Ara
  • Olga Ateş

Yapı Kooperatiflerinde Kurumlar Vergisi Muafiyeti Şartları ve Özellikli Durumlar

Soner AZAR*

Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Kooperatifler, bireylerin tek başlarına yapamayacakları ve birlikte yapmalarında yarar bulunan işleri, en iyi biçimde ve maliyet fiyatına yapmak üzere dayanışma suretiyle ekonomik güçlerini bir araya getirmeleri ile ortaya çıkmış kurumlardır.

Kooperatifler bir tüzel kişilik olarak amaçlarını gerçekleştirmek için ekonomik faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Bu faaliyetlerinden dolayı da başta kurumlar vergisi olmak üzere çeşitli vergilerin mükellefi olmaktadırlar. Sınırlı sermayeye sahip ortakların bir araya getirdiği bu kuruluşlarda diğer ticari işletmelerden farklı olarak kâr amacının esas olmaması, onlara uygulanacak vergi politikasında temel belirleyici olmalıdır.

Kooperatifler, diğer ticari şirketlerden farklı olarak kâr esaslı olmayıp, sınırlı sermayeye sahip ortaklarca oluşturulan ticari şirket olmalarından dolayı vergisel yükümlülüklerinin de farklılık göstermesi gerekmektedir. Bir ticari şirket olarak kooperatiflerin en önemli vergisel yükümlülüğünü kurumlar vergisi oluşturmaktadır. Sınırlı sermayeye sahip ortakların oluşturduğu kooperatiflerin elde edeceği gelir-gider farkının yıl sonunda ortaklarına dağıtılmayarak, kooperatifin sermaye yapısının güçlendirilmesi amacıyla yedek akçe olarak ayrılması ve ayrılan bu kısmında kurumlar vergisine tabi olmaması onların bu özelliğinin sonucudur.

II- KOOPERATİFLERİN VERGİ MÜKELLEFİYETİ

A- KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde yer alan kurumlarca elde edilen kurum kazançları kurumlar vergisinin konusunu oluşturur. Anılan maddede kurumlar vergisi mükellefleri beş grupta toplanmıştır. Bunlar; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadî kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler, iş ortaklıkları ve kooperatiflerdir. Böylece kooperatif kazançları kurumlar vergisine tabi olmuştur.

Kooperatifler, amaçları kâr olan ticaret şirketleriyle, diğer ticari kuruluşlardan farklı, sosyal yönleri ağır basan bir yapıda olmalarına rağmen, kurumlar vergisinin konusuna giren gelir unsurlarını (kazanç ve iratları) elde edebilecekleri varsayımına dayalı olarak, prensipte kurumlar vergisi mükellefi kabul edilmişlerdir.

5520 sayılı KVK’nın mükellefleri düzenleyen 2. maddesinin 2. fıkrasında kooperatiflere de, kurumlar vergisi mükellefleri arasında yer verilmiştir. Söz konusu maddede kooperatifin tanımı şöyle yapılmıştır: “24/4/1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.” Böylece kooperatifler hangi türde olursa olsun kurumlar vergisi mükellefi olarak düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na (KK) göre kurulmuş ve faaliyet gösteren bir kooperatif türü ne olursa olsun esas olarak kurumlar vergisi mükellefi olacaktır.

5422 sayılı mülga KVK’da olduğu gibi 5520 sayılı yeni KVK ’da da kooperatiflere ve üst kuruluşlarına bazı şartlarla vergi muafiyeti (KVK m.4/1-k) ile bir takım istisnalar (KVK m.5) olmak üzere iki şekilde vergi kolaylığına yer verilmiştir.

Kooperatifler amaçları kâr elde etmek olan ticaret şirketlerinden farklılık arz eden bir yapıda olmalarına rağmen, vergilendirilme açısından kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilmişlerdir. Ancak kâr amacı güden diğer sermaye şirketlerinden farklılıklarından dolayı gerek 5520 sayılı KVK’ da, gerekse de kendi özel kanunlarında yer alan kooperatif kuruluşlarına belli muafiyet ve istisnalardan yararlanmaları sağlanarak vergilendirme yönünden farklılık sağlanmıştır.

B- KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİ

Kooperatifler vergilendirme yönünden kurumlar vergisi mükellefi olarak düzenlenmekle beraber, belirli şartları sağlamaları halinde bu vergiden muaf olma imkanı tanınmıştır([1]).

