vergi kesintisi yapılması söz konusu olmayacaktır.

- Taşerona yaptırılan işin başlangıçta yıllara yaygın olmamasına karşın daha sonra (işin zamanında bitirilememesi, süre uzatımı, işteki artışlar vs. nedeniyle) yıllara yaygın olması durumunda, inşaatın yıllara yaygın olduğu tarihte yani işe başlanıldığı yılı izleyen yılda ödenen istihkaklardan vergi kesintisi yapılması gerekecektir. Bu durumda vergi kesintisi, işin başlangıcından beri yapılan tüm ödemelerden değil işin yıllara yaygın olduğu tarihten itibaren ödenecek istihkaklardan yapılacaktır([4]).

Uygulamada çok sık rastlanan bir yöntem de taşeronla müteahhit firma arasında her yıl için ayrı ayrı sözleşme düzenlenmesidir. Bu durumda taşeronun yaptığı iş sözleşmesine göre başladığı yılda tamamlandığından, işverenin (müteahhit) yapmış olduğu ödemelerden vergi kesintisi yapılmamaktadır. Taşerona yaptırılan ve her yıl ayrı sözleşme düzenlenen işlerin aslında birbirinin devamı olduğu ve sırf vergi kesintisinden kaçınmak amacıyla bu yönteme başvurdukları görülmektedir.

Taşeronlarla hesap dönemleri itibariyle ayrı ayrı tanzim edilen sözleşmelerin birbirinin devamı niteliği taşıyacağı hususunda Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın vermiş olduğu bir özelgede([5]);

”İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinde, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, ... A.Ş.'nin yüklendiği ... işine ilişkin olarak, 28.02.2009 tarihli sözleşme ile söz konusu şirkete taahhüt ettiğiniz taşeronluk işini 31.12.2009 tarihinde bitirdiğiniz, ancak aynı işe 2010 yılında yeni bir sözleşmeye istinaden tekrar başlayacağınız belirtilerek söz konusu işinizin yıllara sari inşaat işi olup olmadığı hususunda görüş talep edilmektedir.

İlgide kayıtlı dilekçeniz ekindeki sözleşmelerin incelenmesinden; ... A.Ş.'nin ... Müdürlüğüne karşı taahhüt ettiği "..." işine ilişkin olarak taahhüt ettiğiniz taşeronluk işinin; ... Ocağından taşın çıkarılması, araçlara yüklenmesi, ocak-konkasör arası nakli ve konkasör tesisinde istenilen ebatta, idarece kabul edilebilir vasıfta ve nitelikte kırılması ve teslim edilmesi ile her türlü işçiliğin kısmen malzemeli olarak ana sözleşme ve ekleri, taşeronluk sözleşmesi içerisinde belirlenen şartlar ile ilgili mevzuat ve sair uygulama, teamül ve işverenin talimatları ile uygulama projelerine uygun olarak, şantiye iş programı doğrultusunda yapılmasını kapsadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, taşeron firma olarak taahhüt ettiğiniz ve inşaat işi niteliğinde olan söz konusu işin, 2009 yılında başlayıp 2010 yılında da devam etmesi nedeniyle, yıllara sirayet ettiğinin kabulü gerekmekte olup 2010 yılına ilişkin ayrı bir sözleşme düzenlenmesi de işin yıllara sari olma vasfını değiştirmeyecektir.

Buna göre, anılan işle ilgili olarak yapılacak hak ediş ödemeleri üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.”

şeklinde görüş beyan edilmiştir.

Yukarıda yer alan özelgede beyan edilen görüşten de anlaşılacağı üzere hesap dönemleri itibariyle ayrı ayrı sözleşme tanzim edilmesi halinde, taşeron firma için söz konusu işin yıllara sari inşaat ve onarım işi sayılması gerektiği belirtilmiştir. Takip eden dönemlerde de yüklenilen iş, yıllara sari inşaat işi mahiyetinde olacağından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

IV- SONUÇ

İnşaat işinin tamamen ya da kısım kısım taşeronluk sözleşmesi ile alt yüklenicilere yaptırılması durumunda işin bitim tarihi taşeronluk sözleşmesinde belirtilen tarih olacaktır. Öte yandan, başlandığı yıl içinde tamamlanması öngörülen inşaat ve onarma işlerinin birbirinin devamı niteliğinde olması halinde, yıllara sirayet edip etmediğinin tespitinde ayrı ayrı düzenlenen sözleşmeler birlikte değerlendirilmesi gerekecektir.

Taşerona yaptırılan ve her yıl ayrı sözleşme düzenlenen işlerin aslında birbirinin devamı niteliğinde olduğu ve sırf vergi kesintisinden kaçınmak amacıyla bu yönteme müteahhitler tarafından sıkça başvurulduğu görülmektedir. Dolayısıyla, ayrı ayrı sözleşme düzenlenmiş olsa dahi, yapılan bu işler birbirinin devamı niteliğinde olarak kabul edilecektir. Yapılan incelemelerde yüklenici firmalar (müteahhitler) tarafından vergiden kaçınmak amacıyla yapılan bu tip sözleşmeler tespit edilmesi durumunda, vergi inceleme elemanlarınca veya vergi dairelerince mükellefler adına cezalı ve gecikme faizi uygulamalı tarhiyatlar kaçınılmaz olacaktır.

* Vergi Müfettiş Yrd.

[1] Tahir CİTER , “Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde Dönem Sonu İşlemleri”, Vergi Dünyası, Sayı: 400, Aralık 2014, s.148

[2] Serdar GÜMÜŞAY, Uğur DOĞAN, “Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım İşlerinde Vergi Tevkifatı” Diyalog, Yıl: 21, Sayı: 215, Mart 2006, s. 71

[3] 12.01.2009 Tarihli ve 2009/14594 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, “5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. Maddesinde Yer Alan Vergi Kesinti Oranları Hakkında Karar”

[4] Fahri ÖZTEM-Ali ŞENTÜRK, “Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım İşlerinde Avans Ödemelerinden Gelir Vergisi Kesintisi ve İşin Bitim Tarihinin Tespiti”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı: 157, Ekim 2001

[5] 09.11.2010 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-42-10-698 sayılı özelge

Yazarlar : 'KEMAL FARUK YAZGAN'

891 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İdari Para Cezalarına İtiraz Yolları

Fahrettin YÜKSEK* Yaklaşım Dergisi I- GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ceza uygulamaları yönünden ülkemizdeki birçok kamu kurumunun cezaları ile karşılaştırıldığında daha ağır yaptırımları bulunmaktad

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81