5520 sayılı KVK’nın 4. maddesinde kurumlar vergisinden muaf olan kurumlara yer verilmiştir. Söz konusu maddenin 1. fıkrası (k) bendinde kooperatiflerle ilgili düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre; “Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanun’un 13. maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri” kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

5422 sayılı eski KVK’nın 7. maddesinin 16 numaralı bendinde yer alan şartları taşıyan tüm kooperatifler, faaliyet konularına ve ortaklık yapılarına bakılmaksızın kurumlar vergisi muafiyetlerden yaralanabilmekte iken 5520 sayılı yeni KVK ile yapılan düzenleme sonrasında, 1.1.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tüketim ve taşımacılık kooperatifleri maddede yer alan tüm şartları taşısalar dahi kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacaklardır. Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri dışındaki kooperatifler ise şartları sağlamaları durumunda kurumlar vergisi muafiyetinden yaralanabileceklerdir.

5520 sayılı KVK’da, “tüketim ve taşımacılık kooperatifleri” kesin olarak muafiyet kapsamı dışında bırakılmış, “yapı kooperatifleri” açısından da bu kooperatiflerin faaliyet yapılarına uygun ilave açıklama ve şartlara yer verilmiştir.

5520 sayılı KVK ile kooperatiflere yararlanma imkanı sağlanan muafiyet ve istisnalar şartlı bir muafiyet ve istisnadır. Şarta bağlı olan muafiyet ve istisnaların kaybedilmesi ya da sonradan kazanılması da mümkün olabilmektedir. Kurumlar vergisinden belirli şartlara bağlı olarak muaf tutulan kooperatiflerin muafiyet şartlarını ihlal etmesi halinde bu şartların kaybedildiği tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi tutulacak, muafiyet şartlarının tekrar sağlanması durumunda ise izleyen hesap dönemi başından itibaren muafiyetten yararlanabileceklerdir.

C- KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİNİN ŞARTLARI

5520 sayılı KVK ile bir anlamda şartlı muafiyet sağlanan kooperatiflerin, kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanabilmeleri için gerçekleştirmesi gerektiği şartlara ana sözleşmelerin de yer verilmelidir. Ana sözleşmelerin de;

1- Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,

2- Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi,

3- Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması,

4- Sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.),

dair hükümler bulunması gerekmektedir. Kanun koyucu bu koşulların ana sözleşmede bulunmasını da yeterli görmemiş madde metnine, kurumlar vergisi muafiyeti için bu koşullara fiilen uyulmasını da zorunlu kılan bir hüküm eklemiştir.

Kooperatiflerin ana sözleşmelerinde yukarıda yer alan muafiyet şartları yazılı olsa dahi fiilen bu şartlara uyulmaz ise muafiyet hükmünden faydalanamayacaklardır. Örneğin sözleşmede ortak dışı işlem yapılmayacağına dair hüküm bulunmakla beraber fiiliyatta ortak dışı faaliyette bulunulması halinde, ilk işlem tarihinden itibaren kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

5442 sayılı eski KVK’da muafiyet şartları arasında yer alan kooperatifin, üst kuruluşa girme şartına, 5520 sayılı KVK’da yer verilmemiştir. Böylece 5520 sayılı KVK’nın 4. maddesinin birinci fıkrası (k) bendindeki diğer şartları taşıyan kooperatifler, üst kuruluşa ortak olmasalar dahi yeni düzenlemeye göre kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabileceklerdir.

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanmaları için üst kuruluşa ortak olma şartının aranmaması, üst kuruluşlara ortak olmanın vergisel açıdan bir getirisi olmadığı anlamına gelmemektedir. Üst kuruluşlara ortak olmak, kooperatiflerin 1163 sayılı KK’nın 93. maddesinde yer alan diğer bazı vergi, harç ve resimlerde muafiyetten yararlanılabilmesi için sağlamaları gerekli bir şart olarak devam etmektedir([2]).

D- YAPI KOOPERATİFLERİ İÇİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİ ŞARTLARI VE ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR

5520 sayılı KVK’da kooperatiflerin, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için belirli koşulları taşıması gerektiği düzenlenmiştir. Ancak bu şartlara ek olarak yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için birtakım ek özel şartlara da uyma zorunluluğu getirilmiştir. Bu özel şartları yapı kooperatifleri sağlamadığı takdirde elde ettiği gelir-gider farkı kurumlar vergisine tabi olacaktır.

Yapı kooperatiflerinin yukarda anlatılan genel şartlara ek olarak kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için aşağıdaki özel şartları da sağlamış olmaları gerekmektedir([3]).

1- Muafiyetten Yararlanılabilmesi İçin Yönetim ve Denetim Kurullarında Bulunmaması Gereken Kişiler

Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için genel şartların yanında sağlaması gereken özel şartlardan biri, kuruluşundan yapı inşaatlarının sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle ve tüzel kişi temsilcilerine, KVK’nın 13. maddesine göre bunlarla ilişkili kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ile işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi gerekir.

KVK’nın 4. maddesinin 1. fıkrası (k) bendinde yer alan bu düzenlemelere ek olarak 1163 sayılı KK’nın 59. maddesinde de “Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle, kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz.” hükmü yer almakta olup, bu hükme aykırı hareket edenler hakkında hapis ve adli para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Böylelikle faaliyet konusu, esas itibariyle inşaat yapıp satmak olan, piyasada “yap-sat”çı olarak vasıflandırılan müteahhitlerin normal ticari faaliyetlerine yapı kooperatifi görüntüsü vererek vergi ziyaına sebebiyet vermeleri engellenmiş olmaktadır.

2- Yapı Kooperatiflerine Ait İnşaat İşlerini Kısmen veya Tamamen Üstlenen Gerçek Kişiler veya Tüzel Kişi Temsilcileri

Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına olması gerekmektedir. Yapı kooperatiflerinin kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında yapı kooperatiflerine ait inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen bir gerçek kişi ya da tüzel kişi temsilcisine veya bunlarla ilişkili kişi kabul edilen kişi ve kurumlara veya bunlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer verilmişse yapı kooperatifinin kurumlar vergisi muafiyeti söz konusu olmayacaktır. 5520 sayılı KVK’nın 13. maddesinin 2. fıkrası ilişkili kişi kavramına açıklık getirmiştir. Yapı kooperatiflerine ait inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek veya tüzel kişilerin;

- Ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler,

- İdaresi, denetimi veya sermeyesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler,

- Ortaklarının eşleri,

- Ortakların veya eşlerinin altsoy ve üstsoy ile üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımlarını

kapsamaktadır.

3- Yapı Ruhsatı İle Arsa Tapusunun Kooperatif Tüzel Kişiliği Adına Tescil Edilmiş Olması

Yapı kooperatiflerinin arsa tapusu veya yapı ruhsatı kooperatif tüzel kişiliğine ait değilse, diğer şartlar yerine getirilmiş olsa bile yapı kooperatifi kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacaktır. Bununla muvazaalı kooperatifleşmelerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Ancak henüz arsa temini ya da inşaat aşamasına gelmemiş yapı kooperatiflerinde, işyeri ya da konut teminine yönelik faaliyetleri bulunmaması sebebiyle yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmesi şartı aranmayacaktır.

4- Arsa veya Arazilerin Tapusunun veya Yapı Ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya Kooperatif Birlikleri ya da Kooperatif Merkez Birlikleri Adına Olması Durumu

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konut ihtiyacının karşılanması amacıyla konut ve arsa temin etmektedirler. Yapı kooperatifleri, TOKİ tarafından tahsis edilen arsa ve araziler üzerine konut ya da işyeri yapabilmektedir. Bunun yanında 1163 sayılı KK’ya göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatif merkez birlikleri de kooperatiflere arsa temini veya tahsisinde görevli ve/veya yetkili olabilmektedir. Yapı kooperatiflerince yapılan inşaatın arsa ya da arazi tapusunun, TOKİ yada bu birlikler yada merkez birliklerinin üzerinde olması durumu; yapı kooperatiflerinin muafiyetini etkilemeyecek, kurumlar vergisi muafiyeti devam edecektir.

III- YAPI KOOPERATİFLERİNCE YAPILAN BAZI İŞLEMLERİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİNE ETKİSİ

Kooperatifler esas olarak ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarını sağlama amacıyla kurulduklarından faaliyetinin de normal olarak sadece ortaklarla olması beklenir. 1163 sayılı KK’da her ne kadar ortak dışı işlemler yasaklanmamış olsa da, kurumlar vergisi açısından ortak dışı işlem yapılması muafiyetin ihlali olarak görülmüştür.

A- YAPI KOOPERATİFLERİNİN ARSALARINI KAT KARŞILIĞI VERMELERİ

Yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılacaktır. Ancak KVK’nın 4/1-k bendi parantez içi hükmünde yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmelerinin ortak dışı işlem olmadığını düzenlemiştir. Dikkat edilecek olursa, her bir ortaklık hissesine bir işyeri veya konut elde edilmesi gerekir. Bunun aksine eğer kat karşılığı verilen arsa sonrasında her bir hisse karşılığında birden fazla işyeri ve/veya konut edinilmesi durumunda yapılan bu işlem ortak dışı işlem sayılacak ve kurumlar vergisi muafiyet şartları ihlal edilmiş olacaktır.

B- YAPI KOOPERATİFLERİNİN İNŞA ETTİĞİ KONUTLARI KİRAYA VERMESİ

Yapı kooperatifleri de diğer kooperatif türleri gibi 5520 sayılı KVK’da düzenlenen muafiyet şartlarına haiz olduğu zaman kurumlar vergisinden muaf olacaktır. Yapı kooperatiflerinin faaliyet konusu ortaklarını ucuza konut sahibi yapmaktır. Yapılan bu konutları kooperatif, ortaklar adına tahsis etmeden kiraya verdiği zaman kooperatif elde ettiği kirayı ister ortaklarının borcuna tahsis etsin, ister faaliyetin devamı için ihtiyata ve sermayeye ilave etsin, bu faaliyeti ortak dışı işlem sayılacak ve muafiyet şartlarını ihlal etmiş olacaktır. Elde ettiği gayrimenkul iradı da ticari kazanç olarak vergilendirilecektir.

Kurumlar vergisi muafiyeti kooperatiflere kâr amacı gütmedikleri için tanınmıştır. Anlatılan husus kooperatifin ortak içi ya da ortak dışı işlem yapması değil, yapı kooperatifinin esas faaliyetinden kısmen ya da tamamen uzaklaşarak kâr amacı güden bir kuruluş haline dönüşüp dönüşmediğinin tespitidir. Kuruluş amacı dışına çıkarak kâr amacı güden yapı kooperatifleri kurumlar vergisine tabi olacak ve muafiyetten yararlanamayacaktır.

C- YAPI KOOPERATİFLERİN GAYRİMENKULLERİNİ ORTAK OLMAYANLARA SATMALARI

Yapı kooperatifleri için kurumlar vergisi muafiyet şartlarından en çok ilgilendireni münhasıran ortaklarla iş görülmesi şartıdır. Yalnızca ortaklarla iş görülmesi koşulunun amacı, kooperatifin faaliyetini sürdürürken yalnızca ortakları ile işlemde bulunmasını sağlamaktır. Yapı kooperatiflerinin esas faaliyet konusu da ortaklarına ucuz konut temin etmektir. Kooperatifçe ortaklarına ucuz konut temini amacıyla alınan arsanın ortaklar dışındakilere satılması ortak dışı işlem olacak ve muafiyet şartı ihlal edilmiş olacaktır.

Muafiyetin sona ermesi için arsa veya arazinin ortaklar dışındaki kişilere tamamının ya da bir kısmının satılması da aynı sonucu ortaya çıkaracaktır. Kooperatif ortakları konut sahibi olduktan sonrada yapı kooperatifi sahip olduğu arsanın bir kısmını ya da daha fazla olan konutlarını satması durumunda kurumlar vergisine tabi olacaktır.

D- KONUT VEYA İŞYERİ SİTE ALANLARININ GENEL GİDERLERİNİN YAPI KOOPERATİFLERİNCE KARŞILANMASI

1163 sayılı KK’nın 81. maddesine göre konut yapı kooperatifleri, ana sözleşme de gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılarak dağılırlar. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.

Amaç değişikliği yapılarak faaliyetine devam eden bu tür kooperatiflerde konut site alanlarının veya ortak kullanım yerlerinin genel giderleri ortaklardan toplanan aidatlarla karşılanmaktadır. Bir yıllık dönem içinde ortaklardan toplanan aidatlarla yapılan bu genel giderler arasında ortaya çıkan olumlu gelir gider farkı, kooperatifçe beyan edilerek kurumlar vergisi ödemesi yapılacaktır. Aynı durum işyeri yapı kooperatifleri için de geçerlidir.

E- KOOPERATİFLERİN MEVDUAT FAİZİ ELDE ETMESİNİN MUAFİYETE ETKİSİ

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin, bankalarda bulunan mevduatlarından elde ettikleri faizleri ortaklarına dağıtmayıp sadece kooperatif amaçlarına harcamaları halinde, kooperatifin muafiyeti devam edecek ve kooperatife banka mevduat hesapları nedeniyle ödenen faizlerden GVK’nın 94. maddesine göre ve 5520 sayılı KVK’nın 15. maddesine göre de stopaj yapılmayacaktır. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin, banka mevduat faizi olarak tahsil ettikleri, stopaja tabi olmayan gelirlerini, kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan etmelerine de gerek yoktur.

F- ANA SÖZLEŞMESİNDE SOSYAL TESİSLER KURULACAĞINA DAİR HÜKÜM BULUNAN YAPI KOOPERATİFİNİN MUAFİYET DURUMU

Ana sözleşmelerinde kulüp, satış mağazası, berber, oyun salonu, sinema gibi sosyal tesis kuruluşlarına yer veren yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyeti sona ermez. Ancak bu kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için bu sosyal tesislerin kooperatif üyelerinin sosyal gereksinimlerini karşılamaya yönelik olması ve kooperatifin yönetim kurulu tarafından bizzat işletilmesi gerekmektedir. Bu tür sosyal tesislerin kooperatifin yönetim kurulu haricindeki kişilerce işletilmesi ya da ortakları dışında da yararlanmaya açılması durumları, kooperatifin kâr elde etmesine yönelik faaliyetler olarak değerlendirilip, yapı kooperatifinin kurumlar vergisi muafiyet şartının kaybedilmesine yol açacaktır.

G- ANA SÖZLEŞMELERİNDE ORTAK DIŞI İŞLEMLERDEN DOĞAN GELİR-GİDER FARKININ ÖZEL BİR FON HESABINDA TOPLANMASINA DAİR HÜKÜM BULUNAN KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyet şartlarından biri olan münhasıran ortaklarıyla iş yapacağına ilişkin ana sözleşmede hüküm bulunması ve fiilen de buna uyulması gerekmektedir. Buna karşın ana sözleşmelerin de ortak dışı işlemlerden doğan gelir-gider farkının özel bir fon hesabında toplanacağına dair bir hüküm bulunan kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyet şartını ihlal edip etmediği hususunda tartışmalar vardır. Maliye Bakanlığı’nın bu konudaki görüşü fiilen ortak dışı işlem yapılmadığı müddetçe ana sözleşmede böyle bir hüküm bulunsa dahi kooperatif muafiyet şartını ihlal etmiş olmayacaktır. Ancak ana sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunan kooperatifler, fiilen de ortak dışı işlem yaparak elde edecekleri geliri özel bir fon hesabında tutarsa, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacaktır.

H- TASFİYE HALİNE GİREN KOOPERATİFİN TAŞINMAZ MALLARININ SATILMASININ MUAFİYETE ETKİSİ

Kooperatiflerin tasfiyeye girmesi halinde, elinde bulundurduğu taşınmaz mallarını ortak olmayan kimselere veya ortaklarına ortaklık statüsü dışında satması durumunda kurumlar vergisi muafiyet şartlarından olan münhasıran ortaklarla iş görme şartı ihlal edilmiş olacağı için kooperatifin kurumlar vergisi muafiyeti ortadan kalkmış olacaktır.

İ- YAPI KOOPERATİFLERİNCE KONUT VE İŞYERİ KARŞILIĞI ARSA TEMİN EDİLMESİ

Bazen kooperatifçe arsa sahibine arsa karşılığında konut ya da işyeri temini de mümkün olabilmektedir. Yani kooperatifin yapmış ya da yapacak olduğu konutları, arsa sahibine vererek arsa temini mümkündür. Ancak bu durumda kooperatifin kurumlar vergisi muafiyeti şartlarından olan münhasıran ortaklarla iş görme ve arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı olması şartları ihlal edilmiş olacağı için kooperatifin kurumlar vergisi mükellefiyeti doğacaktır.

J- YAPI KOOPERATİFLERİNE AİT ARAZİ VE ARSANIN ORTAKLARA DAĞITILMASI

Yapı kooperatiflerinin sahibi oldukları arsa veya araziyi parselleyerek, ortaklarına ortaklık payları nispetinde dağıtmaları, ortak dışı işlem niteliğinde sayılmayacağından kurumlar vergisi muafiyetini ihlal etmiş olmayacaklardır.

K- YAPI KOOPERATİFLERİNİN GAYRİMENKULLERİNİ İPOTEK ETTİREREK BORÇLANMASI

Yapı kooperatiflerinin amaçlarını gerçekleştirmek için sahibi oldukları gayrimenkulleri ipotek ettirerek borç almaları, kâr amaçlı ve ortak dışı işlem niteliğinde olmayacağından, bu durumun kurumlar vergisi muafiyetine etkisi yoktur.

IV- MUAFİYET ŞARTLARININ DÖNEM İÇİNDE KAYBEDİLMESİ

Kooperatifler muafiyet şartlarını ihlal ettikleri hesap döneminden itibaren kurumlar vergisi mükellefi olmaktadırlar. Hesap dönemi bir takvim yılı olduğu için muafiyet şartlarının ihlal edildiği takvim yılının başından itibaren bu kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi olacaktır.

A- SERMAYE ÜZERİNDEN KAZANÇ DAĞITILMAMASI VEYA YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİNE KAZANÇ ÜZERİNDEN PAY (HİSSE) VERİLMEMESİ ŞARTININ İHLALİ

Kooperatiflerin muafiyet şartlarından olan sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması veya yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazançtan pay verilmemesinin ihlal edilmesi durumunda kooperatifin kurumlar vergisi muafiyeti sona erecektir ve mükellefiyet bu işlemlerin yapıldığı tarih itibariyle değil, ilgili kazancın ortaya çıktığı takvim yılı itibariyle ortaya çıkacaktır.

B- BİRİKMİŞ YEDEK AKÇE VE FONLARIN ORTAKLARINA DAĞITILMASI

Kooperatifin ayırdığı yedek akçe ve fonlarını ortaklara dağıtması nedeniyle muafiyet şartının sona ermesi durumunda, bu kooperatif, yedek akçe ve fonların dağıtıldığı takvim yılının başından itibaren kurumlar vergisi mükellefi olacaktır.

C- MUAFİYET ŞARTLARINI DÖNEM İÇİNDE SAĞLAYAN KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİYETİNDEN MUAFİYETE GEÇİŞİ

Kurumlar vergisi mükellefi olan kooperatifler, muafiyet koşullarını yerine getirerek kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilirler. Bu durumda; Maliye Bakanlığı’nın görüşü, “Muafiyetin değişikliği izleyen takvim yılından başlaması gerekir” şeklindedir.

V- SONUÇ

Kooperatifler kâr amacı gütmemelerine rağmen, vergi yükümlüsü kapsamına sokulmuşlardır. Kurumlar Vergisi Kanunu ile tanınan kurumlar vergisi muafiyeti kooperatiflere sağlanan en önemli vergisel avantajdır.

Kooperatiflerin kuruluş amaçları dikkate alındığında, muafiyet için aranan şartların gereksiz olduğu görülecektir. Kooperatifler kâr amacına yönelik olarak kurulan ve ticari karakterli kuruluşlar olmadıkları için sermaye üzerinden kazanç dağıtma, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verme ve yedek akçelerin ortaklara dağıtılması gibi bir durumun ortaya çıkması oldukça güçtür. Kooperatifler Kanunu’nda kooperatiflerin hangi amaçlarla kurulacağı belirtilmiş olup, amaçlarının dışında faaliyette bulunmaları da son derece güçtür. Bu nedenle de münhasıran ortaklarla iş görme dışındaki şartlar pek de gerekli değildir.

Vergi kanunlarında yer alan mevcut muafiyetler kooperatiflerin amacına ulaşmasında bir katkı sağlamaktadır ancak yeterli değildir. Esas itibariyle ekonomik yönden güçlü olmayan kişilerin oluşturduğu ve kâr sağlamak gibi bir gayesi olmayan kooperatiflerin kuruluş amaçlarına uygun faaliyette bulundukları sürece vergisel yükleri olabildiğince azaltılmalıdır.

* Vergi Müfettişi

[1] Beyanname Düzenleme Klavuzu, Maliye Müfettişleri Derneği 2012, s.582

[2] Fatma AZAPAY ULUDAĞ, Kooperatiflerde Vergilendirme Türkiye ve AB Uygulamaları, Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü (Uzmanlık Tezi), Ankara Temmuz 2013, s.63

[3] Vergi Sorunları Dergisi, Eylül 2006, Sayı: 216

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tayyar Ateş Yeminli Mali Müşavirlik

Merkez Mah. Perihan Sk. No:67/1 Emin Bey Apt. Kat:4 D:5 Şişli / İstanbul 

+90 212 219 74 81